kuşlar böcekler çiçekler.. seratonin, mutluluk, kediler..
nisan mayıs ayları, gevşer gönül yayları..
(kerdem, 11.04.2004 04:18 ~ 12.04.2004 19:22)
daha bir taksime çıkası gelir insanın.
sahil yolunda yürümek daha bi hoş olmaya başlar
ısınan havanın etkisiyle uyuşmak, derse girmenin zaten zorken daha bi zor hal alması, tatil hayalleri.
kendi kendini gidip platonik aşkıyla konuşma gazına getirmek
(bınar, 11.04.2004 21:48)
(kişi erkekse) kızların göze daha bi güzel gelmesi, vucudu ve beyni bir çeşit optimistliğin kaplaması, kıpır kıpır olmak, kapalı mekanlarda müthiş daralmaya başlamak
(ba of, 11.04.2004 21:52 ~ 13.03.2006 06:51)
hergün boğaza gitme isteğiyle dolup taşma(dersleri sık sık ekme gibi olumsuz sonuçlar doğursa da )
(bınar, 11.04.2004 22:02)
gümüşsuyu yan bahçenin popüleritesinin artması
koşup zıplamak istenmesine rağmen vücudu kaplayan anlamsız yorgunluk hissi
denizin doğanın insanı çekme gücünün tavan yapması
"nisan mayıs ayları,gevşer gönlün yayları" sözünün tedavüle girmesine sebep olan durum.
" artık ben bir kız arkadaş yapayim kendime " dedirtir insanı. tabi erkekleri düşünerek söyledim bunu ama lezbiyenlerin de aynı cümleyi kurma ihtimali var.
(fenriz, 11.04.2004 23:49 ~ 23:50)
ereksiyon maximum
*** düzeydedir...beyne giden kan miktarı düşer...efenime söliim...ayrı bi neşeli ..ayrı bir embesil olası gelir insanın...
polenler, tüycükler, pamukçuklar, çiçekler, alerji... bol bol alerji...
depresyona girmek
hava ısının artması ile beden ısısı da artar.
ısınan beden içten içten yanar. (bkz:
içten yanmalı motor)
içi sıcak olan beden, soğumak için soyunur.
henüz yanmayan, ısınmamış bireyleri ısıtır.
ısınan birey soğumak için soyunur.
böyle bir
saadet zinciridir bahar. ya da bir
besin zinciri.
uzun süre kullanıldığında göz bebeklerinin maviye dönüşmesine yol açar ve bağımlılık yapar. ancak insanın ömrüne ömür katar, algısını geliştirir.
(bkz:
dune)
bahar=çiçek polenleri=konjiktivit
finallerin tam gaz yaklaşması ama şenliklerin de yaklaşması eğlenme-çalışma ikilemi arasında kalmak. "şu kampüsün tadını şu çimenlikte yan gelip yatmış köpekler çıkarıyor bir tek a.k." derken ağacın altına uzanmış oynaşan gençleri görmek(gençler diyor a.k. duyan da sanır ki yetmişlik dede.) sizden başka herkesin bayağı eğlendiği sanrısı. ne romantizm kalır bünyede ne tutku. hormanlar çok sıkıştırırsa bünyeyi bir tuvalete uğranır sonra kalındığı yerden devam edilir hayata.
bilumum politik söylem, ezilen halk safsatası ve nevruz kutlamaları.
kişi öss neferiyse artık ders çalışamaz hale gelmiştir yazıktır.
zaten hiç gidilesi olmayan derslere gitmemek, mecbur gidilecek derslere de girdikten sonra "ulan dışarısı mis gibi, ben burda ders dinliyorum, sokayım böyle hayatın içine" diyip sıfır konsantrasyonla fiziksel olarak derste, ruhen dışarıda bulunmak, akabinde finallerde yağlı kazığın üstüne oturmak, daha da akabinde yaz okuluna kalıp yazın da içine sıçmak.
(devil, 05.05.2007 21:45)
okulu bırakmak, kendini doğaya, kuşa, böceğe,çiçeğe vermek isteyebilirsin.ancak bunun tam tersi olarak masa başına geçip finallere çalışmak zorundasındır.gerçek ile hayal arasında gidip gelirsin.