belki ilginizi çeker
  1. · yavuzcan çetin
gündem
  1. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  2. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  3. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  4. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  5. · itü sözlük
  6. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  7. · prison brake
  8. · okula 72 model mercedesle gitmek
  9. · alman

babadan oğula geçen müzik zevki  

  1. miras kavramının bokunu çıkartmak süreti ile gerçekleşmesi muhtemel olay. baba kişisi çocuğu henüz konuşmayı bile tam bilemezken dinlediği müziği çoöuğunun yanında dinleterek bir nevi ona müzik kültürü kazandırmıs olur. kulakları alışmış olur. faşistçe bir yaklaşım tabii.

    ukteci:(bkz: phoarbix)
    (o ben değilim, 17.02.2009 12:26)
  2. (arachnid, 17.02.2009 12:39)
  3. en güzel örneği olmasını dileyerek ve umarak:

    yavuz çetin - yavuzcan çetin
    (rocknrolla, 17.02.2009 12:53)
  4. (pakanajuhla of boreat, 17.02.2009 12:54)
  5. genellikle 50 yaş civarında üniversite okumuş babaların çocukları, babalarının 60-70lerde dinlediği led zeppelin, deep purple, pink floyd tarzı müzikleri dinleyip babalarından aldıkları bilgilerle çevresine hava atar.

    küçükken sinir olunan bir durumdur fakat ileriki yaşlar da çok da fazla rahatsız etmemektedir.
    (yagmurdaucankelebek, 17.02.2009 12:56)
  6. söyleyecek iki şeyim var bu konuda, bu geçişi yaşamış biri olarak:

    birincisi, babadan oğula geçen müzik zevki babanın zorla "al lan dinle şunu" şeklinde dayatmasıyla ortaya çıkan bir şey değildir. mecburiyetten dolayı, babanızın dinlediği müzikleri kişinin dinlemek zorunda kalmasıyla çıkar bu durum ortaya.

    ikincisi de kesinlikle kötü bir şey değildir, bilakis iyi bir şeydir, en azından benim açımdan...

    çocukluğumun geçtiği ege yollarında arabanın teybinde en çok çalan üç gruptu onlar. kaset bitince değil, tekrar tekrar çalmasından mütevellit sıkmaya başlayınca diğer gruba geçilirdi. sıkınca diğerine. ondan da sıkılınca hoop başa.

    yıllar boyunca şarkılarının sözlerini anlamadığım bu grupları dinledim araba yolculuklarımda. kimi şarkılarını sevdim, kimilerinin bitmesini bekledim. fakat bu bekleyişler bana bir şey kazandırdı. bilmediğim bir parçaya karşı ön yargılı olmamayı. sevmesem de belki parçanın çok hoşuma gidecek bir yeri vardır diye beklemeyi öğretti bana.

    her ne kadar en büyük zevklerimden biri müzik dinlemek olsa da hiçbir zaman iyi bir müzik kulağına sahip olduğumu düşünmedim. zira yıllar geçtikçe zevklerim değişti ve her değişim "eskiden nasıl da onları dinliyormuşum ben" dedirtti.

    belki ben şanslıydım. zira babamın arabada bıkmadan usanmadan dinlediği gruplar dire straits, pink floyd ve the alan parsons project idi. başka türde müzik dinleyen babaları eleştirmiyorum çünkü müzik zevki ve beğenisi göreceli kavramlar. fakat şimdi düşünüyorum da, her ne kadar o müzik türüne de büyük saygı duysam da babamın arabesk dinleyicisi olmasını istemezdim herhalde.

    işte bu sebepten babadan oğula geçen müzik zevki kötü bir şey değildir. kimbilir o grupları dinleyerek büyümeseydim şimdi tokio hotel dinliyor, mtv izliyor ve blue jean okuyor olurdum belki. allah korumuş diyeyim. sana da teşekkür ederim baba. beni bu güzide grupların dinleyicisi yaptığın için...
    (phoarbix, 17.02.2009 13:10 ~ 12.03.2009 20:00)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil