|
|
- çok eskiden trt de gösterilen yabancı bir diziydi sanırsam..
- sizin için önemli olan bir şeye başlamadan önce, güvenilen insana söylenen söz..
- manha de carnival'in ön ayak olmasıyla kısa bir imdb sorgusundan sonra karşıma çıktı, 1987 ingiltere yapımı 23 bölümlük bir dizi.
başrollerde jeremy northam, sebastian abineri ve jane asher'in oynadığı dizinin orijinal ismi wish me luck. dizi, fransa'da faaliyet gösteren ve sivil gönüllülerden oluşan bir birimin etrafındaki olayları anlatan bir dramaydı. trt'nin tek kanallı (trt2 vardı sanırım o zaman) döneminden kalan güzel bir diziydi..
bu da adresi: http://www.imdb.com/...
- (bkz: wish me luck)
- 5 ekim 2007'de vizyona girecek olan 2001 yapımı bir çağan ırmak filmi. künyesi için;
(bkz: http://www.imdb.com/...)
şimdi gelelim asıl olaya.
bugünkü hürriyet gazetesinde ömür gedik'in bu filmle ilgili yazısını okuduktan sonra, henüz izlememiş olmama rağmen film hakkında bir şeyler yazmak istedim. belki olaya önyargılı yaklaşıyorum ama çağan ırmak'ın kendisinin dahi beğenmediği ve yapımcıların kurbanı olduğunu söyleyerek tam anlamıyla bitirmeden bıraktığı bu filmi tamamlayıp, şu sıralar popülaritesinin zirvesinde olan bir yönetmen üzerinden para kazanma ihtirasları olan yapımcılar çok ilgimi çekti.
adamlar filmi beğenmiyorlar ve rafa kaldırıyorlar. sonra yönetmen çok ciddi anlamda gişe yapan bir film* ile parlayıp zirveye çıkınca, beğenilmeyip yenmemiş bir yemeği tekrar ısıtıp sofraya koyuyorlar adeta. tamam, elbet filmin hakları yapımcının elindedir. ister gösterime sokar, ister üzerine benzin döküp yakar. bu kendi bileceği bir iş fakat çağan ırmak'ın yaz aylarında çekimini tamamlayıp gösterime hazırladığı ve çok yakında vizyona girecek olan ulak filmi için de büyük bir haksızlıktır bu durum.
türk sineması'nın bugün neden çok daha iyi bir durumda olmadığının nedeni bariz ortadadır. yapımcıların bencillikleri ve para kazanma hırsı... bunlara göre sanat ne sanat için, ne de toplum için. sanatı sadece para kazanmak için bir araç olarak görüyorlar!
ayrıca bana şans dile filmi; bırakın sinema camiası ve sinema eleştirmenlerini, izleyenler tarafından genel anlamda kabul gören bir film olursa, bu giriyi 'göt olmuş' olarak editlemeyi de bir borç bilirim.
- yeniden yazar olabilmek için arkadaşlarıma soylediğim cümle
- kaba gelecek mi bilmiyorum. pek de uygun düşmüyor bir film yazısına ama denir ya tarantino 31 çekse izlenir diye; türkiyede artık çağan ırmak filmlerine de, çağan ırmak filmi diye gidiliyor. fragmanlarında bile, -film 6 yıl öncesine ait olsa da ırmak'tan tınılar yakalamışsanız; yine çok eski de olsa önümüze farklı bir konu, senaryo, bakış açılarıla çıkabilmişse, her seferinde de bu işleri böylesine özgün yapabilmeyi beceriyorsa, yapımcısına rağmen gidilecek filmlerdendir, çağan ırmak filmleri..
bana şans dile'yi, ırmak'ın başarılarını gördükten sonra izlemek, insanın yüzünde tatlı bir gülümseme yaratıyor. çünkü belli ki o işin heyecanı, amatörlüğü ironileşmeye çalışarak kapatmaya çalışan metnin ve birkaç dublaj hatasının üzerini güzelce örtmüş. prosofyonellıge gecısının guzel bır ornegı, ırmak ıcın.
ama öyle beklenmedik vuruyor ki her anında, hiç şakası yok.
izleyin, izlettirin..
- ismiyle alakasız gibi görünse de, her anında şansın insana yakınlığını ve uzaklığını sorgulatan film.
kimisine göre amerikan filmlerine özentidir konu itibariyle, ancak önyargı ile gitmeyip replikleri dinlemek gerekir ötesi değil sadece o replikler..
- ismai hacıoğlu ve melisa sözen'in de ilk sinema deneyimleri idir, imiş.
- çağan ırmağ'ın ilk uzun metrajlı filmi. birçok güzel şey anlatır. hatta bu filmi seyrettikten sonra şiir yazmama sebebiyet vermiştir. oyunculuklar biraz tartışılabilir ancak yönetmen ve senarist on numara olmuş. sonunda " yapmayın etmeyin " mesajı verse de ben aldım mesajımı. gerçekten kişiyi çok etkileyebilir ancak oyunculuklar problemli dediğim gibi.
- bahadır adlı karakterin söyledikleri ile gözlerden yaş akıtan filmdir...
- %70'ini ağlayarak izlediğim filmdir...
" hatırladığım bir karanlıktı önce
beni göremeyişin,sana uçamayışım..
bilmem, belki de öğrenemedi kanatlarım
karanlıktaydım önce
ben, ışığını arayan pervane...
sesini duyuyorum, seni bulamıyorum
elini uzat, tam burdayım
seni arıyorum, hiç durmadım ve yorgunum
bak, tam burdayım
bırak artık omzuna konayım
ışıklar pervanelerin ölümüymüş derler..
derler ki gözlerini kör edermiş hareler
hiç görmedim ki ışığını, nasıl kör olayım?
bak, tam burdayım, bırak omuzuna konayım"(fani, 01.09.2008 15:41 ~ 15:42)
- aynı zamanda oya&bora parçasıdır;
"gözlerim alıştı karanlığına
görmüyor güneşi, görmüyor ışığı
şans dile, yola çıktım ben
bana şans dile, yoldan çıktım
bu yalanlar oyununda her birimiz
kendinin yıldızı, kendinin aşığı
gözlerim alıştı aydınlığına
görmüyor geceyi, görmüyor yıldızı
şans dile, yola çıktım ben
bana şans dile, yoldan çıktım
konuşsam duyulmaz, bağırsam nafile"
|