parayı onlar verecek olmasalar bile onlara işkence gibi gelir.alınmak istenen şeylerin fiyatları onları çok şaşırtır.misal
zara'ya beraber girilir.baba ilk bulduğu yere oturur.sıkılgan bir şekilde beklemeye başlar.siz de gidip bişeyler bulursunuz denemek için.sonra soyunma odasından bağırarak baba nasıl oldu bir bak diye zorlarsınız babanızı...iyi güzel der ya da bu mudur yani diye dalga geçer.en sonunda almaya karar verilir.bazı babalar bu çok pahalı yav, şimdi sen bu şeye bu kadar para mı vericeksin diye engellemeye çalışsa da bazı babalar (benimki) pasif ve suskun kalarak tepkisini gösterir.sonra beğenilen şey alınır ya da alınmaz başka bi mağazaya yönelinir.derken bi bakarsınız babanız mağazaya girmez bile bu sefer ben seni şu bankta bekliyorum der.bu durumda siz de anlarsınız hata yaptığınızı.tamam baba yorulduysan gidelim denir ve çıkılır.burdan çıkarılacak sonuç şu:babalar iyi insanlardır ama beraber alışverişe çıkmak için uygun kişiler değillerdir.
herşeye karışırlar, aslında hak vermek gerekir para onların cebinden çıkar ama işi abartırlar, örneğin ayakkabı alıncak kendisi giycekmiş gibi seçer, çocuk ne seçerse seçsin pahalı ve kullanışsız gelir, en sonunda babanın seçtiği seneler boyu giyilesi bir en az bir numara büyük ayakkabı alınır.
üçüncü dükkandan çıkıldığında babanın cinneti ile sonuçlanan olay.
alışverişi seven bir babanız olması koşulu altında çok çok eğlenceli olan bir aktivite.
*(lupin, 10.03.2005 14:54)
+ baba bak..
- begendinmi cocugum, al cocugum
+ aaa baba ba.....
- begendiysen al
+ aaa ba......
- hadi hadi al
+ baba adamsın be baba!
- konusma hadi bittiyse gidelim..
+ ..
piyasadan ve kız giysilerinden haberi olmayan ayrıca alışverişten hoşlanmayan babanın çabuk çıkmak istemesi nedeniyle ne istersen anında almasıdır.
yürüyüp fiyat araştırması yapmaya üşendiği için hemencik istenilen şeyi alır.pek bi zevlidir o bakımdan.
anneyle alışveriş ne kadar eziyetliyse babayla alışverişte o kadar zevklidir.şöyle ki anneler almayacaklarından emin oldukları şeylere bile bakarlar, oysa babalar bunu asla yapmaz,zaman kaybına neden olmaz, ayrıca çabuk sıkılırlar, istediğiniz herşey alınır, eve eliniz kolunuz poşet dolu, mutlu bir şekilde dönersiniz
baba - bi numara büyüğünü ver
tezgahtar - niye
baba - seneyede giysin
çocuk - ama baba
baba - sen sus
alışveriş yapmaya bayılan ve kumaştan şundan bundan sizden iyi anlayan babanın alışveriş yapmaktan nefret eden kızıysanız onu bunu denetmeye çalışan babadan bıkıp ne giydiğimi biliyosun git al bişeler diye yollamanız, bu dertten kurtulmanızla sonuçlanır. zamandan kazandırır.
bir erkek çocuk olarak zevkler zıtsa işkenceye, zevkler ortak ise eğlenceli hale dönüşen alışveriş tipi
her istenilenil alınması, fişleri gören annenin fena halde kızması ama sonunda çocuğun mutlu olmasıyla sonuçlanan olay..
-baba bak çilekli
-tırtırlısı yok mu
anne ya da
teyzeyle yapılan alışverişin onda biri sürede 2 katı ihtiyacın karşılandığı alışveriş çeşidi. soygunda bile böyle mal kaçırılmaz.
kuralları vardır; bekleme yapılmaz, dokunulan taş oynanır (alınır).
gerçi saniye tutmuyorum ama ben de o yolda ilerliyorum muhtemelen.
(atropos, 22.01.2006 22:58 ~ 22:59)
karnı aç babayla yapılmaması gereken faaliyet. yapılırsa baba berserk modda içki reyonu başta olmak üzere önüne geleni alır standları boşaltır. bir müdetten sonra para sizden çıkmasa dahi tedirgin olursunuz."hayır onu almayalım" diye karşı çıkarsanız direk olarak haşin bir tribe maruz kalabilirsiniz. yiyecek falan filanı alan ve bünyeyi biraz olsun tatmin eden baba hırsını alamayıp elktronik eşya, hediyelik eşya gibi reyonlara da saldırabilir ki bu noktadan sonra gözlerinizi kapamak en iyisidir.
anne ile alışveriş yapmak gibidir ilk girilen mağazadan alınır alınacak olan, tek farkı ise geri kalan mağzaları da gezmek zorunda kalmazsınız.
baba ile ayakkabı reyonunda.
b : şuna bak güzelmiş bu...
p : öeh iyiymiş.
(iç ses: haydaaa bu ne şimdi böle. hemen dikkat dağıtmak lazım) aa şuna baksana baba...
b : yok be sağlam görünmüyo o...
(iç ses : haydaaa şimdi parası mı fazla geldi acep niye beğenmedi başka bişi bulmak lazım ucuzundan)
p : peki şu?
b : olm hiç rahat değil onu nasıl giycen yaw...
p : ya şu?
b : yok o 2 gün sonra yanlarından patlar. dayanmaz sana... şuna bak sen baya güzel bişi.
(iç ses : yok hocam mesele para değil. anlaşıldı adam kendi zevkine göre giyinmemi istiyo. ulan napsam şimdi onun tarzına uygun alsam bi garip olcak hangi kıyafetle giyerim lan bunu... pfff)
p : öeh iyi gibi ama o para o ayakkabıya değmez gibi be.
(iç ses : evvet güzel taktik. bu tutar.)
b : olur mu olm dert etme sen. zorunlu ihtiyaç bu. veririz neyse parası.
(iç ses: ahanda sıçtık şimdi. nerden kurtarcaz bu durumu. hay çenemi....)
p : başka bişey de bakabiliriz.
b : yok yok beğendin sen alalım bunu.
(iç ses : ne demek beğendin yaaa almayalım !!! beğenmedim desem kırılcak adam hem parasını veriyo. offf ulan. ne diye alış verişe çıkarsın salak kendin git bi tane al geç işte...)
p : eh madem öyle. alalım... (iç ses : öffffff şimdi bi de her yerde bunu giymemi ister. öldüm ben pfffff.)
eğer babanın pazarlık seviyesi +5 değerlerindeyse gayet işe yarar bir durum olabilir.
baba eğer süper bir babaysa eğlence olur alışveriş...
ayrıca bu baba
john galliano zevkine ve
tom ford yakışıklılığına ve
brad pitt tarzına ve
leonidas ınkinden biraz fazla karizmaya sahipse hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz yoktur..
kıyafet ve elektronik eşya dışında birşey alınacaksa,yapılmaması hayırlı olan eylemdir.ihtiyacınız olmayan ne varsa toplayıp gelebilir,annenizi çileden çıkartabilirsiniz.
aklımı başıma devşirince yapmadığım şeydir. anneye bir nevi katlanırsın ama baba ile çok zordur.
orkid için; baba bekle ben bir eczaneye uğrayacağım,
iç çamaşırı için; baba sen bir cafe de otur ben şimdi geliyorum,
sallamakla bitmeyen hadisedir.
bir ergenlik donemi kabusudur. baba, bakılan seyin kalitesi hakkında ileri geri ve ulu orta konusur. ezik ergenin yüzü kızarır, saticidan utanir, babasiz alışveriş yapan diger ergenlerden utanır. baba, ergenin "ama baba adidas bu bişi olmaz" deyişine aldirmadan, "al bu da adidas" deyip beyaz, demode ama sapasağlam bir modelle gelir yanınıza.
ancak yıllar sonra, kişi kendi parasını kazanırken veya babadan düzenli harçlık alırken, bu eylem kaçırılmayacak bir fırsata dönüşür. parasını babanın verdiği şey pek bi tatlı olur.
genelde baba tarafından "buna bu kadar para verilir mi yahu" söylemleri hakimdir.
alışveriş hemen bitsin diye çok çirkin birşeye "çok güzel oldu al hadi" diyen baba, çok beğendiğiniz bir şeye paçavra muamelesi yapabilir.
netekim psikolojikman yorucu bir eylemdir.
ancak kasaya gelindiğinde baba pazarlık yeteneğini öyle bir konuşturur ki olayın ekonomik boyutu psikolojik boyuta 5 takar da geçer...
her şeyin toptanını almaktır. mesela yıl başlarında ortalıkta görünen o yeni yıl sepetleri, plaj serileri veya içine ıvır zıvır doldurulan birliktelik arzeden şeyler babalara satılmak için yaratılmıştır. baba dolaşıp 4 çeşit kuru yemişi ayrı ayrı alacağına asla yemeyeceği beyaz leblebili karışık kuru yemişi alan insandır. ne kadar çok şeyi bir kerede alıyorsa o kadar mutlu olur.