ilk bölümleri iyi olan, ama sonraki bölümlerde senaryonun tıkanmasından olacak ki ardı ardına olumsuz olayların yaşandığı, bir noktadan sonra insana bu olaylardan dolayı fenalıklar geçirten dizi.
tutan birçok türk dizisi gibi bunun da cılkı çıkartılmış, dizi tadında bitirilmemiştir...
süper baba dizisinin nazikçe yayından kaldırılmasından sonra ona alterneti olarak düşünülmüş ,fakat hiçbir zaman süper babanın yerini tutamamış , bir türlü ısınamadığım türk dizisi
parlak bir inciydim önce, derinlerde saklanırdım
baba evi kabuğumdu, hayat çok uzak sanırdım
düşlerimle yandım sonra, sevdalarımla kavruldum
düşlerimin peşi sıra kendimi yollara vurdum
kanat takıp uçurur da bu düşler uyandırır en tatlı yerinde
gün ortasında sabah seherinde hatırlanır yeniden
yatak döşek yatırır da bu düşler uyandırır en tatlı yerinde
gün ortasında sabah seherinde hatırlanır yeniden
bir orhan kemal kitabı.küçük adamın romanı üçlemesinin ilki.cumhuriyet'in ilk yıllarında chp despotluğuna karşı çıkan, kendisi de despot olan hukukçu ve siyasetçi bir babanın evinde doğan orhan kemal'in aslında kendi hikayesi.ucu bucağı olmayan çiftliklerden,sürgündeki sefalete uzanan müthiş bir hikaye.
baba ocağı diye daha nostaljik bir söylenişi de mevcuttur.
günümüz şartlarında bir evlat büyük ihtimalle, en geç üniversiteyi kazandığı an buradan fiilen kopar..artık bu noktadan sonrasında her gidişinde bi nevi misafir gibi ağırlanır..
misal 3 günlük bir bayram tatiline gidersiniz sıcacık baba evine..lakin valizinizi sizin bildiğiniz dolabınızın içine boşaltma isteği neticesinde gördükleriniz sizi ziyadesiyle yıpratıverir.
(bkz: anne gardrobumda ablamın çeyizlik tencereleri var.)