kam, şaman. kopuz eşliğinde ilahiler, afsunlar ve şiirler söyleyen kişi. eski türk inancında bu kişilerin insanları iyileştirebileceğine inanılmaktaydı.
bu kelime önce uygur metinlerinde ve özellikle budist metinlerinde karşımıza çıkmıştır.
moğol devletleri, müslümanlığı, resmi din olarak kabul ettikten sonra, bahşı kelimesinin eski manası da ortadan kalkmıştır. kelime sadece “uygur harflerini ve edebi türk ve moğol kelimelerini bilen katip” manasını ifade etmeye başlamıştır.
bağşı kelimesi hazer ötesi türkmenleri arasında, “iki telli tanburaları ile şiirler okuyan halk şairi manasına gelir. azerbaycan ve anadolu türkleri’nin “âşık” unvanlı saz şairlerinden farksızdır.
anadolu’da ise 15. yüzyılda, iran’daki karışık siyasi vaziyetler dolayısıyla memlekete gelen bahşılar sayesinde fatih ve ıı. bayezid devirlerinde osmanlı divanlarında uygur alfabesinin bilindiğini ve kullanıldığını ama halk diline ve edebi dile giremediğini biliyoruz