"barış için sanat girişimi" isimli inisiyatifin amacı başta kürt sorunu olmak üzere ülkedeki bütün meselelere barışçı bir yaklaşımla getirilecek çözüm önerilerine katkı sağlamak.
hazırladıkları ortak metni 19 ekim'de kamuoyuna açıklayacak olan sanatçılar, konser ve gösterilerle akan kanın durması ve toplumsal barışın korunması için diyalog çağrısı yapacak. girişimin organizatörlerinden tiyatrocu metin göksel, organizasyonun, politik bir hareket olmadığının altını çiziyor. göksel, söz konusu isimlerin kendi faaliyetleriyle iradi bir beyanda bulunduklarına dikkat çekiyor. "şu anda 300 imza var, amaç ve niyetimiz bunu bine kadar çıkarmak." diyen göksel, yeni katılanların kendi çevrelerini de dalga dalga gruba dâhil ettiğini söylüyor. göksel, siyasi görüş farkı olmadan, barış ve demokrasi noktasında uzlaşılması şartıyla girişimin, bütün sanatçılara açık olduğunu ifade ediyor.
girişime katılan müzisyen hasan saltık, barış, insanlık ve birlikte yaşamak için bu platforma katıldığını ifade etti. insanların artık rahat rahat konuşabilmesi gerektiğini dile getiren saltık, "sadece kürt açılımı olarak değil, demokratik açılım olarak değerlendiriyoruz. artık insanlar düğünlerinde şarkı söylediler diye gerdek gecesi gözaltına alınmamalı, sanatçılar görüş beyan ettiler diye gözaltına alınmamalı. biz bunu daha güzel bir türkiye için tasarlıyoruz." şeklinde konuştu.
kampanya boyunca tüm sanatsal üretimlerini barış için icra etme kararı alan ‘barış için sanat girişimi’nin hazırladığı imza metni ise şu şekildi:
* savaş ile barışın tarafı olmaz. hayat dururken ölüm savunulmaz. sussun silahlar, biz barış istiyoruz. barış, sadece silahların susması, kanın durması, gözyaşlarının dinmesi değildir.
* barış sevmektir. korkmadan konuşmak; kızmadan dinlemek, nefret etmeden bakabilmektir. huzur içinde yaşayıp, ecelinle ölmektir. cenazeni öfke ve nefretle değil, hüzün ve yasla gömmektir. ananın çocuğuyla, ninenin torunuyla aynı dilde gülmesidir barış.
* konuşalım, bitsin bu kan kokusu. susmaktan, kan ve barut koklamaktan iğrendik. barış istiyoruz. biz aşağıda imzası bulunanlar içinde bulunduğumuz dönemde tüm sanatsal üretim ve eylemlerimizi barış için gerçekleştireceğiz. herkesi bu çabaya destek olmaya çağırıyoruz.
demokratik açılım çalışmalarına destek veren şair, müzisyen, yazar, ressam, oyuncu, tiyatrocu ve sinemacılar, 'barış için sanat girişimi inisiyatifi' cezayir restoran'da basın toplantısı düzenledi. inisiyatif üyeleri adına açıklama yapan tiyatro sanatçısı övül avkıran, sanatı yaşamının bir parçası yapanların, her zaman barışa destek verdiklerini belirtti.
avkıran, kardeşliği ve barışı inşa etmek için üzerlerine görev düştüğüne inanarak bir ay önce yola çıktıklarını anlatarak, sözlerine şöyle devam etti: ''bir aydır ne yapmamız gerektiğini konuşuyoruz. kararlarımızı birlikte alıyor, üzerinde uzlaştığımız konuları önümüze görev olarak koyuyoruz. öncelikle ülkenin her yerinde barış talebi olanlarla buluşmak ve seslerine sesimizi katmak istiyoruz. bu yolculuğun şeklini, biçimini ve sürecini barış çabamıza katarak, elini taşın altına koyan, koyacak olan arkadaşlarımızı belirleyeceğiz. bu toplantı aracılığıyla barış isteyen, barışa ihtiyacı olan herkesi, bizim yaptığımız gibi harekete geçmeye çağırıyoruz. barış tertemiz ve yalın bir taleptir. kentlerde, kasabalarda paralel barış girişimleri öneriyoruz. bu sürece herkesin desteğini bekliyoruz.''
türkiye'de ve dünyada barış ve huzur istediklerini dile getiren avkıran, bu girişimin ilk etkinliğini şarkılar, şiirler ve performanslarla 3 kasım'da yapacaklarını bildirdi.
memleket mis gibi kardeşlik ve barış koksun diye... çocuklar ölmesin, analar ağlamasın, ormanlar, köyler yakılmasın, diye... şimdi tüm silahlar sussun, herkes
sadece barış konuşsun, özgürlük konuşsun diye istiyoruz…
barışın dili çok, ezgisi çok, şiiri çok, neşesi çok, müjdesi ve kıymeti çok…
barışı kim istemez ki?
bu ülke barışa hasret...
hatta belki o kadar, öyle uzun süredir hasret ki, neredeyse barış’ın ne demek olduğunu, anlamını unutmak üzere.
barış siyasetin işi midir?
elbette, ama sadece onun değil...
barış, siyasete bırakılmayacak kadar değerli ve müjdelidir…
nasıl bir barış istiyoruz?
herkesin, onurlu bir barışa ihtiyacı var. onurlu bir barış için de cevaplara... sivas'ta öldürülen metin altıok'un, ''cevapsız sorunun/ boynu büküktür/ hemen anlar/ yetim olduğunu'' dediği gibi, barış sorusunun ve cevaplarının yetim kalmaması için barış istiyoruz…
barış isteyen herkesin cevabını aradığı sorular şunlar:
-- silahlar susmadan barış mümkün mü?
-- elimizi, kolumuzu, dilimizi bağlayan yasalardan kurtulmadan özgürce konuşabilir miyiz? özgürce konuşamazsak barışı bulabilir miyiz?
-- elini uzatanın elini çevirerek, kapıyı çalana kapını açmadan gelir mi barış?
-- ''rojbaş'' diyene ''rojbaş'', ''parev'' diyene ''parev'', ''merhaba'' diyene ''merhaba'' diyebilecek miyiz? dillerimizi kardeşleştirebilecek miyiz?
işte bu soruları sormak ve cevaplarını aramak için bir araya gelen bizler; bu topraklarda savaşın değil, barışın rüzgarı essin diye, yaşamın yanında saf tutuyoruz.
değil mi ki barış, savaş ateşinin düştüğü - düşmediği her eve lazım... yıllardır yaptığımız gibi şimdi de yüreğimizin, vicdanımızın yanındayız. desteğimizi, partilere, hükümetlere değil; sadece barışa sunuyoruz.
çünkü, barış için gerçek adımların sokakta ve sahnede, kitaplarda ve ekranlarda, otobüslerde ve pazar yerlerinde yani hayatın içinde, artık barışın diliyle konuşursak atılabileceğine inanıyoruz.
bu çabanın savsaklanmasına, ''ama''larla, ''fakat''larla yavaşlatılmasına, resmi yalanlarla kirletilmesine karşı umudun ve kardeşliğin sesini yükseltmek gerekir diyoruz.
barış için sanat girişimi nedir?
ne yapmak istiyor?
biz, sanatı yaşamının parçası yapanlar, tarihin emri, sanatın kavliyle barışı ''üstümüze vazife'' bildik. sokakta, evlerde, konserde, sergide, tiyatroda, sinemada, dokunduğumuz, selam verdiğimiz, oyun oynayıp, şarkı söylediğimiz herkese barış’tan bahsedeceğiz... barış bu coğrafyada daha çok yer kaplasın diye, sanatın diliyle ve araçlarıyla yapacağız bunu...
barış için sanat girişimi olarak kardeşliği ve barışı inşa etmekte üzerimize görev düştüğüne inanarak, bir ay önce yola çıktık. bir aydır ne yapmamız gerektiğini konuşuyoruz. kararlarımızı birlikte alıyor, üzerinde uzlaştığımız konuları önümüze görev olarak koyuyoruz.
öncelikle ülkenin her yerinde barış talebi olanlarla buluşmak ve seslerine sesimizi katmak istiyoruz… bu yolculuğun şeklini, biçimini ve sürecini barış çabamıza katılarak elini taşın altına koyan, koyacak olan arkadaşlarımızla belirleyeceğiz.
bu toplantı aracılığıyla barış isteyen, barışa ihtiyacı olan herkesi bizim yaptığımız gibi harekete geçmeye çağırıyoruz. barış tertemiz ve yalın bir taleptir. ortaklaşacağımız yegane temeldir. kentlerde kasabalarda paralel barış girişimleri öneriyor ve şimdiden selamlıyoruz.
bu girişim ilk etkinliğini şarkılar, şiirler ve performanslarla 3 kasım 2009 günü yapacak. basını bu etkinlikle ilgili daha sonra bilgilendireceğiz...
türkiye’de silahların susması ve daha çok demokrasi talebiyle bir araya gelen sanatçılar barış için sanat girişimi’nin ilk etkinliğini “barışalım” diyerek 3 kasım 2009 salı günü yapıyor. uzun soluklu bir kampanyanın ilk adımı olarak garajistanbul’da buluşacak sanatçılar sanatın diliyle barış seslerini yükseltecekler.
bugüne kadar yaklaşık 900 sanatçının katıldığı girişimin ilk etkinliğinde gülçin şantırcıoğlu, sezai sarıoğlu, bgst kardeş türküler, takuhi tovmasyan, derya alabora, cavit mürtezaoğlu, feryal öney, bayar şahin, serap yağız, sennur sezer, havva karakaş, marsis, şebnem sönmez, mahşer-i cümbüş, tiyatro boğaziçi, mercan erzincan, ayşenur kolivar, teneke trampet, roni margulies, sumru ağıryürüyen, hikmet akçiçek, sema, övül avkıran, aynur doğan, esmeray, pakrat estukyan, yasemin göksu, ilkay akkaya, mezopotamya kültür merkezi, bgst dansçıları, adile yadırgı ve mustafa avkıran sahne alacak. barış için şiirler, şarkılar, danslar ve gösteriler sunacak olan sanatçıların hedefi türkiye’nin birçok bölgesinde barış etkinlikleri düzenlemek.
barış için merhaba demeye hazırlanan sanatçılar tüm sanatçılara çağrılarını yinelerken “biz, sanatı yaşamının parçası yapanlar, tarihin emri, sanatın kavliyle barışı “üstümüze vazife” bildik. sokakta, evlerde, konserde, sergide, tiyatroda, sinemada, dokunduğumuz, selam verdiğimiz, oyun oynayıp, şarkı söylediğimiz herkese barış’tan bahsedeceğiz... barış bu coğrafyada daha çok yer kaplasın diye, sanatın diliyle ve araçlarıyla yapacağız bunu...” diyorlar.