günlerden bir gündü, hatırlamıyorum şimdi.
msn'imi bulmuş bi yerden, engelledim. sözlükten mesaj attı, cibiliyetsizlere ekledim. telefonumu sormuş soruşturmuş sonra,
çağrı engelleyi kullanmayı bilseydim eğer, bugünlere gelememiş olurduk. ama bilmiyordum maalesef. açtım. merhaba ben bambuk dedi. bambuk bir insanım, birer hamburger yiyelim mi diye sordu. her zamanki gibi açtım, 4s kuralıyla kabul ettim.
'gel beraber çayçelim'ler başladı sonra. bunlar gel zaman git zaman 'hadi iki bira içelim'e dönüştü. ve içki sofrasında tanıdım ben bu şahsı. hatta öğrendim ki aynı dershane merdivenlerini arşınlamışız, aynı ingilizce hocasına aşık olmuşuz, aynı sınava girmişiz, ikimiz de sıçmışız. ilk sevgililerimizin adından tut karakterine kadar aynı olduğunu da öğrenince korktum ben bi baştan. de get yaklaşma dedim ama bir baktım ki uyuyor bu şahıs evimde. hem de benim yatağımda! ses etmedim, üstünü örttüm.
anlatacak çok şey vardır esasen ama gerenk yoktur. en asil duyguların insanı, en bitmek bilmez muhabbetlerin adamıdır kısaca. üzüyor kendini bu aralar ama geçecektir. güzellikle, olmadı kafasına vura vura akıllanacak, titreyip kendine gelecektir.
son olarak, benim için hayırlı işlerin vesilesidir, uğurlu taşımdır; seçtiğim pikaçudur, seneye doğalgaz, telefon, adsl gibi bilimum faturaları üstüne yıkacağımdır.