düzeltilmemiş sesinin bantları orda burda dolaşan,ondan sonra da ''o ses benim değil,bu çok büyük bir terbiyesizlik'' diyen,hala 90-60-90 olduğunu iddia eden(eskiden öyleydi sanki!),o dümdüz sapsarı saçları hiç değişmeyen garip varlık.
eski türk filmi çıtırı.şu zamanların süslü kokonası.saçlarını her konumda sağdan sola yada soldan sağa atmasıyla hatırlanabilir.yada kırmızı rujlu dudaklarının ü-u arası bir harfi çıkarmaya çalışırken aldığı şekil ile.
aklımdaki komplo teorisine göre acayip akıllı olan insan, nerede nasıl ilgi çekeceğini ve kendinden iyi/kötü nasıl söz ettireceğini çok iyi biliyor. aslında herşey planlı...
tanrım yalçın küçük gibi konuştum
(bkz: beni okuyun ama bana inanmayın)
bir filminde , sıcak bir yaz günü arabası bozulmuş ve yoldan geçen yakışıklıdan "motorum bozuldu" diyerek yardım isteyen , bu repliği ile de zaga'da uzun zaman konu olan güzel ve oldukça akıllı olduğunu düşündüğüm kadın.
ünlüler çiftliğinde 1 haftaya yakın belki de fazla banyo yapmamış,sadece kameraların önünde ve kameraları gördüğü halde soyunarak üstünü sabunlamış insan.hala başparmağının üzerinde yürüyor ve tahminimce geniş olan tamponunu kamufle etmek için sürekli bir şalı beline dolayarak geziyor.
sinyal işleme(digital signal processing) dersini aldıktan sonra örnek(sample) olarak sesini alıp , inceleyeceğim , üstünde bilimsel makaleler yazacağım kadın ultra-insan...
bütün filmlerinde havuz başında üç nokta tekniği ile yatar bu esnada "hen hen hen..." temalı müzik çalarken tecavüzcü coşkun tarafından otelin balkonundan izlenir, yahutta you're my heart you're my soul eşliğinde stüdyoda poz poz resim çektirir, o olmadı yine müsait bir modern talking şarkısıyla diskoda dans ederken tecavüzcü coşkun veya nuri alço tarafından içkisine ilaç karıştırılır. böyle sanatkar bir kişidir bu.
babamdan şan dersleri almaya geldiğinden babam kendini apollon olarak tanıtınca kahkalara bogulan bunun üzerine babamın "siz bunca sene kendinizi afrodit olarak tanıttınız biz güldük mü?"deyip kibarca şan dersi vermeyi reddettiği her daim şen şakrak görünümlü!! sarışın bomba!!
televizyon makinası'nda playback okuduğu şarkılara bile girmeyi beceremeyen,bizim mi onunla, onun mu bizimle dalga geçtiğini anlamadığım bir acayip kadın.böyle bir insan olamaz çünkü.
televizyon makinasına konuk olmuş, şarkıcı olduğu söylenemeyen ve playback yaparken eski sevgilisini hatırlayıp göz yaşlarını tutamayan film oyuncusudur. her ne kadar şarkı söylemeyi ya da verdiği vücut ölçülerine sahip olmayı becerememiş de olsa, göz yaşlarını görünce üzülmemek elde değil.belli ki aşk acısı çekiyor.
sinir eşiğinin tesbiti için gayet uygun bir malzeme. tv açılır, banu alkan seyredilmeye başlandığı anda kronometrenin başlat düğmesine basılır. bu bağyanın seyredildiği her dakika,her saniye eşiğin yüksekliğine tekabül eder. hele yanında bir adet de murat taşdemir varsa.. o saniyelerin değeri katlanır. iki kat, beş kat, kat kat... ama genelde eşik meşik kalmaz, fıttırır insan.*