börtü böceğin piyasaya çıktığı andır. dün öğlenleyin ben bilgisayara odaklanmışken o tam solumda pencerenin kenarında tüylü tüylü yürüyordu. güvercin sandım önce, umursamadım. ama güvercinin içeride ne işi var diye düşünüp kafamı sola çevirdiğimde yürüyenin altı tane ayağı olduğunu farkettim. zaten güvercin kadardı. çok tatlıydı. hani insan yalnızlık hissettiğinde güvercinlerle konuşur ya. ben de madem güvercin yok, o zaman güvercin büyüklüğündeki simsiyah, şeker mi şeker örümcekle konuşayım dedim. tek kelime ettim ona. bekle dedim. bekle.
alet çantası holdeydi. birkaç adım ötede. içinden çekiç aldım ve odama geri döndüm. beklememişti şerefsiz. odanın içinde bir yere saklanmıştı. anladım ki güvercin olunmuyor, güvercin doğuluyor.
sonra düşündüm ki çiçekler, böcekler piyasaya çıkmış. demek ki bahar gelmiş. ve sabaha kadar benim gözüme uyku girmedi. elimde çekiçle bahar nöbeti tuttum.
bahar isimli hatunun ufukta belirdiği andır.
-bahar geldi lan.
+hani la?
-işte olum barın solundaki masaya oturdu.bak şu kelin arkasında tam.
+anaa evet.hadi ben kaçtım görüşürüz.
not:bir de manav tezgahlarında yeşil erik görünce deniliyor sanırım.ne alakaysa artık.
kaiserslautern şu an gol atıp kazanırsa benim için bu andır.
hapşırmaya başlanılan andır
*
- hatunlar, kıştan bıkmışcasına mini etekleri çekerler..
- erkekler, kışın beğenmedikleri bayanları, mini etekle görünce abazalaşırlar..
bir arkadaşımın sürekli,
"bana bi kız ayarla başıma vurdu artık..."
cümlesiyle başlayıp uzunca bir paragraf oluşturan kendiyle ve istediğiyle ilgili betimlemelerini yaptığı zamanlar;
"bahar geldi" dediğim andır.
erguvanların kokusunun duyulmaya başlandığı an..
dudağına yapıştığım andır.