bahşiş 

adana çık aradan

  1. bir kişiye hizmeti karşılığı ya da sırf içten geldiği için verilen nakit hediye.
    (azwepsa, 13.11.2004 21:35)


  2. lokantalarda falan garsonlara verilen bahşişler kurallara göre * ödenen hesabın %10'u kadar olmalıdır derler..ne kadar gerçek hayata taşınır bu kural tartışılır fakat öğrenci adam bahşiş bırakmaz diye bir laf vardır..
    (zeus, 31.12.2004 02:38)
  3. asıl bahşişi sipariş vermeden evvel vermek icab eder ki böylece garson masanın hizmetini daha bir şevk ile ve hız ile yapsın. masadan kalktıktan sonra verdiğin 3 kuruşun* ne anlamı var. bi daha gidersen belki hatırlar. ama hatırlamasını istiyorsan da sağlam bahşiş bırakmalısın. yok yok. sen peşinen bahşişi toka et bak bi daha adam unutuyor mu seni.
    (azwepsa, 31.12.2004 09:37)
  4. bir kere verildikten sonra ve aynı mekana ikinci kez gidildiğinde garsonların "hoşgeldiniz" demelerine ve iyi muamele yapmalarına yarayan para...
    (clarinet, 31.12.2004 10:59)
  5. mekanda hesap öderken, sizinle ilgilenen garsonun size sunduğu hizmet karşılığı hakkettiği veya hakketmediği para silsilesi. hakettiyse eğer hesabın %10'u garsona bıraklır fazlası kroluğun alametlerindendir. haketmediyse tam para verilir ya da para üstünün tamamı cebe atılır..
    (cıgı, 11.04.2005 15:03 ~ 15:50)
  6. zaten işini yapmakta olan bir kişiye verilen ekstra ücret. müşteriye normalden farklı, ekstra bir hizmet sunmadıkça verilmesi bence çok saçmadır. reservoir dogs'un başındaki sahnede konu mr. pink* tarafından güzel açıklanmıştı:

    "garsonlar asgari ücret aldığı için onlara bahşiş vermemiz gerektiğini düşünüyor ve toplum böyle istiyor diye bahşiş veriyoruz, oysa mcdonald's garsonları da bize hizmet ediyor, onlara neden bahşiş vermiyoruz? zamanında ben de asgari ücretle çalıştım ama mesleğim toplum tarafından bahşişe layık görülen bir iş değildi. o nedenle bana 3 fincan kahve doldurdu diye garson kızın ev kirasına yardımcı olamam, bu devletin işi olmalı"

    (bkz: bence de)
    (aqua, 11.04.2005 16:08)
  7. net maaşın üstünde getirisi olan ekstra para.

    adamlar zaten işini yapıyor. bir de üstüne fazladan para alıyorlar. o zaman performans yönetimi sistemine geçsinler, prosedürleri olsun, prosedürlere göre eğitimleri ve denetimleri olsun. bozuk paramız yok diye alt sınıf muamelesi görmeyelim.
    (right lane must exist, 11.04.2005 17:21)
  8. bu bahşişler kişiye verilmez genelde. tamam kişinin eline verilir ancak kişi, bu bahşişleri alarak herkesin gelen bahşişi içine bıraktığı bahşiş kutusuna atar. iş bitiminde bahşiş kutusundaki bahşişler hesap edilir ve herkese eşit olarak üleştirilir. şu halde iyi bir şeydir.
    ayrıca bahşiş memnuniyet ifadesidir. yoksa kişilerin maaşları az diye onlara ödenen bir prim değildir. öyle olsa alçakça bir davranış biçimi olurdu.
    her şeye rağmen bazen bahşiş vermeden ayrıldığınız bir yerdeki çalışan sizi hoş karşılamayabilir. buna aldırmadan çekip gitmesini bilmelisiniz. nasıl memnun kaldığınızda onu ödüllendiriyorsanız, memnun kalmadığınızda da uyarı amaçlı cezalandırabilmelisiniz. ayrıca bahşiş veriyor diye her türlü ayrıcalığı bekleyen tipler vardır bir de bunlar ayrı ama hemen şu anda kınanmalıdır bunlar.
    (fempusay, 12.04.2005 09:57 ~ 09:58)
  9. her lokasyonda farklı farklı özellikleri vardır.

    mesela amerika'da, gelen hesabın %15 ya da %20'si bahşiş olarak verilir. türkiye'de bu %10'dur. japonlar bahşiş'in kabalık olduğunu düşünür, sakın bahşiş vermeyin uzak doğu dövüş sanatlarından birini izleyebilirsiniz canlı canlı. avrupa ülkeleri daha hayvandır, bir çok otelde ya da restoranda bahşişi direk garsona vermenize gerek yoktur, çünkü bu miktarı hesabınıza dahil ederler sormadan etmeden.
    (creepingdeath, 20.10.2005 22:59)
  10. rüşvetin iş bittikten sonra verilenidir. vice versa rüşvet, bahşişin önden verilenidir.
    (azwepsa, 21.10.2005 13:59)
  11. turkiye'deki durumuna şükür etmemiz gereken olgudur . şu anda bulunduğum ülkede (bkz: güney afrkia cumhuriyeti) bahşiş verilmediği zaman genelde garson gelip önce 'yemeği beğendiniz mi ' diye sorar, evet deyince de 'niye bahşiş vermiyosunuz lan o zaman,top musunuz ?' diye tepkisel durumlara girer .
    (hattori, 24.10.2006 13:49)
  12. kapıya her pizzacı gelişinde vermek gerekiyor gibi düşünülür ama öğrenci olunduğu için bahşişten yırttığını düşünür insan.ve iyi günler dileyip kapıyı kapatır.arkasından :

    - lan vermesiydik ki acep denilmesi doğaldır.etkisi 3 dakika sonra geçer.
    (jellyjam, 24.10.2006 15:54)
  13. kanımca fazlasıyla gereksiz birşeydir. gönülden kopar falan filan ona birşey demiyorum ama artık bu öyle bir noktaya gelmiş ki , garsonlar bahşiş bırakmadığınız zaman arkanızdan sövebiliyor. yani şöyle bir durum oluşmuş ; bir yere gidip yemek yiyorsan ya da içiyorsan bahşiş bırakman zorunlu. böyle bir beklenti var. otellerde de mesela çantaları odaya çıkaran adam bahşiş alana kadar odadan çıkmayabiliyor. halbuki bu adamlar sadece görevlerini , isteyerek üstlendikleri görevlerini (sonuç olarak orada çalışmayı onlar seçmiştir) işlerini yapıyorlar. ve bu yaptıkları işin karşılığını aylık yahut haftalık olarak alıyorlar. ve bizde kalkıp bu adamlara işini yapıyor diye para veriyoruz.

    hadisenin saçmalığı tam olarak budur. yemek yedikten sonra bahşiş bırakan milyonlarca insan var ya hani , düşünüyorum acaba kaç tanesi kasaptan et alırken "bravo abi çok iyi aldın yağları , bu 5 milyonu hakettin" gibi garip bir atraksiyon yaşamıştır. sanırım hiç. peki bu garsonların vs. lerin ne farkları var kasaptan ? hiç farkı yok. gönülden neden o kasaba da ekstra para vermek geçmiyor. o da işini yapıyor en nihayetinde.

    bahşiş sanıyorum ki biraz da en kaba tabiriyle "artizlik" katsayısını artırıyor. yeni tanıştığınız bir kız arkadaşınızla , ilk kez bir yemeğe gittiniz. hesap geldi 50 milyon sizde 100 milyon var. biliyorsunuz ki o paranın üzeri içerisinde en az iki adet 5 milyon olmak şartıyla gelecek. ve siz de kızın gözüne girebilmek için 5 milyonlardan birini bırakacaksınız oraya. böylece kız şunu düşünecek "ne kadar iyi niyetli bir çocuk. kadir kıymet biliyor". yalan mnkym yalan. sırf seni etkilemek için yaptım.

    bir de gelen hesapta zaten bahşiş olarak ayrılan bir bölümde var. yani hesabın üzerine belirli bir miktar eklenerek geliyor. bundan emin değilim. ama eğer böyle yapıyorlarsa insanları salak yerine koyuyorlar çok açık şekilde. yapmamak lazım ki arkadaşlarımdan herhangi biri bahşiş bıraktığında sinsice bırakılan bahşişi alır minibüs parası olarak kullanırım.
    (chinaski, 04.10.2007 02:17)
  14. benim için en zoru da kuaförde bahşiş vermek. altı ayda bir düz bir kesim için gittiğim kuaförde saçıma genelde birden fazla kişinin eli değmekte ve hepsine bahşiş vermem sözkonusu olamayacağı için ayrı bir rahatsızlık, çalışan kişileri karıştırıp yanlış kişiye bahşiş vermemek için ayrı bir rahatsızlık, o parayı eline mi cebine mi sıkıştırsam derken ayrı bir rahatsızlık duymaktayım.bir de fiyatlar o kadar abartılı ki üzerine bahşiş vermek rahatsız ediyor beni.saçına çok özel bir kesim, bir boya/ renk attırma ,üzerine fön çektirme vs gibi işlemler yaptıranlar bir servet ödüyorlar herhalde.
    (arapbebek, 04.10.2007 11:04)
  15. saray muhallebicilerinde zorla alınmaya kalkışılan hizmet teşekkürünü ifade eden para.
    (bkz: saray muhallebicisi/!yakışıklı değil ama karizmatik)
    (yakışıklı değil ama karizmatik, 07.04.2008 21:22 ~ 21:23)
  16. yaşarken, bu ister sokakta veya bir kapalı mekanda ister sözlükte veya başka bir yerde olsun karşılaştığımız kişilere karşı saygı ve sevgi içinde olmamızı, ayrıca kimseye ön yargı ile yaklaşmamamızı hatırlatan yaşanmış gerçek bir olay. (deneyimini paylaşan kişi bilinmiyor/hatırlanmıyor).

    pastaların ucuza satıldığı günlerden bir gün çocuk pastahaneye girip oturur. garson kız masaya gelir:

    çocuk: - çukulatalı pasta ne kadar?

    garson kız: - 50 cent.
    (çocuk paraları cebinden çıkartır ve bozuklukları sayar ve tekrar sorar:)

    çocuk: - peki dondurma ne kadar?

    garson kız: - 35 cent (der sabırsızlıkla).

    (pastahanede yığınla müşteri vardır ve kız hepsine hizmet edebilmek için gerçekten büyük bir çaba harcamaktadır. bu çocukla daha ne kadar zaman geçirebilir ki.... çocuk parasını bir kez daha sayar ve:)

    çocuk: bir dondurma alabilir miyim lütfen?

    (garson kız dondurmayı getirir, fişi tabağın kenarına koyar ve diğer masalara koşturmaya başlar... çocuk dondurmasını bitirir, fişi kasaya öder... garson kız masayı temizlemek üzere döndüğünde aniden gözleri dolar, dolu dolu olur... garson kızın göz yaşları masaya damlamaktadır. boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 centlik bahşiş durmaktadır.)
    (stylebrisbane, 26.06.2008 13:10)