balık tutmak 

adana çık aradan

  1. bir sopanın ucuna misina ipi ve ucuna da iğne ile veya ağ ile balığı avlamak sureti ile gerçekleştirilen aktivite
    (sensey, 02.04.2004 15:06)
  2. birisini tongaya düşürme eylemine de verilen ad*
    (sensey, 02.04.2004 15:07)
  3. ufak motorlu bir kayıkla açılıp el oltası ile tutmak gibisi yoktur.
    makaralı uzun uzun oltalar zevk vermez, balığı hissetmek gerekir.
    sabah erkenden çıkılır, kayık çözülür ve yavaş yavaş yol alınır.
    balık olan yer biliniyorsa gidilir, bilinmiyorsa tahmin edilir, tahmin edilemiyorsa sallanır.
    arkadaşla beraber açılmak en iyisidir. muhabbet güzel olur.
    gideceğiniz yere vardığınızda önce deniz ekmekle yemlenir ki balıklar gelsin.
    ilk yemler oltalara takılıp rast gele deyip sallanır.

    beklenir...

    o an konuşulmaz.
    balık yemi ağzına aldığı zaman bir an hızla sonra daha yavaş ama seri biçimde çekilir.
    ilk balığı tutan sevinir.
    gün ortasına doğru yanınızda getirdiğiniz kuru köfteleri yersiniz... oy oy oy...
    ne zevklidir o...
    akşama doğru balıklar birikir.
    dönersiniz.

    siz çıkarken "akşama balık mı yiycez?" diye takılanlara nisbet yaparsınız.
    (mavio, 01.09.2005 17:38 ~ 17:40)
  4. zannımca dünyadaki en dinlendirici eylemdir. sabahın kör bir saati yada akşam üzerleri seçilir genellikle. kayıkla açılarak hele bir de çapariyle çıktıysanız inanılmaz eğlenceli aynı zamanda huzur vericidir. etrafta yanlızca dalgaların ahşap kayığa çarpışıyla çıkan su ve martı sesleri, arada bir yakınınızdan geçen balıkçılardan gelen rasgele nidaları ve çapariyi su yüzüne çekerken gördüğünüz pırıltıları tekneye alınca dedenizden duyduğunuz övgü dolu bir söz..
    (mynerva, 05.06.2006 17:17 ~ 17:17)
  5. - rast gele…
    - sağolun..
    - balık var mı çok?
    - beni balık ilgilendirmiyo pek.
    - e naapıyosun oltanla burada?
    - tavuk tutuyorum ben.. balık diil..
    adamın deli olduğunu anlamıştı. artık sıra dalga geçmekteydi.
    - ee bari çok çıkıyo mu tavuk?
    - bugün biraz az ama çıktı mı da besili çıkıyo.
    - hee iyi iyi.. rast gele…
    adam da oltasını kurar. bir gözü deli adamdadır. oltasını suya atar. ve beklemeye başlar. deli adam da sabırla bekler. yarım saat sonra akıllı adamın oltası aşağı doğru çekilmeye başlar. adam hevesle oltayı sarar. olta tamamen çıkınca akıllı adam da tamamen şok olmuştur.
    - hassiktir. tavuk lan bu!!
    - aa ne şanslısın.. sabahtan beri bi tane tutamadım ben.
    - tavuk suda ne arıyo?
    - buralarda böyle. öteki kıyıda balık var hep. ama bu kıyıda tavuk.
    akıllı adam tavuğu oltasından çıkarır. incelemeye başlar. bildiğimiz tavuktan hiçbir farkı yoktur. ne bir solungaç, ne bir palet. en sonunda bu tavuğun suda ne yaptığını merak ettiği için tavuğu suya atar. tavuk suya atılır atılmaz balık edasıyla çok hızlı bir şekilde dibe dalıp uzaklaşır. deli adam:
    - niye attın mis gibi tavuğu? 3 kilo et çıkardı bundan!
    - ben… ben bilemiyorum
    - hayda. bana verseydin ya. besili de bi şeydi.
    - nası bi yer lan burası??
    o sırada üçüncü oltalı adam gelir. akıllı adam hemen ona döner:
    - beyefendi buradaki sulardan tavuk çıkıyo??
    - ee kardeşim, ne bekliyodun?
    - e balık olması lazım diil mi?
    - o karşı kıyıda…
    - e bu tavuklar suda nası yaşıyo?
    - yumurtlayamıyolar suda. başka bi sorun yok.
    akıllı adam kendine gelmeye çalıştı. sakince düşündü. cevap bulamıyordu. o sırada yanına başka bir oltalı adam gelip:
    - rast gele…
    - saolun
    - çok çıkıyo mu balık
    - balık yok da… tavuk var bu suda…
    diğer adam garip bakışlarla akıllı adama baktı, ve dalga geçmeye başladı…
    - eee bari çok çıkıyo mu tavuk?
    (snitch, 27.11.2006 23:01)
  6. güzel bir tekne ile hayatın sonuna kadar yapılabilecek eylem.
    (sdr, 21.05.2007 17:38)
  7. ıssız ve keşfedilmemiş bir yerde yapıldığı takdirde insana huzur veren, ruhen dinlenmesini sağlayan hobi.
    (deniz büyücüsü, 21.05.2007 17:46)
  8. amatör ruh ve birkaç bira eşliğinde, ister teknede, ister deniz kenarında yapılası,
    yapılırken farkında olmadan dinlenmekten yorulduğunuz,
    biranın tadı bu kadar mı güzel olur dedirten,
    bunu dedirtirken zevkten geberten, balık tutma eylemsisi...
    (coughlin yasası, 21.05.2007 18:15 ~ 18:16)
  9. uzun bir aradan sonra tekrar başladıysanız tuttuğunuz iki mırmır ile eve dönerken; oltanızı denize rehin vermiş olmanın getirdiği sinirlilikle "poseidon allah senin belanı versin." sözlerini sarfetmenizi sağlayan güzide rahatlama eylemi.
    (nevarlannevar, 06.10.2007 17:56)
  10. yazarınızın sıkça yaptığı eylem.geceden hazırlanan haşlanmış yumurtalar ve termostaki çay, torbalara konulur. yaz aylarında derin dondurucuya atılan yarıya kadar doldurulmuş pet şişeler içindeki su, itinayla köpük kutuya yerleştirilir.yemler (sülünes,boru kurdu ya da çimçim karides ) buz tutmuş pet şişelerin yanına yatırılır.karga bokunu yapmadan yola çıkılır. yol üzerinde bulunan ekmek fırınından alınmış sıcacık ekmekler kemirile,kemirile tekne başına varılır.artık denizdesinizdir.ürpere ,ürpere balığın bol olduğu yere gidersiniz.ilk olta sallanır ilk balık alınır.genelde ilk balığı çekenin çenesi açılır.diğerleri ürkektir.onlarda balık çekmeye başladıkça muhabbet koyulaşır.herkes balık tutarken gevşek davranan, yemini kontrol etmeyen, acemiye kötü nazarlar atılır.balık kesince (oltaya gelmeyince) plastik bardaklar ortaya çıkar ve ilk çaylar içilir. yanında ekmek arası yumurta yenir.tuz almayı genellikle unutursunuz. önemli değildir.yumurtayı suya bandırır yersiniz.akşama doğru ağrıyan kıçınız ,yanmış suratınız ve bir o kadar da mutlu yüz ifadenizle karaya çıkarsınız.ilk yapılan iş bir soğuk birayı gövdeye indirmektir.teknenin temizliğini yapıp.ikinci birayı yuvarlarken günün mana ve ehemmiyeti hakkında ki nutukları dinler mest olursunuz.güzel şeydir denizle uğraşmak ve balık tutmak.
    (denizbalinası, 29.07.2008 03:31 ~ 04:12)
  11. (bkz: fishing)
    (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 29.07.2008 04:08)