yetiştiricilik mesleğinden bir dostumdan dinlediğime göre rivayet o ki, geçen senelerde ziyaretçilerin yardımsever tavrı sayesinde semizlendikçe semizlenen göl sakinleri arasında büyük bir ölüm dalgası yaşanmaya başlanmış, her gün onlarca balık ölü bulunmaktaymış. yerel yönetimden hadiseyi çözmesi için ismini vermeyeyim, çukurova üniversitesi su ürünleri fakültesi'nden bir profesör görevlendirilmiş ve bu amcamız bir emrah ablak hikayesi hesabı iki asistanını yanına alarak gölün yolunu tutmuş. kahramanımız profesör şehri gezip, kebaptır ayrandır indirirken asistanları ölümlerin sebebini araştırmışlar ve bol bol üreyen balıkların gölde stok fazlası oluşturduğunu ve bunun da ölümlere sebep olduğunu tespit etmişler. yöre halkının balıklara dokunmaktan bile korkan tavrıysa çözümü oldukça zorlaştırmış.
bakmışlar işin çözümü yok, bir sabaha karşı iki asistan yanında birkaç yardımcıyla gölden balıkların ciddi miktarını toplayıp dışarı çıkarmış ve kalan balıklar ölmekten kurtulmuş. kebapla ayranla iyice semizlenen profesörse ertesi günü televizyonlara çıkarak "şöyle yaptık, böyle yaptık gölü kurtardık" demeçleri vermiş. balıkların yarısının sırra kadem bastığındansa hala hiç kimsenin haberi yokmuş.
ayn halîlü'r-rahman ve ayn zeliha göllerinden oluşan mekan. efsaneye göre halîlü'r-rahman hz. ibrahim'in ateşe atıldığı yer, ayn zeliha ise onu seven, ona iman etmiş zeliha'nın ağladığı gözyaşları ile oluşmuş halîlü'r-rahman'a bağlantılı küçükçe olan göldür.
bu göle insanlar kağıda dilek atıp yazarlar, dilek balıklar tarafından yenirse gerçekleşir gibi rivayetler dönmektedir; zamanında annem babam ve iki aile dostumuz ile o dönemdeki kız arkadaşları buraya gitmişler, kızlar kağıtlara dilek yazıp atmışlar babam ve aile dostlarından birisi diğerinin kız arkadaşının dileğini sudan alıp gidip bir yerlere atmış, sonuç işte annem ve babam ile bu dileği atılmayan kızla diğer adam evlenmiş, diğer çift mutlu sona eremeden ayrılmış, işte böyle çok ilginç kudretli bir yermiş burası.*
balıklı göl, urfa'nın ağaçsız, sıcak ve kurak coğrafyasında bir vaha gibi salınır şehrin içinde. urfalıların günün sıkıntısını atmak için ziyaret ettiği nadir yerlerden birisidir. bu gölün çevresinde emniyet müdürlüğü tarafından sokaklardan kurtarılıp rehber yapılmış çocuklar size gölün tarihçesi hakkında bilgi verirler. ki, bunlar gerçekten de doyurucu bilgilerdir. balıklı gölün üst tarafındaki mancınıklardan urfa manzarası seyredilmeli, ancak buraya balıklı gölün kıyısından yukarı doğru uzanan bir dehlizden geçerek gidilmelidir. mancınığın olduğu yere başka yollardan da ulaşabilirsiniz elbette ama bu dehlizden geçip gitmenin tadı başka.
rehber oğlan: gölde üç tür balık vardır; kaya balık, sazan balık, alabalık.
aç genç: hımm alabalık, yenir mi canım bunlar?
r. o. : hezreti ibrehiimmm yanar iken odunlar balığa...
a. g. : peki oğlum biz sabaha karşı burdayız.