belki de yapılabilecek en kötü şeydir.her yaptığınız hatalıdır.sanki kaza yapmanızı isterler.bi dk sussalar her şey güzel olacaktır ama beceremezler.sonunda istedikleri olmuştur..
-napıyorsun??!! görmüyor musun kocaman taşı? çarpıyorsun!!
-alkışlanır..olacağı buydu ve bi daha töbe edilir.
fren mesafesi sizden uzun olduğundan sizden önce onun ayağı frene gider gibi olur ki, bu sebeple de dikkatinizin dağılmasına ve rahat araba kullanamamanıza sebep olabilecek durum.
anneyle araba sürmekten daha rahat olan eylem. hele annaneyle sürmekten peheyy. aman diyim ailenizin xx kromozomlu bireyleriyle arabaya bincekseniz sürücü koltuğunda oturmayın. ne de olsa kaç yaşına gelirseniz gelin bebeklerisinizdir onların.
tarafımdan eğitilen baba eşliğinde gitgide daha mantıklı hale gelmiş olan eylem.
ilk kullanmaya başladığım zamanlarda:
- frene bas... kızıııım...
+ basıyorum baba zaten..
- az basıyorsun...
+ çarptım mı baba yeterince basıyorum işte!!
- hemen sağa çek yeter ben kullanıyorum!!
+ (ağlamaklı, moral yerlerde) al tamam ne yaparsan yap...
artık alıştıktan, sürücü olmak için 10000 kilometre yol yapmak gerek diyen baba tarafından iyi bir "sürücü adayı" ilan edildikten sonra:
- senin frenlerin ne yumuşakmış öyle, hiç sarsmıyorsun.
+ (hasbinallah) sağol baba.
- gel şuraya bir geri geri park et bakayım.
+ (park eder)
- eee, tamam sen oldun...
yazlıkta arabayı mecburiyetten kaçırdıktan sonra (telefon çekmiyordu ve çeken bir yere gitmek lazımdı) babamın bari nasıl kullandığını göreyim demesiyle start alan çileli olaylar silsilesidir. karaburun ovalarının "frene hangi ayağınla basıyosun hayvan" şeklinde inlemesiyle sonuçlanmıştır (debriyajda olması gereken ayak frende, frende olması gereken ayak gaza basılı). diğer yaz ise yanımda ondan başkası varken arabaya bale yaptırmadığımı kendisi de görmüştür.
babalar mümkünse arabanın dışında olmalıdır. arkadan otobüse falan binip öyle kontrol etmelilerdir çok istiyorlarsa.
direksiyon sınavından daha stresli geçen yolculuk. baba sürekli olarak arabayı ne kadar hor kullandığını, bu gidişle kaza yapmanın yakın olduğunu vurgularken diğer yandan senin şerefini tartışmaya açar. o arabayı kendi kazandığın parayla alsaydın her bi sarsıntıda bi civatanın biraz daha gevşediğini hissedeceğini iddia eder. "buyur baba sen sür istemiyorum" şeklinde bitmesi muhtemeldir.
yapılmaması gereken hadisedir, deneme sürüşü sonunda gelen cümleler;
-anahtarı uzun sürede çeviriyorsun motoru yakacaksın
-aynaları hiç kullanmıyorsun, tafikte olsa sağdan geçirmişlerdi sana
-vitesi çok sert dğiştiriyorsun, elinde kalıcak
-çok sert fren yapıyorsun, arabada annen olsa kusmuştu
-ben olmasam el frenini naıl indirceksin?
bunların cevabı yok, el frenini indiremeyen ben vitesi nasıl yerinden sökücem, ya da vitesi sökebilen ben el frenini niye indiremiyorum, bak hala cevabını bulabilmiş deilim.
ha bir de bunların sonunda gelen bi teselli cümlesi vardır ki;
- ben olmasam arabada daha iyi mi kullanırsın sen?
+(bkz: swh)
arada isyan edersem,
-bağırıyorum ki aklında kalsın, bunlar kulağına küpe olsun.
+(bkz: nasıl yani ya)
sağlığa zararlıdır babayla araba kullanmak, acemiliği başka yerde atıp, artisliği göstermek lazımdır, ilk hedefler arasındadır nitekim.
araba kullanırken yapılmması gereken 10 kusurlu hareketten en önemlisidir. sizin oturmuş araba sürüş tarzınızı eleştirir durur sürekli, kendileri her ne kadar iyi kullansalarda hızlı kalkışlara, el freniyle dönmelere ve sert şerit değiştirmelere alışık olmadıkları için sürüş sonunda ehliyetinize el konulabilir.
ruh sağlığı açısından son derece zararlıdır.
-şimdi yol bomboş ama sen buna rağmen en sol şeritten gidiyosun?
-baba sende dedin yol boş işte ha sağ ha sol ne farkeder?
-olsun sen sağdan git bi acelemizmi var.bak bak bak solunu kolla diyorum giriyoduk bariyerleree!!!!!
-bende seni seviyorum babacım.
ama taktik olarak orta şeriti kullanan.vitesleri çok hafifff değiştiren.saatte 60 km yi geçmeyin baba testini geçersiniz.ama zılgıtları kesin yersiniz onlar da bu testin bonusları.
+ (kavşağa 200 m varken)sinyal versene kızım yaklaşıyoruz bak..
- tamam babacım..(gayet sakin)
+ vites düş,böle hızlı dönülmez.
- tamam babacım,haklısın..(sakin)
+ napıyosun kızım,frene yavaş bas,bik bik bik..
- baba tamam yaa,ehliyetimiz var heralde..(offf...)
+ (yokuşta durulmuştur)hadi stop etmeden kaldır da arabayı göreyim şoförlüğünü..(psikolojik baskı)
- hehe..(sınav başarıyla atlatılmıştır)
+ şans o bi kere!!(ya sabır)
- rhododendron sağdan git kızım yavaş,hız kötü bişeydir.hem allah korusun..(bu böle devam eder,sağa çekilir..olay gelişir)
+ geç babacım sen kullan..2 senedir ben hiç bişi bilmiyomuşum madem...)
eğer araç sürmeyi babaya siz öğretiyorsanız gayet zevkli, ama tersi durumda -genelde tersi olur- işgenceye dönüşebilen eylem. özellikle araç ataksa** alışıncaya kadar babaya ecel terleri döktürüp, türlü türlü azarlar işitebilirsiniz.
aynı arabada bir de anneniz varsa tadından yenmeyen şamata, baba size öğüt verirken* anne de arkadan uff yeter çok konuştun diye lafa girer*, sonrası bir takırtı, dua edin tampon sürtmüş olsun.
eğer lisanslı bi ralli pilotuysanız* babanızın edeceği her lafı tartıp biçmesi gerekir. bişi derse de, "işimi bana öğretme, seni de biliyorum..." dersiniz, olur biter.
gerçi o kadar da müdahale isteği duyuyo adamcağız... ne de olsa baba yüreği! ne yaparsanız yapın zaten her zaman o oyuncak arabalarıyla oynayan küçük çocuksunuzdur...
çok streslidir; sakin sakin oturup bir şey demese de gerilirsiniz. tüm yol harikasınızdır; en sonunda arabayı park edersiniz siz "oh 0 yanaştım kaldırıma." diye düşünüp keyifle arabadan inerken, babanız "kızım ver anahtarı da, arabayı park edeyim bir." der ve kaputt olursunuz.
her hareketin hatalı olduğuna dair uyarı almayı da beraberinde getiren eylemdir. bunun asıl sebebi, en başta eylemin kendisinin hatalı olmasıdır. babayla araba kullanılmaz. eğer zorunluluk sözkonusuysa baba bayıltılmaldır.
babaların hepsinin birer michael schumacher, fernando alonso havasına girdiği anlardır. babanın bir gözü araba kullanmaya çalışan evlattayken, diğeri yoldadır ve çenesi hiç durmaz.
-karşıdan araba geliyo dikkat.
+görüyom baba (ben zaten kendi şeridimde saat 15 km hız yapıyorum,karşıdan gelen arabanın neyine dikkat ediyim. o bana dikkat etsin)
-yavaş yavaş,dıştan al virajı.( burada parmakla dönme hareketi yapılır )
-vites değiştir, motor bağırıyo. vitese bakmadan değiştir salak, yola bak.
+eee,al arabanı sen vites değiştir. istemiyom araba falan.
yanınızda sürekli höyküren, eli kolu rahat durmayıp frene gaza sizden önce müdahale eden, sürekli sanki korkunç bir kazanın eşiğindeymişsiniz gibi çığlıklar atarak 250 metre ilerde gitmekte olan aracı size hatırlatan, kendi de kan ter içinde kalmış tansiyonu fırlamış bir zavallı adamcağızla araba kullanmak demektir.
işkencedir. rahatsız olur baba kişisi. ilk başlarda -siz henüz öğrenirken- fırça darbeleri mutlaka olacaktır, piyasaya güzel bir tablo çıksın diye (tabi fırça olayını abartan babalar varmış, tasvip etmiyoruz).
ama bir de, yıllardır araç kullanabilen bir oğlu olduğu halde hala tedirgin olan babalar vardır. sağ ön koltukta oturur, sağ eliyle kapının kolunu öyle bir kavrar ki, gören arabayı 200'le gidiyor sanar. sağ ayağı da boş durmaz, habire fren falan arar.
bir araba 500 metre ileride sağdan burnunu gösterse arabada "yavaş" nidaları sekmeye başlar. zaten 500 metreden kısa mesafelerde ise olay daha çok "aha çarptık" moduna döner.
kısa ve net çözüm ise arabayı sağa çekip "buyur baba" demek olacaktır. maksat herkes rahat etsin.