beyin fonksiyonları gelişmemiş olan insanlardır. kompleks şeylerin içinden çıkamazlar. her türlü hareket ve sözleri basittir. onlar için yapılabilecek bişey yoktur.
allah rahmet eylesindir.
böcekle aynı mantalitededirler. gördüğü her şeye "ben mi onu yerim? o mu beni yer?" gözüyle bakar. sürekli rekabet halindedirler. diz boyu rezilliktirler.
basitlik neden hep kötüyü temsil eder diye düşünüp düşünüp çözüm bulamayanlardanım.bana göre basit insanlar güzel insanlardır,olmak istediğimdir,kafamdan geçenle dediğimin bir olamsı durumudur.yapacağı hareketin dünden belli olan insandır basit insan.zaten anlamıyorum komplex bi vucut yapısına sahip olmak komplex bi düşünce yapısına sahip olmakla aynı kapıya mı çıkmaktadır.
isterdim ki herkes basit olsun,hepimiz basit olalım,kasmayalım bişiler farklı olsun diye..
kime ne anlatıyorum ki?
ünlü düşünür
afşar timuçin in gerçek insanlardır diye nitelendirdiği insan tipi.
tüm insanlara göre kendileri dışındaki tüm insanlar.
kullanım kılavuzu gerektirmeyen insanlardır. tercih edilesidirler. ne var ki "tercih edilmesi gereken" le "tercih edilen" tutmaz hiç birbirini. zora kaçar hep kalp denen "elitist" elek. "öteki" ni ister hep us denen ukala dümbelek.. o "basit" insana sırtını yaslayarak kitap okumak, ufkunuzu genişletmek yerine, elinizde kullanım kılavuzuyla bir arpa yol gitmeden "zor" la cebelleşerek bir ömür geçirmek düşer size de..
1+1=2 derler. çok acayip basittirler. tü kaka.
(siyah, 27.06.2007 23:39)
bazen özlenilen, bazen terkedilenlerdir...
insan illa her zaman karmaşık olacak ya da her daim basit kalacak diye bir kural yoktur. duruma göre karmaşık ya da basit olmak en iyisidir belki de. her zaman için karmaşık sistemler basit sistemlerden daha kolay sorun çıkartırlar. ve bir sorun çıktığında düzeltmesi zor olan da karmaşık olandır. ahşaptan yapılmış maket bir gemi her zaman tahta kaşıktan daha kırılgandır.
binbir karmaşık düşünce, ters tasanın kafanızda gulgulesi sürmekteyse en iyisi basitleşip, hepsine bir "sktir" çekmektir belki kim bilir?
basit insan diye bişe yoktur.herkes her şeyi bildiğini sanır, en güzel düşünen benim sanır.etrafındakiler onun gibi düşünemezdir ve hiç bişeyden anlamazdır.böyle insanlara göre kendi dışındaki herkes basit insandır, ya da olma yolundadır.
insanların karmaşık olmasına sebebiyet veren olguların, mutsuz eden detaylar olduğu düşünüldüğünde; en çok yerlerinde olmak istediğim güruh. mutlu bir aile, güzel bir okul/iş, vefalı dostlar, size sırılsıklam aşık sevgili; basit hayat ve basit insanlık.
net insanlardır öncelikle. ne istediğini bilen, söylemek istediğini dolandırmadan pat diye söyleyen, insanların ağızlarından çıkana inanan, dürüst, diğer insanlar tarafından "saf" olmakla suçlanan, gösterişten hoşlanmayan, sakin yaşamayı seven, kavgadan kaçan pratik tiplerdir. her şeye bir çözümleri vardır, ama megoloman değillerdir. kimsenin işine karışmaz, ama yardımseverdirler. bilirler ama ukalalık etmezler. arkadaş canlısıdırlar, paylaşmayı severler ama yalnızlıktan asla şikayet etmezler. kendi kendine yeten, yaşamdan şikayet etmeyen çözüm insanlarıdır...
hayat yaşayan ya da yaşam diyemeyiz buna - yaşamda da derin anlamlar imgeler düzlemsel boyuta aktrılamayan bir sürü akıl boğumu var- bunların ki hayatta kalmak sadece, gerçi hayatta kalmak için göç eden ve kendi felsefelerinde dinginleşen bizonlar da bir tarafta ama bu basitliğin en azından tek cümlelik tanımı üzerinde bu kifayette bir yoğunlaşma da basitlik olacaktır.
evet hayatta kalıyorlar sadece.
kadınları çocuk doğruyor erkekleri dünün orman avcılığı yerine bugün çarşı pazar ya da plazalarda fikren sömürüldükleri bedenen çürütüdükleri avcılığa devam ediyorlar çocuklarını okula yolluyorlar ve farkındalıkların çok ötesinde, hayallerine bir defa dahi girmemiş kurtarıcılarını bekliyorlar, öyle şiddetli öyle yoğun öyle sert bir bekleyiş ki bu cehennemin en üst mertebesinin dondurucu olması gibi. bir süre sonra beklenti beklenene nefrete dönüşüyor ancak nefret de ışıl ışıl bir duygu yoğunluğudur dolayısıyla bunlarınkine nefret de dememli
ne demeli siktiret şimdi
din gibi bir afyon çekiyorlar genizlerine ritüeller belirliyorlar
arkada cevabı bulunmamış tek soru kalmıyor
hiç kimseye "ben gençliğin ne olduğunu bilirim ama sen ihtiyarlık ne demek nereden bileceksin?" diyemiyorlar zaten bunu demek de birikimin en tumturaklılarındandır ve dahi kuru soğanın cücüğü kalınlığındaki beyin çeperleri bu kadarına tahammülden vazgeçeli pekçok binler yıl olmuştur
ruhsal ızdıraplardan münezzehler, zaten ne kadar ne derece nereye
yok bunların köylerinden fikir sancısı çeken
ölüyorlar
gömülüyorlar fatihalar er kişi niyetineler
hepsinin ağzına sıçim
kuleme çıkıyorum kitap getirsin halayıklar
(khaki, 02.09.2007 13:45 ~ 14:09)
basitlik derken? demek istediğim,çözemediğim kelime gurubudur.nerden baktığına göre değişecek tanım cümlesinin
öznesidir.nedir basit insan?
sıradan olan mıdır?farklı olmak isteyen kişilerin sıradanlığı büyük bir kayıp olarak görmemeleri gerekirken sıradan olan demekse
basit insan,türlü hilelere,sahte numaralara ihtiyaç duymayansa saygı duyulması gereken insandır.bunun yanında tamamen farklı olma çabası basit insan olmayım kaygısıyla yapılan ve günlük hayatta karşımıza çıkan binlerce eylem,günümüzde rastlanan en büyük basitlik örneğidir denilebilir.basit insanlar düşünmekten korkan insanlarsa eğer,sorgulamaktan bucak bucak kaçan kişilerse ellerinden tutulması bak bu "kitap,bu da ülken,burası karanlık bir yol ki bu kitap ve binlercesiyle geçersen karanlık yollar aydınlanacak"denmesi gereken insanlardır..eğer bizim basit anlayışımıza sığdırdığımız insanlar üç kuruş için sorgulamadan onlara uzanan ellere sarılan bir bakıma çaresiz insanlarsa,
basit düzene kapılmış,terkedilmiş,kendi denizlerinde çırpına çırpına boğulmaya yüz tutmuş kişilerdir..biz de
basitizdir.."ne kadar da sığ dünyaları" demekten ötesini yapamıyoruzdur..en büyük yuh bizedir bu karmaşanın içinde..bir de belli bir tabakanın basit adını yakıştırdığı temiz kalpli,düşündüğünü söylemekten çekinmeyen,kelimeleri belki sıradan olan ama anlatmak istediğini dürüstçe yalana dolana başvurmadan anlatan yurdum insanı vardır ki durulukla basitliği karıştıranların içine düştükleri büyük bir yanılgıda yemişleridir
basit insan yakıştırmasını.
sait faik öykülerinde yaşayan güzel insanlardır.
bazen en mutlu insanlardır, ufak şeylerle mutlu olabilirler çünkü...
normal insanların anlaşma aracı olarak kullandığı dili, yalnızca zorunlu ihtiyaçları elirtmek için kullanan ve anlamak için kaba kuvvet ve türlü hakaretler kullanan basit yapıdır.
demonte insan tipleridir. sökmesi, dağıtması ve toplaması son derece kolaydır. hatta öyle ki, yedek parça arttırabileceğiniz kişilerdir.
(nora, 08.09.2009 04:45 ~ 04:47)
eğer salak ama kendini çok zeki sanan biriyse karşınızdaki, bu sizin hayatınızı daha çekilmez kılar.
basit insanlarla uğraşmak dünyanın en zor işidir. çünkü bu tür insanlar hatalarından ders almadıkları gibi, kendilerini de hayatın merkezinde gördükleri için sizin dediklerinizi de dikkate almazlar ve bu size çok daha fazla koyar.
bizde doğru dürüst çeviri işinden anlayan pek az insan bulunur. çoğunlukla çevirileri üniversite öğrencilerine yaptırırlar, oturup bir kez olsun çeviriyi kontrol etmek de akıllarına gelmez.
bu "basit insanlar" mevzusu da "
muhtemelen" bir çeviri kazasına kurban giden bir kavram.
ingilizce'de "common people" deyişini/şöyleyişini türkçe'ye "basit" insanlar olarak çeviriyorlar. ancak bu çeviri resmen bir
anlam kaymasına neden oluyor zira "common people" denilerek söz edilen insanlar "basit" değil de "
sıradan"lar. yani bu insanlar bakkal ihsan efendi, nazan yenge ya da muttalip dayı gibi toplumun büyük kısmını oluşturan "sıradan" insanlar ve dahi kesinlikle ama kesinlikle "basit" değiller!
kendi diline hakim olamayan bir nesil çeviri yaparsa ancak bu kadar olur. eh, ne diyelim buna da şükür!..
önemli not: bu giri kimseyi hedef almıyor. burda eleştirilen çeviri işinin doğru dürüst yapılmamasıdır. kısacası anlatılmaya çalışılan mevzu "
lost in translation" kavramıdır.
yargılama kriterlerinize göre değişebilen insanlardır.
bazen dünyanın en karmaşık ruhlu insanı olursunuz, kafanızda 100 tane düşünce aynı anda dolanır ve en az 10 tanesine kısa vadede çözüm getirmeniz gerekir.
sair vakit ise sabah uyanırsınız, okul yok, iş yok, güç yok, sevgili/eş yok, çocuk yok, internet yok, telefon yok, sorumluluk yok, dünyanın en
erdemli insanı olursunuz.
insanlarla uğraşan insanlardır..
çok severim kendilerini. nerede basit bir insan bulsam, kolundan çeker, rakı masasına oturturum. sonra kırarım iki lafın belini.
bir yerde basitliği, acizliği kabul etmek de güzel. insanın doğası bu çünkü. öyle komplike bir yapımız olamıyor her zaman. özellikle de günlük yaşamda. ha sen bilimadamı olursun, ona karışmam. ben gene rakı içerim bak seninle. her derin insan bilimadamı olmak zorunda değildir tabii, ama vardır aklında bir yolu, bir yordamı.