based on a true story yavşaklığı 

adana çık aradan

  1. ilk olarak sözlüklerde rastladığım, 100 kelimeyi geçmeyen ingilizce'mle true* ve story* kelimelerinden hareketle anlamını çözme şerefine (!) nail olduğum bir cümle kalıbı based on a true story.

    sanki türkçe'nin köküne kıran girmiş gibi ya da çok değerli bir edebî eserden alıntı yapıyoruz da, başka türlü ifade edilmesi mümkün değilmiş gibi bir based on a true story dalgasıdır sürüp gidiyor. nezdimde anlatılan bütün hikayeye tuz biber eken, şalvar üstü fötr şapka izlenimi veren, öylesine sakil duruşu olan bir cümle.

    hiçbirimiz bir yavuz bülent bakiler veya hakkı devrim değiliz belki. kendim değilim, sizler de olmak zorunda değilsiniz. hatalar yapılması mümkün. bu yazıda bizzat benim hata yapmış olmam da mümkün. ancak asgari düzeyde olsun bu konuda bir hassasiyet taşınması gerektiği kanaatindeyim. görüyorum ki "dahi anlamındaki de"yi bitişik yazan adamın hareketi kadar tepki almıyor şu hareket. "bu yaşanmış bir hikayedir" (veya aklınıza daha güzel bir şekli geliyorsa o şekilde) demek niye bu kadar zor geliyor? kendi topraklarında yaşayan dillerden, lehçelerden bu kadar korkan bir millet, nasıl oluyor da bu kadar ingilizce hayranı olabiliyor?
    (aksamustune dogru kis vakti, 27.06.2008 16:45)


  2. (bkz: italyancası varken ingilizce kelimeler kullanmak)
    (recai pengül, 27.06.2008 16:50)
  3. "let me tell you something, sen tam bir şerefsizsin." le eşdeğer bir anlatıma sahiptir çoğu giride.
    (dedirten başlık, 27.06.2008 16:55)
  4. bu cümleyi hiç kullanmamış birisi olarak söylüyorum ki;
    bu sözlüğün amaçlarından birisi zaten türkçeyi doğru kullanmak.diğer sözlüklerin çoğunda türkçe karakter yokken,bizimkinde var.
    ayrıca daha sözlüğe adım atarken "chok güsel :)" tarzında yazı yazmanın hoş karşılanmayacağı söyleniyor.
    ama bu based on a true story lafı,malum, kalıplaşmış,amerikan filmlerinde de çok gördüğümüz bi söz,bi klişe.aslında bu cümle yazılırken,oraya da vurgu yapılıyor.yoksa herkes
    "gerçek,yaşanmış bir öyküden esinlenerek yazılmıştır" demeyi biliyor.bunun özentilikle ingilizce hayranlığıyla falan ilgisi yok.

    yani merak etmeyin,sözlüğün anası tehlikede değil.
    (nealırsanbimilyon, 27.06.2008 16:59 ~ 28.06.2008 11:35)
  5. kesinlikle anlamakta zorluk çektiğim sözde kendilerini çağdaş, entellektüel olduklarını sanan bireylerdir. gerçek bir hikayeden alınmıştır ya da gerçek bir hikayeye dayalı demekten utanıyor musunuz? yaratıcı olduğunuzu, farklı olduğunuzu hissetmek ve hissettirmeye mi çalışıyorsunuz? dikkat çekmeniz lazım tabi. sizin muattabınız bit yavrusunun bokuna entel anlam katan turfandalıklardır di mi? türkçe bir sözlükte türkçesi varken ingilizce kelimeleri kullanmanın gayri münasip olduğunu savunanlara makatlarınızdan gaz çıkartırsınız, asdasada gülücük efektlerinizle taşşağınızı yaparsınız, öyle mi? hiç mi kendinizi anne sütü emen çocuk gibi hissetmiyorsunuz? based on a true story ne ulan. kafanıza takunya mı lazım illa kafanızın bazı şeylere basması için? hakikaten anlayamıyorum ya, nasıl bir cıvıklık anuna koyiğm bu, nasıl bir zihniyet sahibisiniz, çok merak ediyorum...
    (sadomasochistic, 27.06.2008 17:39)
  6. bu yavşaklığı önceden belirttik
    ama hem türkçe kullanın deyip hem de yukarıdaki yazarcanlar gibi "gayri münasip" gibi arapça kökenli sözcüklerle kendini ifade etmek de ayrı bir komedi,ayrı bir yavşaklık.
    dendiği gibi,evet ,based on a true story demek çooook büyük bir aptallıktır.sallandırıcan böylelerini taksimde, gör bak bakiiim based ın b sini yazan kalıyo mu?
    kayser çakması çinden ithal yazarlara duyrulur:
    öyle saçma sapan benzetmeler,kayservari, vücut organlarını betimleyici konuşmalar da ne olaki?(makattan gaz çıkartmak,anne sütü emen çocuk gibi hissetmek,kafaya takunya atmak gibi)
    lütfen ya ;özentiliğin alemi yok,bi kayser yeter bize.
    (nealırsanbimilyon, 27.06.2008 21:18)