son zamanlarda iyice cılkı çıkmış olan bir hedeydi bu başlıkları alt alta okumak. bazı bazı işgüzar yazarlarımız espri yapıp ortamın amına koyacaklarını düşündüklerinden feyk* ukteler koyup ve bunları zamanı gelince doldurarak espri bombardımanı yaptıklarını düşünüyordum. ben düşünüyordum. kıçımdan uydurdum yani. bilmem ki öyle miydi? öyleydi ya. evet!
yeni haberimin olduğu ve aşağıdaki gibi anlam verdiğim hadise;
eğer yazarların tercihlerinden kaynaklanan bir sorun, sıkıntı var ise bundan dolayı başlığı kapamanın , yazarların bireysel tercihlerine tecavüz etmekten ve yazar insiyatifini mikip atmaktan başka bir anlamı, toplumsal içerikli mesajı olamaz.
kıllantı yaratan bir eğlence kültürümüz var ise bundan dolayı hayıflanmak abestir zira aynı güruh gider başka yol bulur o bitmek tükenmek enerjisini harcamak için.
- orjinal olmak zorundayız cim
+ buyur hocam
- jim bir şeyler yapmalıyız, bundan sonra farklı olmalıyız ?
+ çayı koydun mu hoca ? bu arada ekmek de yok...
- jim ben ne diyorum sen ne diyorsun ?
+ bak çayı gazetenin üzerine döktün saçına sıçtığımını, başlıkları alt alta okuyamamak durumundayım
- jim pardon jim, ama diyorum ki...
+ konuş, susmadan yorulmadan konuş...
kilitli bir başlık olan başlıkları alt alta okumanın yasaklanması ile okuyamamak. ama ne güzel başlıklar vardı alt alta okunacak. bak mesela:
(bkz: duy sesimi)
(bkz: seni çok seviyorum)
tam da denk gelmişti.tüh.
bir iki saniye ekrana boş boş bakmanıza sebebiyet verebilen bir durumdur. iki başlığı sanki tekmiş gibi okuyunca yaşanıyor bu mallık genelde. biraz önce benim yaşadığım gibi. şöyle ki;
- porno filmlerde köşede 31 çeken oyuncu
- nejat işler
vaay be nejat işler'in pornosu mu varmış, ne saçma başlık lan bu? diye düşündüm bir iki saniye.