|
|
- güzelliği atasözlerine konu olan şehir.
(bkz: ana gibi yâr, bağdat gibi diyar olmaz)
- komsumuz ırakın başkenti.
- tarihin ilim ve bilim şehri hilafet devletleri içinde en büyük kültür birikimini sağlamış abbasilerin başkenti, ayrıca 1 milyon sınırını aşan ilk şehir, 1001 gece masallarının anlatıldığı şehir, bir dönem dünyanın en büyük kütüphanesine sahip kent.
ayrıca dünyanın en barbar iki imparatorunun** yağmaladığı yakıp yokettiği şehir.(assassin, 04.04.2005 03:53 ~ 07.04.2007 09:44)
- (bkz: bağdat caddesi)
- sagopa kajmer sarkısı
sozleri
mermi icad oldu mertim bozuldu ve merhumlar evin duvarında meçhul gazi. mayın şehit taburu, mayısta kan yağmuru, düşman uyku mahmuru, dünya kin maduru, solumda katliam, nerede sağ duyu? mevzileri nöbet alan fevziler feyz alamadan fethettiler ahireti, mektupları kayıp, cinayet ayıp ve kültürler bombalandı, kimse sallamadı, bağdat ateş aldığında kalbim durgun yedi,güneş doğudan battı. mumlarınızı yakın, yorgun düştü uçaklar, tebessüm etti tüm sanıklar, tankları tanımlar tanıklar, yanıklarla dolu topraklar karamparça bulutlar ve savaş! yavaş ölüm kaderinin hız kaynağı, telaş pazarı, can kumarı, çıkar savaşları, b52’ler yarıda kesti pişen aşları ve dünya kan deryası, geleceğin bedeli pahalı, duygular yamalı, suçu gelin etseler de kimse güvey girmeyecek, bilirim bu tarih değişecek ve tekerrüre dayalı imha tarihçesi, kurak sevgi bahçesi suya hasret.
topalla gezen aksamak öğrenir, abanın kadri yağmurda bilinir ve hatıra silinir
ana gibi yar olmaz, bağdat gibi diyar olmaz ama bağdat bombalanır
kazanılan her madalyon, mayın tarlasındaki piyon askeri reyona bir şampiyon sıfatıyla koydu bir galon kurşun, hüşu derbeder. turşu geçmişler ve savaşta gazi bebekler, tekler kalbimin atışı ve ekler günbatımından şafağa doğru süregelen kanlı iklimler. psikolojisi kaybolan bitkisel yaşamlar, ideolojisi kuyularda saklı taşbakan kanayan yaraların ortadoğusundan güneş battı ve bu şarkının üç leşi olmalı bir”leşmiş” o milletler sorgulamalı, birleşmiş amerika yılanları, çıngıraklı amacında yalanları ve kitle imha dolarları 24 beat’te tenha hiphopları, kinimin raple yansıyan oluşumları, kanunları kelepçelemeli ve elemeli eli zaferi simge edeni ve eylemini barışa saklayan her bireyi
- bağdatı almaya çalışmak, bağdattan daha mı güzeldi ne!
(bkz: ıv. murat)(ahpab, 20.12.2005 01:59)
- bir baharat markasıdır. arena'nın aflatoksin araştırmasında temiz çıkanlardan biridir. pul biberi iyidir.
(dlord, 20.12.2005 11:54)
- george w. bush'un son gözdesi...
(okang, 20.12.2005 14:01 ~ 14:01)
- eskiden dünyanın en güzel en sihirli kentiymiş. sarayında herşey bulunurmuş güzel kadınlar eksotik yiyecekler dünyanın her yerinden gelen baharatlar. şehir ise peri masallarından çıkmaymış gökyüzüne ulaşan kuleler bitmeyen zenginlikler heryeri kaplamış. şehrin sultanını bu olay çok tedirgin edermiş dünyanın en güzel şehrine ya birşey olursa ya yok olursa? birgün artık bu kaygısı onu rahat bırakmaz olmuş gitmiş sonsuzlardan düş'ün yanına ona tüm derdini anlatmış bağdatın asla yok olmasını istemediğini. sonsuzlardan düş biraz düşünmüş elbette herşeyin bir bedeli olmalıymış çünkü sonsuzlardan düş onun şehrini koruyacağına sonsuza kadar güzel kalacağına söz vermiş ve tüm şehri rüyalarda camdan bir şişenin içine koymuş. sonra ne mi olmuş? o bağdat rüyalarda kalmış ne zerafet ne periler kalmış ölüm ve acı gelmiş yerine. ama o bağdat hep düşlerde yaşamış asla yok olmamış
(bkz: sandman)
(bkz: dream endless)
- bu güzel memleketin paylaşım durumu şuradaki gibi imiş:
http://www.mapsofwar.com/...
- omuz üstünde baş kalmayan şehir...
bulutsuzluk özlemi, bağdat kafe şarkısında bağdat'ı böyle betimler.
'lakin yaşlı kahin der, dur gitme,
orda taş üstünde taş
omuz üstünde baş
kalmadı..'
bir şehri şehir yapan, onu sözgelimi bir çölden, uçsuz bir denizden, ıssız bir toprak parçasından ayıran nedir? taş yapılar mıdır mesela, ruhsuz iş merkezleri, cansız gökdelenler midir? bir şehri şehir yapan, anlamsız rakamlar mıdır, kağıt üzerine dokunmuş soğuk istatistiki veriler midir?
yoksa bir şehir, insanlarının gözlerindeki ışıltı baki kaldığı sürece mi şehirdir? bir şehir, ressamlarınca resmedildiği, şairlerince tasvir edildiği sürece mi şehirdir?
bu ve benzeri sualler boşlukta salındıkça, dünyanın efendileri bu sualleri akıl almaz bir riyakarlıkla/umursamazlıkla savuşturdukça, yerkürenin her köşesinde insanlar ölüyor, yerkürenin her köşesinde şehirler ölüyor.
yerkürenin her köşesinde, bağdat'lar birer birer ölüyor.
ve yerlerini, omuz üstünde baş kalmayan harabeler alıyor...
- anüsün kısmetten çıktığı takdirde, penisin kopup geldiği yer
- masalların, şiirlerin kenti
idi.
bugünlerde ise acı bir tekerleme oldu dillerimizde:
"bomba yağıyor,
kanlar akıyor.
arap kızı camdan bakıyor."
- 9. yüzyılda dünyanın ilk eczanesinin açıldığı kent.
- hallac-ı mansur'dan mütevellit, 922'den beri yeryüzünün en diyalektik mekanı. bağdat'ın bahtına hep, "adalet" ve "hakk" için karşıt saflarda çarpışanları kapsamak düşüyor.
- türk havayolları'nın 26 ekim 2008'de yeniden uçmaya başlayacağı "yıkık" şehir, eski "bulunmaz" diyar...
böyle masal kentler, rüya şehirlerin kaderi mi bu savaşlar? kurtaramıyorlar bir türlü kendilerini, petrol oluyor belki sebebi, ya da sözde "demokrasi" götürme mücadelesi. en sığ anlatımıyla bu...
thy yeniden uçuyormuş bağdat'a, artık oralar güvenli mi, insanlar gidip gelsin mi, 1991'den beri ilk kez uçtuğuna göre bağdat artık "güllük gülistanlık" diyebilir miyiz?
diyemeyiz bence, vardır "uçmamızın" bir sebebi, avrupa'ya bağlantısını sağlayacakmışız bağdat'ın...
bağdat'ın "yerlilerinin" avrupa'ya bağlanmaya mecali zaten kalmadı da, bağlanabilen bağlansın.
yukarıda da söylemişler, ben de dayanamayacağım, söyleyeceğim, "orada taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmadı..."
|