i had this perfect dream
un sueno me envolvio
this dream was me and you
tal vez estas aqui
i want all the world to see
un instinto me guiaba
a miracle sensation
my guide and inspiration
now my dream is slowly coming true
the wind is a gentle breeze
el me hablo de ti
the bells are ringing out
el canto vuela
they're calling us together
guiding us forever
wish my dream would never go away
barcelona - it was the first time that we met
barcelona - how can i forget
the moment that you stepped into the room you took my breath away
barcelona - la musica vibros
barcelona - y ella nos unio
and if god willing we will meet again someday
let the songs begin
dejalo nacer
let the music play
aaaaah...
make the voices sing
nace un gran amor
start the celebration
van a mi
and cry
grita
come alive
vive
and shake the foundations from the skies
ah, ah, shaking all our lives
barcelona - such a beautiful horizon
barcelona - like a jewel in the sun
por ti sere gaviota de tu bella mar
barcelona - suenan las campamas
barcelona - abre tus puertas al mundo
if god is willing
if god is willing
if god is willing
friends until the end
viva - barcelona
üç gün kaldığım ancak doyamadığım süper şehir.gece gündüz eğlence.binalar tarih kokuyor ama diğer avrupa şehirleri gibi kasvetli değil.gaudi'nin inceliklerle yüklü yapılarını görünce ağzı açık bakıyorsunuz.las ramblas yürümek için en keyifli yer.hele ara sokaklarındaki dükkanlar keyfine keyif katıyor.uzun bir ara sokakta sırf müzik dükkanları var ve o hafta barcelona'da kimin konseri olmuşsa anında konser dvd sini bulabiliyorsunuz.oraya kadar gitmişken neucamp stadını da görün lütfen.
denizle içiçeliği bakımından istanbul'a, şehrin futbol klübünün taraftarının ise bjk taraftarına çok benzediği ispanyol şehri. özellikle seks müzesi geizlmelidir, ilginçtir.
tarihi dokusu, düzenli yapısı, aşmış metro ağı, denizi, limanı, nazik insanları ile en yaşanılası kentlerden biri. kentin neredeyse her caddesinde gaudi'nin mimarisini görmek mümkün. bu şehri gezmeye insanın en az 1 haftasını ayırması lazım zira gezilmesi gereken bir çok mekana ek olarak katılınması gereken etkinlikler sayıca fazla. ispanya'ya diğer kentlerden başlayarak gezmeye başladıysanız barcelona sizi biraz şaşırtır zira burası aslında başka bir ülkedir, ne dilleri ispanyolcadır ne de insanlar tipik ispanyol adetlerine bağlıdır. çok çalışkandırlar, asla siesta yapmazlar, ispanya ekonomisinin lokomotifidir. ingilizce bilen sayıca az olmasına rağmen 1-2 kelime katalanca konuşursanız kendinizi sıcak bir muhabbetin ortasında bulabilirsiniz, türk olduğunuzu öğrendiklerinde diğer avrupa insanlarının yüzlerinde oluşan donuk ifadenin yerini kocaman bir gülümseme kaplar, muhabbetler daha bir coşkulu olur. tek rahatsızlık veren kesim şehrin muhtelif çarşı ve alışveriş merkezlerindeki pek çok dükkanı ele geçirmiş olan göçmen hintlilerdir, kavgaya varabilen alışverişlerin içinde bulabilirsiniz kendinizi. 3-4 günlük tatillerde değil, geniş zamanlarda gidin, sadece gezmeyin, yaşayın.
şubatin başında gittiğimde 20 derecelik havayla ve ten yakan bir güneşle karşılaştığımız, tshirtlerle dolaştığımız ispanyanın kuzey batısındaki şehir..canlılığı,sokakları ile istanbula benzeyen, kumsalı ve palmiye ağaçlarıyla izmiri özleten bir şehirdir barcelona. bir günlük gitmemek gerekir, yaşamak lazım..las ramblas'ta gezmek, sangria içip bizim kokoreççileri andıran mekanlarında tapas yemek lazım.. la catedral'e, sangrada familia'ya, park güell'e gitmek lazım..oradan ikinci gün camp nou'ya gitmek, barcelonaya çok yakın olan girona'yı gezmek lazım..hele bir de gittiğiniz restaurantta arka fonda "corazon espinado" çalınca insan çok feci gaz oluyor.. kısacası çok şey yapmak lazım..eğer yazın gidiyorsanız ve hostelde kalırım sadece yatacam ulan zaten paso dışardayız diyorsanız sea point hostele gidebilirsiniz.. çok salaş bir hostel ama direkt sahil kenarında..çıplak ayakla kumsala gitme zevkini yaşayabilirsiniz..şehirden biraz uzak bulması zor oluyor ama idare eder..
taksimde galatasaray lisesinin çaprazında bulunan cafe. çok hoş bi mekan olmakla beraber her katı(yanlış hatırlamıyorsam 3 katlı) farklı bir konseptte düzenlenmiş.
dil konusunda taviz vermeyen insanların (dünyayı kurtaran insanlar) yaşadığı katalan şehridir. öyle ki ; birisine birşey sorduğunuzda sözünüzü kesip, hangi dili konuştuğunuzu soran ve ona göre yanıt veren insanları yadırgamamalı , hatta cevabı ingilizce de almaya şaşırmamalısınız.
şehir tarih ve sanat kokar, gezilip görülmesi tavsiye edilir.
turist yoğunluğu fazladır, heran bir türk'e rastlamak olasıdır.
(bkz: la rambla)
(bkz: antonio gaudi)
bir şehir istanbula bu kadar mı benzer dedirtmektedir.la rambla istiklal caddesini andırmaktadır ve port vell'e açılmaktadır.la rambla üstünde barça forması başta olmak üzere hediyelik eşya satan dükkanlar vardır.barselonada hediyelik eşya sektörü pakistanlıların elindedir.dükkanların çoğu onlara ait.içeriye girip barça forması sorar sormaz 'hoşgeldin kardeş' lafını duyarsınız.türk olduğunuzu türk aksanlı ingilizcenizden anladık derler çoğu zaman.indirim dersiniz 20 lik formaya 15 teklif edersiniz indirim ne bilmem derler bunu bile türkçe söylerler.işlerine geleni anlarlar.tek başına ve bayansanız pazarlık etmenizi tavsiye etmem boşuna zaman kaybı indirim yapmazlar sizi daha çok oyalayıp sonunda yemek yeme bara gitme gibi absürd isteklerde bulunmaya başlarlar.barça formasına 29 diyecekler ve düşecekleri fiyat 18 € olacaktır.
marine de paella sangria denemelisiniz.paella denzi ürünleri içeren bir yiyecek ,la rambladaki yerlerde yapıyor ancak marinede taze deniz ürünlerinden ve daha ucuza denenebilir.sangria sarapla yapılan bir içki gazoz gibi paellaya yakışıyor.
le aquavarium u mutlaka görülmeli bin bir çeşit balık arasında denizin altında ilerliyormuş hissi uyandırıyor.nemo ya jawsa da rastlayabilirsiniz bu deniz altındaki devasa akvaryumda.
sagrada familia hala inşaa halinde ve park guell görülesi adeta oyun parkındaymış tadında sekerden kaleler arasındaymışçasına.en yüksek tepesinden gaudi'nin şehri seyre dalınmalı.
barselonata sahili nisan ayında bile kalabalık denize giren birkaç insan olsada.yaz sezonunu düşünemiyorum.ve la rambla ya açılan sehrin eski kısmını oluşturan ara sokaklar,penceresi kırmızı sardunyayla süslenmiş birbirine bir el uzatma mesafesindeki bu karşılıklı evler çok tanıdık hiç kaybolmaz insan bu sokaklarda yukarı düz yürüdüğünüzde la ramblaya çıkarsınız.
insanları sıcak,saygılı ingilizce bilmeyeni bile yer yön sorularınıza katalanca el kol hareketleriyle cevap vermeye çalışır.la rambla üstündeki turizm ofisi oldukça yardımcı harita kalıcak yer konusunda kibar insanlar.kalacak yer olarak yine la rambla üzerindeki kabul'u önerebilirim.güzel bir hostel eğlencesi boldur internet beleştir ve merkeze yakındır.
az sayıda gezmiş görmüş birisi olarak söyleyebilirim ki, istanbuldan sonra yaşamak için tercih edeceğim ikinci şehirdir. genel görünüş olarak istanbula oldukça benzemekte, buna ek olarak kurulumunda oluşmuş değişik dokusuyla ayrı bir çekicilik kazanmıştır. sadece 3 gün kalmış, üstüne bir de hastalanarak kabarıp kızarmam sonucu yeteri kadar gezip görememişimdir, lakin o kadar gözlem bile şehri sevmem için yeterli olmuştur. anlatılacak çok fazla şey mevcut, öyleki tüm gezim sırasında otobüs turuna katıldığım yegane şehir olmuştur. çünkü turisitk anlamda önemli yerler belirli bir bölgede toplanmamış, şehre dağılmış durumda, bu nedenle de birkaç günlük bir gezi asla yeterli olmayacaktır, gezip görmek, yaşayıp tatmak gerekmektedir.
şehir hakkında söylenebilecek en önemli isim gaudidir. gaudi olmasa idi barcelona kesinlikle bambaşka bir yer olurdu, şahsın neredeyse şehrin her noktasında parmağı var. gaudinin evi, sagrada familia, nou camp, la rambla, port vell, park guell en bilinen yerleri olmakla beraber en güzel ve doğru olanı boş boş gezinip en ücra köşeleri görülmelidir(tabi g.tü kaybetmeden).
gitmeyi düşünenlere tek söyleyebileceğim, öncelikle gerçekten uzun vadeli seçenekleri araştırsınlar(erasmus, iş, eğitim, vs.). yok turistik bir gezi yeter diyorsanız olabildiğince uzun olmalı, kesinlikle sizi şehrin gerçek dokusunu tadabileceğiniz yerlere götürebilecek tanıdıklarınız olmalı, kesinlikle bir balayı, bir iş amacıyla yapılan gezi olmamalıdır.
sanki şehir değil de küçük bir ülke olan yerdir barselona. her aradığınızı bulabilirsiniz burada. istanbul gibidir doğrudur. karmaşa hakimdir bazen bu şehre ancak yine de belli bir düzen hakimdir. kendi dili, kültürü vardır. modern dünya ve teknoloji ile tarihin bu kadar güzel birleştiği bir şehir ne yazık ki ben görmedim. ha içine sıçmasak belki istanbul bir numara olabilirdi bu konuda ama malesef olamıyor. üniversiteleri, futbol takımı, sagrada familia'sı birbirinden ilginç atraksiyonları ile bir insanın canı sıkılmaz bu şehirde. hani izleyip de zevk alınacak şehirdir, bir daha dünyaya gelinse yaşanacak şehirdir.
yüzü akdeniz'e dönük , muthiş planlı sehir yapısıyla,gaudi nin bıraktığı mimari şaheserlerle , capcalı la rambla ve bir birinden lezzetli tapaslarıyla gönlümde taht kurmuş şehir.futbol meraklıları 11 eu karşılığında barcelona stadını ve kulüp müzesini görmeden dönmemeli.kapıda uzunca bir kuyruk olsa da beklediğinize değecek.