|
|
- 1632-1677 yılları arasında yaşamış filozof. tam adı benedictus de spinoza'dır.
- varoluşçuların da yapısalcıların da referans olarak gösterdiği filozof. spinoza özü inkar etmez ve ona göre herşey aynı tözden oluşmaktadır. burada bahsedilen töz birbirinin aynı sonsuz küçük parçaların herbiridir. * peki herşey aynı tözden oluşuyorsa bu farklılık nereden kaynaklanmaktadır? spinoza bunu bir diferansiyel ilşki olarak açıklar. !:itülülerin bunu anlamakta zorluk çekmeyeceği inancındayım!: delta x', x'e göre bir şey ifade etmeyecek kadar küçüktür fakat bu ikili arasında bir diferansiyel ilişki mevcuttur. buna göre bu diferansiyel ilşki yapısalcılarda özü oluştururken, spinoza bunun tam olarak özü oluşturmayacağını söyler. çünkü ilşkiler veya etkileşimler bu denklemler üzerinde değişikliklere yol açmaktadır. mesela bir elma yediğiniz zaman bu elma sizinle birleşir ve artık ne elma elmadır ne siz bir önceki siz. bu açıdan bakıldığı zaman spinoza varoluşçulara göz kırpmaktadır. sizin vereceğiniz kararlar kendi denkleminizi oluşturacaktır yani kendi varoluşunuzu. (bu anlatım spinozayı en iyi anlatan filozof deluze'den kırpmalarla doludur.)
yapısalcıların, varoluşçulara getirdiği eleştirilerden birisi olarak insanın iradesi dışında kendi üzerinde oluşacak etkilerdir. (mesela bir kaza sonucu kolunuzun kopması) varoluşçular burada yine spinozayı referans gösterirler ve onun şu savını öne sürerler: siz her zaman gücünüzün en üst noktasındasınızdır. bir karanlık odada bir şeyi görmezken bile yine gücünüzün en üst noktasındasınızdır. kolunuz kopmadan önce de sonrada gücünüzün en üst noktasındasınızdır. buna göre insan kendi varoluşu üzerinde her zaman gücünün en üst noktasındadır. bunu şöyle açıklayalım: varoluş bir sürekliliktir, fakat bu sürekliliğin bellirli iki dönemi vardır: ölüm ve doğum. ve yönlendiren iki şey ise bilinç ve etkileşimdir. fakat her etkileşim içinde bilinç olmalı mıdır? işte asıl soru buradadır: yapısalcılara göre herşey biliçli olmak zorunda değildir ve buna karşı olmak da oldukça zordur. fakat her ne olursa olsun etkileşim olunca bilinç de devreye girer. ister öncesinde ister sırasında ister sonrasında. bu açıdan insan etkileşimleriyle ve etkileşimler karşısındaki tavrıyla varoluşunu oluşturur. bu görüş çevrenin etkisini yadsımaz ve etkileşimle bilincin bir arada olduğunu göterir. yani durum ne olursa olsun gücün en üst noktasındasınızdır.
spinoza bir şey üzerinde odaklanmak istemez. mesela cinsellik. spinoza cinsellikten bahsetmez. eğer bir insan cinselliği hayatının büyük bir parçası haline getirir ve belirli bir yaştan sonra faliyette bulunamazsa hayat onun için bitmiş gibidir. cinsellik burada sadece bir örnektir.
tanrı ve kurallara inancı yoktur. ekşi sözlükte yahudi olarak tanıtılsa da adamın din ve imanla alakası yoktur. (bkz. ekşi sözlükteki paradokslar)
- lise yıllarında felsefe dersinde tek ilgimi çeken şey.
ismi çok hoşuma gitmişti.o yıllarda bi müzik grubuna çok iyi bi isim olabileceğini düşünmüştüm.
nickim olması kısmetmiş(spinoza, 22.04.2004 22:59 ~ 23.04.2004 11:31)
- yahudi asıllı, hollandalı; doğru konular hakkında anlaşılamayacak üslupla konuşan filozof
- bir zamanlar harun tekin adlı şahsın da icqda nick olarak kullandığı filozof
- erdal inönü'ye sorulan efendim dünyanın hali.. tarzı bir soru karşısında "siz hiç spinoza okudunuz mu" diye bir cevap alınmasına vesile olmuş insan. bazen düşünüyorum mesela aristo ya da sokrat, descartes günümüzde yaşasaydı kaale alır mıydık onları diye?? bizim niye böyle konuşunca kitleleri arkasından sürükleyecek fikir adamlarımız, liderlerimiz yok?
- spinoza,uzun süre, tanınmaktan ve anlaşılmaktan çok,ya kendisinden nefret edilen ya da övülüp sevilen bir kişi oldu.aslında spinoza,tanrıtanımaz ve maddeci,özgür düşünür,tipinin somut bir örneğidir.tanrı doğaldır;çünkü "gerçeklik ve yetkinkikle aynı şeyi anlıyorum" der.
- felsefe sorunlarının çözümünde geometriye dayanan bir yöntem uygulamış ve bütün düşüncelerini töz olarak nitelediği tanrı kavramı üzerinde yoğunlaştıran filozof.24 kasım 1632 yılında amsterdam’ da dünyaya, ispanya’ dan göç etmiş bir yahudi ailesinin beş çocuğundan biri olarak gelmiştir.
uzun yıllar dinsel ağırlıklı bir eğitim görmüş olması onu kör inançlara saplamamış,öğrendiği yabancı diller ve ders aldığı bilge kişiler sayesinde ufku genişlemiş,düşünceleri değişmiştir.onun düşünce derinliğine inemeyen yaşadığı dönemin din adamları tarafından aforoz edilmiş,yazdığı kitap yasaklanmış bir filozof olarak tarihte anılmıştır.
ancak,yılmamış,yaşamı boyunca kimseye boyun eğmeyerek, hiçbir bağışı ve hediyeyi kabul etmeyerek onuruyla hayatını kazanmıştır bu zat.matematik,fizik bilgileri sayesinde mercekler üzerinde çalışmalar yapmıştır.bir odada sürdürdüğü yaşamını,mercekleri yontarak elde ettiği kazançla,bilgece ve gösterişsiz bir şekilde geçirmiştir.hastalıklı bedeni,yontarken yuttuğu tozlara ve insanlardan gördüğü anlayışsızlıklara daha fazla dayanamayarak 21 şubat 1677'te bu dünyaya veda etmiş,geride, dünya durdukça yaşayacak düşünceler bırakmış ve bir filozofun ne kadar kötü duruma düşse de onurunu satmaması gerektiğini öğretmiştir.
- bazıları tarafından ateist olduğu iddia edilen kişi. ama değilmiş, sözlerinden öyle anlıyorum:
o mutlak surette sonsuz bir varlıktır; var oluş sebebi de kendindendir. var olması için başka bir sebebe ihtiyacı yoktur. tanrı, düşünür, yaratır ve şekil verir, ama bizim bildiğimiz hiçbir maddi ölçü ile o'nu tarif etmek mümkün değildir. zira, bu taktirde tanrı bir cisim yani sonlu bir varlık olurdu ki, bu çok saçma bir tariftir.
- güzel bir spinoza izleği olarak ; hegel, marks, (bkz: althusser) ve (bkz: deleuze).
tam karşıt bir okuma için, (bkz: nietzsche)(noema, 13.08.2008 15:17)
|