gariptir ama koskoca marketleri gezmekten ziyade, deniz olmayan bir şehirde deniz kokusu almak için o koca marketlerden daha bir hevesle gezdiğim, genelde sakallı ve ayağında mavi plastik botları olan çalışanları, kışın bir tenekenin içine ateş yakarak ısınan bu çalışanların akşam saatlerinde bir sote yere çekilip rakılarını yudumladıkları yer.
midye tava kokusuyla tayland'ın meşhur sokaklarını hatırlatan, pazarın üzerindeki kocaman saati 2 sene sonra farkettiğim ve hemen yan tarafında bir kilise bulunan yer. geceleri ön tarafına öylesine bırakılan gri porsche şahsımındır.
atvshow gibi süper(!) tv. kanallarının cins muhabirlerinin halkın nabzını tutmak için takıldıkları, "bu sene de balıklar coştu, hem halk hem esnaf güldü... barbunun kilosu kaça dayı!" şeklinde komedyenlik yaptıkları pazar.
şarkısı bile olan mekandır. eski istanbul kadınlarından birinin söylediği çok ama çok eski bir şarkıda geçer adı..
gittim baktım şıkır şıkır balık pazarı
üç tek attım sarhoş oldum ayak üzeri
üç doluya üç tanecik badem şekeri
aman aman gülüm aman badem şekeri