görseller
bab ı esrar 
  
belki ilginizi çeker
  1. · bab ı esrar
  2. · yansımalar
  3. · sızı
  4. · ahmet ümit
  5. · akdeniz
  6. · ben esrar gördüm
  7. · kimya hatun
  8. · kervan
  9. · esrar
  10. · the hitchhiker s guide to the galaxy
gündem
  1. · okan bayülgen
  2. · uykusu olup da uyumayan insan
  3. · ugg düşmanı ezik kızlar
  4. · annelerin yakışıklı anlayışı
  5. · domuz gribi
  6. · author
  7. · tahrik edici erkek kokuları
  8. · fethullah gülen in kuraklığa çözüm önerisi
  9. · douglas fairbanks

bab ı esrar  

 sayfa  / 2
  1. yansımaların inanılmaz albumüdür
    süperdir dinlemeye doyamaz insan
    (shadowbannett, 19.08.2004 19:23)
  2. sır kapısı anlamına gelir.
    (close2death, 19.08.2004 20:21)
  3. insanı alıp götüren bir müzik, mükemmel bir albüm.

    (bkz: muamma)
    (selenge, 17.08.2005 19:57)
  4. yansımaların türk füzyon dalı altında piyasaya çıkardıkları 2.albümleridir. ney tınısını tam anlamıyla hissedebildiğiniz ender parçalardan da biridir ayrıca.
    (beatrice, 08.02.2006 04:12)
  5. dinlerken biraz bozuk olan moralinizi yerin dibine sokan, her şarkısı birbirinden güzel olan süper yansımalar albümü
    (müzik iyidir, 17.02.2006 22:56)
  6. ilaç
    (tuygun, 17.05.2006 14:58)
  7. 1995 tarihli yansımalar albümü...

    01- sızı 4'46''
    02- son kuşlar 4'30''
    03- yakamoz 4'02''
    04- ayrılıklarda 4'40''
    05- bulutlar 5'00''
    06- yaban gülü 2'52''
    07- kervan 4'00''
    08- sırlar 5'53''
    09- bab-ı esrar 6'27''
    10- akdeniz 3'23''
    (van den budenmayer, 15.06.2006 01:48 ~ 02:03)
  8. yansımalar adlı grubun öldürmek istercesine ruhunuzu esir alan bab ı esrar adlı albümünün aynı isimli parçası.
    (ayrinti, 13.07.2006 18:21)
  9. moraliniz bozuk olmasa bile bu albümü dinlediğinizde mutlaka kendinizi uzaklara dalmış gitmiş bir halde bulursunuz. *
    (perileyn, 13.07.2006 18:27)
  10. bu nasıl melodidir? bu nasıl duygu yoğunluğudur? hangi duygularla yazdınız bu şarkıyı bre zındıklar?! sorularını haykırmak istememe neden olmuş şaheser. kapatı gözlerinizi, kulaklık takın, son ses açın bab-ı esrar'ı... gözlerinizi açtığınızda 3-5 damla düşecek,, korkmayın.
    (the joy of not being, 14.01.2007 18:26)
  11. vapurda dinlenesi şarkı.
    (dr jan itor, 14.01.2007 18:32)
  12. melodisiyle uzaklara taşıyan şarkı, albüm.. buram buram hasret kokar..
    (cthulhu, 22.01.2007 21:42)
  13. sırlar kapısı
    (bkz: sır kapısı)
    yansımalar albümü
    (jimela morrison, 25.03.2007 00:24)
  14. ruhunuzun en hassas noktasına ince ince vuran ahh sesinin isimle iştigal olduğu noktadır bab-ı esrar.. baba zula'cadır..
    (kuzudis, 25.03.2007 00:31)
  15. winamp'im ruhuma üflediği müzik ve muhteşem ney sesi. elim mouse'da, kaan ince'den giriyorum, nilgün marmara, slyvia plath, tezer özlü, o bu derken okuduklarım ve ney sesi beni benden alıyor. camım açık; 4. kattayım; kanatlarım yok.

    yapılmaması lazım, asla bu isimleri bu şarkı ile anmamak lazım.
    (clementine, 15.06.2007 12:54 ~ 12:54)
  16. odtü mezunu müzisyenlerin kurduğu müzik grubu.
    (mihman, 16.09.2007 14:56)
  17. bir kaç gün üst üste dinlenince intihar etme isteği duyurtan ama ne için intihar edileceğine karar verilemeyen müzik yapımıdır.
    (iddqd, 16.09.2007 14:57)
  18. albümle aynı adı taşıyan bu şarkı ayrıca, yönetmenliğini derviş zaim' in yaptığı tabutta rövaşata filminde de kullanılmıştır.
    (hippidihoppo, 05.09.2008 13:11)
  19. ahmet ümit'in yeni romanı.
    arka kapak:
    "bab-ı esrar...yaşamı, aşkı ve inancı yeniden düşünmek için; yedi yüz yıldır çözülemeyen sır; şems-i tebrizi cinayeti...
    yedi yüz yıldır süren bir sevda; şems-i tebrizi ile mevlânâ
    bab-ı esrar sadece bir gerilim romanı değil, aynı zamanda bir sırlar kitabı. fantastik öğeleri kullanarak çok katmanlı bir dil yaratan ahmet ümit bu yapıtında mevlevilik temelinde din ve inanç üzerine ilginç sorular soruyor. din ile aşk arasında, inanç ile sevda arasındaki ilişkiyi bambaşka bir açıdan gözlerimizin önüne seriyor.
    dünyayı, yaşamı, inancı ve aşkı, yeniden düşünmemiz, yeniden araştırmamız, yeniden okumamız için..."
    (gramadevate, 26.11.2008 19:56 ~ 19:56)
  20. ahmet ümit in son romanı.

    bence okunması gereken bir kitap, mevlevilik hakkında kimi bilgiler içeriyor. kitabı bitireli daha dakikalar olduğu için etkisi yüksek belki üstümde ama bence huzur veriyor insana.

    bir de başkomser nevzat ile ali ye selam göndermiş bir nevi kitabında
    (neva, 13.12.2008 22:55)
  21. ahmet ümit'in dan brown'dan iyice etkilendiğini belli eden romandır.
    (gentile, 26.12.2008 14:36)
  22. belki de ilgilenen bir edebiyat öğrencisi bitirme tezini bunun üzerine yazmalı: ahmet ümit neden yazamaz?

    ama nasıl bu kitabın ilk baskısı 50000'dir?
    üstelik bu ekonomik krizde ve kitap okumayan bir ülkede 20 liralık fiyatla bu 50000 adetlik baskı sayısı nedir? haftalardır en çok satan kitaplar listesinde nasıl bir yer bulmuştur bu kitap?

    bestseller tarzı roman yazmanın birkaç kuralı vardır. polisiye bir hikaye etrafında dönen konu ve bu esnada okuyucuya yapılan bilgi bombardımanı. bu hep işe yarayan bir formüldür.
    ahmet ümit ne yapmıştır? sağdan soldan okuduğu (ki arka sayfada iki sayfalık bir kaynakça listesi var) hikayeleri "copy-paste" yapmıştır. kesinlikle abartmıyorum burada, insanlar kitap ilerlerken birbirlerine mevlana hikayeleri anlatıyorlar bu kitapta. konunun tamamen dışında üstelik.

    bir gizem, bir esrar zaten yok!

    üstelik bu romanın da polisiyeliği tartışılır. "germek" ise ahmet ümit'in daktilosunun yakınından bile geçmeyen bir şey zaten. polisiye olması için ana karakterin işi olan sigortacılık üzerine bir iki araştırma yapar insan. sigortacılar soruşturmalarını nasıl yürütür diye bir şeyler okur. lakin ahmet ümit hiç zahmet etmemiş bir amatör nasıl yazarsa aynı şekilde bir "soruşturma" yazmıştır.

    ayrıca polisiyelerde ya da gerilim romanlarında olay böyle kendi kendine çözülmez (hoş bu romanda çözülecek bir şey de yok). bir iki kanıt falan bulunur hatta heyecan katması için "fake" suçlular üretilir. bunlar da yok ama! olmasın tamam, bunlar bir eksiklik değil, ama ahmet ümit'in yapmak isteyip beceremediği şey de bu!

    ey türk okuyucusu bu sana müstehak!

    allahtan şu kitabı korsan almışım. benim aldığım tezgahta 5 liraya satıyorlardı 15 lira kar etmişim ama okurken çektiğim sıkıntının ve türk edebiyatı için duyduğum utancın maliyeti yok!

    bir alıntı yapayım benimle beraber siz de utanın: "gasba uğradığım ve solak kamil'in cesedinin bulunduğu yerde".
    bu cümle midir allahaşkına? (sayfa 319) böyle bir hatayı microsoft word bile düzeltebilirken ahmet ümit düzeltememiş!

    kısacası sobalı evde oturan arkadaşlar özelden bana ulaşsın zira odun niyetine kendilerine armağan etmek istediğim bir kitap kütüphanemi işgal ediyor...
    `
    edit`: sayfa 319'daki devrik cümleyi yanlış yazmışım düzelttim. korsan baskısı gerçeğinin birebir kopyasıymış bunu da teyit etmiş olduk... ve evet senede okuduğunuz kitap sayısı bir elin beş parmağını geçmiyorsa bu kitap tam bir başyapıt hatta orhan kemal roman ödülünü falan da alır... ayrıca korsan kitabın savunması için (bkz: kdv/@3097453)
    (strangelove, 13.02.2009 23:20 ~ 14.02.2009 22:50)
  23. elimden düşürmeden okuduğum bir kitaptı.hiçbir şey vermese bile mevlevilik,şemsi tebrizi hakkında verdiği bilgiler için bile okunur.sayfa 319 daki cümlede şöyledir aslında;"gasba uğradığım ve solak kamil'in cesedinin bulunduğu yerde."korsan kitaplarda bu tür yazım yanlışlıklarına sıkça rastlanır.eleştirmeden önce orjinal metine bir göz atalım bence.
    (zukaka, 13.02.2009 23:37 ~ 14.02.2009 11:51)
  24. ahmet ümit in agatha christe ve dan brown karışımı yazmak iiçin büyük çaba sarfettiği ancak beceremeyip okurken insanı baş ağrısına sokan türkiye de pazarlamacıların yazar sayılması nedeniyle çoğunlukla pek beğenilen romanı...
    (tonamisko, 14.02.2009 18:39)
  25. ahmet ümit'i basit bir polisiye yazarı sananların beğenmemesi normal, ben her zaman kendisinin kitaplarındaki felsefik anlatımlara, psikolojik tasvirlere efendime söyliyim daha insanın derinine indiği yerlere tav olmuşumdur. bu anlamda polisiyeden uzaklaşıp böyle bi roman yazması hoş olmuş, çok beğendim su gibi akıp gitti. lütfen - olmamış- , -aa bu polisiye diil - gibi gerzek eleştirileri bırakalım artık. mevlevilik hadisesini de çok güzel anlatmış kendisi. yukarıda söylenmiş gerçi de nevzat - ali göndermesi de hoş olmuş. merak ettiğim husus bu adam böyle sokakları binaları filan ayrıntılarıyla anlatıyor da oldukça geziyor olmalı. beyoğlu rapsodisi'nde biliyorum geze geze yazdığını da bu roman için de konya'yı ne kadar gezmiş ne kadar kalmış acaba. sonuç olarak doğru düzgün yazar çıkaramayan bu memleket standartlarında şahane bi roman.
    (henderson, 16.02.2009 16:13)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil