belki ilginizi çeker
  1. · father and daughter
  2. · babalar ve kızları
  3. · baba sevgisi
  4. · hikmet temel akarsu
  5. · baba
  6. · ortanca çocuk olmak
gündem
  1. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  2. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  3. · asla birlikte olunamayacak birine aşık olmak
  4. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  5. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  6. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  7. · 28 kasım 2009 fenerbahçe kasımpaşa maçı
  8. · şehit anneleri
  9. · veresbit

babalar ve kızları  

  1. babalar ve kızları



    babalar kızlarını kucaklayıp veda ettiklerinde

    ve kayıklarına binip sonsuz denizlere kürek çektiklerinde



    kızları bilmez mi;



    bir gün denizin öte yanında

    babalarına kavuşacaklarını



    yeniden küçük bir kız olup

    o "çok” özlediklerine

    sımsıkı sarılacaklarını



    ve bir daha asla ayrılmayacaklarını?..



    düş hekimi yalçın ergir

    michael dudok de wit'in muhteşem "father and daughter" kısa filmi, josef ıvanovici'nin donauwellen-walzer(tuna dalgaları) eşliğinde:

    (bkz: http://www.youtube.com/...)
    (beybabacan, 13.11.2006 02:01 ~ 20.07.2007 01:49)
  2. (bkz: @1252527)
    (beybabacan, 13.11.2006 02:06 ~ 20.07.2007 01:51)
  3. her baba mükemmel değildir elbet, her kızın ya da çocuğun olamayacağı gibi. ama kız büyümemiştir henüz ve bunun böyle olduğundan habersizdir. ister ki baba sıkı sıkı sarılsın kızına, koklasın, öpsün seni seviyorum desin. yıllar hep bunları beklemekle geçer, "merhaba, nasılsın baba" dan öteye geçmeyen konuşmalarla, içinin burkulmasıyla. birgün aynaya bakar ya da başkası tarafından baktırılır ve görür ki oda babasının kızıdır, sarılma özürlüdür, seni seviyorum deme yoksunudur. e napalım babamın kızıyım denilip geçiştirilir bu durum. zaman geçer kız büyümüş evlenmiştir. artık yaşın ilerleyip, hayatın içine birebir karışma ve olgunlaşmadan mıdır bilinmez, yavaş yavaş anlamaya tanımaya çalışır babayı. farkeder ki sevgi dünyaya ilan edilmeye gerek olmadan da gösterilebilen bişeydir. bazen bir tebessüm, bazen gözlerde sıcacık bir bakış, seni seviyorumdan daha ötesini anlatır insana. seni çok sevdim kızım, gösteremesem de, kelimelere dökemesemde, her an yanında olamasam da seni çok sevdim, üzüntün üzüntüm, sevincin neşem oldu. siz bunları yeni yeni farketmeye, bu bulmacayı yeni yeni çözmeye başlamışsınızdır ki baba sizi terkeder gider. artık bazı şeyleri geç bulmanın ya da öğrenmenin azabından mı yoksa yeni tanınan bu insanı bir daha göremeyecek, dokunamayacak olmanın verdiği ızdıraptan mı bilinmez hayata koskoca bi siktir çekersiniz. elinizde kalan tek şey, bayram öncesinde mezartaşına konan bir demet çiçek ve ağzınızdan dökülen pişmanlık cümleleridir.
    (depresif, 04.04.2007 13:56 ~ 07.01.2008 13:09)
  4. (bkz: winter)
    (mishkadora, 19.05.2007 13:52)
  5. en güçlü bağlardan biridir babalar ve kızları arasındaki bağ. ne yazık ki herkes kuramaz o yakınlığı.. baba, kızı için, güç timsalidir. idoldür, örnek alınacak kişidir. en yıkılmaz, en sağlam kişidir. küçük kızlar babalarına hayrandırlar hep. büyüdükçe babanın bilgeliği daha da arttırır hayranlıklarını. babarının başına bir şey geldiğinde en çok onlar korkar. kendilerini savunmasız hissederler. çünkü babanın kanatları altında büyümüşlerdir ve şimdi ise babanın kanadı kırılmıştır. hayatlarına pek çok erkek girer kızların ama en sevdikleri hep sevicekleri erkek yalnız babalarıdır. ilklerin heyecanı babayla paylaşılır. ergenliğe, gençliğe, olgunluğa ilk adımlar... babalar kızlarının kahramanlarıdır. kanatları da kırılsa, çok uzaklara da göçseler hep öyle kalırlar. hiç unutmadığım bir hatıradır: " çocukluktan çıktın ama, hala benim bebişkomsun..dilerim, yaşamında karşılaşacağın erkekler seni en az benim kadar severler." * baba-kız ilşkisi çok güçlü ve özeldir.
    (zinzoline, 03.07.2007 10:50)
  6. kaptan miço ilişkisine benzer. eğer siz şanslılardansanız ve gerçekten "arkadaş" olduğunuz bir babanız varsa, hayat en mükemmel haliyle görünür artık.tüm kompozisyonların baş konusu, arkadaşlarınzın bile çok sevdiği biri olur babanız. öyle bir babadır ki, siz arkadaşlarınızla dersaneden kaçtığınızda ve tesadüf eseri yolda karşılaştığınızda arkadaşlarınızın hatırını soracak kadar centilmen, size paranız var mı diye sorabilecek kadar cömerttir. herkes size özenir, kimse anlamaz o ilişkiyi. özellikle nasıl herşeyinizi ona anlattığınızı. o geceler boyu hastalandığınızda yanınızda bekler, en ağır cümlelerinizde bile sesini yükseltmez, küser sadece. çünkü sizi en sevdiği varlığı kırmak istemez. anneniz kıskanır sonra. sizin babanız nasıl olur da, gelir ve sabahın köründe sizi okulunuza bırakır birde orda size kahve ısmarlar. sonra moraliniz bozuk olduğunda geçer ve aman be kızım hayattaki hiçbirşey senden kıymetli değil der. o yüzden belki feysbuktaki grup bu kadar anlamlı gelir babasına aşık kızlara.."belki bir gün prensimi bulcam ama babam herzaman kral olarak kalacak" bir de babanız gençse, aradaki yaş farkı azsa, o zaman daha da güzelleşir hayat. o zaman daha da kuvvetlenir bağ, kimsenin araya giremeyeceğini bilirsiniz. çünkü o sizi kötü rüyalardan uyandıran, üstünüzü örten ve her ne olursa olsun arkanızda dağ gibi duracak olan babanızdır. iste böyle bir ilişkidir babalar ve kızları arasındaki ilişki, ufacık bir sürpriz, birkaç damla gözyaşı. birde dostluk ve güven toplamı.
    (kırmızıdenizyıldızı, 19.07.2008 22:20)
  7. tam birbirinizi anlamaya başlarken birinin gitmesi gerekir hep. kar yağar cenazede, babamı gömmeyin üşür orda der, güçlü görünmeye çalışır, banyoda suyu açar ağlarsın bağıra bağıra. küçükken eve geç geldiği için kendini suçlu hissettiği zamanlarda aldığı napoliten çikolataların tadı gelir ağzına elini avcunun içine alıp'dünya bir tarafa sen bir tarafa' demesini özlersin uzaktan. yüzünü, gülüşünü hatırlarsın hep. eski fotoğraflara bakıp hatırlar buruk bi gülücük kondurursun sevdiği gamzelerinle yüzüne. sonra adı daha az anılır olur. zaman geçer. aklından hiç çıkmayan kahramanındır o senin. çok özlersin.
    (yamuk prenses, 20.07.2008 21:17 ~ 06.10.2008 13:21)
  8. babalar kızlarının yalnız kalmasına neden olur.
    sizi koşulsuz ve sınırsız seven, konuşabildiğiniz, ortak zevkleri paylaştığınız, akşamları birlikte şarkılar-türküler söylediğiniz, kitaplarla-şiirlerle tanışmanızı sağlayan, problem çözmekte sınır tanımayan ama bunların yanında arada belli bir mesafe bırakan bir babanın kızıysanız büyük ihtimalle yalnız kalacağınızı ya da iyi ihtimalle herşeyde biraz eksiklik bulacağınızı bilmeniz gerekir.
    ister istemez hayatınıza giren erkekleri ilk aşkınız babanızla yarıştırırsınız hep. istersiniz ki babanızdan bir adım önde olsun. olabilirse ne mutlu. ama olamazsa hayal kırıklığı..
    mesela bozuk musluğu tamir edememesine bile bozulursunuz. çünkü çocukken hiç tamirci çağırılmamıştır evinize. babanız tamir etmiştir herşeyi. halbuki ne var altı üstü bir musluk. o tamir edemiyorsa sen et madem.
    hiçbir suçu olmayan sevgili sırf musluğu tamir edemedi diye "beceriksiz" olur gözünüzde. babanız bir-sıfır öndedir.
    ve siz babanıza yenilen bir sevgili istemezsiniz.
    çok sevilmişsinizdir; azıyla yetinemezsiniz.
    şampiyon sevgili arasınız; ama bu arada onun da annesinden daha şampiyon sevgili aradığını unutursunuz. annesi kadar becerikli değilsinizdir siz de. o kadar özenli davranamazsınız. el üstünde tutamazsınız onu. kendinizi geçip onu düşünemezsiniz. koşulsuz affedemezsiniz.
    uzar gider böyle.
    "mutlu aşk yoktur" dersiniz sonra da.
    ah şu mitoloji yok mu? ödip mödip..
    bi' gün büyüyüp de artık babanıza da kusurlar bulduğunuzda taşlar yerine oturur belki.
    (dendelis, 23.07.2008 11:26 ~ 12:26)
  9. eğer doğduğunuzdan itibaren babanızla aranızda mesafe ve soğukluk varsa, yine yalnız kalacaksınız demektir.

    çok güçlü ve gerçekçi başlarsınız hayata. asla mükemmel erkeği aramazsınız, herkesin hataları olabileceğini, beşer şaşar mantığını vesaire benimsemişsinizdir. bu kadar olgunluğun dezavantajları olur, hiçbir işinize karıştırmazsınız sevgilinizi. bütün erkekler sizi hayatınızı yönetmeye çalışacaklardır ve siz "bana babam karışmadı, sen kim oluyorsun" dersiniz. çok sevgi gösterilerine gelemezsiniz, garip bir tutukluk vardır bu konuda. cinsellik filan değil, romantizm ve aşk konusu geçti mi çekingenlik gelir size.. hep özgür olmak istersiniz, hayatınıza giren erkek, mesafeyi korumalıdır. çok içli dışlı ilişkilerde boğulursunuz. çünkü hayatınıza giren "ilk erkek" olan babanızla ilişkiniz bu şekildedir, başka bir şeye alışmamışsınızdır.

    günde birkaç defa aransanız dahi arıza çıkarırsınız. sevgilinizin herşeyinizle alakalı olması sizi rahatsız eder. kendinize ait bir çember oluşturmuşsunuzdur ve aşık bile olsanız bu çemberin içinde yalnız kalmayı tercih edersiniz. aşk sözcükleri söylemezsiniz, tıkanır kalırsınız, genelde romantizmle dalga geçersiniz. asla "babasının biricik kızı" olmamış, asla naz yapamamışsınızdır. evet, bütün bunların sebebi babanızın sizi "sevmeye, sevilmeye, şımartılmaya" alıştırmamasıdır. sizin için aşk "mükemmel, kusursuz, tutkulu ve romantik" erkeklere değil, "uzak olabilen, mesafeyi koruyan, gizemli, yormayan, yıpratmayan, maço olmayan, özgür" erkekleredir.

    bazen bu kadar gerçekçiliği, mesafeyi erkekler bile kaldıramaz. sizi bırakıp kendileri için ağlayan, kıskanan, kapris yapan, tutkulu, "erkeğin kanatlarının altına sığınmayı bilen" kadınlara doğru uçarlar. ve yalnız kalırsınız. siz mi? sizi babanız bile terketti, gidenlerin ardından dondurma yemezsiniz.
    (tatalu, 23.07.2008 11:50 ~ 11:56)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil