birim alan başına düşen kuvvet olarak tanımlanmaktadır.birimi pascal'dır ve pa ile gösterilir.katılarda kuvvetin iletilmesi gibi sıvılarda da basınç iletilir.
kuvvet sabitse yüzey alanı ile ters orantılıdır.
çaktığınız çivi yüzeye sivri ucu sayesinde kolaylıkla girer.
daha büyük çiviler daha zor girer.
tepsi hiç girmez
içerisinde hava bulunmayan, kapağı kapalı tencerelerin açılmamasını sağlayan olay. içeride hava bulunmadığı için kapağa içten hava basınç uygulanamayacak, ama dış hava basıncı uygulanacaktır. bu durumda havanın kapak üzerindeki basıncından dolayı kapağı açmak zorlaşacaktır. bu zorluk kapağın yüzey alanı büyüdükçe artacaktır.
hiç unutamadığım benim ve bir kaç arkadaşımın hayatında büyük yer edinmiş bir olayın baş kahramanı.
bir zamanlar adeta kabusum olmuştu. gündüzüm, gecem, her anım basınçla, basınç korkusuyla geçiyordu. daha doğrusu basınç yazılısı korkusuyla. bana yatmak, uyumak haram olmuştu. derslerim de iyiydi, bir de gözden düşme korkusuyla daha bir üzülüyordum. bazen oturup hüngür hüngür ağlıyordum. arkadaşlarla konuşurken hiç iplemiyormuş gibi görünmeye çalışıyordum. onlar bir şeyler anlatırken dinliyormuş gibi yapıyordum, ama aklım hep başka bir yerdeydi. o zamanlar da hırs küpü bir insandım. hırsın iyi bir şey olduğunu söylemiyorum ama azimliydim, hala da öyledir. aslında bu daha çok çevre baskısından kaynaklanıyordu. sanki hep iyi olmak zorundaymışım gibi. her neyse.. günler su gibi geçiyordu tabi. zaman niye umursasın beni. kendi kafasınca akıyordu. yazılı zaman da iyice yaklaşmıştı. bir yandan 'kim sikler basıncı' deyip gülerken, bir yandan da 'napcam ben yaa' diye ağlıyordum. yine de çalışmayı hiç bırakmadım. ama o kadar emindim ki batacağımdan çevreyi de yavaştan yavaştan hazırlıyodum. öyle ya, basınç beni batıracaktı. hem de en çok beni. o zaman formülerrin de bir önemi kalmazdı. son ana kadar çalıştım. çalıştım çalışmasına ama hiç bi halt da yapamıyordum. artık bir zamandan sonra da gerçekten iplememeye başladım. yazılıya girmeden önce kendimle alay ediyordum hatta. sonra yazılıya girdik. her şey bir rüyaydı sanki. sadece ufak bir hata sonucu 95 aldım. belki küçücük bir şeydi, belki size önemsiz gelecek ama benim hayatta en güç aldığım şey.