savaş döneminde, savaşın bitttiğini gösterir. ayrıca ülkemizde sık kullanılan bir isimdir, bunların bir de savaş diye abileri olur genelde (bizde var da ordan biliyorum)...
yırtık uçurtma'nın iki isimli albümünde yer alan en güzel parçalardan biri.. bir marş söyler gibi heyecanla parçanın içinde beraber söylerken bulursunuz kendinizi..
içindeki "barış" anlamını içinizde birşeyleri yerinden oynatarak hissettiren parça..
değiş takke dünyasında, bugün böyle yarın kerim
tutacağım dersin amma, birden boşalır ellerin
kimi hayat bulur sende, kiminin de sevdasında
bir güvercin kanadında, uçsan dört bir yana
ele koz vermişler seni, gelecek yanlış dillerde
gafil bunu bilmez lakin, barış açar gönüllerde
zeytin dalın vermez oldu, güvercinim tekellerde
ismin yanık nağme olmuş, çoşar dillerde
barış senin halin nice, tenhalarda resmin kalmış
suya yazmışlar adını, damlalar düştükçe dalgalanır
timis oyuncularının bugün son kez sahneye koydukları oyun. biletlerindeki bilgileri direk aktarırsak;
barış komedyasının kahramanı trygaios atinalı bir çiftçidir. atina halkının savaş yüzünden çektiklerine dayanamaz ve hellenleri kurtarmak için yeryüzünde çaba sarfetmekten vazgeçip göğe çıkmaya ve tanrılardan hesap sormaya karar verir. bunun için tanrılara kadar uzanan bir merdiven de dahil olmak üzere her yolu denemiştir. en sonunda amacına ulaşmak için ezopun masallarından yola çıkarak bir etna osurganı alır ve besler. bu osurgan ile tanrıların yanına çıkacak ve tanrılara savaşın hesabını soracaktır.
gerçekten çok güzel oynamışlardı hepsini tek tek tebrik ediyorum.
sapından iki düşmanın tuttuğu bir bıçaktır barış. ölümcül dengedir, nükleer silahların yarattığı korkunun eseridir barış. savaşın karşıtı değil, sadece öncesidir.
mutlak karşıtı ise savaşın, "hazan"dır. yedi denizde, beş kıtada söylenmelidir hazan mevsimlerinin şarkıları, ve tutunmalıdır insan umuda, yıkılmış olsa bile.
çocuğun gördüğü düştür barış,
annenin gördüğü düştür barış,
ağaçlar altında sevdalıların sevda sözleridir barış;
gözlerinin içinde uçsuz bucaksız bir
gülümseme elinde yemiş dolu bir zembil ve
alnında ter tomurcukları,
pencerede suyu soğutan testideki damlalar gibi;
akşam üstü eve dönen babadır barış,
dünyanın yüzünde yara izleri kapanırken
ağaçlar diktiğimizde
havan mermilerinin kazdığı çukurlara;
yangının kavurduğu yüreklerde
ilk tomurcuklarını açarken umut
ve ölüler kanlarının boşa gitmediğini bilerek
yana dönüp içerlemeksizin uyuyabildiklerindedir
barış…
barış yemek kokusudur tüten,
aksamlayın
arabanın yolda durmasının korkutmadığı,
kapı çalınmasının dost demek olduğu,
ve pencereyi saat başı açmanın renklerinin uzaktaki çanlarıyla
gözlerimizin bayram etmesini sağlayan
gökyüzü demek olduğu zamandır barış;
barış bir bardak sıcak süt ve bir kitaptır,
uyanan çocuk önünde
başaklar birbirlerine eğilip işte ışık ışık ışık dedikleri
ve ufuk çemberi ışıkla dolup taştığı zamandır barış;
hapisaneler onarılıp kitaplıklar yapıldığı zaman,
eşikten eşiğe bir türkü yükseldiği zaman
geceleyin,
cumartesi akşamları mahalle berberinden çıkan yeni tıraş olmuş
bir işçi gibi baharda ay buluttan çıktığı zamandır barış;
geçmiş gün yitirilmiş bir gün olmadığı, sevinç yapraklarını akşamın içine salan bir kök ve kazanılmış bir gün hak edilen bir uyku olduğu zaman acıyı kovmak için zamanın dört bir bucağından güneşin hemen ayaklarını bağladığını duyduğun zamandır barış.......
barış ışınlar demetidir yaz ovalarında iyilik alfabesin tanın dizlerinde,
kardeşim dediğin yarın kuracağız dediğin zaman kuracağız dediğimizi kurunca
türkü çağırdığımız zamandır barış;
ölüm yüreklerde az yer kapladığı ve güvenli parmaklarla
mutluluğu gösterdigi zaman bacalar;
ikindi vaktinin büyük karanfilini
ozan ve proleter aynı şekilde kokladığı zamandır barış;
insanların sıkışan elleridir barış,
dünyanın masasındaki ekmektir,
gülümsemesidir annenin
budur yalnızca
başka bir şey değildir barış
ve toprakta derin yarıklar açan sabahlar
tek bir sözcük yazarlar,
barış başka bir şey değil barış;
dizelerimin rayları üzerinde
buğday ve güller yüklenmiş geleceğe doğru yol alan bir trendir barış,
kardeşlerim barış içinde derin derin soluk alıyor tüm dünya bütün düşleriyle
verin ellerinizi kardeşlerim işte budur barış...
sevginin kardeşi, iyilik güzellik yada savaş karşıtlığı değildir. sadece savaş olmama halidir.
ama bu hiç bir zaman savaş olmayacağı anlamına gelmez.
savaşın karşıtı, hazandır. tüm dünyanın dingin olmasıdır.
barış ise, sapından iki düşman elinin tuttuğu bir bıçaktır.
-------------------------------------
tanım için; (bkz: peyami sefa)
yırtık uçurtma’nın “iki” adlı son albümünde yer alan “barış” adlı parçanın grubun yeni solisti alper yazıcı’nın yorumuyla yeniden yapılmış tekrar kaydı için: