sokakta, bahçede, site içinde oynayan çocuklarını her an gözleri önünde ve talimatları altında tutmak isteyen annelerdir. bir zamanlar kendilerinin de çocuk olduğunu ve anne direktifi ile oyun oynanamayacağını, oynansa bile zevk alınamayacağını bilmeyen ya da çoktan unutmuş annelerdir.
yakın tarihte gerçekleşmiş hatırladığım bir diyalog:
(sitenin çevresi çitle çevrilidir, çocukların oynadığı yeşillik alana araçlar girememektedir, yani çocuklar için araç tehlikesi yoktur... sitede aralarında 70 metre mesafe bulunan iki ayrı oyun parkı bulunmaktadır.)
çocuk: aneeee
balkon annesi: efendiiim
çocuk: öbür parka gidicem.
balkon annesi: hayııııııır. biraz bisiklete bin....
(aradan 10 dakika geçer)
çocuk: (bütün arkadaşları diğer parka gittiğinden sıkılmıştır) anneeee eve gelicem.
balkon annesi: önce git şapkanı al poşete koy, ceketini al, asansöre gel, inip seni alacağım.
çocuk: ......
bu balkon anneleri ilerleyen yıllarda çocuklarını okul sınavlarına götürür, sınıflara kendi elleri ile oturturlar... daha ilerleyen yıllarda üniversite giriş sınavı ve iş başvurularına çocuklarını götüren balkon annelerine de rastlanmaktadır.
bu annelerin çocukları sözlük yazarı olduğunda sözlükten kendisine "hatun" bulmasını isteyebilir. evlendiğinde ise "sözlük çocuk yapabilir miyim?", "sözlük çocuk nasıl yapılır?" başlıklarını araştırmaları da mümkündür.
balkonlardaki anneler kendilerine çeki düzen verip çocuklarının çocukluklarını yaşamalarına fırsat verseler bu memleketin hali daha iyi olacak.