babe, baby, baby, i'm gonna leave you.
i said baby, you know i'm gonna leave you.
i'll leave you when the summertime,
leave you when the summer comes a-rollin'
leave you when the summer comes along.
baby, baby, i don't wanna leave you,
i ain't jokin' woman, i got to ramble.
oh, yeah, baby, baby, i believin',
we really got to ramble.
i can hear it callin' me the way it used to do,
i can hear it callin' me back home!
babe...i'm gonna leave you
oh, baby, you know, i've really got to leave you
oh i can hear it callin 'me
i said don't you hear it callin' me the way it used to do?
i know i never never never gonna leave your babe
but i got to go away from this place,
i've got to quit you, yeah
baby, ooh don't you hear it callin' me?
woman, woman, i know, i know
it feels good to have you back again
and i know that one day baby, it's really gonna grow, yes it is.
we gonna go walkin' through the park every day.
come what may, every day
it was really, really good.
you made me happy every single day.
but now... i've got to go away!
baby, baby, baby, baby
that's when it's callin' me
i said that's when it's callin' me back home...
hey bebek seni terkediyorum tadında
ingilizce cümle
*
led zeppelin'in en güzel şarkısıdır.bazı yerlerde ritm hızlanır, bir anda gaza gelirsiniz sonra sakinleşir, durulursunuz sonra tekrar tekrar...sanki aşkı anlatır, en büyük, en derin sevgilere adanmıştır bu şarkı...tapılan, ölesiye sevilenler de bir gün terkedilir, arkada bırakılıp gidilir.her şey geride kaldığında, geriye sadece hatıralar kaldığında artık sorulacak sual, söylenecek söz kalmamıştır, ya da tek söz kalmıştır...
tıpkı üstadların söyledikleri gibi,
"you made me happy every single day.
but now... i've got to go away!"
(culdesac, 21.06.2005 00:27 ~ 24.09.2005 14:06)
özellikle ergenlik yıllarında insanın kendini led zeppelin'e teslim etmesinin başlıca nedenidir. o vokal, o sözler bitirir bünyeyi. sessizce başlayan şarkı, bir süre sonra patlama noktasına gelir. o noktada kişi de kendini yer bitirir.
insanı eskilere götüren led zeppelin şarkısı.
girişinde başlayan gitarla gözlerinizi kapar ve batıp çıkmaya başlarsınız elinizle nehre bıraktığınız o kağıttan gemi gibi.
(mabel, 16.02.2007 18:52)
ağlatan şarkı
if you go away'e cevap niteliğindeki
led zeppelin şarkısı.
(dali, 04.03.2007 21:17 ~ 12.04.2007 02:27)
rock barların vazgeçilmez şarkılarındandır. çaldığı zaman fondip sayısında artış gözlemlenir.
ilk dinlediğimden beri her dinleyişimde içtenlikle bu kadar mı güzel olabilir bi şarkı dediğim hiç sıkılmadan saatlerce dinleyediğim çok güzel bi led zeppelin şarkısı.
aşkın tadını(acısını), bitişi ile anlamanın; beraber sarılıp ağlamanın; sabaha kadar susarak durabilmenin; kavga ederkenki müthiş enerjinin içindeki mutluluğun; minnettarlığın; sevginin; yani yine aşkın tadının(acısının) terk etmenin zorunluluğuyla iç içe geçtiğini anlatan, öğreten
led zeppelin eseri.
robert plant in coşması sebebiyle
coverlamaya herkesin götünün yemediği, bu yüzden kendi halinde efsane kalan şarkı.
(alik, 24.04.2007 03:04 ~ 30.09.2007 06:27)
keltlerle akraba olan anadolu için, bu britanya çıkışlı şarkı her daim tanıdık olacaktır.
inişleriyle, çıkışlarıyla bir ilişkinin gel-git lerini yüzünüze çarpan led zeppelin şarkısı. ayrılmak zorunda olmanın doğu ezgileriyle süslenmiş şiirsel tanımı.
jimmy pagein mistik inanışlarının etkisimi yoksa led zeppelin müzik anlayışının çeşitliliğinden midir bilinmez bu şarkıda samimi şeyler var.
eski bir ingiliz halk şarkısıdır.
joan baez de icra etmiştir, bir çok sanatçı da akabinde yorumlamıştır ama asla
robert plant'in o ilk albüm kaydındaki bıçak gibi kesici halinde olamamıştır diğer yorumlar.
şarkının iniş çıkışları, plant'in çığlıklarla bezeli inanılmaz vokali, çıldırma ile sakinlik arasında giden melodisi ruh haline etki edecek düzeydedir. içkili bir ortamda etkisi daha da iyidir kanımca.
4 temmuz 2007 robert plant konserinde giriş melodisi duyulduğu anda seyircinin neden bu kadar çıldırdığını anlamak zor değil. ilerleyen yaşına rağmen robert da öyle bir yorumla ve kendinden geçerek söyledi ki parçayı, hakikaten konserin gerçeküstü hissiyatını taçlandıran an da belki o oydu.
4 temmuz 2007 robert plant konserinde çalmaya başladığı an afallatmış, manyaklaştırmış şahsımın bağırmak suretiyle saçmalamasına sebep olmuş mükemmel eserdir.
hatta bu şahsım abartıp allah belanı versin gibisinden birşeyler saçmalamıştır, az kalsın dayak yiyecek sanmıştır lakin insanlar sakin karşılamıştır, ben olsam döverim.
not:
led zeppelinbestesi değil, bayağı eski ve kime ait olduğu sanırım tam bilinmeyen bir eserdir.
inişli çıkışlı havasıyla tuhaf manik depresif bir havaya sahip inanılmaz bir parça.. led zeppelin'in en sevdiğim parçası.
(nophiem, 25.09.2007 17:59 ~ 20:57)
american woman adlı şarkıyı anımsatan cümle.
(tamam, 25.09.2007 18:08)
(bkz:
http://www.youtube.com/...)
ağlıyo lan adam... çk çk. acayip şarkı hakkaten.
(alik, 29.09.2007 03:40 ~ 14.04.2009 22:06)
aşkta çıkmazı, boğulmayı, bu boğulmadan haz almayı, gitmeyi ve dönmeyi daha iyi anlatabilecek ne başka şarkı, ne başka söz, ne başka beste, ne de başka seslendiren var dünyada bundan başka.
led zeppelin in en güzel şarkısı belki de.
bir diğer duygu patlaması için (bkz:
since i've been loving you)
doro coverı inanılmaz güzellikteki led zeppelin şarkısı. hatun kişinin ağzından daha bir vurucu oluyor.
sevgilisinden ayrılmak istediğini dile getirir.
ama bir bakarsın aslında ayrılmak istemediğini söylemeye başlar.
en nihayetinde esasında hiç ayrılmak istemediğini söyler.
tuhaf bir çelişki vardır bu şarkıda. robert plant amca ağlar, ağlatır.
jimmy page baba duygusal akustik sololarla yürekleri dağlar.
senle de olmuyor sensiz de olmuyor tadındadır.
akla dökülen sarı yapraklar ve yağmur kısaca sonbaharı getiren coşkun zeppelin parçası.
pek dinlemediğim led zeppelin'in, ilk duyduğumda kendine hayran bırakan şarkısı. bir kafede oturmuş sohbet ediyorduk. şarkı çalmaya başladı ve bütün o mutlu, umutlu, hoşsohbet kişiliğim bir anda yok oldu gitti. ve masadan bir saat sonra eve gitmek için ayrıldım. sürekli şarkı kulaklarımda tekrar tekrar çalıyordu. ismini bilmiyordum lakin eve gelip de bir kaç arakadaşıma zor bela şarkıyı tarif edene kadar. sonra edindim o şarkıyı bir şekilde. şimdi en sevdiklerim klasöründe yerini aldı. bazen kötü hissettiğimde açar dinlerim. yangına körükle gitmek gibi bir şey.