|
|
- hemen hemen 1990'lı yıllarda yetişen tüm çocukların, hatta tüm ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin pazar günü uyguladığı sıralaması şaşmaz üçleme...
önce banyo yapılır*, sonra trt 1'de "bizimkiler" dizisi izlenir ve ardından star tv'de "parliament pazar gecesi sineması" seyredilirdi...
bu üçleme başından sonuna kadar inatla devam ettirilip, gece geç saatte yatıldığından pazartesi sabahı binbir güçlükle, hatta kimi sövmelerle* uyanılırdı...
1990'lı yıllarda yetişen kimi çocukların günümüzde "pazartesi sendromu" yaşamalarının ve uykudan sövmelerle uyanmasının yegane müsebbibi* bu üçlemedir...
- okul hayatım artık bitmiş olsa da hala pazar günleri anlamsız bir lanet hissetmemin sebebidir bu üçü.
- hffhh...aga yattı kupon yaa. hayır arkadaş arsenal nasıl yer böle bi takımdan mnkym yaa..
+ ....
- ...?...hayrola abi..bozuk gibisin?
+ ya skecem bu katili de haa. amna koyim çıkarsınlar lan bu tipi diziden!
- k-katil ? nasıl abi ?
+ hmf..amna koyim banyo yapınca kafam büyüyo mudur nedir temelli bak yine giyemiyorum kazağı. annneeaaaa !
- a-abi ??
+ stargate varmış bugün. allaa antik mısır olayına hastayım da..hasktr..ohoo sksen seyrettirmezler, oha kaçta başlıyo film. ulan bu 3. yayınlanışı yine seyredemiycem yaa. skerim okulu yaa !
- h-hacım, iyi misin abi korkutuyosun neler oluyo ?
+ dişi mi de fırçalamıcam ulan skerim, nerde hani ipana çocuk bitmiş zaten !
- şampuan kokusu içinde bizimkiler seyretme ve parliament pazar gecesi sineması kuşağının cıngılı ile uzun süredir beklenen filmi seyretme heyecanını barındıran üçleme.
- çocukluklarını 90'larda geçiren insanlara 70'li yaşlarında ıssız bir adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız sorusu yöneltilse alınacak cevaptır muhtemelen..şimdiden o yılları özlemiş biri olarak ben bu cevabı verirdim sanırım..
anaaam katil geldi
- (bkz: banyo yapıp bizimkiler seyretmek)
- (bkz: tvde iyi filmlerin hep sınavdan önce olması)
- benzer tipte anı yüklü başlıkların artmasıyla sözlüğün yaş ortalamasının alınabileceği bir başlık örneğidir bu. 80'ler-90'lar almanağımız oluşuyor çaktırmadan. işin garibi ben de dahil hepimiz hüzünleniyoruz be. hepimizde '95 öncesine bir özlem, bir özlem..şimdilerde hiçbir şeyi özlemeye fırsat yok. parliment gece sinemasında kaçırdığımız film, netten divx formatıyla iki dakkada elimizin altında. pazar geceleri annenin zorla banyoya sokmasıyla değil, kafamızın berbat olması bilinciyle kendimiz giriyoz banyoya tıpış tıpış... velhasıl farkındalık çocukluğumuza dair herşeyi özlem karesine çeviriyor. bu üçlemeye ilave bir de pazar akşamüstü (cumartesimiydi yoksa?) görevimiz tehlike vardı.. ah inanırdım ulan ben o mesajın kendi kendini yok ettiğine... (bkz: kişinin büyüdüğünü anladığı an)
- artık ne bizimkiler var ne de parliament pazar gecesi sineması..bülent ersoy'dan eski türkçe öğrenebileceğimiz* popstar alaturka var ya da işte uyduruk buyduruk diziler..
banyomu yaptım,sobanın önüne geçtim,kestanemi koydum üstüne,eski günleri anıyorum...
- ve akıldan çıkmayan,yapılmamış,yapılmayacak olan resim dersi ödevi şeklinde devam edebilen cümle.
- ertesi günün haftanın ilk işi günü olması münasebetiyle güzel bir banyo yapıp aklanıp paklandıktan sonra ailenin diğer üyeleriyle birlikte çay eşliğinde bizimkiler seyredilir, sonrasında ise leziz bi giriş müziğine sahip parliament gece sinemasını yalnız seyretmek amacıyla salona koşulur.
fakat her güzel şeyin olduğu bu üçlemenin de bir sonu vardır ve sinemanın bitişiyle birlikte dayanılmaz bir sıkıntı çöker yüreklere....
- bir de bunları tamamlayan; yıkanmış, mis gibi çamaşırların ütü kokusu vardı..
- 90 larda çocuk olmaktır kısaca..dizi de film de ne kadar güzel olursa olsun asla yeterince zevk vermez.sıkıntı basar insanı sona yaklaştıkça.gittikçe büyür sıkıntı.sonra siz büyürsünüz.işkence gibi olan o sıkılmaları bile özlersiniz..
- (bkz: insanı alıp götüren üçlüler)
- pazartesi gününün yani bir öğrenci için kabusun habercisi olan üçleme. ayrıca parliament pazar gecesi sineması sonuna kadar izlenirse muhtemelen ertesi gün geç kalınır, okul idaresi sıkıntı ise haftanın kötü başlayacağının habercisidir.
(abdkl, 02.01.2008 15:48)
- muhtemelen gece saat dokuzda sona erecek mükemmel olay. ve yine muhtemelen güzel çizgifilmleri (taş devri, jetgiller,şirinler,roadrunner vb)izleyebilmek için sabahın köründe kalkılmıştır. şimdiki gibi winx club falan da yoktur o zaman. ya da saçma sapan kadın programları ekranları parsellememiştir. 7 yaşın masumluğuyla haftada bir ya da iki gün bu lezzete ortak olunur. ve saat dokuza kadar annenin kucağında parliament pazar gecesi sineması izlenir. muhtemelen fingirdek ikizlerin (şimdi eşşek kadar oldular) filmleri izlenir, ve sonra annenin kucağında uyunur. güzel günlerdir.
- şimdi dikiz aynasından bakınca hayata,en güzel günlerimin tamamlayıcı üçlüsü...aslında pazarlardan hazzetmesem de hala tadı damağımda.ertesi günden, pazartesiden, nefret etme sebebi.hatta belki de en sevdiğim çizgi filmin garfield olmasında da rolü vardır.artık ulaşılmaz olan bir şey de kalmadı.oyunlar bile üç boyutlu hatta benden bile gerçek olan karakterlerle dolu.haliyle ulaşılamaz olmanın cazibesi yok hiçbir şeyde.bir kuşağın karakteristik özelliğidir bu üçlü.
kimi insanlar geçmişi,kimi insanlar şimdiyi yaşarlar.her ne kadar anı yaşamaya meyilli olsam da o günleri unutmak,çocukluğumuza ihanet gibi geliyor bana,unutmuyorum.
- (bkz: 90larda çocuk olmak)
- bir sonraki gün giyilecek önlüklerin anne tarafından ütülenmesi ile devam etmiş süreç
- bi de bunun cuma gününü haftasonu tatili için değil süper baba için beklemek versiyonu vardir...
- sol frame'de görüp my sweet child in time, you see blind dediğim durumdur. lan gözüm doldu şerefsizim.
- büyük ihtimalle, babaların da önünde meyve tabağı olurdu bu karede.
|