işte tam da yusuf yusuf olunan andır.
babanın yanında araba kullanmak bile çin işkencesiyken, bir de onun arabasını çarpmak felakettir. ne kadar anlayışlı olursa olsun delirdiği andır. arabayı bırakıp kaçın ve uzun bir ara ortalıkta görünmeyin ya da arabayı servise bırakın ve bir yalan uydurun yapılana kadar. yemez ama şansınızı deneyin derim ben. en önemlisi de son saatlerinizi güzel geçirin.
babası belediye başkanıysa sorun yoktur zaten arabanın parası halktan s.ke s.ke tedarik edilir.arabayı kullanan kişinin ehliyeti yoksa yine bi sorun yoktur hemen 3 ay önce alınmış gibi ehliyet temin edilir.ve bu kişi birini öldürmüşse yine sorun yoktur çünkü tamamen ölen kişi hatalıdır.
(queen, 02.04.2009 22:51)
bizzat 2 kere başıma gelmiş bir olaydır. büyükçe olanında ehliyetim yoktu ancak babamın yanımda olması fırça dozunu hafifletti..2. de ise farkedilmeyecek kadar düşük hasarlı oluşu benim kurtuluşum olmuştur..
şimdi 2 kere tekerlekleri kaldırma sürttüm, birinde biraz fenaydı. dışarıdan bakınca fark edilmiyor ancak ömrümden ömür gitti tabi.
tanım: babadan gizli araba alındıysa, adam zaten size normalde bile arabasını vermekte gönülsüzse bir tarafınıza kaçan, korkutan, adrenalin manyağı yapan olaydır.
yüzde oluşacak hassiktir ifadesi en çok bu duruma yakışır.
insanı madara edendir. araba pastaya girip, far da yenilendikten sonra; ailece gidilen gezintilerde "insan bu çöpe nasıl çarpar ya? hahahaha! çöpe arabanın boyası geçmiş! hahahaha!" demek ve rezil etmek münasebetiyle rota değiştirilir. muhakkak o sokaktan geçilir.
zordur vesselam. ama plakanın altını vurmak olsun, kaldırımsı çimenli yerlere -adını bilemedim- çıkmak olsun, onlar problem değil, babalar anlamıyor!
arabaya da çöpün boyası geçmişti, metalik üstüne teneke yeşili... gençkendi tabi, gençken.
bir daha da arabayı alamazsın babandan bir sonraki araba kullanışın ya kendi arabanla olacak yada külüstür bir arabayla. çünkü arabayı sen isteyemezsin geçen gün 100 lira masraf yapmışsın baban da vermez çünkü yine sen 100 lira masraf yapmışsın.