görseller
baruch spinoza 
  
belki ilginizi çeker
  1. · töz
  2. · benedictus de spinoza
  3. · görünmeyen bir tanrıya iman etmek
  4. · tanrı mı insanı yarattı insan mı tanrıyı
  5. · holizm
  6. · doğru yer doğru zaman
  7. · ispinoz
  8. · spinoza
  9. · panteizm
  10. · alternatif kedi isimleri
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · marjinal isim meraklısı aile
  2. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  3. · 2012
  4. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  5. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  6. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  7. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  8. · fuat
  9. · fever pitch

baruch spinoza  

  1. 1632-1677 yılları arasında yaşamış filozof. tam adı benedictus de spinoza'dır.
    (creepingdeath, 14.04.2004 16:20)
  2. varoluşçuların da yapısalcıların da referans olarak gösterdiği filozof. spinoza özü inkar etmez ve ona göre herşey aynı tözden oluşmaktadır. burada bahsedilen töz birbirinin aynı sonsuz küçük parçaların herbiridir. * peki herşey aynı tözden oluşuyorsa bu farklılık nereden kaynaklanmaktadır? spinoza bunu bir diferansiyel ilşki olarak açıklar. * delta x', x'e göre bir şey ifade etmeyecek kadar küçüktür fakat bu ikili arasında bir diferansiyel ilişki mevcuttur. buna göre bu diferansiyel ilşki yapısalcılarda özü oluştururken, spinoza bunun tam olarak özü oluşturmayacağını söyler. çünkü ilşkiler veya etkileşimler bu denklemler üzerinde değişikliklere yol açmaktadır. mesela bir elma yediğiniz zaman bu elma sizinle birleşir ve artık ne elma elmadır ne siz bir önceki siz. bu açıdan bakıldığı zaman spinoza varoluşçulara göz kırpmaktadır. sizin vereceğiniz kararlar kendi denkleminizi oluşturacaktır yani kendi varoluşunuzu. (bu anlatım spinozayı en iyi anlatan filozof deluze'den kırpmalarla doludur.)

    yapısalcıların, varoluşçulara getirdiği eleştirilerden birisi olarak insanın iradesi dışında kendi üzerinde oluşacak etkilerdir. (mesela bir kaza sonucu kolunuzun kopması) varoluşçular burada yine spinozayı referans gösterirler ve onun şu savını öne sürerler: siz her zaman gücünüzün en üst noktasındasınızdır. bir karanlık odada bir şeyi görmezken bile yine gücünüzün en üst noktasındasınızdır. kolunuz kopmadan önce de sonrada gücünüzün en üst noktasındasınızdır. buna göre insan kendi varoluşu üzerinde her zaman gücünün en üst noktasındadır. bunu şöyle açıklayalım: varoluş bir sürekliliktir, fakat bu sürekliliğin bellirli iki dönemi vardır: ölüm ve doğum. ve yönlendiren iki şey ise bilinç ve etkileşimdir. fakat her etkileşim içinde bilinç olmalı mıdır? işte asıl soru buradadır: yapısalcılara göre herşey biliçli olmak zorunda değildir ve buna karşı olmak da oldukça zordur. fakat her ne olursa olsun etkileşim olunca bilinç de devreye girer. ister öncesinde ister sırasında ister sonrasında. bu açıdan insan etkileşimleriyle ve etkileşimler karşısındaki tavrıyla varoluşunu oluşturur. bu görüş çevrenin etkisini yadsımaz ve etkileşimle bilincin bir arada olduğunu göterir. yani durum ne olursa olsun gücün en üst noktasındasınızdır.

    spinoza bir şey üzerinde odaklanmak istemez. mesela cinsellik. spinoza cinsellikten bahsetmez. eğer bir insan cinselliği hayatının büyük bir parçası haline getirir ve belirli bir yaştan sonra faliyette bulunamazsa hayat onun için bitmiş gibidir. cinsellik burada sadece bir örnektir.

    tanrı ve kurallara inancı yoktur. ekşi sözlükte yahudi olarak tanıtılsa da adamın din ve imanla alakası yoktur. (bkz. ekşi sözlükteki paradokslar)
    (theother, 21.04.2004 01:14 ~ 07:13)
  3. lise yıllarında felsefe dersinde tek ilgimi çeken şey.
    ismi çok hoşuma gitmişti.o yıllarda bi müzik grubuna çok iyi bi isim olabileceğini düşünmüştüm.
    nickim olması kısmetmiş
    (spinoza, 22.04.2004 22:59 ~ 23.04.2004 11:31)
  4. yahudi asıllı, hollandalı; doğru konular hakkında anlaşılamayacak üslupla konuşan filozof
    (sizofrenkedi, 14.01.2005 16:04)
  5. bir zamanlar harun tekin adlı şahsın da icqda nick olarak kullandığı filozof
    (seekter, 25.01.2005 10:01)
  6. erdal inönü'ye sorulan efendim dünyanın hali.. tarzı bir soru karşısında "siz hiç spinoza okudunuz mu" diye bir cevap alınmasına vesile olmuş insan. bazen düşünüyorum mesela aristo ya da sokrat, descartes günümüzde yaşasaydı kaale alır mıydık onları diye?? bizim niye böyle konuşunca kitleleri arkasından sürükleyecek fikir adamlarımız, liderlerimiz yok?
    (lightblue, 07.05.2005 13:25)
  7. spinoza,uzun süre, tanınmaktan ve anlaşılmaktan çok,ya kendisinden nefret edilen ya da övülüp sevilen bir kişi oldu.aslında spinoza,tanrıtanımaz ve maddeci,özgür düşünür,tipinin somut bir örneğidir.tanrı doğaldır;çünkü "gerçeklik ve yetkinkikle aynı şeyi anlıyorum" der.
    (hexagram, 16.07.2006 21:11)
  8. felsefe sorunlarının çözümünde geometriye dayanan bir yöntem uygulamış ve bütün düşüncelerini töz olarak nitelediği tanrı kavramı üzerinde yoğunlaştıran filozof.24 kasım 1632 yılında amsterdam’ da dünyaya, ispanya’ dan göç etmiş bir yahudi ailesinin beş çocuğundan biri olarak gelmiştir.

    uzun yıllar dinsel ağırlıklı bir eğitim görmüş olması onu kör inançlara saplamamış,öğrendiği yabancı diller ve ders aldığı bilge kişiler sayesinde ufku genişlemiş,düşünceleri değişmiştir.onun düşünce derinliğine inemeyen yaşadığı dönemin din adamları tarafından aforoz edilmiş,yazdığı kitap yasaklanmış bir filozof olarak tarihte anılmıştır.

    ancak,yılmamış,yaşamı boyunca kimseye boyun eğmeyerek, hiçbir bağışı ve hediyeyi kabul etmeyerek onuruyla hayatını kazanmıştır bu zat.matematik,fizik bilgileri sayesinde mercekler üzerinde çalışmalar yapmıştır.bir odada sürdürdüğü yaşamını,mercekleri yontarak elde ettiği kazançla,bilgece ve gösterişsiz bir şekilde geçirmiştir.hastalıklı bedeni,yontarken yuttuğu tozlara ve insanlardan gördüğü anlayışsızlıklara daha fazla dayanamayarak 21 şubat 1677'te bu dünyaya veda etmiş,geride, dünya durdukça yaşayacak düşünceler bırakmış ve bir filozofun ne kadar kötü duruma düşse de onurunu satmaması gerektiğini öğretmiştir.
    (jugador, 26.10.2007 17:27)
  9. bazıları tarafından ateist olduğu iddia edilen kişi. ama değilmiş, sözlerinden öyle anlıyorum:

    o mutlak surette sonsuz bir varlıktır; var oluş sebebi de kendindendir. var olması için başka bir sebebe ihtiyacı yoktur. tanrı, düşünür, yaratır ve şekil verir, ama bizim bildiğimiz hiçbir maddi ölçü ile o'nu tarif etmek mümkün değildir. zira, bu taktirde tanrı bir cisim yani sonlu bir varlık olurdu ki, bu çok saçma bir tariftir.
    (salladım, 29.06.2008 13:07)
  10. güzel bir spinoza izleği olarak ; hegel, marks, (bkz: althusser) ve (bkz: deleuze).
    tam karşıt bir okuma için, (bkz: nietzsche)
    (noema, 13.08.2008 15:17)
  11. tam adı benedictus de sipinozadır.
    portekiz asıllı yahudi bir aileden gelmektedir.
    en sevdiğim tanımı kuşku hakkında yapmıştır.kuşku aslında kuşku duyulan nesneden bağımsızdır demektedir. şöyleki ;
    'kuşku gözlem altındaki nesneye ilişkin kesin çıkarsamalar yapmamızı sağlayacak derecede açık ve seçik olmayan ikinci tür bir fikir yüzünden ortaya çıkar.'
    (ada, 20.10.2008 09:42)
  12. 24 kasım 1632 yılında amsterdamda dünyaya gelmiştir, yahudi bir aileden gelir, altı yaşındayken annesini yitirmiştir, hayatını ağır dini eğitimlerle geçirmiş ardından bir takım olaylar yüzünden hayatı, tanrıyı sorgulamaya başlamış, gerçeği arar olmuştur.
    "var olan her şey tanrı içinde vardır ve tanrı olmaksızın hiçbir şey ne varolabilir ne de kavranabilir". düşünceleri açıktır. insan yaşamını sürdürebilmesi için birçok şeye bağlı olmak durumundadır ve bu yüzden onun için tam anlamıyla sahip olunacak bir özgürlük söz konusu değildir. hayatın getirdiği özgürlüğü, hapisanenin içinde gezinen adamın sahip olduğu özgürlüğe benzetir. hücresinde istediği kadar dolanabilmektedir ama onun bilmediği, görmediği hapishanenin dışında devam eden özgür bir kurgu daha vardır. "platonun mağara metaforu" . bu yüzdendir ki "ancak ve ancak özgür olmadığımızı anladığımız zaman özgür olacağız" düşüncesini benimsemiştir. sözleri kısmen sahip olduğum düşünceleri destekler niteliktedir, üzücü bir hayat yaşayarak 21 şubat 1677'de lahey'de vefat etmiştir.
    (illil, 02.01.2009 13:35)
  13. (bkz: @3358379)
    (avluda oturan sizofren, 19.04.2009 19:44 ~ 10.05.2009 22:54)
  14. son dönem marxizminin hatta post modernizminin ilgisini çekmiş filozof. hegelin diyalektiğinden yararlanan klasik marxistler tarihin devamını olumsuzlamalar üzerinden okumuşlardır.ama bu yeni nesil nietszche ve spinozada bulunan ışığın sınıf yada özgürlük mücadelelerinin kuruluşuna ışık tutacağına inanmışlardır.siyaset felsefesiyle de ilgilenen spinoza malesef din ve ethic alanında insanlarn dikkatini çekmiştir.
    (ciddi kişi, 04.06.2009 19:08)
  15. benedict spinoza

    1632-1677
    amsterdam doğumlu.
    “aslen portekizli ve yahudi’dir.”
    genç yaşında hayatını kaybetmiş, fakir bir hayatı olmuş.
    başlıca eserleri:
    descartes felsefesinin ispatı
    teoloji ve siyaset hakkında bir deneme
    etika’dır
    panteizm felsefesini kurmuştur.

    “etika” adlı kitabında geometride olduğu gibi tarifler, aksiyomlar, teoremlerle metafiziksel konuları açıklar.
    (çilem82debaşladı, 16.07.2009 12:49)
  16. analitik geometrinin kurucusudur. ne zaman analitik çalışsam küfür edesim gelirdi. şimdi düşününce adamın günahı neydi diye düşünüyorum. o adam hiperbolün bilmemne formülünü bulmamıştı, onun suçu değildi bunlar...
    (holzlöffel, 15.08.2009 00:03)
  17. "her şey kendi varlığı içinde sürekliliğini korumaya çabalar" der
    (petruşka, 06.09.2009 23:44)
  18. bizler hala 301 ile ya da düşünce özgürlüğünün kapsamlarının nereye kadar uzandığıyla uğraşaduralım (tabi uğraşırken arada farklı düşünmek suçunu işledikleri için öldürülenler, tehdit edilenlerin olması da kanıksanmış bir realite olarak yüzlerize vuruyor sıklıkla), farklı bir mesnşeiden kaynaklanan aynı sorunlarla yaklaşık beş yüzyıl önce boğuşmuş olan bir cam zannatçisi, bir özgür ruhlu insan şöyle söylemektedir;

    "bir devlet için, onurlu insanların saklayamadıkları farklı görüşleri bulunması nedeniyle suçlular gibi sürgüne gönderilmesi kadar büyük bir talihsizlik olabilir mi? hiçbir suç işlememiş ve kötülük yapmamış, yalnızca aydınlanmış insanların düşman gibi görülmesi ve öldürülmesi ve daraağacının, kötülük yapanların dehşetinin, otoritenin tasarlayabildiği bütün rezillik işaretleriyle halka hoşgörü ve erdemin en önemli örnekleri olarak sergilendiği sahneler haline gelmesinden daha kötü bir durum olabilir mi?" (tractatus thelogico-politicus xx. bölüm)

    spinoza'nın yazdıkları, "farklı düşünmek" ve bunun kefareti konusunda geçmişe ve bugüne dair çok şey söylemiyor mu? din adamlarından farklı düşündüğü için yakılan bruno'dan tutunuz da, antik yunan'da ki polis yönetimine tehdit oluşturduğu için idama mahkum edilen sokrates'e ve bunların çok eski zamanlardan kalan arkaizm örnekleri olmadığını anlamayı sağlayan, modern devletin tek tek bireylere karşı uyguladığı teröre kadar spinoza'nın söyledikleri geçerlilik kazanmıyor mu?
    (jouissance, 10.09.2009 11:42)
  19. "spinoza'nın "özel" dostlar çevresinden, biyografisinin yazarı düşünür tschirnhaus anlatıyor: spinoza'yı bir gün örümcek ağlarına sinekler atıp, nasıl hayatları için ölümüne mücadele ettiklerini seyrederek çocuk gibi kahkahalarla gülerken yakaladım... bu anekdot, spinoza adlı, 17. yüzyılın "dönek yahudi", "lanetli" filozofunun portresinin ana çizgilerini gözlerimiz önünde kurmaktadır: hayat, her şeyin varlığını sürdürmek için belirsizce ve sonsuzca harcanan bir çabanın (conatus adını verir bu çabaya) süregidişidir... yani sonsuzca bir akış... tschirnhaus'un bahsettiği çocukluğu bu düşünürün inanılmaz güçteki düşüncesinin temel unsuru haline getiren işte bu özelliği, yani doğada mutlak bir masumiyeti varsaymasıydı. bize belki bir "zalimlik" belirtisi olarak görünebilecek bu anekdot, ethica yazarının asırlar öncesinden bize gönderdiği bir mesajdır aslında: yaşam hiç bir surette "iyilik" ve "kötülük" terimleriyle sorgulanamaz. hayat sürer... yaşamın özü, amaçsızca ve belirsizce süregitmesidir.

    aynı anekdot, ethica'ya ikinci bir anahtar sunar: hayat, kaçınılmaz bir mücadele, bir kavga, zorunlu ve cebri bir akıştır. bu akış üzerinde tanrılar bile birbirlerini yemektedirler (almanların tanrısı osmanlıların tanrısını "yiyecektir")... ve biz, sapına kadar "doğanın içindeki" varlıklar olarak, bu cehennemi akışa mahküm görünüyoruz... din savaşlarından yırtabilirsek, belki de iktidarını yeniden kuracak bir despotun egemenliği altına düşeceğiz. "

    http://www.korotonomedya.net/...
    ayrıca; yüzeybilim fragmanlar, sy:17
    (jouissance, 23.10.2009 23:37)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil