belki ilginizi çeker
  1. · türkiye de demir yolları
  2. · regl
  3. · zahir
  4. · mini etek giyen ahlaksız kız
  5. · amin maalouf
  6. · doğu
  7. · açık ilişki
  8. · din felsefesi
  9. · türkiye nin 8 milyar dolarlık füzesavar alımı
  10. · sayid jarrah
gündem
  1. · domuz gribi
  2. · yasaklanması gereken şeyler
  3. · ugg
  4. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  5. · günün tek cümlelik özeti
  6. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  7. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  8. · thomas rosicky
  9. · ipek tenolcay

batı  

  1. başlıca 4 yönden biri. batmak kelimesinden türemiştir.
    (lethe, 05.10.2004 21:07)
  2. türkiye'nin avrupa ve amerika'ya verdiği isim.
    (mero, 05.10.2004 22:04)
  3. ankara kızılay'da bulunan eski sinemalardan.
    (creepingdeath, 05.10.2004 22:13)
  4. roma imparatorluğu'nun bölünmesiyle ortaya çıkan bir kavramdır. batı roma ve doğu roma...
    doğu roma'nın topraklarının araplar ve türkler tarafından el değiştirmiş olması batıdaki gibi bir kültürel birliğin oluşmasını engellemiştir. batıda ise batı'yı oluşturan milletler arasındaki ortak değerlerin daha fazla olması onları birbirine daha yakın tutmuştur. zamanla kendileri dışında herkese doğu demişlerdir.

    günümüze kadar batı kavramı ve kastettiği ülkeler değişmiştir. politik ve ekonomik şartlara göre değişmektedir.

    günümüzde geçerli olan transatlantik batı kavramına göre batı, amerika'dır. avrupa ise eski batı'dır.

    bunun yanında enteresan şeyler de var... misal moğolistan ve japonya'yı alalım. japonya moğolistan'ın doğusunda olmasına rağmen ve hatta uzazkdoğuda olmasına rağmen batılı bir ülkedir.
    (azwepsa, 03.02.2005 20:02 ~ 20.04.2006 10:18)
  5. mimaride batı tarzı dendiğinde bu, italya ispanya almanya fransa ve ingiltere'deki yapılarda uygulanan tarz anlamına gelir.hatta batılılar işi o dereceye vardırmışlardır ki,osmanlı mimarisini tanımamakta bu mimarinin batı ülkelerinin mimarisinden çalınarak oluşturulduğunu ileri sürerler,işi ciddi tartışmalara dökmekten kaçınarak e tabi iran'da uygulanan islami mimariyi de taklit ediyorlar diyerek biraz mütevazi görünmeye çalışırlar ve türk mimarisini özgün bir mimari olarak kabul etmez hatta tanımazlar bile.
    (jineps, 02.10.2005 01:14 ~ 01:15)
  6. siyaset ve sosyal alanda onlarca terimi, anlayışı, fikri ve yapay hissi hiç sorgulamadan ilerleme ve aydınlanma kisvesi altında olduğu gibi kopyaladığımız bir dünya medeniyeti ismidir. batı deyince akan sular durur. o sevimlidir, çağdaştır, ileridir, rahatttır ve zengindir. insanlar tuvaletlerde pembe renkli mis kokulu artıklar bırakırlar orada. tabii onlar gibi yaşarsanız.

    attila ilhan, batı ve gelişmişlik konusunda şöyle demiştir:

    "batı dediğiniz yer sadece yamyamlardan ibarettir. onlara göre eğer siz onların ürettiği teknik cihazları kullanıp onlar gibi giyinerek davranışlarını taklit ederseniz siz modern ve gelişmişsinizdir." (2003 kışında bir ceviz kabuğu)

    ama birileri batıyı ve onun getirdiği fikirleri, yaşam şeklini (o da nasıl yaşamsa), anlayışları ve yapay hisleri çok sever. rahatına, bir tarkım organlarının işine gelir. sonra da kendi medeniyetinden tiksinir, oturup yavaş yavaş kendine ait olan şeyleri iter, hor görür, yasaklar ve kendi gibi batının dışkısından kırma olmuş bir toplum yaratmaya çalışır. bunun dışındakiler de gerici ve yobazdır.

    (bkz: türk aydını)
    (bkz: 1839)
    (hell guardian, 05.09.2006 23:56 ~ 23:58)
  7. sıçtıktan sonra kıçını yıkamayan insanların yaşadığı yer..bence..
    (jugis nomen, 12.12.2006 08:51)
  8. avrupa bir başka deyişle.nasıl da yer etmiş aslında her deyişimize. muasır medeniyetler seviyesi.işte batı muasır medeniyetlerin ta kendisi. öyle büyük bir paradoks ki aslında batı; ne kadar tutarlıysa kendi içinde bir o kadar tutarsız aslında . kendi içnde ne kadar insanni ve muasırsa , bir o kadar vahşi ve acımasız batıdan sayılmayan işte o öteki dünyaya.

    "avrupa standartlarında" eğitim veren okulumda sırf yardım ettim diye yanımdakine " yardım etme , bas üstüne geç " diye hocamdan yediğim ayarı daha önce yazmıştım.yine batılı bir firmanın reklamı dönüyor televizyonlarda ."amansız ol" diyor. " aman verme" diyor.aman diyene kılıç kalkmaz diye büyütülen çocuklar o batının düşünce tarzını işte böyle böyle tanıyor. aman vermemek insan olana değil insan olmayana yakışır işte bunu hala anlayamıyor batı.

    diyor ki batı "insan hakları", diyor ki batı "barış" diyor ki batı "eşitlik". herkesin refahı için sermayenin serbestçe dolaştığı bilgi ve birikime ulaşmanın maliyetinin 0 olduğu, çoğunluğa refahı ve mutluluğu getiren tam rekabetçi piyasa diyor...

    dişlerinin arasından tıslıyor "amansız ol". batı kapitalizm diye bas bas bağırıyor. batı insan hakları diye bir türkü tutturmuş, belinde hançer ıslık çala çala insanlığın tökezlemesini bekliyor. e türkü de kulağa hoş geliyor. peki hangi insanın?kucaklarını oturtup pis pis sırıtarak fotoğraf çektirdiğiniz, utanmadan ırzlarına geçtiğiniz afrikalı genç kızların değil herhalde. ya da göz açıp kapayıncaya kadar yok ettiğiniz eski kavimlerin... şimdi turlar düzenleyelim oralara haydi...diyelim ki "aztekler yaşardı buralarda, sonra buharlaştılar..."e kızılderililer zaten insan haklarına tabi değillerdi orası muhakkak.mısır'da kültüre medeniyete ait ne varsa kendi memleketine taşıyan utanmasa söküp piramitleri de götürecek ingiltere illa ki bizden daha iyiy bilir insan haklarını değil mi? batılı ya , medeni ya onlar ! "üzerinde güneşin hiç batmadığı imparatorluk" sıfatın güzelliğine bak sen hele. sömürgeleri kendi topraklarının bilmem kaç katı! öyle bir devlet ki hala hong kong da trafik sağdan gidiyor, avusturalya ' da polisler onlar gibi giyiniyor.romanlarında bile sömürü var. yahu o robinson adada tek başına kalıyor da cuma'yı sömürüyor! işte onlar çocuklarını böyle büyütüyor. sömürüyü kodluyorlar gen haritalarına. hitler'in tek derdi ülkesinin birliğini sağlayıp sömürü yarışında pastadan yer kapmak. hapsi aynı bok işte! vahşeti zulmü heryere taşıyorlar.

    gazze de çocuklar ölüyor görmüyorlar, ırak ta yakarıyor insanlar duymuyorlar. orta doğu can çekişiyor kafalarını çevirip bakmıyorlar!bağırıyorlar insan hakları diye, o kadar yüksek sesle bağırıyorlar ki insanların çığlıklarını duymuyorlar. mc donalds daki bir obezmişler de dünya sanki bir coca colaymış gibi davranıyor, bir pipetle koca dünyayı içlerine çekiyorlar.işte batı ve batılı olmak böyle birşey
    (hagardaşıma, 01.04.2009 13:03 ~ 13:06)
  9. batıyı eleştirirken dünyada "kusursuz" diye bir şeyin olmadığını unutmamak gerek. batının bugün birikimlerinden elde etmiş olduğu gücüyle yediği haltların aynısını dün en güçlü zamanlarını yaşarken doğu ülkeleri de gerçekleştirmişti. doğu sütten çıkmış ak kaşıktır diyen saçmalar! yok ama biz farklıydık diyen saçmalar!

    batıya olan bu kızgınlığımız kendi güçsüzlüğümüzden doğan bir "öfke yönlendirmesi" psikolojisinden doğuyor aslında. coğrafyamızın başarısız yönetimlerinin acısını batıya öfke kusarak çıkartmaya çalışıyoruz ama "ülkece artık kalkınıp batıya bunları yaptıracak ortam bırakmamalıyız" deme cesaretini yürekten inanarak söyleyemiyoruz. zaten böyle diyenlerin sözleri de kahvehanelerde dünyayı kurtaran boşta gezenin boş kalfasının hayallerinden veya boş ders saatlerinde dökülen paronayakça kahramanlıklardan ibaret kalıyor.

    diğer yandan doğunun geri kalmasının sebebi ne batıdır, ne de masonik sembollerle donatılmış gizli saklı odalarda alçakça kararlar alan 3-5 dünyayı yönetmecilik oynayan hergeledir. birisini suçlayacaksanız doğunun kendisini suçlayın! ve nedeni de söyleyeceğim sizlere! bizi bitiren, doğu halklarının her başlarına geleni alçak gönüllülükle kabullenmelerine yol açan tasavvuf düşüncesinden başka bir şey değildi. doğu halkları ne yazık ki hemen hemen ilk var olduğu günden bu yana acıyı, kederi, yıkımları "kader" olgusuna bırakıp kabullenmeyi bir büyüklük bildi, bu bir bakıma yüce bir kalbin belirtisiydi belki ama, hırçın ve "ben!" demesini bilen bireyci batının çocukları karşısında bütünüyle aciz duruma düşmemize, gerilememize neden oldu. batı rönesansı gerçekleştirebilmişti, çünkü "ben" diyebiliyordu ve "ben" dediğimiz şey sanatı, sanatsa ilerlemeyi doğurdu.. batı reformları gerçekleştirebildi çünkü, "ben!" demeyi biliyordu, batı bireydi ve birey huzursuzluğu, huzursuzluk ise yeryüzünün bütün ilerici hareketlerini doğururken, doğu daha çok "kader" olgusunu benimseyerek her şeyi sineye çekerek kendisini öğütülmüş ve sindirilmiş bir ataerkil tekrarlar içerisinde örselenmiş bulmasına neden oldu..

    doğu, birey kavramını öldürdükçe güçlsüzleşti.

    kendi adıma, doğuya kızdığım kadar çok kızamıyorum batıya..

    bu toprakların çocukları kendileri dahi daha halen aynı coğrafyayı yüzyıllardır paylaştığı kardeşlerini kesip doğrarken, batının bize saygı duyması için en küçük bir neden bile göremiyorum.
    (geber marla singer, 01.04.2009 13:51 ~ 13:57)
  10. objektiviteyi temsil ettiği söylenir. kısmen doğrudur da. ama kapıları doğu'ya kapalıdır. sonuna kadar.
    (tatar, 14.06.2009 15:18)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil