sözlük günlük periyodik bakım işlemleri sebebiyle az sonra kısa süreliğine servis dışı kalacaktır
 

bahçe duvarının üstünde oturan mahallenin abileri   

adana çık aradan

  1. efendim bu abiler her zaman üstüne basılmış yumurta topuk ayakkabı+tesbih+beyaz çorap üçlemini baş tacı yapanlardan olmaz. onlar da çocuk olabilir hatta ama yine de abilerdir işte 5 yaşındaki bir çocuğa göre. o oturdukları duvarın üstünde futbolcu kartlarıyla pişti benzeri bir oyun oynarlar ve mahalledeki tüm 3-7 arası çocukarıın hayalidir yapılan bu futbolcu kartı pişti maçları. küçük çocukların da vardır futbolcu kartları ama onlarınıkilerin 5te 1i kadar ancak. çünkü ne zaman yüklü miktar biriktirmeye başarsalar mahallenin bu ergen abileri gelir alır o kartları, bazen de insaflı davranıp bir oyun oynarlar ve nasıl oluyorsa hep kazanırlar, tabi ki yine almış olurlar kartları.

    bu abiler ne yapsa küçük çocukların gözünde o yapılmalıdır. ilk bu abilerden öğrenilir küfür etmek, ilk kavga bu abilerin bir kavgası izlendikten sonra yapılır, ilk kız muhabbeti bu abilerin yan komşu meryem teyze hakkında yaptıkları muhabbetin taklididir. hayatı öğretir kısacası bu abiler, insanın çocukken en güvendikleri şahsiyetlerin başında gelirler belki de bu yüzden.

    anneler hiç sevmez ama bu abileri, anneler "kötü çocuk" derler onlara, "serseri onlar arkadaşlık etme onlarla" derler de çocuğa çocuğun gözünde serseri kavramını büyütmekten başka bir şeye yaramaz bu söylenen "eğer bu abiler serseriyse serserilik iyi karizma bi şey" şeklinde bir düşünceyle.
    bu abiler okula gider efendim, çocuklar onların yolunu gözler, okuldan gelseler de ortaokul nasıl bir yer anlatsınlar diye. okul kavgaları vardır bu abilerin, tekme tokat dalan hocaları, her gördüğüne veren kaşar arkadaşları, elledikleri bi taşları vardır. istedikleri zaman postayı da koyarlar zaten müdür yardımcısına, herkes korkar onlardan okul dönüşlerinde anlattıklarına göre.

    ama büyüdükçe çirkinleşirler, küçülürler çocukların gözünde, belki de o küçük çocuklar büyüdüğü içindir ama yine de eski yerlerini kaybederler işte, kalmazlar o etrafa ışık saçan karizmaları. artık tek dertleri kızlar, futbol ve kavga olmuştur. ama mahalledeki küçük çocuklar kızlar için daha çok tazelerdir, onlarla futbol için fazla küçük, kavga için oldukça güçsüz. artık futbolcu kartları da yoktur o abilerin elinde çocuklarla ortak zevkleri.

    sonra bir gün yan mahallenin çocukları gelir o mahalleden bir çocuğu döver, intikam gereklidir ve mahallenin aklı şeyinde abilerine haber verilir, pek takmazlar tamam filan derler ve baktıkları porno dergiye gömülürler yeniden- hayal kırıklığının tavan yaptığı an no:1

    neden sonra bu abiler horoz kıvamında giderler dayak yiyen çocuğu da alıp yan mahalleye, tabi diğer tüm çocuklar da onların peşinden. dayak atan çocuk bulunur etrafı sarılır. herkes heyecanlıdır zira kan gövdeyi götürecektir ama oradan iki tane bizim abilerin yaşıtı çocuk gelir, muhabbet başlar, bir daha olmayacağına söz alarak döner abiler ama mahallede "s.keriz hepsini, dağıtırız beyinlerini, ne demek bizim mahalleye gelip dayılık yapmak" diyen tiplerin orada yan mahallenin abileri karşısında yavşak yavşak sırıtıp, "hehe demek oyun oynarken olmuş, olur öle zaten" tarzı cümleler kurmaları kapanmayacak bir yarık oluşturmuştur çocuklarn beyinlerindeki abi silüetlerinin üstünde ve tabi ki bu hayal kırıklığının tavan yaptığı an no:2'dir.

    sonra duyulur ki o abilerden biri manita yapmış, hayırlı olsundur tabi, ne bafiliyecektir şimdi o abi o kızı. karizmaları yine yükselmeye başlar abilerin anlatılan bafi hikayeleriyle doğru orantılı. konuşamaz ki bile o kız o abinin yanında, ne derse yapar ki onun, bizim abinin her işini görür ki...

    bir gün abiyle manitası gelir mahalleye, bi geçit töreni havası kaplamıştır mahalleyi çocukların dünyasında. tam "vay abime bak" cümleleri tavan yapmışken fark edilir ki kız kendi düşünceleriyle hareket edebilmekte, abinin köpeği gibi davranmamaktır. aciz beyinlerle "misafir ondan abi bu kadar nazik davranıyor" filan denir. neden sonra bi tartışma başlar da kızla bizim abi arasında kız basar s.ktiri gider. artık ne abinin karizması kalmıştır mahallede, ne de çocukların gözünde değeri. artık 1.000.000 tane futbolcu kartı toplasa bu hayal kırıklığının tavan yaptığı an no:3'ten sonra fayda getirmez.

    çocuklar kalplerinde hayal kırıklıklarının bıraktığı enkazla boyunları bükük bahçe duvarının üstüne oturup futbolcu kartlarıyla oynamaya başlarlar. artık abileri yoktur onlar için. etraflarında birsürü 3-7 yaş arası çocuk birikip hayran gözlerlerle onları izlemeye başlarlar....
    (ba of, 06.02.2006 17:45 ~ 07.02.2006 22:57)
  2. (bkz: hayatı biraya endekslemek)
    (wondrous, 06.02.2006 17:50)
  3. (bkz: duvar önü adamcıkları)
    (wolfshade, 06.02.2006 17:59)
  4. çeşme başını güzel gören bir duvar bulup bunun üzerine tüneyenleri , köylerde çapkın addedilirler
    (kornish, 06.02.2006 18:09)
  5. (bkz: hşşş bak bi)
    (selenge, 06.02.2006 18:16)
  6. (bkz: külhanbeyi)
    (tenement funster, 06.02.2006 18:18)
  7. - ağbi, bir haftadır bahçe duvarında yoksun ağbi? (küçük emrah tonlamasıyla okuyunuz)
    - sana ne lan?? gelmedim işte ibnetor, git başımdan.
    - ağbii, cırcır mı oldun ağbi? taş çekti değil mi ağbi ??
    - lan !!

    (bkz: yaşa taşa başa oturma)
    (fantastik karakter, 06.02.2006 18:22 ~ 18:22)
  8. aşşağı mahallenin çocuklarıydık. her daim misket oynamaya hazırdık ve en iyi kapçıklar hep bizde olurdu. bir de yukarı mahallenin çocukları vardı. basket sahaları farklıydı onların. etrafında çevrili olan teller her daim gıcır gıcır olurdu.. onların sahasında kızlar da basket oynardı fakat aşağı mahallenin basket sahasının etrafını çeviren tellerin arasından geçerek sahaya girerdik biz, ve mahallenin kızları bizim basket sahamıza girmezlerdi.. gece gece gidip basket potalarını kırardık*.

    yukarı mahallenin çocuğuydum, ama aşşağı mahalledekilerle iyi anlaşırdım. küfür edenden elli bin lira mı ne toplardık, o parayla top alıp mahalle maçı yapardık. maç sonrası aldığımız topu patlatır komandoculuk oynamaya giderdik. kimsenin evinde amstrad bilgisayar yokken evde bekleyen ibm 8086 beni ilgilendirmezdi.. yukarı mahalleyi hiç sevmedim zaten. çocuklara ısınamadım. aşağı mahalle hep daha sıcak geldi bana. zannediyorum yukarı mahalledekilerin anneleri beni sevmedi.

    aşşağı mahallede refah partisi baya örgütlüydü, partiye takılan aşşağı mahalleli gençlerden çoğu iyi kötü okudu, en azından lise mezunu oldu. yukarı mahallede ise chp örgütlüydü. hiç chp binasına girmemiştim o zaman. çok snob geliyordu.

    seneler geçti...

    yukarı mahalledekiler babalarının şirketlerinde görev aldılar, en kötüsü işletmeci oldu..
    aşşağı ise mahalledekiler çiçekçi oldu, bar koruması oldu, kurye oldu, diş teknisyeni oldu, katil oldu ya da öldü... bir tane mühendis de çıktı içlerinden.

    bir de derenin çocukları vardı. aşağı mahallede küfür edenden para toplanırken, derenin çocukları zincirleme küfür tamlamaları ezberlerdi ve bunları tekerleme yaparlardı. onlar hep hırsızlık yapardı. aşşağı mahalleden de hırsızlık yapanlar çıkardı bazen, sonra polis arabası cancanlı ışıklarıyla gelir, derenin çocuklarından birisini götürürdü.

    yukarı mahallenin çocukları kavgada hep kaçarlardı. ama derenin çocuklarıyla kavga çıkınca ağız tadıyla kavga yapılırdı.

    mahallenin abileri, hep aşşağı mahalledekiler olmuştu. yukarı mahallenin çocuklarından korkmuyorlardı.
    (atlantis, 15.03.2007 10:47 ~ 11:11)
  9. bahçe duvarının abisiydik sonra ne bahçe kaldı ne duvar ne abilik.daldığımız erik ağaçları da yok artık elektrik borusundan fişek atmaca da miskette oynayan göremiyorum ben ya çelik çomak ya kuka ya saklambaç seksek bile yok...
    (takashi, 15.03.2007 10:59)
  10. liseli sevgilileri vardır bunların.saçlarını evde sarıya boyayan siyah kalın kaşlı,sarı çarpık dişli kızlar.gezerler okuldan sonra,izbe kafelerde yiyişirler pis pis.sonra eve bırakır o kızı gider gene oturur duvara,vasıfsızlığın son raddesi.hayal ederken korkuyorum,aman ya.
    (epitome of pandemonium, 17.03.2007 02:22)
  11. orda oturdukları sürece asayiş berkemaldır.
    (ses deneme, 17.03.2007 03:10)