özellikle ortaokula başlayana kadar bu merak devam eder,sonra yavaş yavaş azalarak 18 yaş sınırına geldiğinde hiç gitmeme raddesine gelir.o zamandan sonra ya işi olup gider,ya da zorla çalışmak için yazları işyerinin yolunu tutar.
bir de evinde kendi pc'si vardır,işyerine gidip windows 3 1 karıştırmak istemez haspam!
sürekli iş dışında gördüğü babasını, bir de iş sırasında görerek tanımak isteyen çocuktur. iş yerindeki baba ile evdeki veya sokaktaki baba arasında fark vardır çünkü. ne tür bir fark olduğunu o sırada anlamasanız da, sezersiniz bir şekilde. çocuk, iş yerine bir kere gittikten sonra sıkılacağından bir kez daha gitmek istemeyecektir büyük ihtimalle. ya da ileride yapmak istediği mesleği küçüklükten kafasına yerleştirecektir.
evet, babamın iş yerine gitmemle makina mühendisi olma kararını vermem bir olmadı tabi ama çeşitli yerlerdeki stajlarım sırasında, babamın eski işçilerinden dinlediğim özellikleri ile nasıl bir mühendis ve en önemlisi nasıl bir insan olmam gerektiğini öğrendim. işten çıkarmak zorunda kaldığı işçileri için yemeden içmeden kesildiğini, onlara başka yerlerde iş bulmak için çabalamasını gördüm. günün sonunda selamını götürdüğüm işçilerin soyunu sopunu hatırlayıp, oğlunun veya kızının şu okuldan mezun olduktan sonra ne yaptığına dair sorular ile geri döndüğümde; aradan yıllar geçmesine rağmen hatırlanmanın getirdiği sevinci gördüm insanların yüzünde. çabalamasına rağmen açıkta kalan işçilerinin bayramlarda ziyarete geldiğini, tek bir sözü ile yardımına koştuklarını gördüm.
hiç unutmam, sağına soluna bastığınız zaman açılan kalemkutulardan almadığı için şımarıklık yaptığım ilkokul sıralarında, bana değil ama ihtiyacı olduğunu bildiği işçisinin kızına aldığı kitap ve defterler ile iyi bir ayar vermişti bana.
o zamanlar anlamadığım ama iş hayatına başladığımdan beri korku ile yönetmeye çalışan yöneticileri gördükten sonra; kendisine olan saygım kat ve kat artmıştır. çoğunlukla saflıkla suçlanmasına rağmen, millete gülüp geçmesi ile hala daha hayat karşısında küçük bir çocuk olduğumu düşündürtür bana babam; her ne kadar yaptıklarımla gurur duyup adam olduğumu söylese de.