bakkala gitmemek için kasan bünyenin en sonunda dayanamayıp kavgaya girmesidir.
şu ana kadar bakkala gitmeme kavgasının yapılmadığı bir ev görmedim. aslında bakkala gitmek küçüklerin görevi tabi (evet küçük kardeş, bu lafım sana) ama bazen soytarılık yapan kardeş isyan çıkarabiliyor, "hep ben gidiyorum ulan yeter be" şeklinde cümleler kurabiliyor. hemen ümüğünü sıkmayın, sakin olun. evin küçüğü o ve bakkala o gidecek. eli mahkum.
ulan hem evin küçüğüsün bi b.ka yaradığın yok hem de bakkala gitmemek için diretiyorsun. olacak iş mi bu yaptığın? sömürüye geçmesine izin vermeyin, kaybedersiniz.
dövüşün efendim, gitmiyorum ulan ben de deyin. sus pus olacaktır, eminim. o sırada ortama giren anne blöfunü yapacak yine " ben gideyim" bari diyecektir. kanmayın, blöf. ben bakkala giden anne görmedim. o sırada kardeşin ümüğünü sıkıyorsanız bırakın, koşarak gidecektir bakkala.
halbuki böyle olmasa, gitsen direkt. boşuna beni de yoruyorsun kendini de. olsun ama sabah sporu oluyor ikimiz içinde. güzelmiş bak.
genelde iki kardeş arasında başlayıp ev halkının da dahil olduğu, incir çekirdeğini doldurmayan konusuna rağmen annelik veryansınlarına, kardeşin duygu sömürüsüne maruz kalınan küçük çaplı savaş.
kardeşler arasındaki yaş farkıyla ters orantılı bir durumdur. yaş aralığı yükseldikçe kavga olasılığı düşer. küçük kardeş bakkalın yolunu tutar, zaten büyük olan bakkala gidiyosa onun ben kalıbına tüküriim.