şıpsevdi olmaktır.. güzel piyano çalardı o kadın. o bir söğüt yaprağıydı sanki bense bir mermi gibi derin ve pusuda.
yataklar vardı konuşmak için ve
öpüşmek için telefon kulubeleri. ben ise sadece
aşk arıyordum.. mesela elleri beyazdı sadece elleri vardı yalnızlığı ile benim aramda... eller
ivardır ki, ellerim gibi sürükler beni belirsizliğe...
karanfiller açıyordu o zamanlar gözlerinde..yağmur yağar hep zaten o günlerde.. ilk gö
rüşte aşka inanan bir kişi olarak ''çok mu film izliyorum bana mı öyle geliyo'' aşkın aşk gibi yaşandığı düşündüğüm günlerde çıkmıştır karşıma veya yine diyorum hep dedim tek sorunum
bana azıcık ilgi gösteren her kadına aşık oluyorum... sessizce gelirdi yanıma başını omzuma yaslardı... film izlerdik. konuşmazdık ki bakardık sadece birbirimize ben onun
mavi gözlerinde kaybolurdum. aslında iyi de bir çifttik hani. şiir gibi sesiyle doldururdu kadehimi sanki
laleliden dünyaya giden bir trendik.. belki de biraz g
eç rastlamıştım ona. susarken bazen herşeyi anlatırsın ya ondan işte.. kuşlarını çoktaaan salmıştı çatılar.. o ise elleri benimleyken, gözlerindeki hayaller bambaşkaydı... anlattı bana
imkansızsevgilerini ben dinledi
m aylarca... onun aklı başka birindeyken oysa...
sen değil başkasındaydı...
halbuki piyanoyu nasıl çaldığın değil çalarken hissettiğindir önemli olan..ama hiç bir zaman ben olamıycaktım o kişi...olmadımda...