kişinin hayat felsefesinin yoğrulmasında etkili olmuş, kişide derin izler bırakmış, her zaman el altında olması istenen, sık sık gözgezdirilen, okunan kitaplardır başucu kitapları.
bundan sonrası başucu kitaplarının fiziksel anlamda da kişinin yatağının başucunda durması gerekliliğine inanılan bir kişisel giri olacaktır.
başucu kitaplarım olmadı benim çünkü başucu kitaplarımı koyabileceğim bir komidinim, bir rafım olmadı ( 6-7 yaşına kadar vardı aslında, o zaman da okuyamıyordum tabi ki, bir gece uyurken, nasıl bir dönüşle olduğunu anlayamadığım bir şekilde, kafamı köşesine vurup kaşımı yarmam ve gecenin bir yarısı kaşıma atılan dikişler yüzünden hayatımdan çıkmış oldu ). yatağa yatar yatmaz uyuyan ve uyurken belki de parende atan birisi olduğumdandır herhalde, benim hiç sahip olamayacağım kitaplardır. yatakta kitap okumak da zevklidir, yatmadan ( daha doğrusu uyamadan ) önce, sonra uzanıp başucundaki abajuru kapatmak falan, öyle tahmin ediyorum yani.
* abarttım galiba, neyse.
ayrıca : (bkz:
yatakaltı dergileri)