babam öldüğünde ağlamadım  

adana çık aradan

  1. (bkz: ich weinte nicht als vater starb)
    (gaia, 09.09.2007 02:18)
  2. doktorlar dizisinde kısa saçlı hatun kişi söylemiş ve akabinde herkesin üzüntüsünü farklı yaşayacağını dile getirmiştir. doktor ya. herşeyi bilecek illa.
    (chucky1903, 09.09.2007 02:24)
  3. yalan ulan. küçüktüm bilmiyordum, bilmiyorken ağladım. sebepsiz sandım.. sebebi varmış.
    (mara despina, 09.09.2007 02:34)
  4. bunu söyleyen kişi ilerleyen günlerde muhtemelen ayıkladığı bezelyelerin ne kadar da buruşuk olduğunu fark edip ağlama krizine girecek sonrasında babasının bezelyeyi ne kadar sevdiğini omzunda ağladığı kişiye anlatmaya çalışacaktır.
    (si, 15.04.2008 21:52 ~ 21:53)
  5. ağlayamadım... kızının onsuz dayanaksız güçsüz kaldığını düşünecek; gittiği yerlerde üzülecek diye korktum ağlayamadım. ilk şokun gözyaşlarını tükettim ve sonra gözpınarlarım kurudu sanki; taaki çok mutlu olduğum bir ana kadar; dakikalarca güldüm ve birden hatırladım ki biz babamla gülerdik dakikalarca ve bir daha asla olamayacaktı bu... sonrasında yaşadığım; ufak çaplı bir krizdi sanırım sokak ortasında. artık ağlayabilmenin kötü yanı şu ki yıllar geçmesine rağmen hala durdurmayı öğrenemedim yaşlarımı.
    (eloli, 07.01.2009 19:51)
  6. annesini üzmemek için 8 yaşında bir çocuk tarafından yapılan eylemdir.aradan yıllar geçse de ağlamaz.ağlayamaz.ama sadece annesinin yanında.çünkü ağlarsa annesi üzülür; babası annesinin üzülmesini istemezdi çünkü.ama üzdü...ağlattı...ben ağlamadım.demek ki ne ağlamak ne de ağlamamak geri getiriyor...hiçbir şey dindirmiyor bu acıyı...hep bir yanın eksik kalıyor ve eksik kalmaya da devam ediyor...
    (öykü, 07.01.2009 20:52)
  7. herkes ağlıyordu .baktığım her gözde yaş vardı.birileri öldü dedi birileri yalan . sadece dinledim. şimdi anlıyorum söylenen sözleri.yetim ne demek biliyorum artık ve ölüm. ikiside can yakıyor şimdi. ağlamaksa akan göz yaşları ağladım ama neden bilmiyorum. belki herkes ağlıyor diye . belki de sadece ağlamak için. ölüm evimin kapısından girdi diye değil ama. birçok kişi ölüm dedi. anlamadım ve bilemedim ölüm nasıl birşey. annemi ağlatan birşeydi. ve babaanneme ağıtlar söyleten. ölüm duyunca değil yaşanınca öğrenilen bir şey ve öğrendikçe her gün yeniden can alan. şimdi biliyorum neden ağladığımı yada kimin için ağladığımı. babam öldü diye ağlamıyorum. ben hasretime ağlıyorum. yokluğuna dayanamıyorum.
    (arnavut kaldırımı, 02.10.2009 01:02)
  8. babasını sevmeyen insanın söylemesi son derece olağan karşılanacak cümle.

    baba figürü, romanlara, şarkılara, şiirlere, filmlere, öykülere konu olan ideal tipten farklı ve hatta insan sınıfına bile sokulamayacak kadar kötü bir nitelik arz ediyorsa, adam ölünce, evladının bırak ağlamayı, davul zurna çalıp yeniden doğmuş gibi hissetmesine bile sebeb olabilir. evet canlar, hayatın bir dramatik yönüne daha saptık, çıkıyoruz ivediliklen.
    (acil pizza sipariş hattı, 02.10.2009 01:22)
  9. ıris galey tarafından yazılan kendi hayatından bahsettiği bir kitap adı.okumuştum ,daha küçük yaştaki yazar babası tarafından belli bir süre tacize uğruyor ve açıkladıktan sonra babası ihtihar ediyor.
    (lka, 02.10.2009 21:24)
  10. (bkz: bir ben vardır benden içeri)
    (kirve, 02.10.2009 21:25)
  11. babam öldüğünde aslında ruhum yoktu içimde. almıştı ruhumu onu alan azrail. boş bir bedendi bendeki. ağlayan insanlar vardı etrafta. ağlıyorlardı. nedensiz ağlıyorlardı. benim ruhum gitmiş. nasıl ağlayabilirim ki ?
    (ozgurce, 02.10.2009 21:31)
  12. iris galey'in kitabını okuduğumda babamla aramın pek de iyi olmadığı bir dönemdeydim. haftada ya da 2 haftada bir görüşüyorduk. onda da sürekli geziniyorduk. sabah olmasını istemiyordum o zamanlar, ona sarılıp uyuma keyfinden mahrum kalmayayım diye. ama nefret de ediyordum ondan deli gibi. neyse. sonra bu kitabı okudum. o anda her şeye rağmen babamın ne kadar harika olduğunu anladım. o ölse nasıl yarım kalırım diye düşündüm günlerce. ama o gün hiç ummadığım bir anda gelince ağlayamadım. ablam, annem o kadar çok ağlıyordu ki ben ağlayamadım. boynum büküldü, boğazım düğümlendi, bağıra bağıra ağlamak istedim ama olmadı. evin en küçüğü olmama rağmen her gelen "bak sen dik dur, annenle ablan çok kötü zaten" dedi. dik durdum. tam da babamın gurur duyacağı gibi. ama benim hiç istemediğim gibi.

    lafın özü evet ağlayamıyor insan. o ilk kahramana ölümü yakıştıramadığından. kötü oyunculukların sergilendiği bir oyun sanıyor etrafında olan biteni. ne yaşarsa yaşasın, kahramanından ayrılmak kanını donduruyor insanın. işte bu yüzden ağlanmıyor...
    (sevim koş katil geldi, 02.10.2009 21:41)
  13. bizzat kurduğum cümlelerden biridir. acınız çok büyükse ağlayamazsınız. hatta henüz defnedilmeden önce, saçmasapan bir şeye kahkahalarla gülebilirsiniz. ama on iki yıl geçmesine rağmen acısı hala içinizde de olabilir. oluyor böyle şeyler..
    (sistre cila, 02.10.2009 22:15)
  14. ölüm nedir bilmiyordum çünkü. bir gün gelecek hayaliyle yaşadım büyüdükçe anladım artık gelmeyeceğini.. ağladım sonra fotoğraflarına sarılıp hıçkırıklara boğularak ağladım.
    (ya herşeyim ya hiçim, 04.10.2009 00:08)
  15. gerçekleştiğinde gerçekleştireceğim eylem,değil ağlamak göbek atıcam valla
    (tozpembehayallerdenardakalantoz, 04.10.2009 16:40)
  16. hiç yaşanmamışlık zaten insanı bitirir. ağlanmaz zaman geçer hatta unuttuğunu bile düşünürsün ama bir gün yolda yürürken, kardeşine bakarken ya da ne bileyim rakı masasında herşey çözülür. kelimeler gözyaşları kendini gösterir.
    (azoic, 07.10.2009 02:40)
  17. cemal süreya okuyunca ağlayacak olan kişidir.

    (bkz: sizin hiç babanız öldü mü?)
    (si, 27.10.2009 16:51 ~ 16:54)