daha önce bakkala makyajlı görünüp, makyajsız göründüğünde bakkalın verisye yazmıyacağından korkan insanlardır. ama biraz aptaldırlar. makyaja verdikleri para ile pekala verisiyenin bir kısmını kapatabilecekleri akıllarına gelmez.
her zaman, hatta evde dolaşırken bile makyajlı olan insanlardır. eğer bunu kendi istediği için, kendini böyle rahat hissetiği için yapıyorsa (ki böyle insanlar vardır, yataktan kalkar kalkmaz o gün kimseyi görmeyecek bile olsalar makyaj yaparlar) kimsenin bir şey demeye hakkı yoktur. yok eğer kafasını balkondan çıkarmayı potansiyel koca bulma aracı olarak görüyorsa, kendini birilerine beğendirebilmek için komik durumlara düşüyorsa allah akıl fikir versin denir.
güzellik kraliçesi seçilenlerin yarışma kuralları uyarınca makyajsız, bakımsız..vs dolaşmaması gerektiğinden içine düşebilecekleri saçma durum (ama dünya çapında seçilince mi yoksa türkiye çapında mı orasını unuttum sadece azra akın'ın zamanında böyle bir durumda olduğunu hatırlıyorum).
bilindiği üzere, aös bir karma devlet yurdudur. erkek yurtlarında veya kız yurtlarında naylon terlik, solgun renkli bir tişört ile gezen insan oranı, aös'tekinin çok daha üzerindedir. kantininde piyasa yapılır, karşı cins kesilir, hava atılır, vs.
aös'te bazı kızlar, makyajı, fönü, parfümü tam olmadan kaldıkları bloktan dışarıya çıkmaz.
ayrıca, aös'te kantin, internet kafe, bilardo salonu, gece 01:00'a kadar açık olmakla beraber, kızların en geç saat 00:00'da odalarında olmaları gerekir. yalnızca ders çalışmak için, dışarıya çıkmamak kaydıyla kütüphanede sabahlayabilirler.
fakat ramazan ayında, bu tesislerin tümü 24 saat açık olur. yine de kızların 00:00'da bloğa girme zorunlulukları değişmez. erkekler istedikleri kadar kantinde oturabilirken, kızlar saat 00:00'da odalarına girmek zorundadırlar ve 03:00'dan önce bloklarından dışarı adım atamazlar.
ve bu bakkala bile makyaj yapmadan giden kızlar için, 12'de odaya gidip, makyajı bozup pijamaları giyip yatmak ve saat 02:30'da kalkıp tekrar makyaj, fön ve diğer işlemleri tamamlayıp ortamlara akmak oldukça zor bir iştir. bu nedenle, sosyal tesislere giremedikleri süreleri, kütüphanede uyuklayarak, muhabbet ederek, vs. ile geçirirler.
bu insan türü kütüphanedeyken oraya boxer ile dalmak ve her yerini kaşımak çok zevklidir. kütüphanenin orta yerinde bir masaya konuşlanıp kütüphane ahlakının dışına çıkmadan, yani gürültü yapmadan herşeyi yapmak serbesttir. laf etme meşrulukları da yoktur, çünkü aynı bokun kahverengisini kendileri sıçarlar.
tüm toplumu "çubuklu pijama ve topuğuna basılmış iskarpinle bakkala giden amca"dan daha az rahatsız etmesi gereken insan güruhudur. hiç değilse pijamanın tepesinde kendilerinden önce bakkala giren bir malafata sahip değildirler.
not: çubuklu pijamaya gıcığım olduğundan değil. senelerce giydim. pikniklerin vazgeçilmezidir. ama "pijamayla bakkala giden göreceğime makyajlı gideni görmeyi tercih ederim"
kalıcı makyaj yaptırmış insanların çizeceği imajdır. kendileri aynı zaman makyajla uyuyan, makyajla banyo yapan, makyajla güneşlenen..vs insanlar olarak da tanınma olasılığına sahiptirler.