• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • görseller

    • babana bile güvenme
  1. sizin iyiliğinizi düşünen bir insanın, sizi uyarmak için söylediği söz. dünya öyle bir hale gelmiştir ki artık insanın babası bile kazık atabilmektedir çocuğuna.
  2. lise 1 öğrencisisin, alışveriş yapmak için bir mağazaya gidiyorsun. bakıyorsun ki sarar paltolarda %50 indirim var, mağazada da bikaç tane kalmış. üzerinde de para yok. şimdinin öğrencileri gibi 16 ysk kartın da yok. bir miktar peşinat bırakıp eve koşuyorsun. heyecanla anlatıyorsun kampanyayı.. para vermiyor ama yarın kendim gider alırım diyor.

    ertesi gün mağazaya uğruyorsun yine de. paltoyu satıp satmadıklarını merak ediyorsun çünkü. diyorlar ki, baban geldi aldı onu. binbir heyecan içinde eve koşuyorsun, aylardır istediğin paltoyu baban almış sana.

    eve geliyorsun, doğru babaya.
    -babaaaa teşekkür ederim.
    -neden?
    -istediğim paltoyu bana almışsın, mağazadan öyle söylediler.
    -ben onu amcana aldım

    şok, dumur, kırgınlık, üzüntü*
  3. günümüz insanını 'ya arkamdan iş çeviriyorlarsa' şeklindeki paranoya krizlerine sokan hayat felsefesi
  4. bu deyiş bir yahudi geleneğinin söze yansımış halidir. hikayeye göre yahudi babalar belli bir yaşa gelen çocuklarını yüksek bir yere çıkarıp atlamalarını ister. atla atla ben tutarım der. çocuk atlar ve babası onu tutmaz. baba ağzı burnu dağılmış çocuğu yerden kaldırırken bu nasihati eder.
  5. yanlıştır. doğrusu bu devirde oğluna bile güvenmeye olmalıdır.

    üniversite mi bozuyor insanları hayat mı buna zorluyor bilinmez ama şu iki örnek yaşanmıştır acı ve gerçek.

    3 kişi 400ytl aylık kira ile eve çıkacak olan eleman babaya telefonda 600 liraya anlaştıklarını söyler, kalanı cebe inecetir haliyle.

    maddi durumu iyi olan diğer bi ailede, baba oğlana ev alır rahat etsin ister. evlat tutar yanına birisini çağırır elektrik su gaz masrafı ondan olmak üzere. babanın haberi yoktur, aylık yolladığı paraya ev giderlerinide katar. bilmez ki evlat o parayla gününü gün eder.

    şöyle bir söz vardır ki destekler nitelikte 'baba oğluna üzüm bağı bırakır oğlu babasına bir salkım üzümü çok görür ' .
  6. ne kadar doğru bir laf olduğunu üniversitenin ilk yıllarında anladığım özlü söz. şöyle ki:

    üniversitenin ilk yıllarında, labın ön kısımlarında e-postalar kurcalanmaktadır. babadan gelen "bak şu dünyanın işine" konulu e-posta hiç tereddütsüz zart diye açılır. e-postanın içinden çıkan, "sınıf" konseptli, kara tahtanın ve büyük bir dünya küresinin önünde grup yapan kızlar ve kıçına diş fırçası sokmuş kameraya meler modda bakan bir bayanın resmi görülür. explorer ve bilgisayar kapatılır labda arkada kalan herkesin kafasına bir kurşun sıkılır, camdan atlayıp intihar edilir.
  7. atasözlerinin doğru olduğu anca yaşandığında anlaşılır.. bu da öyle bir atasözüdür.. anneninizin karnındayken ölmeniz için, düşük olarak ölmeniz için babanız annenizi dövmüşse, üç kadınla evlenip boşanıp dört de çocuk yapmışsa, para istediğinizde borcum var diyip de yaz tatilini almanyada falan geçirmişse, yaşananlar için kendinde ufacık bir hata bulmayıp da hep annenizi, ananenizi suçluyorsa, üvey babanıza da bir sapık-seri katil gözüyle bakıyor ve sizin namusunuzdan şüphe duyuyorsa babanıza bile güvenmemek en doğrusudur.. e bu durumda arkadaşa, eşe, dosta, akrabaya insan nasıl güvenebilir.. bir düşünü ki yatağınızı paylaştığınız eşiniz bile gün geldiğinde sizden para falan da saklayabilir ya da sizi başka biriyle aldatabilir.. işte sözkonusu atasözü de burdan yola çıkmış bizim bulunduğumuz mahale kadar gelmiştir..