çaresizlik anlarında katlanarak artan his.. tek çözüm ağlamamaya çalışarak yapılan bi telefon konuşmasıdır ki yetmez hatta çekip gitme isteğini perçinler....
babalarıyla konuşan küçük kızlar görüldüğü anda gözlerin dolması ve istemsiz olarak birkaç damla akıttıktan sonra mutlaka telefona sarılmaya neden olan ruh hali
gurbete gidince yokluğu daha bir ağır hissedilen baba kişinin, bir daha kavuşulamayacağını bile bile hissedilen duygu.
aranızda ne gecerse gecsin,ne kadar çatışırsanız çatışın ondan bir parçasınızdır, onun bir parçasısınızdır, canınızın öteki yarısıdır.. yokluğunun düşüncesi bile yeter canınızı yakmaya çünkü sizi sizden çok düşünen, sizin için didinen, herşeyi olduğunuz çok çok az kişiden biridir baba..en özlenesi insandır zaten baba..ama uzakta kalınca anlıyoruz değerini bazen ne yazık ki..
baban mı var derdin var demek isterdim, ama onsuz çok zor.
belirli bir süre için babasını görememiş kişilerin zor bir duruma düştükleri anda içinde bulundukları kavuşma isteğidir. babanın ölmüş olması durumunda kavuşma isteği imkansızlıkla örtülür ki insana çok acı verir,kişi kendi çaresini kendi bulmalıdır,yaslanacak başka bir omuz aramalıdır. bir de babayı özleyememek vardır ki sanırım en kötüsü budur. esasında baba özlenmektedir içten içe lakin o kadar az görülmüş,hafızalarda o kadar az yer etmiştir ki onun eksikliği çok normal bir durum haline gelmiştir. kişi kendi başını kendi omzuna yaslamayı öğrenmiş,hatta deyim yerindeyse kendi kendinin babası olmuştur. bu sebeple babasını özlediğini bile fark edemez,çözümleri sürekli kendi içinde arar. baba arasıra rüyalara girer,hafif bir buruklukla kalkılır fakat özlemek zordur,zira özlemek paylaşmayı gerektirir.
neden kızlar 'baba'cı,oğlanlarsa 'ana'cı sorusunun yanıtını içinde barındıran olgu.
baba olmak...
baba...
telaffuzu bile zor olan,kulağa gelişi bile hoş olmayan sözcük...
kayıp gençliklerin simgesi olmak onun için çok da zor olmaz...
ergenliğe kadar ne olduğunun farkına varamayan o ağzı süt kokan çocuk,iyi baba kötü baba figürleri arasında tıkılıp kalmış,gelişimini tamamlamak adına kendine özdeşim örneği araya dursun.o yerinde sayar.
yıllar sonra tozlu rafların arasından çıkagelir.
bir yanı hep eksiktir ama çocuğun.
uçurtması olmayan bir gökyüzü gibi,içi boş,karamsar,fotoğaftaki eksik karedir o.hani tüm aile bir arada,hepsi sanki daha önce hiç mutlu olmamış gibi bakarlar.
çocuksa babayı arar köşe bucak...
babayı değil ama kendini bulur çocuk,bir süre sonra.
ruhundaki delikleri kapatmıştır bir bir,görmezden gelerek,özenle.
artık hazırdır hayatın hoyrat kollarına atılmaya.
kapısı,penceresi,dehlizi olmayan bir kale gibi.
yerine bi şeyler koymaya yeltenir hassas yüreği.
bir sevgili,belki bir dost.
yediği her kazıkta aklına gelir ama.fotoğraftaki olmayan kare.bi tarafı asla büyüyemeyen peter pan olmuştur artık.
nerdesin baba?.
çocukluğum sende kaldı.
geri alabilirmiyim müsaadenizle.
babanın sana olan sevgisini özlemektir aslında.
baba adı gibi babalar gibi sever çocuklarını ama en çokta kızını sever. başka bir şeydir aralarındaki ilişki. bazen arkadaş, bazen baba gibidir ama hep birbirlerine değer verendir bu ikili.
babayı özlemek onun sesini duymakla daha bir doruğa çıkar. istisnasız her akşam sorduğu "bu gün neler yaptın" sorusunu her ne kadar cevaplamaktan sıkılsanda, bunu bile özlediğini anlarsın. o kadar çok şeyi özlersin ki o'na dair. gecenin bir yarısı yatağından kalkıp televizyon izlediğin odaya gelip " sen daha yatmadın mı" sorusu bile özlenenlerin içindedir. bu kadar yani... sımsıkı kucaklamak gelir içinden o'nu özlediğini hissettiğin an.
fedakar, bulunduğun yere seni getiren, çaresiz veya savunmasız hissettiğinde belki de çare olabilecek tek kişinin uzakta olması ile doğan his.
(twinkle, 09.05.2006 01:44 ~ 01:44)
bugün benim doğum günüm
babamın öldüğü yaşta değilim daha
ama yine de
bir an belki de bayağı uzun bir süredir
her ne kadar kısa olsa da
çok uzun geldi
onun yaşadıklarını yaşamadıysam da şimdiye kadar
yine de
birden yorgun hissettim kendimi onun kadar
baba seni seviyorum. oğlun 1 yaş daha büyüdü. ve sen yine göremedin. olsun. 8 kere gördün. bana o da yeter.
(12.05.2005)
degeri büyüdükçe anlaşılan gizli hazine ..
okurken bile gözleri yaşartabilen bir cümle. özellikle de babayla 1,5 yıl küs olup ölüyor diye barışılınca, özlemek gerektiğini düşünüp neyi özleyeceğini bilemediğinde yaşarır insanın gözü.
(neva, 06.07.2006 00:05 ~ 27.09.2006 00:53)
sizin hiç babanız öldü mü?
sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü kör oldum
cemal süreya
öldü mü? (ximxili, 06.08.2006 20:17 ~ 07.08.2006 00:37)
istisnalar kaideyi bozmaz ama bazılarının, örneğin benim hiç yaşamadığım bir eylemdir. hep uzak oldum ama hiç özlemedim. karşılıklı herhalde böyle şeyler.
babadan çok uzak olunca anlarsınız değerini babanın. beraber yaptığınız o "anlamsız" şeyler aklınıza gelir ve ozaman anlarsınız babanın yokluğunda kaçırdıklarınızı, benim içinse her haftasonu.her maç günü.
panavision = p baba= b anne= a
b- panaaa!!! maç başlıyooooooor!!
p- tamam baba geliyoruuuuuuuum!
(15 dak sonra)
p- kadroda kimler var?
b- söylemicem izleseydin!
p- ay tamam görürüm birazdan.
b- anelka yine yok.
p- hadi ya!
a- pana derslerini yaptın mı?
p- ya anne maç bitince yaparım
b- meral bırak çocuğu maç var, sonra yapar. dimi aslan evladım?
p- dur, dur, dur şimdi gol geliyor! goooooooooooooooooooooool
babanın yüzünde ise sadece bir tebessüm. şimdi skora değil de benim sevincime olduğnu anlıyorum..baba seni özlüyorum.
nedense kendinizi kötü hissettiğiniz anlarda tam doya doya sarılıp ihtiyacınız olan güven duygusunu, teselliyi onda bulacağınızı bilirken hiçbir zaman gelmeyeceğini bile bile özlemektir en kötüsü de..
(bkz:@890951)
ondan kalan mirasa (anneye) birşey olduğunda ayyuka çıkan duygu.
keşke babam olsaydı yanımızda dersin, neden bizi bırakıp gittin diye türlü tilkiler dolaşır kafanda, otobüs camlarından gözyaşlarının süzülmesine sebep olur.
baba, kız evlat içinde erkek evlat içinde hayattaki en büyük dayanaktır ve onu yitirdiğinde hayata karşı korumasız kaldığını hissedersin. omuzlarına ağır bir yük biner o gittiğinde ve ne zaman bir sorunla karşılaşsan, baba özlemi içinde alev alır. böyle birşey işte.
ceketine tütün kokusu sinerdi. akşamları eve geldiğinde, odayı saran tütün kokusundan anlardım.
dört yıldır o tütün kokusunu özlüyorum.
dört yıldır ceketi tütün kokan herkesi seviyorum...
telefonda ne zaman geliyorsun diye sorduğunda aldığı cevaba güzel yavrum benim derken titreyen sesini duyduğunuzda anladığınız durum.
eski sevgilinin "beni özledin mi?" sorusuna verilecek alternatif cevabın eylemi.
- beni özledin di mi?
+ babayı özledim.
- hala çok terbiyesizsin.
(murty, 21.01.2007 01:56 ~ 01:57)
küçük kücücük bir çocukken babanın iş gezileri nedeniyle şehirdışına hatta ülke dışına gitmesiyle oluşan durum.sonrasında sanki hepsinin içinde o varmışçasına geçen uçaklara el sallama, telefonda ''ne zmn geliceksin, bana ne getiriceksin?'' tarzi sorular sorma durumu olarak devam eder.babanın geliceği gün sabırsızlıkla beklenir.