ilçeyle aynı ada sahip meşhur bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesi olması sebebiyle, ilçede oturanların nerede oturduklarını söylediklerinde ortamdakilerin tebessüm etmesine neden olan ilçe.
ilkokulda ortaokulda lisede bakırköyde dersaneye giden insanlar için anıların canlandığı,''şu kadarcıkken de bu yollardan dersaneme giderdim'' diye geçmişe dalınan bir zamanlar nüfusu 1 milyonu bulmuş ilçe.her köşesinden mağazalar fışkırır,bütün markaların burada en az bir mağazası vardır,carousel önü tikilerin toplanma yeridir,dersane önleri öğlenleri insan yığınına dönüşür,buluşma yeridir,çoğu zaman aynı çiftler için ayrılma yeri de olur.istanbul da kadıköy ile benzerlikler gösterir,ama lise için kadıköyde geçirdiğim 3 yıl boyunca her gün bakırköy ün daha güzel olduğunu iddia ettim hep de edeceğimdir.
(bkz: memleket milliyetçiliği yapmak)
deniz otobüsü sayesinde kadıköy'le arasında sadece 20 dakika olan; sahili, alışveriş merkezleri, okulları, ataköy'ü, yeşilköy'ü, okulları, eğlence merkezleri, fildamı hatta hipodromu ve tabi zengin belediyesiyle istanbul'un en kalkınmış ilçelerinden biri.
şu anda oturduğum yer. bir zamanlar sakin bi yerdi ama hırsızlık olaylasrı son zamanlar da çok yükseldi. bence yine de güzel bi yer diğer ilçelerle kıyaslanınca
70 li yıllardan 90 lı yılların başına kadar rock ve metal camiası içinde bakırköy kadıköy kaplaşması olarak bilinen zaman zaman şiddete varan ayrımın bir tarafı olan insanların mekanı. 70 lerde bakırköylü solcu cem karaca, kadıköylü sağcı barış manço arasında başlayan mevzuu 80 lerde ve 90 larda metal camiası ile devam etti. bakırköy tayfası olarak bilinen bu ekip bütün gün meydan da şarap içip takılırdı. konserlerde ayrı köşelerde takılan iki grup konserin bir yerinde mutlaka birbirine girermiş.
kısa zamanda üzerine bir (bkz: sözlü tarih çalışması) yapılması gerek olaylardır bunlar.
25 senedir içinde bulunduğum ve günden güne dahada kötüleşen ilçem.çocuktum eskiden bu kadar kalabalık olmazdı.fakat son bir kaç senedir bakırköy felaket kalabalık oluyor.cumartesi pazar günleri hiç bir şekilde çekilmiyor.eğer istanbul caddesinde veya oralara yakın bir yerlerde işim varsa meydandan gitmiyorum ara sokaklardan kaçıyorum.yerli insanları azaldı.artık eskisi gibi huzurlu değil başınız belaya girebiliyor.eskiden kitapçılar çarşısı meydanın hemen yanındaydı.sonunda bizim abiler ablalar olurdu.o zamanlar ufaktık bilmezdik.onların yaktığı teneke içindeki ateşte kışın ısınırdık.şu grup bu grup derlerdi.ilk megadeth,metallica,testament onların yanında dinlemiştim.cd satarlardı o zamanlar 500bin liraydı.yarım miyondu pahalı gelirdi bizlere.cdlerin kapakları beyaz kağıttandı üstlerinde isimleri yazardı.isimlerle uğraşılıp şekilli olarak yazılırlardı.sonra kitapçılar çarşısını daha ileriye tren istasyonunun sonuna aldılar.bir daha o ortam dağıldı.bir iki kişiyi görürdüm o kadar.kitapçılar çarşısının yeni yerinde eski tayfadan bir abimiz vardı kitap satardı.ama geçen zamanlarda uğradığımda tezgahını bıraktığını söylediler.bir onu görürdüm arada o da gitti.zannedersem içlerinden hakan abimiz vardı o marmara çarşısında gümüş vs satıyormuş.
civar semt lise öğrencileri için dershane semti.öss belasını atlatalı üç yıl olmasına rağmen her gidişte insanın asabanı bozan yer.beyaz adamın arkasındaki pasajda ucuz ve güzel gümüşler bulunur o ayrı konu fakat taksim gibi haftasonu gündüz gidilmesinin mantıklı hareket olmayacak semtlerden biridir.
bundan yıllaaaar önce istanbul'da yazlık mekan olarak kullanılırmış. bi nevi eğlence, dinlence yeri yani.. oysa şimdi peheeey! demekten kendimizi alamaz olduk.
günümüzde dershanelerden ve dershane geçliğinden geçilmeyen; yakın bir gelecekte yenilerinin de ekleneceği, galeria (ki istanbul un ilk alışveriş - yaşam merkezidir), carousel, town center gibi birçok büyük alışveriş merkezini barındıran, istanbul un batı kesiminin adeta merkezi. son zamanlarda yerleşim merkezlerinin şehrin merkezinden dışına doğru kaydığı düşünülürse; istanbul un beylikdüzü, avcılar, büyükçekmece, bahçeşehir gibi semtlerindeki insanların, yakınlığı dolayısıyla taksime gitmek yerine tercih edebileceği yerlerden biri haline geldi bakırköy. örneğin, benim için de birçok zaman arkadaşlarımla taksim yerine bakırköyde buluşmak çok daha işime geliyor. ancak, başta da belirttiğim gibi haftasonları oluşan kalabalığa en az 250 bin dershane öğrencisi de eklenince, adeta yollarında yürüyemiyorsunuz. ayrıca, cafe tarzı mekanlar çok az ve gençliğe hitap edecek yerler sınırlı. istanbulun önemli merkezleri sıralamasında üçüncü sıraya yerleştiriyorum bu semtimizi:
1-) taksim - beyoğlu
2-) kadıköy
3-) bakırköy
4-) beşiktaş
gündüz herşey gece hiçbirşey olan ilçe.
gündüz ilçenin nüfusu yaklaşık 2-3 milyon kişiye ulaşırken bu rakam geceleri 200.000-300.000'e inmektedir.
özetle bakırköy gündüz güzeldir, gece eğlenmek için taksim'e gitmek farzdır.
eski adı makriköy olan,
haftasonu bağcılar ve esenlerden gelenler sayesinde nüfusu 2ye katlanan yer.sahile yakın bi ermeni kilisesi,tren istasyonu,baruthanesi(yunus emre kültür merkezi)vb. bikaç tarihi eseri vardır.2 sene önce sahildeki kafeterya ve büfeleri yıkılmıştır.ateş ünal erzen belediye başkanıdır.ataköyü,osmaniyesi,kartaltepesi,floryası yeşilköyü vardır.bu son ikisi kurtarılmış bölgeler sayılabilir.sakinleri gerçekten de sakin insanlardır ve özellikle incirli caddesine yakın olanlar orta düzey memurlardır.bunların çocukları babalarının kısıtılı bütçesinin farkına varmayarak senelerce dersaneye giderler,ben bu dandirik kafede bu dandirik sinemanın lobisinde nie halen oturuyorum diye sordukları zaman bakırköyden kopma zamanları gelir bu çocukların.bakırköy zaten bir gün gidecek olanların mekanı olagelmiştir.