1. babalar ne kadar inkar etse de cinsiyete bağlı olarak tavırların değişiklik göstereceği durumdur. zira bayansanız daha bir dikkatli olurlar öğretirken. babalar genellikle zar zor ikna olurlar öğretmeye, siz arabayı kullanmayı öğrendikten sonra arabayı kaçırma potansiyeliniz varmış gibi itinayla öğretirler; bıktırmak, bunaltmak için ellerinden geleni yaparlar. ne kadar kullandığınızdan emin olsanız da bir türlü rahat edemezsiniz, paniklersiniz. en iyisi babadan değil de başka bir aile üyesinden veyahut arkadaştan öğrenmektir.
  2. kocanın araba kullanmayı öğretmesinden daha vahim olmayan yine de tercih edilmemesi gereken eğitim öğretim programıdır evet.
  3. "kendine acımıyorsan bana acı. öldürecek misin beni?"
    bu sözü sık sık duymama sebep olmuş durumdur, sonra babam araba kullanmayı öğretmekten vazgeçti. sonuçta ehliyetim de var araba da kullanıyorum, demek ki baba öğretmese de öğrenilebiliyormuş.
  4. güzel bir günde, anne baba ve çocuk üçlüsü olarak zavallı çocuğa pratik yaptırmak için boş bir araziye gidilir. baba sürücü koltuğunu çocuğa bırakır, kendisi yanına oturur, anne ise arkada tırnaklarını yemektedir. annenin tırnaklarını yiyor olması kemerini tak, koltuğunu ayarla, aynaları kontrol ettin mi demesine engel değildir. zavallı çocuk -ki bundan sonra kendimden kurban diye söz edeceğim- şimdiden bunalmış olarak söylenenleri yapmıştır ve babanın komutunu beklemektedir. gerekli komutları yerine getirdiğinde araba hareket eder... işte zavallı kurbanın babanın araba kullanmayı öğretmesinin mümkünsüz olduğunu anladığı an da bu hareket anıdır. baba aynı anda beş komut birden verir; gaza bas, frene bas, debriyaja bas, vitesi değiştir, dur durrrr!! annenin bağırışlarına babanın bu komutları da eklenince etkisiz hale getirilen kurban her şeye rağmen arabayı durdurmayı başarmıştır. arabadan inilir, adam gibi bir kursa yazılınır, ehliyet alınır ve ileride mümkünse tek kapılı, tek koltuklu bir arabaya sahip olup aileden uzakta güvenle seyahat edebilmek dilenir.
  5. bu sadece bir maskedir. aslında baba, araba kullanmayı değil, peygamber sabrını öğretmektedir.
  6. jellyjamin yeterli araba kullanma tecrübesi yoktur ve baba bu duruma el atmak ister.

    baba : b
    jellyjam : j

    b : gel hadi çıkalım araba kullan biraz. direksiyonu ilerletmen gerek.
    j : tamamdır gidelim.

    şehirdışında sakin bir yerlerde dur kalk, dön mön vs. pratikler yapılmakta ortamda samimi neşeli bir hava bulunmakta.

    b : yavaş, sinyal ver, dur len yol onun hakkıydı, bla bla bla bla... şehiriçinde araba kullanayım falan deme bu halde. sanayiden çıkamayız valla. çalışman lazım biraz daha. kenara çek de ben geçeyim eve gidelim.

    zırrrr telefon çalar.

    telefondaki ses : neredesin?
    b : bilmemneredeyim jellyje araba kullanmayı öğretiyorum.
    t.s : biz bilmemneredeyiz.
    b : aa yakın bi uğrarız.

    telefondaki ses ve saz arkadaşları bi birahanede içmektedirler. normal şartlar altında içkiyi 6-7 sene önce bırakmış ve içmeyen baba kendi başına dışarı çıktığında biraz içip de gelse valide sultandan fırça yemektedir ve yanında benim olmamı fırsat bilip kaytarmıştır. mekana gidilir peder beyler bira söyler ben de bi bira demeye kalmadan kola, soda, meyve suyu sen ne alırsın cümlesini bir garson edasıyla söyler. bira içseydim ben de der demez yok içki içme sen şeklinde bir cevap gelir.
    akabinde güzelce alkol alan baba beyler kalkarken anahtarı verir ve zerre kadar karışmadan şehiriçinde trafiğin yoğun olduğu saatlerde eve kadar bir kaç amatörlükten kaynaklanan tehlike ile kazasız belasız zararsız ziyansız döneriz. ve adamakıllı araba kullanmayı öğrendiğim gün o gündür.
    aynı zamanda giderken gaz, fren, şanzuman halimiz duman formatında bilgiler veren baba alkolün etkisiyle olayı felsefeye vurmuştur. örnek : bak jelly, araba seni değil sen arabayı kullanıyorsun. yönlendirmek, istediğin gibi kontrol etmek tamamen senin elinde. bunu kavradığın zaman ileri sürüş tekniklerine hazır olacaksın vs...

    buradan çıkaracağımız sonuç her erkek çocuğuna araba kullanmayı öğretirken hafiften agresif olup zaman zaman enseye şaplak, fırça kayma gibi atraksiyonlarda olacak şekilde donanımlı dünyaya gelir. ama biraz rahatlayınca koy gitsin moduna bürünebiliyor gördüğümüz gibi. içirin yani güzel oluyor.

    ama her şekilde eve gidince anneden fırça yeniyor. hatta siz de kaynıyorsunuz arada hazırlıklı olun.
  7. ne kadar iyi kullanırsan kullan herseferinde bir dejavu edasıyla yeniden başlayarak kendini tekrarlayan öğretidir. 'bak yavrum bu gaz, bu fren buda debriyaj' diye başlar herseferinde ve kendisi araba kullanırken hiç yapmadığı zorunlulukları size bastıra bastıra anlatır ve sizin direksyonda olduğunuz her saniye çekirgesine öğretide bulunan kungfu hocası edasıyla size bakıp ' bak yavrum şoförlük kolay değildir, adam bütün aklını yola vermeli, konsantre olmalı' diye konuşur durur. nedense yaptığınız en ufak hata bile size sanki 5 takla atmış gücünde geri döner. 'napıyon salak herif görmedin mi önündekini, bu yolda bu hızla gidilir mi' lafları duymak normaldir.
    alternatif (bkz: babanın basketbol öğretmesi)