küçük prens'te prensin gezegenini sarmasından korktuğu zararlı otlar(yamulmuyorsam). bu otlar her gün temizlenmezlerse bir anda kökleriyle bütün gezegeni sarıp yok edebilirlermiş.
bir madagaskar rivayetine göre baobab ağacı dünyanın en güzel ağacıymış. bir gün bu ağacın kibirinden sıkılan tanrı onu cezalandırmak için ağacı sökmüş ters çevirmiş.
ağaca uzaktan bakılınca sanki kökleri tepesindeymiş gibi gözüken ağaç.
küçük prensin gezegenini sarmasın diye mücadele ettiği ağaç...
benim de...
******************
baobablar aldı başını gidiyor yıllardır,
ne dersen de,
kıyamam...
madagaskar'da sekiz farklı türü var. bu türlerden sadece bir tanesine madagaskar dışında, çevre adalarda ve afrika'da tek tük rastlanıyor. bazı baobabların yaşı beş bini geçiyor, bu yüzden diğer bir adı da ölümsüz ağaç. dış kabukları soyulsa bile bu durum, ağacın ölmesine neden olmuyor ve soyulan kısım kısa sürede onarılıyor. yerel halk tarafından ''şişe ağaç'' , ''tepetaklak ağaç'' ya da ''fil ağacı'' olarakta adlandırılıyor.
turistlerin özellikle bu ağaçları görmek için ülkelerine gelmeleri yerli halkı çok eğlendiriyormuş. yerel halk daha çok, ıspanağa benzer yemek yaptıkları yaprakları, yağlı ve proteinli tohumları ve dışı kadife gibi tüylü olan ve bazen yedikleri bazen de içini oyup evde eşya olarak kullandıkları meyvesi ile ilgileniyorlar.
bazı türlerinin boyu 35 mt kadar uzayabiliyor ve çapı 15 mt yi bulan bazı türlerinin gövdesi ise 115 bin lt su alan dev su depolarına dönüşüyor.
gövdelerinin yumuşak lifsel yapısı nedeniyle kereste elde etmeye elverişli olmadıklarından belki de binlerce yıl nesli tükenmeden ayakta kalmışlar.
küçük prensin, küçük gezegenini sarmasın diye temizlediği, sandık içi koyunun da hevesleneceği, devasa ağaçlara dönüşebilme yetili, gül fidanından ayrıştırması yetenek icap ettiren yabani bitki.
arap inanışına göre bu ağaç şeytan ağacı olarak adlandırılmış. onlara göre tanrı değil şeytan bu ağacı ters çevirmiş çünkü ağacın kökleri toprağın altında çok hızlı büyüyüp, sarıp sarmalarmış etrafı. şeytanın da bundan yararlanabilmek için ağacın köklerini gün yüzüne çıkardığına inanılırmış.