barry lyndon 

adana çık aradan

  1. 1975 yapımı bir stanley kubrick filmi.
    http://us.imdb.com/...
    (chaconne, 14.12.2004 02:54 ~ 02:58)


  2. mitchel bnc tipi kamera ve satelitlerde kullanılan zeiss high speed lensle çekildiği için yapay ışıklandırma kullanılmaya gerek duymayan, baştan aşağı doğal ve mum ışığında çekilen film. stanley kubrickin dehasına yeniden tapmam için nedendir. oyunculukta süperdir hele love storyden tanıdığımız ryan o'neal inanılmazdır. sinematografisi sven nykvisti anımsatan film
    (panavision, 07.01.2006 02:18)
  3. stanley kubrick'in yine bir romandan uyarladığı senaryo ile çektiği film. kubrick olunabilecek en objektif biçimde bir adamın, redmond barry lyndon'ın yaşamını anlatmıştır.
    filmin hikayesi oldukça hareketli, değişken ve eğlencelidir. ama stanley kubrick filmin hikayesinden çok, oyunculuklardan çok, çekeceği sahnelerle ilgilenmiş gibidir. filmin görüntü yönetmeni john alcott'u alkışlamak gerekir.

    --- spoiler ---

    filmin esas karakteri barry kyndon irlandalı orta sınıfa mensup bir ailenin çocuğudur. babası o daha çok küçükken bir düelloda ölmüştür. annesiyle birlikte yaşamaya devam eden barry yaş 18'e vardığında kuzeni nora'ya aşık olur ama kendisine ilk başta yanaşan nora ailesinin ve kendisinin maddiyatına önem verip malı mülkü bol bir yüzbaşıyla evlenmeye karar verir. barry, bu yüzbaşıyı düelloya davet eder. düello da çevrilen dalavere ile genç barry karşısındaki askeri öldürdüğünü sanır ve irlanda'da dan kaçmaya zorlanır.
    daha yolculuğunun başında soyulur; elinden atı, silahları ve tüm parası alınır. ulaştığı bir kasabada askere kayıt alındığını görür ve asker olmaya karar verir. askerde bir ay geçirdikten sonra bir çatışma sırasında arkadaşı... açıkçası hikayeyi yazmak istiyordum sonuna kadar ama olmadı. açıkçası çok uzun ve tüm hikayeyi anlatmayı gönlüm elvermedi. hemencecik sonuna gelirsek şöyle diyebiliriz: barry lyndon ne çok iyi ne de çok kötü bir adamdır. hayatla ilgili bazı istekleri olmuş, sınıf atlamak istemiş ve bunu yapmak isterken de türlü hilelere başvurmuş, yeri geldiğinde de insanlığından ödün vermiştir. drama içerisinde ele alırsak barry lyndon ne bir kahramandır ne de kötü bir adamdır, sadece insandır. stanley kubrick bu adamın yaşamını 3 saatlik bir süreye yayarak olabildiğince yansıtır...

    --- spoiler ---
    (hadapkol, 06.01.2007 04:29)
  4. stanley kubrickin barry lyndon adındaki şahıs adına yapmış olduğu biyografik filmdir. ayrıca tablo değerindeki sahnelerin bir çoğunda simetri kullanılmıştır. görüntü yönetmeni kadar kubrickinde etkili olduğunu hatırlatmakta fayda var. alakin benzer sahnelerin temeli 2001 a space odyysey filmindeki son sahnede atılmıştır. yönetmende simetri hastalığı var sanırım.
    (genius kusagami, 29.06.2007 18:58)
  5. irlandalı barry lyndon'un hayatını oya gibi işleyen, gerçek bir insanın hayatındaki inişleri çıkışları çok iyi yansıtan, neredeyse hiçbir karakterin gülmediğini ele alırsak filmdeki o ciddi atmosferi kavrayabileceğimiz, bana göre sinemanın en önemli yönetmeni olan kubrick'in sanatının doruk noktalarından, adeta bir masterpiece. hani derler ya bazı filmler vardır gözün kapalı bir sahnede durdurursun filmi ve o fotoğraf bir sanat harikasıdır, zevkle izleyebilirsin bu filmin de her sahnesini. bana göre görüntü estetiği açısından barry lyndon bir numaradır, şaheserdir, oha falandır. ve kubrick öylesine gerçekçi bir atmosfer yaratmıştır ki, sizi hikayesinin içine çeker tüm gerçekçiliğiyle. bazı sekanslar oldukça yavaş işler fakat asla sıkıcı boyutta değildir bu durum, o 3 saati filmin bu ağır havasına rağmen çok çekici kılmayı başarmıştır kubrick. anlatılan hikaye basit bir adamın hayat hikayesidir, ve bu hikayemizin kahramanının ruhsal durumu asla keskin sınırlarla çizilmemiştir, barry lyndon ne gerçekten kötüdür, ne de iyilik perisidir, yanlışlar yapar her insan gibi, hırsını dizginleyemez, kendini üvey evladının yerine koyamaz, zulüm eder, kısacası sıradan bir insanoğludur.

    karakter üzerinden son derece başarılı bir anlatımın sahnelendiği, savaşın, sevginin, düşmanlığın, toplumdaki tabakalaşmanın anlatıldığı filmde kubrick asilzadeleri ve burjuva kesimin yaşam tarzındaki yapmacılığı itin götüne sokar zaman zaman, kostümler, makyajlar şahanedir bu sebepten, bütün asil sınıf üyeleri süslenmiş köpek yavrularına benzerler, veyahut bana öyle geldi, tam bilemiyorum. hırs kavramının da başarıyla irdelendiğini de söyledikten sonra daha önce değinilmemiş bir kaç tespitte bulunmak gerekirse, filmdeki dış ses kullanımı şahanedir, daha iyisi benim gözümde görülmemiştir,ses tonundaki başarı etkileyicidir, müzik kullanımı ise son bir saatte daha bir güçlenir, senaryoyla ve filmin akışıyla çok uygun düşer, görselliği ve öyküyü tamamlar adeta. ve film bitiminde tekrar tekrar kulaklar sarabandenin zevkini yaşar.

    işte bu sebeplerden sinematografi, müzik ve kostüm dallarında oscar'ı almıştır, ve aslında yönetmen ve senaryo dahil birçok dalda da haketmektedir fakat akademiye kim güvenir ki. dogday afternoon, one flew over the cuckoo's nest, jaws, monthy python and the holy grail gibi filmlerin yapıldığı 75 senesi oldukça verimli geçmiştir zaten. sonuç olarak kubrick'in barry lyndon'u bir sanat harikasıdır, müzik, resim, fotoğraf dallarında aşmıştır, sade ama gerçekçi oyunculuklarıyla ustaya saygı kuşağında tekrar izlenip yad edilesidir.

    dehşetli spoiler

    filmin sonu da olabildiğince etkileyicidir, tüyler diken diken eder, şahane bir haz verir..
    ekran kararır ve hümanist kubrick'imiz:
    ""… good or bad, handsome or ugly, rich or poor, they are all equal now." der..
    başka söze ne hacet..
    directed by stanley kubrick yazısı sarabande'nin büyüleyiciliğiyle birleşir, unutulmaz bir final gerçekleşir..

    dehşetli spoiler
    (lanç, 13.02.2008 19:28 ~ 18.05.2008 12:28)