görseller
bardabarda
bardabarda
belki ilginizi çeker
  1. · sahtiyan
  2. · sevgiliyle izlenmemesi gereken filmler
  3. · mahalle maçında kendine futbolcu ismi vermek
  4. · türk sinemasının kalitesiz olması
  5. · her seferinde seyredilen filmler
  6. · nejat işler
  7. · nerde kalmıştık
  8. · hakan boyav
  9. · selim abi
  10. · seri eksi oy veren zındık
gündem
  1. · uykusu olup da uyumayan insan
  2. · colin kazım richards
  3. · günün tek şarkılık özeti
  4. · kemal kılıçdaroğlu
  5. · onur öymen
  6. · aşk
  7. · hz ayşe günümüzde yaşıyor olsaydı ugg giyerdi
  8. · uncalled for
  9. · itüfest 04

barda  

 sayfa  / 5
  1. (bkz: http://www.bardafilm.com)
    (amphitrite, 02.10.2006 23:28)
  2. serdar akar'ın yazıp yönettiği, müziklerini selim demirdelen'in yaptığı, öyküsü ve fragmanından edindiğim izlenim ile yeni nesil alternatif amerikan sinemasını andıran, bol miktarda şiddet içeren bir film. merakla bekliyoruz; sağlam bir omurgası varsa, bu enteresan öyküyle izlenesi bir film ortaya çıkmış olabilir. nejat işler baş rolde.
    (iki blok otede, 24.12.2006 20:03)
  3. tarantino filmleri kadar kanlı olmasını beklediğim snuff sahneler barındıran tuhaf film.nejat işler oynadığı için hiç düşünmeden izleyeceğim film.2 şubat 2007'de sinemalarda.coming soon.çok komiksun.
    (insert coin, 05.01.2007 19:55)
  4. nejat işler bu filmden sonra gerçek hayatta hiçbir zaman yapamayacağını düşündüğü tecavüzü; öyle bir bar ortamında, ortamın verdiği gazla gerçekleştirebileceğini düşünmüş. kötü kahramanı canlandırdığı için "kötülük cesaret ister" demiş. sadece "kötülük gaz ister" de diyebilirmiş halbuki.
    (cevabın sorusu, 24.01.2007 00:33 ~ 00:35)
  5. http://www.hurriyet.com.tr/... kurgusunu havadan ya da yönetmenin hayal gücünden değil bu vahşi ve gerçek olaydan alan film. based on a true storyyani...
    sinemadaki diğer bir şiddet sorgulaması için,a clockwork orange... hatta irreversible...
    (lazarushadow, 31.01.2007 00:59)
  6. tam olarak gerçek hikayeden alınmış olmasada, esinlenilmiş filmdir.en azından serdar akar'ın açıklaması bu yönde.gerçek olay sanıyorum 10 sene önce ankara'da bir evde meydana gelmişti.hatta pazar günü gazetede işkence görenlerden biriyle yapılmış bir röportajda vardı.
    (mabel, 31.01.2007 01:06)
  7. belirli bi konu üzerine çekilmiş , olayları dağınık olarak net anlatabilen nadir filmler arasında yerini almayı hakediyor.izlenilmesi gereken türk yapımı filmlerden. serdar akar 'ı başarılı olarak nitelendirmek, oyuncuları da rolleri çok doğal canlandırdıkları için ayrıca tebrik etmek gerekir.
    (violets, 03.02.2007 08:09 ~ 08:24)
  8. valla daha demin izlemekten geldiğim süper ötesi film konu biraz sadistçe işlenmiş olsada yinede çok sağlam bir kadroya sahip olan ve kurgusu sağlam olan bir film film asıl olarak adalet sistemimizin neler yaptığını konu almış ama işkence sahneleri baya bir ön planda
    (hacker23, 03.02.2007 21:58)
  9. "acaba bunlar benim başıma gelseydi" diye düşünmeden edemediğim,izledikten sonra hareketlerimin kısa süreliğine değiştiğini fark ettiğim etkileyici bir film.yanlız gidilecek sinemanın izleyici profili de önemli bu filmde..zira edilen her küfüre gülen izleyiciler bazen çekilmez bir hal alıyor.
    (burakk, 04.02.2007 15:37)
  10. hem iyi hem de kötü yanları olan film ama gittiğim için pişman değilim. şiddeti gerçekten sorgulattığını düşünüyorum beyinlere. izlerken gerçekten acı çekmenize neden oluyor. hatta birçok insanın dayanamayarak yarısında bıraktığına da eminim ki böyle bir tavır sergilemelerine filmin gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmesi de etkilidir kanımca. her an her yerde başımıza böyle şeyler gelebileceğini ve eğer gelirse bunları yapanların elini kolunu sallaya sallaya yine aramızda dolaşabileceğini kafalarımıza vura vura anlatmaya çalışıyor film. tereddüt ettiğim kısım ise senaryo yazılırken ve film çekiliren bu olayın benzerini gerçekten yaşamış gerçek madurlardan izin alınmamış olması. umud ediyorum bu gerçek değildir..
    (karamelize ekmek, 04.02.2007 17:08 ~ 23.08.2007 16:35)
  11. etkisi filmden baya bi sonrasına kadar devam eden, insanın şiddetten uzaklaşmasına ve kendisini sorgulamasına neden olan olağanüstü film. insanlara yanlış olan bir davranışın en uç şekilde nasıl zararları olduğunu anlatması ile şiddeti azaltabileceğine inandığım film.
    (46 kromozomum, 04.02.2007 19:45)
  12. bu filmin nasıl beğenildiğini bir türlü anlamıyorum. yok efendim şiddetten uzaklaştırıyormuş, yok adaletteki boşluğu gösteriyormuş falan. bunlar pespaye yalanlar. soruyorum bu filmi izleyen "normal" insanlara; sizin şiddetin kötülüğünü anlamanız için böyle bir filmin çekilmesi mi gerekiyordu? bu film kimsenin psikolojisini bozmayacak mı (oda arkadaşım hala etkisinden çıkamadı)? bir de bu film gerçekten sapkınlıklara eğilimi olan insanlara bir taktik verme statüsüne geçmeyecek mi? bu filmi beğenmek kelimesini anlamıyorum, anlayamıyorum. eğer sanat buysa, varsın bütün filmler böyle olsun. o zaman sapkınlık genele yayılınca herkes mutlu mu olacak? adalet sistemini yargılamasına gelince, filmin tek dişe dokunur noktası belki bu. ancak onca tiksindirici sahneden sonra bunun bir anlamı olacak mı? sanatla vahşeti yönetmenler, oyuncular, özetle sanatçı kişiler ayıramıyorsa kim ayırsın?
    (siradisi, 04.02.2007 21:57)
  13. beğenenin şiddetle, beğenmeyenin de şiddetle beğenmeyeceği şiddetin aslında ana tema olmadığı şiddet filmi.


    ************************* spoiler **************************

    filmden çıktığınızda kendinize ilk soracağınız soru şu olacaktır : kötü adamların iyi çocuklara uyguladığı şiddet,tecavüz ve dayakdan tiksinirken, kötü adamların cezaevindeki öldürülme sahnelerinde içime bi rahatlık, yüzüme bir "oh olsun" gülümsemesi oturdu mu? cevap genelde "evet"dir. evet ben cezaevindeki en az o adamlar kadar kötü belki de onlardan da kötü adamlar, kötü adamları öldürürken vicdanım rahatladı, mis gibi oldu. işte film burda iyi olduğunu kantılıyor zaten. iyi bir filmdir çünkü, o işkence/ tecavüz görüntülerine midemiz kalkarken, kötü adamların cezaevinde öldürülmeden önce en az o kadar işkenceden geçmemiş olmasına, kolayca ölmelerine, vicdanımız tam razı gelmedi. bir filmin bunu başarabilmesi kolay kolay mümkün olmazken; barda, şiddetin bir anda mide bulantısından, nasıl tebessüme dönüşebileceğini çok güzel anlatıyor. şiddet kötü evet. ama kime uygulanırsa kötü? kim uygularsa kötü? nasıl uygularsa kötü? dedirtiyor bize. tecavüzcüleri idam edelim diyen bir zihniyete şiddetle karşı çıkan bir insana (bana), yoksa öyle değil mi, diye bir an düşündürtebiliyorsa "barda", istediğini yapmış demektir zaten. derdini bana anlatabilmiş, son dönem bir derdi olmayan filmlerden tiksinmiş bünyeme, ilaç gibi gelmiş bir filmdir. evet ben rahatsız oldum filmden, işte o yüzden çok iyi bir film.

    film dediğin tam da budur. rahatsız eder insanı.. ama iyi, ama kötü. kızarkadaşıyla vakit geçirmek, mısır patlağı yemek ve hahaa haha gülmek dışında bir beklentisi olmayan gitmesin bu filme. pişman olacaktır.

    film içindeki futbol imgesi de oldukça ilginçtir. bence filmde futbol üzerine bir çok gönderme varken asıl önemli olan; kötü adamların futbol sahasını keşfettikten sonra çılgınlar gibi sevinmesi, akabinde iyi çocuklarla maç yapmak istemesi. kötü adamların iyi çocuklarla eşit olabileceği tek alan budur çünkü orda. futbol.. şartlar eşit. saha orda. meydan ortada. ezilmişliğin simgesi futbol. çoğumuz galatasaray'ın uefa'yı kazandığında tüm ortadoğulu ve asyalıların galatasaray'ı desteklediğini hatırlayacaktır. futbol böyle bir şeydir zaten, bir mastürbasyon. orda eşit olursunuz. orda tatmin olursunuz. filmde futbol üzerine (bilhassa şiddet ve futbol üzerine) bir çok gönderme olsa da en önemlisi budur. bu yüzden futbola yetenekli iyi çocuk kurşunu yer bacağına, hem ibnedir hemde futbolda iyidir.

    "filmde şiddet var" diyerek gitmemek hata olur. zannedildiği şekilde bir şiddet yoktur filmde. asıl rahatsız eden filmde o sahneleri izlerken, olayın bir benzerinin gerçekten yaşanmış olmasıdır. ama "ıssız bir ormanda ağaç devrilmiştir, hiç kimse duymasa da, görmese de o ağaç devrilmiştir".

    ************************* spoiler ***************************
    (anarsist, 04.02.2007 22:32 ~ 31.08.2007 15:56)
  14. film başlamış dakikalar ilerliyorken nejat işler'in ilk defa ekranda boy göstermesiyle sinema salonda bir kopuş gözlendi; alkışlar, ıslıklar, çığlıklar.. bir hezeyan yaşandı. film bitene kadar zor duruldu salon. demek ki neymiş, filmi çekici kılan en büyük faktör nejat işler'miş.
    (pia perfectio, 05.02.2007 10:56)
  15. süper bi film.günümüzün gerçekleri ile yüzleşmek isteyen herkesin gitmesi gerekir.
    (artemis238, 05.02.2007 23:39)
  16. -- ortaya karışık 100 gram spoiler--

    her serdar akar filminde olduğu gibi; "nerde kalmıştık?" sorusu geçen, etkileyici bir gerilim filmi. adalet sistemine eleştiri anlamında etkili olabilecek, iyisiyle kötüsüyle eleştirilmesi bile konunun önemini hatırlatacak diye düşünüyorum. ancak türk sinemasında hakkının verilmesi gereken filmlerden biri olması gerekirken, maksimum 3 hafta sonra gösterimden kalkmasından korktuğum film olacaktır. bir başka serdar akar filmi olan dar alanda kısa paslaşmalarda da 'futbol asla sadece futbol değildir' sözünün üzerinde durulmuş, bu kez az da olsa.

    nejat işler'e film hakkındaki görüşlerinin sorulduğu gala gecesinde; "insanları aç bırakırsanız karınlarını illa ki doyururlar, bir yolunu bulurlar" demişti. düşündürücü kısmı insanın açlık duygusunu sadece karnında hissetmemesi. klişe 3. sayfa haberlerinde gördüğümüz üzere cinsel açıdan bastırılmış bir toplumun bunun üstüne eğitimsiz, sokaklarda yetişmiş delikanlıları, aç kaldıklarında doymanın bir yolunu bulabiliyorlar demek ki. film bence hiç de çizgi dışı değil, belki barda geçmeyecek bu sahneler ama suçluların davranışları bu doğrultuda olmuş ve olacak. filmde kötü adamları oynayanların ne kadar iyi oynadıklarının ölçütü şudur diye düşünüyorum; filmin sonundaki "ceza" yaptıkları karşısında seyirciye "oh olsun" dedirtiyor, zaten hiçbir rol kimseye sırıtmamış, ama kötü adamlar olağanüstü başarılı.

    önceden temiz sicilli suçluların cezalarında indirime gidilmesinin ya da diğer birçok hafifletici sebep bulunuşunun adaletsizlik olduğunu düşünüyor, verilen cezaları yetersiz buluyoruz çoğu kez okuduğumuz gazete haberlerinde. müebbet hapse mahkum edilse de suçlulardan ikisi, savcının uygun gördüğü şekilde cezalarını buluyorlar seyircinin tepkisi sorulacak olursa. akıllara bu kez gelen soru, bu şekilde bir cezalandırma mekanizmasının yaygın olup olmadığı. bu da filmde vurgulanmak istenen noktalarda biriydi sanıyorum. çok fazla alin taşçıyan'a bağlamadan bir iki detayı da söyliyeyim bitireyim yazımı.

    sinemadan tam çıkacakken yaptığım birşey vardır, oyuncuların ismi geçerken hangisinin adının ne olduğunu merak ettiğim zamanlar olur. herkes çıkma telaşındayken ben neden bunu yapıyorum bilmiyorum. ama bu esnada bi detay yakaladım, cezalandırıcı ekipteki mahkumlardan birini çağan ırmak'a benzetmiştim. kayan yazılarda; mahkumların serdar akar, çağan ırmak, zeki demirkubuz, selim demirdelen ve cemal san olduklarını gördüm. bu ceza kadrosunda yönetmenin kendisinin yer alması, cezalandırma konusundaki düşüncesini yansıtıyor olabilir.

    bir başka detay da tgg ile ilgili, "tekrar gözden geçirme" aynı zamanda tgg lakaplı arkadaşın isminin baş harflerini oluşturuyor; tarık güven gölbaşı.

    son olarak, müzikleri çok beğendim. 3nokta1'i takip etmeme karar verdirecek güzel bir şarkı koymuşlar filme. sözleri etkileyici, "mutlu olmak için mutlu etmek yeter dediler..." dediler ki adlı şarkı gerçekten güzel.

    başarılarının devamını diliyoruz serdar babamızın, genç yeteneklere yer vermesini de alkışlıyoruz ayrıca.


    --ortaya karışık 100gr öneri--

    gidin bu filmi izleyin hala izlemediyseniz. zaman kaybı olmadığını göreceksiniz.

    filmin müziği burada;

    http://www.bardafilm.com/video/filmklibi.htm

    filmle paralel bir vaka da burada;

    http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5850513.asp?gid=59
    (centrocampista, 06.02.2007 01:08 ~ 01:28)
  17. sarsıcı,düşündürücü ve tokatlayan bir film.adalet sistemi üzerine,insanlar arasında kaybolan hukuk üzerine,kaybettiğimiz sevgi üzerine.
    filmdeki tecavüz,dayak,işkence sahneleri ve küfürler olması gerektiği kadar.bazılarının eleştirdiği gibi abartılı değil.
    filmde kötü adamlar olarak adlandırabileceğimiz oyuncuların hepsi muhteşem.nejat işler,hakan boyav,serdar orçin,volga sorgu,erdal beşikçioğlu..zaten bence filmin izlenmesi için en önemli nedenlerden biri de anlattığı ve sorguladığı olaylarla birlikte nejat işlerin parmak ısırtan oyunculuğu,tek kelimeyle döktürmüş.
    filmdeki kötüler oyunculukta ne kadar iyiyse,işkence görüp,tecavüze uğrayan gruptakilerde o kadar kötü bu anlamda.
    filmin diğer bir artısıda üçnoktabir adlı grubun yaptığı şarkısı.oldukça güzel.
    (los lunes al sol, 06.02.2007 22:35 ~ 22:36)
  18. film içerdiği şiddeti de, küfürü de gerçek hayattan almıştır. zaten gemide filminden de tanıdığımız serdar akar gerçekliği hat safhada ön planda tutar. filmdeki şiddet için de şunu göz önünde bulundurmak gerekir tecavüz olayını ele alan bir filmde şiddeti es geçemezsiniz ve bu var olan şiddeti sahneye aktarırken ayarı iyi yapmak gerekir. eğer sahneler gerekli etkiyi yapmazsa salon kahkahadan kırılabilir zira filmde komik unsurlar da mevcut eğer çok üstünde durulursa insanlar gerilir, filmden hoşlaşmayabilir. bu noktada yönetmenin başarılı bir iş çıkardığını düşünüyorum şahsen.
    ayrıca filmde adalet sisteminin yanı sıra pek çok şeyi de sorgulayan veya sorgulamaya yol açabilecek fikirler de mevcut. filmdeki herkesin ağzından zaman zaman doğru olan, üstünde durulması gereken sözler duyulur. hatta bazen her iki tarafın birbirine söylediği sözler de haklılık payı içerir. örnek olarak --spoiler-- savcının bunların öylece çıkıp dışarda dolaşmalarına izin mi vericeksiniz, ya tecevüz edilen sizin kızınız olsaydı sözleri üzerine hakimin öyleyse neden tecavüz edenler senin çocuğun olsaydı diye düşünmüyoruz demiştir. --spoiler-- sonuç olarak izlemeye değer ve başarılı film denebilir.
    (unconsciousbutterfly, 10.02.2007 22:57 ~ 22:58)
  19. nejat işleri ayrı bir yere koyduğumuzda filmde iyi denilebilecek iki oyuncudan biri patlak rolüyle hakan boyav diğeri ise avukata çay getiren çaycıdır! özellikle genç oyuncuların performansı kısa filmlerdeki amatörlüğü tattıran bir sıkıntı veriyor filmde. filmin ilk yarısını dolduran tgg ise filme felsefe katma amacıyla oluşturulmuş, popper kokan hatta popper'ın özü olan; fakat filmde sağlam bir temele oturamamış bir detay olmuş.
    şiddet eleştirisi yapan, adaleti sorgulayan bir film olmaya çalışsa da bu alanda bir kült olan a clockwork orange ile kıyaslandığında türk işi kalıyor biraz.
    filmden ufak bir detay: son sahnedeki infazcılar filmin yönetmeni serdar akar, çağan ırmak ve zeki demirkurbuzmuş fakat izlerken çıkaramıyor insan. http://www.bardafilm.com/...
    (tanrim ben nerdeyim, 11.02.2007 11:31 ~ 11:39)
  20. serdar akar ismini duyup gözümü kulağımı kapatıp gidicektim ama sağdan soldan gelen haberler yok olay gerçekmiş abi yok çok sadistçeymiş yok çalıntı sahnelermiş derken daha fazla dayanamayıp gittim.burdan sonrası spoiler içerebilir.içeriyor da zaten.ama bence bir nefeste okuyun.sıkmaz.valla
    -------spoiler-----------

    filmden çıktığımda ne olduğunu tam anlayamamış şok etkisi altında kalmış hayalet gibi gezinen bir takım sinema sever gördüm.tamam bunu anlarım.ama ben böyle olmadım.sadistmisin kardeşim diyorsanız da değilim ama siz de şunu unutmayın sadizm bu kadar basit ve sınırlandırılabilecek birşey değil.çok daha beterlerini duydum okudum ve biliyorum.dolayısıyla çok da öyle sanıldığı gibi film çıkışında dumurlara sürüklenmedim..filme dönecek olursak.nejat işler.evet bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu olma yolunda sağlam adımlar atıyor.ve şu bir gerçek türk sinema tarihine geçebilcek kadar etkili bir karakteri canlandırmış.selim karakteri kült olacaktır bu kesin.isimlerini araştırmadığım diğer sadistik arkadaşlar da gayet başarılıydı.farklı türden sadistler olmaları da güzel bir ayrıntı bence.bakarmısın saatin kaç acaba sorusunun filmin farklı yerlerinde örtüştürülmesi çok ince ve çok güzel bir diğer ayrıntıdır bence.ve bu kadar.bu filmde kalkıp da beğenilebilincek başka bir özellik olabileceğini pek sanmıyorum.nedir yani kusursuz çekim açıları mı vardı,görsel şölen mi vardı?sanatsal yönetmenlik harikaları mı vardı? da ben göremedim?sanmıyorum.film bu kadardı işte.filmin eksilerine değinecek olursak da lakayıt hakim karakteri hiç olmamış.o nasıl bir oyunculuk kardeşim?biskrem reklamı mı bu?kahve ortamını yöneten bi insan gibiydi.olmamış diyor 4 veriyorum.savcının şova yönelik o son hareketi de taraftarlardan alkışı alsa da olmamış bir harekettir gözümde.tgg olayı ise gereğinden fazla uzatılmış ve bu sayede de içi boş bir felsefe safsatasından öteye geçememiş sürekli eğreti durmayı başarabilmiştir.

    son olarak gözüme takılan diğer hoş sahne de nejat işler in bıçaklandığı sahnedir.acıya olan garip sempatizanlığını her saniye besleyebilmeyi başaran selim karakterinin gerçek acıyı hissettiği andaki yüz ifadesi çok güzel yansıtılmıştır bence.asıl mesaj da orda gizlidi sanırsam.
    .
    -----------spoiler---------------
    sonuç olarak öylesine bir filmdi.olmuş evet.unutulmayacaklar arasında yerini alıcak muhakkak.ama kesinlikle film olarak değil.belki nejat işler performansı olarak.belki de çarpıcı senaryosuyla.ama film olarak değil
    (thedude, 11.02.2007 17:31)
  21. ankarada 1997 yılında olan bi olaydan yola çıkılarak çekilmiş bi film. aradaki tek ortak nokta edilen işkence tecavüz vs. neden, çünkü olayın gerçeğinde magandalar gençlerin evine kapıyı kırıp giriyorlar orda yapılacak bişey yok ama burda görüyorlar adamların tiplerini yok biramızı bitirmeden kalkmayalım sonra adamların sataşmalarına bişee mi vardı biraaader şeklinde sanki bişey yapabileceklermiş gibi cevaplar.. bi anlamda iyi olmuş film boka taş atarsan sıçrar mantıgını anlatıyor. ayrıca olayı gerçekte yaşayan insanlardan da izin almayarak ayıp edilmiş.
    (epoca, 11.02.2007 20:42 ~ 20:46)
  22. gerçek hikayeden alıntı olması, fragmanında ki bir kaç kare ile gidip gidilmemesi hakkında ikileme düşülen. 'yahu iyice paranoyaklaşmayım' denilen. ama gidince şiddet sahneleri abartıldığı kadar olmayan film. özellikle nejat işler başta olmak üzere kötü adamlar rollerinin hakkını vermiş, tgg felsefesiyle gönderme yapalım film içinde bir kavrama yer verelim derken ' yeter be bayılttınız ' dedirtmiştir. belki daha farklı verilebilirdi. müziklerine bayıldığım film olmuştur aynı zamanda. ama gerçek hayattan alınan bir hikaye olması, işkence sahneleri, kötü adamların bakışları,çığlıklar film boyunca bir iç sıkıntısı vermede, insanlar neler yaşıyor böyle, ne insanlar var böyle dedirmiştir. ama madem şiddet içeren bir film yapılıyordu daha cesur olunabilirdi diye de düşündürmüştür.
    (esther, 12.02.2007 15:28)
  23. (bkz: bunu yapan insan olamaz)
    (galadriel86950, 12.02.2007 19:21)
  24. sosyal hayat üzerine birçok soru yönelten ve bunların cevabınıda küçük bir barda iki farklı tabakadan gelen iki genç grup üzerinde arayan son derece kaliteli bir film.her ne kadar ana çıkış noktası şiddet gibi gözüksede bunun etrafına yerleştirilmiş yardımcı konular filmde çok belirleyici oluyor.bunlar adaletin işlemesi ve işletilmesi,sınıfsal farklar,kadına bakış gibi uzayan bir liste.ayrıca serdar akar'ın kurtlar vadisi:ırak gibi bir filmden sonra böyle bir film yapmasıda çok manidar.filmin son bölümlerinde de dikkatli izleyicileri hoş bir süpriz bekliyor.
    (tangocu kedi, 12.02.2007 20:04)
  25. annem babam izlese beni bir daha gece taksime yollamazlar diye düşünmeme sebep olan film.
    (makedamnsure, 12.02.2007 22:10)
 sayfa  / 5

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil