kendinizi ve hayatınızı gözden geçirmek için harikadır, yine de yan masalardaki kahkahalar, çiftler, gelip geçenler canınızı sıkar.. etrafınızdaki detaylara dalıp gidersiniz; masa altından bacaklarını hızlı hızlı sallayanlar, telefonla konuşurken önündeki her şeyle tuhaf bir şekilde oynayıp duranlar, kimin sigarasını nasıl yaktığı ve daha bir sürü detay gelip kendi içinizde doluşur, tıkanırsınız.
daha önceden arkadaşlarınızla oturduğunuz masalara bakıp anılar içinde hüzne batar çıkarsınız, aslında çoğu zaman sadece batar ve çıkamazsınız, sonra illa ki, o bünyede hasar bırakan şarkılardan birisi çalmaya başlar, ordan çıkmanız gerektiğini hisseder ama yapamazsınız. bir takım şeylerle hesaplaşmanız gerekiyordur, ancak yenen de yenilen de siz olursunuz.
daha en başından tek başına içmek gibi bir mesele atmamalıydı ortaya, tıpkı her şeye bir anlam ve mana bulmak arayışına girmemek gibi..
"neden bir mana arayışı attın ki ortaya selim?!" tutunamayanlar / oğuz atay
birde arkada
while my guitar gently weeps çalıyorsa tadından yenmeyecek durum. neler düşünür, nerelere dalar insan. gözleri dolar, sessizce çığlıklar atmaya başlar derinden.
* *(seemann, 05.02.2008 17:33 ~ 17:34)
karizmatik bir davranıştır. götünüzü , tüm ortama döner ve barı seyrede seyrede içki içersiniz. bunu yapmak için bir kaç neden vardır. bunlardan bir tanesi artık karı ya da adam kaldırma umutlarınız bitmiştir ''sikeyim anasını , iki kalem içeyim bari'' diyerekten salmışsınızdır kendinizi bar sandalyenize. ya da birini gözünüze kestirmişsinizdir ve barda oturup içerek karizmatik bir tavır takınıyorsunuzdur. bu da değilse kesin barmene iş oluyorsunuzdur.
american styledır hacı, türk'e gelecek hadise değildir.
- lan maamut
*, nabıyon burada?
- öhm, dün bir film izledim, amerika'da böyle avlıyorlar kekliği.
- nasıl yani lan?
- barda tek oturuyon, bunalım takılıyon, ara ara viski kadehinden shot alıyon. temiz iş bi de biliyon mu, kız kesme derdi de yok. keklik kendi geliyo yanına. şimdi siktir git buradan, keklikleri ürkütme.
- oh yes!
(viktorrap, 16.02.2008 03:02 ~ 09.07.2009 01:55)
bir zamanlar suphi vardır beraber içerdik buralarda her kadın gibi suphide terketti beni,onun terkedişi diğerleri gibi olmadı daha ağır oldu,o bni dürüstçe terketti,ben gidiyorum dedi ve gitti,gittiği yer tertemiz bir yerdi,cennete gitti candostum suphi..ya beni terkeden kadınlar..onlar mı?onlar başka başka erkeklerin kollarına gitti..suphi dürüsttü ama diğer kadınlar onlar kaphpeydi..barda tek başına içen erkeğin biz kadınlar için kafasından geçenler bunlardan ibaret olsa gerek.
(bkz:
bir erkeğin yakarışları)
(bkz:
bir kadının anatomisi)
(skyward, 16.02.2008 05:02 ~ 05:02)
kendine güveni son derece yerinde olan kişinin gerçekleştireceği eylemdir..
ya zaten tek başına içmek çoğu zaman daha güzeldir..karşındaki kişinin anlamsız sözlerini değil kendi içindeki sesi dinlersin huzuru bulursun...
bir erkek, barda tek başına içiyorsa, öncesinde yapılacak her şeyi yapmıştır. çözümsüzlük ve çaresizlik söz konusudur. derdini birine anlatıp rahatlamak hafif kalır. sadece efkarını bastırmaktır isteği. acısını yaşayıp, düşünmek... içki amaçtır, arzudur.
bir kadın, barda tek başına içiyorsa, sonrasında yapılacak şeyler vardır kafasında. tek başınadır. çünkü planlarına odaklar kendini. cesaretsizlik söz konusudur. ayıkken yenemediği gururunu sarhoşken yenmeyi planlamaktadır. ama burda bile bir gurur söz konusudur. sığınacağı bir bahane aramaktadır. kaç tane içeceğini, saat kaçta kafayı bulması gerektiğini bile planlar. hatta uygular. içki araçtır. barda tek başına içki ise imajdır.
"buralara sık gelir misin?", "bayana da benim içtiğimden", "seni buralarda daha önce hiç görmedim" diyecek bir kız arayan erkeğin hareketidir.
taksim' de queen bar vardı 4 sene önce falan. arkadaşlarla ilk takılmaya başladığımız zamanlar amerikan barda tabureye tünemiş tek başına içen tiplere bakıp sardırırdık " ahı ahı lavuğa bak olm şekle bak lan ahı ahı " diye. bi süre sonra o arkadaşlarımla kavga ettim büyük bi kavga ha ( yamuk yaptılar olm bana) sonra bi cuma akşamıydı. yine aynı barda oturmuş içiyordum zamanında sardırdığımız adamlar gibi. büyük konuşmıcaksın abi.
(fular, 19.12.2008 21:25)
acayip özendiğim, bir gün mutlaka yapmak istediğim şeydir.
son derece keyifli olmakla birlikte bayansanız keyfinizi sonuna kadar süremeyebilme ihtimalinizin yüksek olduğu anlardır. ya bir arkadaş grubunuz çıkar gelir hadi gel yanımıza der kıramaz yanlarına gidersiniz ya da kendini bilmezin biri yanaşıp bişiler sormaya başlar muhabbet kurmaya çalışır keyfinizi kaçırır. ama sonuna kadar tek başına içmek eylemini gerçekleştirebilirseniz ne mutlu size çünkü o süre boyunca etrafınızda olup bitenleri izlemek, düşünmek, kendinle başbaşa kalmak gibisi yoktur. üstelik içerken ve üstelik bir çok kişinin arasında içerken ve üstelik yanlızken ve dışarıdayken.
insanı çok mutlu eden bir eylemdir.zira barın sakin sessiz olması da gerekir.
kendin söyleyip kendin dinlemektir. kendi kendinin dert dinleyicisi, problemleri halledicisisindir. kendi kendine bira ısmarlar, kendi kendine en kötü günüm böyle olsun der, kendi kendine şarkılara eşlik edersin. kendi kendinin hesabını öder, paşa paşa çıkarsın o bardan. tüm bu uğraşlar esnasında telefondan ve bilumum iletişim araçlarından uzak olunmalıdır. yoksa pek bir büyüsü kalmaz.
velhasıl, arada yapılması gereken bir eylemdir bu. insanın kendini ve önünde sonunda yalnızlığın bir köşesine geçip oturacağını hatırlamış olur. ayakları yere basar hiç değilse.
nerde çokluk orda bokluk lafının gerçekliğini bilen adamın yapacağı eylemdir. çıkarsın arkadaşlarla herkes başka bir yere gitmek ister. kalabalık olursun yer bulamazsın. erkek grubuysan doğru düzgün yerlere almazlar falan. ama yalnızsan birçok bara gidersin. cool bir hava yaratırsın. muhtemelen bardan dışarı bir kızla çıkarsın.
birde şu çağrıştı;
(bkz:
ıssız adam)
çok karizmatik ve aynı zamanda boktan bir durumdur. kendi kendinize konuşursunuz. sonra bütün bunlar şiir olur.
uykusuz'da her hafta bir sayfa işgal eden
otisabi'nin mütemadiyen yaptığı,
one night stand yapacağı hatunların çoğuna ulaşmasını sağlayan eylem. üst düzeyde kendine güven gerektirir.
az içki ile sarhoş olma yolu.
türkiye'nin hemen hemen hiç biryerinde gerçekleştiremeyeceğiniz eylem. alımlı bir hatun iseniz, barda ilk biranın yarısına gelmeden önünüzden bir abazan sürüsü ipini koparmışcasına geçer. kesin burnunuzdan gelir.erkek iseniz zaten amacınız yanlız başına içmek değildir, ilk on dakkada gözünüze birini kestirir ikinci on dakka içinde de muhtemelen göt olursunuz.
kısacası zordur, hatta imkansız.
(nordic, 25.01.2009 21:45 ~ 22:13)
aklınızdaki düşünceler sizi sararken eğer sevgiliniz yoksa sağa sola söyle bi bakayım dersiniz masumca, ancak yalnızlık sizi öylesine sarmıştır ki, en fazla müziğe ritim tutabilirsiniz.
karnınız ağrır, yanınızda tek görünen kızın sevgilisi gelmiştir bile. bi kere daha kaldırırsınız kafayı acaba benim gibiler de var mı diye. ama nafile herkes bi köşede çift çift çiftleşmektedir...batar bazen.
bazende öyle olmak istersiniz. yalnız..yapayalnız.. şuursuzca içersiniz biranızı, sayısını bilmeden. çığlıklar gülüşmeler batmaz size. kafanızda neden niye yoktur. tek başınıza cebinizdeki son kuruşa kadar içip sessizce mekandan ayrılmışsınızdır bile.
işte o an yaktığınız sigaranın tadı da bi başkadır...daha bi dolar ciğerlere,daha bi kısaltır ömrü..siz uzattığını sansanız da...ve sessizce kaybolur gidersiniz karanlığa,soğuk yatağınıza uzanacağınız anın hayaliyle....
en iyisidir..
ara ara gidip tek başıma içip kafamı dinlediğim bi bar var kadıköy semalarında. oraya gittim daha 2 saat önce. bi kaç bira içicem yine, sorgulayacam yakın geçmişimi, geleceğimi. tam girdim kapıdan, kusura bakma, artık damsız almıyoruz dedi lavuk. baktım içeri, masalar dolu. anladım. sonra döndüm evime, bira bile almadım. o kadar üzdü, o kadar koydu nitekim. artık barda tek başına içen adam olmak bile zor bu memlekette.
(onder, 12.03.2009 21:45)
şuraya gidelim diyince orası çok hedehödö,buraya girelim diyince yok burası çok rerörerö diyen arkadaşlarınız olunca yemişim arkadaşları diyerek yapmak gereken eylem. yakında yapacağım ben de.