1. gladyatörlerin birbirini öldürmesini zevkle seyirci olarak izleyen , yahudilere bok temizleten , engizisyonlarda musevi diye masum insanları yakan , müslümanları kazıklara diken , binbir çeşit farklı işkence türlerini icat eden , polonyada nüfusun dörtte birini musevi diye öldüren bu ve buna benzer binlerce vahşeti icra eden , sapkınlık medeniyetidir.

    bunun dışında bu sapkınlıklara rağmen bünyesinden pekçok entellektüel insanı çıkarmış , pekçok aydını ile bilim dünyasına katkıları olduğu da ayrı bir gerçektir.

    senelerin kişisel muhasebesinden sonra gelen edit : e sen her şeyi çözmüşsün skuba!!!
  2. bir kıtanın halkını tecavüzlerle , katliamlarla yokedebilecek kadar hunhar ve vahşidir.insan hakları kavramını idrak edebilmesi için milenyumları geçirmesi , 2 dünya savaşı yaşaması gerekmiştir.
  3. her çöküşünün ardından, her biri çürümeye mahkum (sözüm ona birleştirici) toplumsal sözleşmeler kurmuş olan, en makbul insanoğlunu "beyaz, hristiyan, (heteroseksüel), avrupalı erkek" olarak tanımlayan, içi kendini, dışı üçüncü dünyayı yakan medeniyet kisvesi. bu adamları etimolojik kökü tamamen bize(doğuya) ait olan medineli-medeni kelimesiyle nitelendirerek, sanki asırlar önce o nitelikler doğu medeniyetinde ve kültüründe yokmuş gibi tüm yüce sıfatları kendilerine yüklüyoruz. yüzyıllarca tıp fakültelerinde arap bilimadamlarının eserlerini baş ders kitabı yaptı batı medeniyeti. cebiri (algebra) haçlı seferleriyle öğrendiler. yüzyıllar geçti, doğuyu doğulu yapan özü, "doğulular çok duygusal, çok mistik; böyle bi egzotik cazibe.." dedikleri oryantalizm masalıyla, kendilerince, bizi bize anlatmaya kalkıştılar. yok aydınlanma hareketiymiş, yok bireyin öne çıkması, sanayi devrimlerinin yarattığı düşünce akımları... vs. koyun bi köşeye. bunlar "tarihin ilk filozofu" olarak felsefeye girişte okuttukları platon'un 180 derecelik bakış açısını, 19. yüzyıla kadar marifetmiş gibi at gözlüğünün çerçevesine indirdiler. herkesin iş bölümüne ayrıldığı ve güvenliğin teoride de olsa sağlanabileceği devletten, ne içerde ne dışarda hiç kimsenin güvende olmadığı, bir parça ekmek için birbirini gammazlayan ve boğazlayan insanların toplumuna dönüştüler; dönüştürdüler...
    doğuya sekülerliği öğretmeye çalışan batı medeniyetinin, bilindiği üzere hammadesi köküne kadar hristiyanlıktır; hatta koyu katolikliktir. bugün liselerde, üniversitelerde kullanılan "rector, (rektör), dean (dekan)" vs. hristiyan din adamlarının kilise içerisindeki kademeleridir.
    örneklemeler bitmek bilmez. içine girdikçe michelangelo'nun sistine şapeli'ne duyduğunuz hayranlık, baca kurumlarını 3-5 yaşındaki çocuklara karın tokluğuna, canı pahasına temizleten kapitalizme duyduğunuz öfkeyle yer değiştirir.... (girinin sonuç bölümünü toparlayamayacak kadar da insanın asabını bozar. )

    sonuçta fazla hayranlık duyulacak bir medeniyet değildir; onlarda olup da dünyanın diğer medeniyetlerinde olmayan şey yoktur. (özden bahsediyorum, esanstan. "essence" yazarsam anlaşılır belki!) hatta fazlası vardır. piramitlerin sırrını hala tam çözemedi adamlar...

    diplerde not: giri eksi mi alıyor artı mı kestiremiyorum ama ne alıyorsa alsın, sonuna kadar sabredip okuyanlara teşekkür ediyorum.
  4. sömürgeci deyince akla ilk gelen şeydir.bunlar sömürdükleri ülkenin kaynaklarını tekeline alıp halkını da kendileri için çalıştırırlar ve nasıl bir propaganda yapıyorlarsa artık, halk da bunları medeniyetin en ilerisi zanneder.ayrıca barbar lakabını türklere yakıştırıp,her sene adrenalin için onlarca boğa öldürmeye lakap bulamayanlardır.
    en iyi yönü ise teknoloji ve bilim alanında insanlığa faydalı kişiler ve eserler çıkarmalarıdır.
  5. batı medeniyeti, modern kapitalizmin şımarık ve huysuz yaratığıdır. çok da eski değildir.

    anlamlı bir kıyaslama için: medeniyet vs. uygarlik.

    uygarlık deyince aklıma geldi hani bir çin vardı, mısır vardı; fenikeliler, persler vardı; n'oldu ki acep onlara?..

    bir de kara derili, ak yürekli bir afrika vardı, bak şimdi merak ettim acep ne alemde?..

    eh o zaman gelsin, samir amin konuşsun. benim söylemek istediğimi benden çok daha önce, çok daha güzel söylemiş: avrupamerkezcilik.


    ilgilisine ek okuma önerisi: martin bernal - black athena / the afroasiatic roots of classical civilization

    ilgilisine ek okuma önerisine ilgi gösteren sabırlı şahsa not: yukarıda sözü geçen kitap iyidir, hoştur da kendisi de avrupamerkezcidir. okuma sürecinde bu noktayı göz önüne almakta fayda var.
  6. sosyal darwinizmin derin etkisiyle, dünya'nın diğer yarısına saygı duymakta ciddi zorluklar yaşayan edeniyet. bu temel sorun sebebiyle, yaptıkları tüm "doğu okumaları"nda realiteyi ıskalıyor, analizi yanlış yapıyorlar. yüzyıldır biriken global kini eritmede başarısız olmalarının nedeni de, bu yanlış bakış açısı.

    batılı zihinlerin ortak görüşü, "dünyanın onlara ait olduğu"dur. birleşik devletler'deki benzinin galon fiyatı herkesin malumu. enerji ve yakıt, modern toplumun oksijeni, suyu. bu böyleyken, batılı sıradan insanlar da, hayat standartlarının devam edebilmesi için, içinde yaşadıkları lüksten olmamak için, devletleri'nin ırak'a, afganistan'a, sudan'a saldırmalarının şart olduğunu biliyorlar. vicdanlarından gelen haykırışları da bu sebeple bastırıp, makyevalizmin zirvelerinde dolaşıyorlar.

    super bowl gecesi abd'de tüketilen gıda maddeleriyle, tüm afrika kıtası'nın bir yıllık beslenme ihtiyacı karşılanabilirmiş.

    bu acımasız uçurumun devam edebilmesi için zulmetmek gerekiyorsa, hiç çekinmiyorlar. sonra da, yüce gönüllerinden(!) kopan bağışlarla, hakkını gasp ettikleri insanların ihtiyaçlarının öşrünü karşılıyorlar. unicef, eu... hepsi palavra. insan sevgisinden değil, kendi vicdanlarını kandırabilmelerine yarayacak materyal bulmak için bu tür organizasyonlar kuruyorlar.

    orta doğu'ya binlerce kilometre ötede yaşayacaksın. bir ülkeyi tamamen işgal edip, petrol kaynaklarına el koyacaksın. çıkarlarına halel gelmemesi için, mümkün olan her yere karakol kuracaksın. sonra da, "demokrasi, özgürlük, insan hakları..." diyeceksin.

    neyse...
  7. soykırımcı, işgalci, yakıcı, yıkıcı, savaşçı, gayri meşruluğu meşrulaştırarak sunan haçlı medeniyeti.

    islam medeniyeti'nin tam karşısındadır, onun zıttıdır.
  8. günümüzde 'batı medeniyeti ' dediğimiz zaman bu medeniyeti oluşturan iki büyük güç görüyoruz.bu güçleri batı'yı ayakta tutan iki ayak şekilde görebiliriz ; eski kıtadaki avrupa birinci ayak , ikincisi ise yeni kıtadaki amerika.rönesans , aydınlanma çağı ve sanayi inkılabıyla hızla güç kazanan bu medeniyet; son zamanlarda çözülme içine girmiş vaziyette.özellikle bu ' çözülme ' eski kıta'yı daha feci bir şekilde vurdu , yeni kıta'daki amerika hâlâ siyasi , ekonomik ve kültürel bir çekim merkezi ,dünyanın her yerinde oyun kurma kabiliyeti elinde fakat ekonomik kaygılardan dolayı dünya devletlerine bush dönemindeki gibi direkt müdahaleden kaçınıyor.batı medeniyetinin eski kıta'daki ayağına dönersek her boyuttan bir çözülme olduğunu rahatlıkla fark edebiliriz , siyasi ekonomik ve kültürel çözülme bölgede mevcut.fakat bu çözülmeler belli hız aralıklarıyla birbirini izliyor.mesela ekonomik çözülme siyasi ve kültürel çözülmeden çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor.yunanistan , ispanya ve italya avro bölgesi'nin ekonomik yaptırımlarını bütün ağırlığıyla hissediyor , bu ülkelerdeki sivil ve siyasi odaklar ciddi şekilde ab'den çıkmanın hesaplarını yapıyor.avro bölgesi'ne her zaman soğuk bakan ingiltere'de de batan ab gemisini terk etme dedikoduları gündemi sarmış vaziyette.ekonomik çözülme dolaylı ve direkt yoldan siyasi değişimi de beraberinde getiriyor , özellikle fransız ihtilali ve restorasyon döneminden sonra daha hürriyetçi ve liberal geçinen avrupalılar , hızlı şekilde içe kapanmaya ve aşırı sağcı partileri ön plana çıkartmaya başladı.yunanistan , fransa, isviçre ve hollanda gibi ülkelerde aşırı görüşlere kayıyor, seçmen 'içe kapanık ' partileri ön plana sürmeye başladı.tabi bu da kültürel kutuplaşmayı beraberinde getirdi ;yakın tarih'ten beri liberal görüşleriyle ön plana çıkan avrupalı, müslüman , afrika ve asya'lı göçmene karşı cephe almaya başlıyor.görünüşe göre batı medeniyetinin birinci ve kadım ayağı olan avrupa, devletleri artık dağınık bir güç konumuna gelmeye başladı , yeni kıta'daki amerika ise yukarıda da zikrettiğim gibi hâlâ dünyadaki en mühim siyasi güç odağı , abd'nin çözülmesi avrupa'ya nazaran çok daha yavaş oluyor .abd , hâlâ asya'lı süper güçler'le nüfuz yarışını sürdürebiliyor ve bölgelerde oyun kuruyor.