başarısız seks girişimleri

  güzelinden getir  başlık içinde ara  bakın dur
  1. --s01e01--

    her erkeğin hayatında birkaç kez başına gelen ve unutmak istediği kara lekelerdir. eğer kendisi ile barışık, başına gelen saçma sapan şeylerle bile eğlenmeyi bilen biri değilse kimseye anlatamaz. işte size sevgili olmadan seks yapacağınız bir erkeğin, tüm çıplaklığı ile kafasından geçenler. (söz konusu kafa benim kafamdır)

    yeni tanışılmış, pek bir güzel kaynaşılmış, bol bol kahkahalar atılmış ve bir gece dışarı çıkmak için sözleşilmiştir. yalnız yaşayan bir kadın her zaman daha bir çekicidir. o gece gelip çattığında akşamüzeri aranır. hatun, kız arkadaşları ile bir barda muhabbette olduğunu gece 10 gibi onları bıraktıktan sonra buluşulabileceğini söyler.

    lakin 21 sularında bir sms gelir.

    "bu gece baya bir canım sıkkın, ilk buluşmamızda böyle tanımanı istemiyorum beni. daha sonra buluşalım mı?”

    bir süre sms’e baktım. o kadar kendimi hazırlamışım. bir kaç başarısız cevap denemesi sildikten sonra;

    “ben mutlu olduğun zamanlardan öte canının sıkkın olduğu zamanlarda yanında olmak istiyorum”

    ve cevap.

    “peki madem:) 22:30 gibi evden al beni.”

    zaten sarhoş olan bir kadını evinden ilk buluşma için almaya giderken, nasılsa hatun içkinin etkisi ile rahatlamış olacak ve gece mutlu sona ulaşacak diye çok şanslı olduğunu düşünüyorsun. kadının bir kaç saat önce "kızlarla kaynatmış" tekilaları fondip yapmış oluşunu, iyi bir şey zannediyorsun.

    konuştuğumuz saatte evinin önüne arabayı çekip aradım;

    “ben geldim, çok keyifsizsen dışarı çıkmak yerine evde de muhabbet edebiliriz” diye inceden bir zarf attım. “yok yok iniyorum” cevabı ile arabada bir bekleyiş başdı.

    lakin gelen kişi üç önce tanılışan, konuşurken “benim karakterim şöyle, ben böyleyim, şöyleyim” diye sallayan hatun değil. ayakta zor duruyor. tekilanın dibini görmüş lan.

    işte o an aslında yapılabilecek en büyük hatayı yaptım. salak, sen zaten kafayı bulmuş hatunu neden bara götürüyorsun. götürsene açık havaya, dayasana kahveyi. yesin rüzgarı açılsın.

    yolda birden ağlamaya başladı. en şefkatli yüz ifadesini takınarak arabayı sağa çektim, önceki gün benzincinin promosyon olarak verdiği kutu mendili torpidodan çıkarıp uzattım. iki dakikaya kadar kendine geldi. müzik açtı, dans edip müzikle beraber bağırmaya başladı. kafası arada vitesi tutan elime düşüyordu. yallah bara.. ay lav antalya..

    birer bira söyledik. sandalyeleri yan yana çektik, yüksek sesli müzik yüzünden bağırarak konuşuyorduk. konu onun neden ağladığına geldi. biraz naz yaptı ama anlatmaya başdı.

    “ya bak şimdi benim mehmet diye bir sevgilim vardı, geçen ay ayrıldık, iki senelik ilişkimiz vardı. ailesi bunu zorlamış, o kız sana göre değil demiş, bunlar şehrin en zengin ailelerinden biri tamam mı? sonra babasının benim hakkımda bildiği bir şey varmış ama mehmete söylememiş. bıraktı gitti. aradım ‘seni bir daha aramıcam yemin ederim’dedim. ‘inşallah sözünde durursun’ dedi bana yaaa, çok gururum kırıldı. dedi ve yine ağlamaya başladı..

    meriç olmak hayatım boyunca en nefrettiğim pozisyondur. hem kendi cinslerini satarsın, hem de bir yatak uğruna kendini batırırsın. lakin “benim meriç’im olur musun?” gözlerine dayanamadım. bir süre mehmet’in ne kadar şerefsiz bir adam olduğundan bahsettim, birkaç özlü söz söyledim. ama kısa kestim. meriç’in olamam ben senin bebeğim. gece uzun.

    -peki sen şimdi benim sevgilim olsaydın ne yapardın?, dedi. hobaa. işte bu..

    işte beklediğim fırsat. meriç’likten kurtulmanın en kısa yolu. yüzümdeki meriç ifadesi tatar ramazan’a dönerken saçlarını okşayarak ensesinin tuttum ve dudaklarına yapıştım. "bu barda öpülecek bir kız var, onu da ben öptüm" *

    öpüşürken aklımdan geçen tek cümle; “hesabı isteyecek garson bulmalıyım.”

    şimdi bir insanın bira içip içip işemeden yaşaması mümkün değildir. neticede bunu yapabilen tek insan behzat ç’dir ve hatunumuz behzat’ın kadın versiyonu olmadığı için tuvalete gitmesi gerekti. birkaç masaya çarptık, kendisine acıyan gözlerle bakan diğer hatunların yanından sendeliyerek geçti, alt kattaki tuvalete indik, biraz da orada öpüştük. ayak üstü hesap ödedik ve çıktık. bar çıkışı "ayakta duramıyorum" dedi, aldım bunu kucağıma, gülmekten kırıldı.

    yol boyunca kırmızı ışıklarda, fasileli sarılarda, bir çok kez daha öpüşüldü. arabayı park ettim. hiç konuşulmadan indik. bak o kadar sarhoş olmasına rağmen üst komşuların duymaması için bardaki çatlak kız halinden eser yoktu. içeriye girdik. salonun ortasında kocaman bir yatak. harika..

    klasik “evin çok güzelmiş” “teşekkürler” muhabbetinden sonra başladı gereksiz bir odaları gezdirme turuna.

    bu oda gezme merasimi benim için lost’un yeni bölümünden önce gösterilen eski bölüm özetleri kadar gereksizdir. izlesem de olur, izlemesem de olur. en son bir odaya girdik, oda inanılmaz derecede tertipli ve düzenli. çocuk odası gibi ama lakin yatağın üzerinde bir metre boyunda bir resim var. resimde orta yaşlarında bir kadın sırtmakta.

    hatun resimin yanına gitti, tozunu siler gibi yaptı,hüzünlendi. ama kafası bir milyon, ayakta zor duruyor.;

    -halam, dedi.
    +aaa ne hoş bir kadın.
    -öldü o.
    +…a.. nas.. başın sağolsun.. çok üzüldüm..
    -bu oda onun hatırası için..

    evet hatunumuzun evinde bir anıt mezar var. resmen "halakabir". bir süre yatağın başında saygı duruşunda bulunduk. seks öncesi böyle bir etkinlik hiç cazip değil ama yapacak bir şey yok. akabinde yatağa doğru turu tamamladık.

    bizimki eski türk filmlerini çok sevdiğini söyleyerek yeşilçam tv’yi açtı. olabilecek en sikindirik filmlerden biri oynuyor. gereksizliğin daniskası. oynayan kimseyi tanımıyorum. filmde orta yaşlarda bir kadın tek odalı bir gecekondunun tek odasının ortasında mavi bir leğenin içinde çırılçıplak banyomsu bir şey yapmakta. kamera arkadan çektiği için sırtı ve göt çatalı ortada. evin içinde gezinen başka bir kadın daha var, ayrıca altı yaşlarında iki tane erkek çocuğu yatakta yorganın altına girmiş yıkanan kadının sırtını ve göt çatalını izliyor. kadının götü leğenden az biraz ufak. bu ne lan?

    bir süre türk sinemasının işte böyle aptal saptal filmler yüzünden ilerleyemediğinden, sanat filmi yapıcaz diye saçmalamalarından bahsettik.. bu arada ufak ufak soyunmaktayız. en sonunda eşkıya’ya kadar geldik, türk sineması kurtardık ve çıplak kaldık. çok şükür.

    bira kokulu öpüşmeler bir süre devam etti. hatun banyoda prezervatif olduğunu söyledi. daltaşak, yataktan buz gibi evin içine kalktım. üşüdüğünü belli etmemek için ağır adımlarla banyoya doğru yürdüm. hatun ise, o türk filmindeki altı yaşındaki çocuklar gibi yataktan benim götünü izliyordu. banyoya girer girmez hemen hızlı hızlı, “amına kodumunun prezarvatifini” bulmak için bakınmaya başladım. yaklaşık beş dakika sonra buldum. banyodan ağır adımlarla çıktım…

    oha. ortada yorgandan çıkmış güzel bir kadın kıçı var başka bir şey yok.

    hatun sızmış lan.

    bir süre hatunu dürttüm, seslendim, yatağın içine girdim arkasından öptüm, memelerini avuçladım… yok yok yok.. sızmış ki ne sızmış. zaten kafası bir milyon olan bir kadını üstüne bir de bara götürmenin ne kadar akıllıca bir şey olmadığını fark etme anı geldi çattı. elimde kalan gayet can sıkıcı bir testis ağrısı oldu.

    giydim. cüzdanımı, telefonumu, arabanın anahtarını vs unutmadığından emin oldum. kapıyı çektikten sonra istediğim kadar çalayım sikseler uyanmaz. "hmm sikseler uyanmaz" yok lan o ne öyle?.. o kadar da değil.. apartmanın kapısından çıkarken yine üst komşunun duymaması için sessizce yürüdüm, arabama bindim ve gecenin karanlığına doğru farları yaktım.

    her zamanki benzinliğe girdim, benzinini aldım, pompacı yeni bir kutu kağıt mendil uzattı. bir süre yan koltuğun dibinde zeminde duran, hatuna gözyaşlarını silmesi için verdiğim kağıt mendile baktım, “istemiyorum” dedim sinirli bir sesle. pompacı bana öyle bir baktı ki bi an " hatunlarla barda gezen tango bey..sen mi pompacısın. hayır ben pompacıyım, ben, yaşar usta" diyecek sandım. gazladığım gibi kaçtım.

    bir hafta hiç aramadı. (iki kere aradım meşkule düşürdü o arada) bende aramayı kestim. sonra birden, bir akşam aradı. açtım. zil zurna sarhoş..

    (bkz: tangovecash.com)

    (, 16.02.2012 13:01 ~ 04.03.2012 18:46)

    @8347515

  2. bir küçük dalgınlık sonucu hüsranla sonuçlanan girişimler.
    (bkz: yanında prezervatif taşımayan erkek modeli)

    (, 16.02.2012 13:48)

    @8347626

  3. (bkz: ibretlik bir paylaşım)

    (, 16.02.2012 14:50 ~ 14:51)

    @8347813

  4. (bkz: bir de uçamayan kuşlar var)

    (, 16.02.2012 14:58)

    @8347838

  5. orta-namuslu bir hanım kıza çattıysanız başınıza gelebilecek olay. şöyle bi kabasından sevişir sonra da evlere dağılırsınız.

    orta-namuslu için:

    http://otantik-kahraman.blogspot.com/...

    (, 16.02.2012 15:28)

    @8347926

  6. (bkz: deliği tutturamamak)

    (, 16.02.2012 16:23)

    @8348143

  7. inerken yanıma oturdular. o saat alarmı almışım. emirganın orda anlıyor musun? bir ters garda getirdim ikisini de o saat baktım tavdalar.milleti indirdim kavşakta siz kalın dedim kızlara,mırın kırın ettiler , lan dedim keserim kulağınızı haa. çektim surların oraya ver allahım ver ver allahım ver bi ona bi ona.

    (, 16.02.2012 16:47)

    @8348227

  8. (bkz: yazık lan)

    (, 16.02.2012 20:51)

    @8349218

  9. benim nerdeyse tüm girişimlerimdir.

    bakın geneleve gidip carrefour dergisiyle çıkmış bir insan var karşınızda. bodrum'da köpük partisinde 200 kız içinden bana travestiyi bulan adam da benim teyzemin oğlu.

    demek ki! girişimcilik genelde işe yaramıyor.

    (, 16.02.2012 21:17 ~ 21:18)

    @8349307

  10. şansızlıkla sonuçlanan girişimlerdir.

    iki arkadaş bara gidilir. bardan 2 hatun ayarlanıp evin yolu tutulur. yolda içkiler alınır ama benim için en stratejik hataya imza atılır. yeterince sigara stoklanmamıştır. çapkınlık yaptığımız arkadaş oldukça yakışıklı kızlardan da biri güzel biri idare eder. güzel olan bardan beri bende. ben kızın kucağında yatmışım masaj yaptırıyorum, diğer arkadaşta benim sevgilim olduğundan, yavşak olduğumdan, beş para etmez olduğumdan, dem vurarak kıza yazıyor. bunların hiçbiri engelleyemedi, odama geçtik ama benim sigaramın bitmesi olaya damgasını vurdu. sigarasız kalınca nefessiz kalmış hissiyatı yaşayan biri olarak, yataktayken kıza sigara almam gerektiğini söyledim. kızı ikna edemedim gelmeye. arkadaşın yanına gidip "sen gel lan" dedim. negatif cevabını, aldığım sigaradan vermeyeceğimi söylerek geçiştirdim. blöfümü görmüştü. diğer cephede de kız "yavuklum" değil ki beklesin beni, geldiğimde onu bulamayacağımı biliyordum. tıpış tıpış çıktım yola, zaten sinir olmuştum duruma. geldiğimde yatağım boştu. hemen diğer odaya gittim, ev arkadaşım iki kızla yataktaydı. bana "vuhuuu sen de gelsene" diye "çılgın" bir çağrıda bulundu. kızlardan biri sağında biri solundaydı. zaten soğuğu yiyince hem ayılmış hem keyfi kaçmış biri olarak odama gidip telefonumu aldım. o yatağa girip seks öncesi çılgın bir iki resim çekip arkamdan gelme ihtimalleri olmasa bile kuyruğu dik tutarak "gelmeyin ben yatar" diyerek odayı terkettim. hayır gelmediler arkamdan.

    o resimlerle yapacağım şantaj daha ağır basmıştı sözlük. o resimlerle uzun süre şantaj yaptım. boşuna dememiş "can baba" "bağlanmayacaksın" diye. her seferinde işimi bozma çabalarında bulunmasını kararında tutmasına sebep oldu bu, o süreçte. uzun vadede ben kazanmıştım. bir nevi "orgazmdan daha keyifli anlardan biri olmuştu" benim için.

    (, 17.02.2012 02:24 | itü sözlük mobil ile)

    @8350671

  11. (bkz: pepee pepee çok üzülüyor)

    (, 17.02.2012 20:13 | itü sözlük mobil ile)

    @8352940

  12. http://www.vidivodo.com/...

    (, 17.02.2012 20:25)

    @8352992

  13. (bkz: amlarına koyayım onların çok ayıp ediyorlar)

    (, 19.02.2012 10:52)

    @8359427

  14. (bkz: hayalperest türk genci)

    olum çok dizi izliyonuz.

    (, 21.02.2012 21:12)

    @8369510

  15. (bkz: evlat acısı gibi koymak)

    (, 24.02.2012 09:27)

    @8379609

  16. macera devam ediyor.. k01s02

    en yakın arkadaşınız boşanmış ve bir süre sonra ikinci kez evleniyor olabilir. bu gayet doğal bir şeydir. lakin bu noktada rahatsız edici olan ilk eşini çok seviyor ve yeni evleneceği eşinden ise nefret ediyor olmanızdır.

    bu nefret öyle bir hale gelmişti ki ilk eşi olan aysun’u mumlar arıyordum resmen. aysun’da başka biri ile evlenmiş yeni eşi rahatsız olmasın güdüsü ile görüşmeyi kesmiştik. yeni eş adayı sude ise tam bir uyuzdu. 16 senelik dostum ile iki çift laf konuşturmuyordu. zaten o istanbul’da ben antalya’da senede 1-2 kez anca bir araya geliyoruz. bir süre sonra ikimizde birbirimizden nefret eder hale geldik. dostum tolga ise aramızda kalmıştı zavallı. laf sokmak için hiçbir fırsat kaçırmıyorduk ve nikahtan bir gece öncesi geldi çattı.

    sude: ee tango evlen artık. çok kadın az kadındır oğlum yalnızlıktır sonu.
    tango: hahaha di mi ama. tolga geçen sefer bendim bu sefer kim nikah şahidin?
    tolga: valla hacı bu sefer sen değilsin.
    sude: uğursuz geldi tabi.
    tango: evet bu sefer beni atla, bundan sonrakine yine ben olurum.
    sude: ....!?
    tolga: ehehe eh.. (yaktın beni tango bakışı)

    nikah salonun tıklık tıklım dolu. 15 dakikada bir yeni nikah kıyıyorlar. nikah şahidi olacak eleman bir bakıma gavurların “bestman” dedikleri adam. sağdıç mı ne? ama sikinde tolga'nın sağdıçında bir görev bilici oluşmuş değil. her şeye ben koşturuyorum. o koşturma içerisinde bir kıza çarptım. iki seksen yere uzandı göt üstü. hemen kaldırdım, kırk çeşit özür diledim. ben bağırıp çağırmasını beklerken önemsemedi, “olur böyle kazalar” dedi.

    nikah kıyılırken bir baktım benim çarptığım kız sude’nin nikah şahidi. hatta en yakın arkadaşıymış. nikahtan sonra doluştuk gelin arabasına doğru taksim’e önceden anlaştıkları bara. sude’nin çalıştığı iş yerinden ötürü gelen arkadaşları hep amerikalı. tolga ile senede 1-2 görüştüğümüz için çoğu arkadaşını tanımıyorum. kaldım tek başıma. derken o geldi.

    -sizde mi partiden sıkıldınız..

    yok lan öyle demedim tabi. bir şekilde konuşmaya başladık işte. aslında sıkıntısı rakı olmaması. göt kadar bir bar ama pek bir sosyetik. gittim garsonlardan birini kafaladım. yarısı bitmiş bir şişe yeni rakı buldu. başladık rakıları içmeye. inanılmaz tatlı bir hatun. biz muhabbet ettikçe sude’nin sinirli gözlerle baktığını görüyordum. gece 1 gibi çekti kenera bir şeyler konuştu şeyma ile. (adı şeyma).. şeyma hızla dışarı çıktı, karşıdaki apartmanın kapısına oturdu ve ağladı. gitmedim hemen yanına. bekledim sakinleşmesini. sonra tekrar konuşmaya başladık. sude nikah eğlencesinde benimle takıldığı için pislik yapmış. zaten gıcıktım iyice sinir oldum yeni yengeme. sonra birden şeyma ortadan yok oldu. 20 dakika sonra bir geldi aman allah'ın. nefis bir mini etek.. nereden buldun, yanında mıydı, nasıl değiştirdin üstünü. o nasıl bir güzellik öyle.. ve ne kadar kızarsanız kızın sevgili sözlükçüler o geceyi bir şekilde şeyma ile bitirme kararını aldım.

    gecenin sonunda saat 3 gibi herkes dağıldı. tolga, sude, ben, şeyma kaldık. şeyma yalnız yaşadığı evine taksi ile gideceğini söyledi. hepimiz çok içtiğimiz için gelin arabasını taksim’de bırakıp bizde taksi ile gitmeye karar verdik. tolga’ların evine 1-2 km uzaktaki amcamlara bırakacaklardı beni. son ayrılık anına kadar şeyma’dan bir işaret gelmedi. bende alkolün de etkisi ile hırsımda vazgeçtim zaten.

    tam amcamların sokağına girerken sude’nin telefonu çaldı. arayan şeyma. taksim’den evine taksi bulamadığını söylüyor. obaaa al sana işaret.

    -hacı beni burada bırakın ben yürücem biraz.
    +oğlum amcanın evine daha var.
    -yok yürücem ben açılırım.
    +peki.

    atladım taksiden hemen aradım şeyma’yı. hiçbir taksi yakın mesafe diye almıyor dedi. taksim’de taksi bulamayan ceylanım.. dedim geliyorum ben. üç dakika sonra taksideydim. yallah taksim i lav istanbul.

    bir kafede oturduk. saat oldu 4 bucuk. "artık amcamlara gidemem" dedim. "benim evime gelemezsin benim komşularım çok fena. başım ağrır dedi. iyi dedim otele gidelim." pat kabul etti.

    taksimde sik kadar oteller bile ne kadar pahalı sevgili sözlükçüler. girdik otele. ben buna hamle yaptım. yok istemiyorum diyor. bakire misin? değilim. ama istemiyorum. hoppala paşam malkara keşan..

    vay arkadaş. saat oldu 5 buçuk çırılçıplak yanında yatıyorum, hatun don südyen ama yok istemiyorum diyor. şeytan bir sürü şey diyor ama benim şeytanın tekliflerinden alacağım bir keyif yok.

    saat oldu 6 buçuk. testislerim zonkluyor lan. öleceğim artık. vermiyor. sayısız kere öptü, möptü. ama yok. her hamlemde kaçıyor.

    saat oldu 7 bucuk.. testis ağrısından kurtulmuş vaziyette yatıyorum. vermesen verme adi kadın.

    flashback

    saat 7.. bir tuvalete gittim. bir şekilde boşalmam lazım. korkunç bir ağrı erkek bilir seksten geçmişim bu ağrıdan kurtulmam gerek. ulan dedim ne işim var tuvalette. döndüm bunun yanına. zaten don sütyen dibimde. yattım yanına, bindik el arabasına. korkunç rezil bir durum. bende çok ıslandım baksana dedi. orasına bir dokundum ki jöle kutusunun içine elimi sokmuşum gibi.

    saat 8:30 istiklal’in girişindeki kahvecideyiz. vermemiş. kendi kendime yemin ettim kavga çıkartmayacağım diye. böyle bir şey olması mümkün değil. kız ya ruh hastası yada başka bir fırıldak var. benimle otele gelecek, çıplak bir şekilde 4-5 saat yanımda yatacak ve seks olmayacak. şaka gibi. neden istemiyorsun (vermiyorsun) diyorum cevapta yok.

    döndüm antalya’ya.. facebook’tan ekleştik. sohbet vs derken 2 ay sonra allem ettim kulem ettim öğrendim.

    sude.. evet sude şerefsizi. ben ona inat onun en yakın arkadaşın götüreceğim diye hırs yaparken o benim hırsımı çoktan okumuş, onu barda konuşmaya çağırdığında tüm planı anlatmış ve uygulatmış. ağlamalar bile rol lan. kadınlardan korkun oğlum.

    2 ay daha bekledim. istanbul’a bir iş için gittim. şeyma’nın aslında komşularının kimseyi sallamayan tipler olduğunu öğrendim. nefis bir gece geçirdik. o gece kendisini çok zor tuttuğuna, delirecek gibi olduğuna dair bir sürü şey anlattı.

    başarısız seks girişimleri bazen sizin başarınıza çomak sokan kişilerin eseri olabilir efem.

    (bkz: tangovecash.com)

    (, 24.02.2012 19:18 ~ 04.03.2012 18:47)

    @8381549

  17. s01e03 ile devam eden maceralar zinciridir. ama ilk bölümleri kısaca hatırlayalım..

    ............................

    previously on başarısız seks girişimleri;

    -halam, dedi.
    +aaa ne hoş bir kadın.
    -öldü o.
    +…a.. nas.. başın sağolsun.. çok üzüldüm..
    -bu oda onun hatırası için..

    evet hatunumuzun evinde bir anıt mezar var. resmen "halakabir".

    ---------

    "oha. ortada yorgandan çıkmış güzel bir kadın kıçı var başka bir şey yok. hatun sızmış lan"

    ---------

    "hatunlarla barda gezen tango bey..sen mi pompacısın. hayır ben pompacıyım, ben, yaşar usta"

    ---------

    saat 7.. bir tuvalete gittim. bir şekilde boşalmam lazım. korkunç bir ağrı bu (erkekler bilir) seksten geçmişim bu ağrıdan kurtulmam gerek. ulan dedim ne işim var tuvalette. döndüm bunun yanına. zaten don sütyen dibimde. yattım yanına, bindik el arabasına.

    ............................

    (yeni macera)

    barda tek başına oturmanın klasik bir şekli vardır. sol kolunu dayar destek alırsın, sağ dirseğini barın üzerine koyar viski bardağını tepesinden çevirerek oynarsın. olabildiğince dik oturursun ama fazla da kasmazsın. çünkü barda yalnız oturan adamlar ikiye ayrılır; “kamburunu çıkartarak oturan bitmiş tipler ve şu an yalnız kalmak için buraya geldim, kafamı dinliyorum dikliğinde duranlar.” yani aslında bedeniniz sizin ne olduğunuzu bas bas bağırır. bazı kadınlar beden dili okumayı bilmese bile duruşunuzdan ne olduğunuzu hisseder. ona göre size tavır alır.

    mekanımız antalya lara’da uzaklar diye bir bar. mekanın içinde yaklaşık 40 kişinin kenarlarına oturabileceği kare şeklinde, ortasında barmenlerin servis yaptığı bir bar var. kalan her yer masa. arkada küçük bir sahne. canlı müzik. hafta içi bile tıklım olur. müzikler pek güzeldir ama bağırarak konuşmanız gerekir.

    bir mekana, “gideyim hatun düşüreyim” mantığı ile giden erkek çevresine garip bir koku yayar. bu konuyu sadece kadınlar alır. bazı kadınlar bunu bilse de tavlanılmaya razı olur. lakin bazıları kokmayan erkek ister. işte o kadın ne güzel kadındır.

    içki kadehi ile oynamak başkadır, cep telefonu ile oynamak çok başka. asla telefonunuz ile oynamayın. çevrenize bir kısa, bir uzun bakışlar atın. kısa bakışınız anlık fotoğraf gibi olsun. kadeh ile oynamaya döndüğünüzde o fotoğrafı düşünün ve o karede sizinle ilgilenebilecek bir kadın varsa direk dönüp ona uzunca bakın. gözlerinizi kaçırmayın. sonra o gözlerini kaçırdığında birkaç metre sağında bir noktaya odaklanın. size baktığını düşündüğünüz an hiç başınızı oynatmadan gözlerinizi kapatın ve açtığınızda bakışlarınız onun üzerinde olsun. göz bebeklerinizin oynadığını görmesin yani. (ve bunu evde çalışmayın çok salakça oluyor)

    tüm bunlardan sonra emin olduğunuzda başınız ile küçük bir selam verin. selamınıza karşılık gelir ise 20 saniye bekleyin ve kalkıp yanına gidin. izin isteyin. asla onun önüne telefonunuzu, araba anahtarınızı koymayın, montunuz ile oturmayın. hemen kalkacakmış imajı vermeyin. içki içiyorsa yeni bir çerez söyleyin, içkisi bitmişse nazikçe ısmarlayın. tanışma anında o size elini uzatmıyorsa elinizi uzatmayın. vs vs vs

    ben viski içiyordum o tekila..

    tango: ne iş yapıyorsun?
    ayça: hiçbir önemi yok.

    burası çok önemli.. ne iş yaptığını saklamıyor aslında. belirtmek istediği şey çok başka. “benim hakkımda alacağın bilgiler önemsiz. çünkü yarından sonrası olmayacak.”

    tek gecelik ilişkilerin en güzel yanı kadın ve erkeğin ertesi sabahtan sonra her hangi bir sorumluluk almıyor oluşudur. tamamen hayvani güdüleri ile avlanmaya çıkan kadın ve erkek birbirini bir bar da avlar, etlerine doyar ve sabah kendi hayatlarına devam eder. bunun ahlaki boyutu vs ise konumuz içerisinde kendine yer bulmamaktadır.

    gece 2 gibi tuvalete gitmek için yanımdan ayrıldı. bende o arada hesabı hallettim. geldiğinde hiç oturmadı yanıma “kalkalım mı” dedi sadece.

    bütün gece yapmanız gereken her şeyi mükemmel şekilde yapabilirsiniz. lakin en önemli an bardan çıktığınız andır. kadın o geceyi sizinle beraber geçirme kararının noktasını o anlarda koyar. eğer saçma sapan konuşursanız, gereksiz açıklamalarda vs bulunursanız tüm çıktığınız katlar bir anda yıkılır.

    tango: arabam bir arka sokakta.
    ayça: iyi, biraz yürümek güzel olur açılırız.
    tango: bildiğim güzel bir otel var.
    ayça: nerede?
    tango: burada lara’da
    ayça: sabah uyandığımda yat limanı manzarası istiyorum. kaleiçi’ne gidelim mi?
    tango: olur tabi.

    böyle durumlarda çok soru sormayan, kendisine de soru sorulması istemeyen kadınlar hafif bir gizem yaratsa da daha çekici olurlar. zaten önemli olan o gecedir. daha öte bir beklentiye girmek, o gece sonrası kadının peşinden koşmak, aramak vs sizi çok rezil bir duruma sokar. “yapıştı kaldı” olursunuz ve böyle bir duruma düşmek iğrenç ötesidir. eğer o gece kadından çok etkilenseniz, yıldırım aşkına tutulsanız bile asla aramazsınız, sormazsınız. eğer o sizi aramak isterse sabah zaten bir şekilde size numarasını verir veya numaranızı alır. tabi bu bahsettiklerim genel bir analiz, neticede her insan başka bir derya denizdir.
    "sorulardan hoşlanmayan ve soru sormayan ayça" ile bindik arabaya. ay lav kaleiçi.

    1 saat 15 dakika sonra.. kaleiçi’nde bir otel odası..

    eşkıya türk sinemasını ayağa kaldırmış olan filmlerden biridir sevgili sözlükçüler. eşkıya’nın en etkileyici sahnelerden biri ise cumali’nin kendisini aldatan kadını hesapta abisi diye işlettikleri adam ile yatakta basma sahnesidir.

    çok şükür çıplak değildim. daha olaya girmemiştik bile. yatağa oturmuş öpüşmeye başlamıştık. daha sonra üzerindeki kazağı sıyırdım, uzanıp tek elimle sütyen kopçasını çözdüm. sütyen kopçasının çözüldüğü an ve duyulmaz tık sesi, nefistir. lakin bu sefer gerçekten bir tık sesi geldi. ama sütyen kopçasından değil kapıdan.

    adam resmen kapıyı açıp girdi içeri. lan küçücük bir adam. üzerinde takım elbise var başında saç yok, burnu kocaman ve elinde bir adet colt 1911 var. (görsel: colt 1911/13900)

    colt 1911 dünyanın en çok satılan ve almak için uzun zamandır para biriktirdiğim silahtır. tesadüftür ki eseri eşkıya’daki cumali’nin elindeki silahta budur. gayri ihtiyarı taşaklarımın selameti için adamın sigara içip içmediği düşünürken yakaladım kendimi. ama dur lan, ben bir şey yapmadım ki. “kendisine soru sorulmasını sevmeyen ve soru sormayan ayça” söylemedi ki evli olduğunu. belki abisidir. kim lan bu götten bacak colt 1911..

    ayça: nuri?...
    tango: (nuriymiş..)
    nuri: nasıl lan! nasıl lan!
    tango: (koca mısın abi misin nuri. boya bak en fazla 1,65 lan. idda oranı gibi)
    ayça: nuri biz boşandık. delirme?
    tango: (ohhh yara yedik. boşanmayı kabullenmeyen eski koca)
    nuri: bu herif için mi lan?
    tango: (sen kendine bak lan.. göte bak. bu herifmiş. cücük kadar boyu var türlü türlü huyu var nuri’nin)
    ayça: nuri delirme.. biz boşandık kabul et artık bunu!
    nuri: kimsin lan sen? ne zamandır ayça’yla berabersin. konuş lan şerefsiz.
    tango: (o silah olmasa ben sana anlatıcam ama du bakalım) tango ben.. bak boşanmışsınız siz. bırak o silahı.
    nuri: silah.. vurucam lan ikinize.. (mermiyi ağzına verir)
    ayça: nuri delirme.. ne vurucan. gerçek değil ki o silah..
    tango: ??? nasıl ya ne gerçek değili.
    ayça: biz evliyken aldı bu manyak o silahı. kurusıkımıymış neymiş.
    nuri: o değil bu silah, vurucam sizi.
    tango: … seni götten bacak cumali.. gel lan buraya.
    nuri: taaak!! taaak!!

    bir an durup ateş ettiği göğsümü yokladım. ulan harbiden kurusıkıymış. o duraksamadan sonra atladım ben bunun üzerine.. oda kahvaltı ile başladım sonra her şey dahil bir sopa çekiyordum ki otel yetkilileri geldi silah sesine.

    sonuç itibariyle “ben”, “soru sormayan ve soru sorulmasını sevmeyen ayça”, “götten bacak çakma cumali nuri” ve nuri’ye 50 lira karşılığında bizim oda kapısının yedek kartını veren “resepsiyonist yavşak hakan” ile beraber karakolda nöbetçi amirin karşısındaydık.
    götten bacak çakma cumali nuri’yi salmadılar. hakan işinden oldu. ayça ve beni bıraktılar.

    ayça: bana gidelim mi?
    tango: madem bir “bana” vardı neden en başta söylemedin?
    ayça: sormadın ki.
    tango: di mi ama.. yok sana gitmeyelim. ben bana gideyim en iyisi.

    (bkz: tangovecash.com)

    (, 04.03.2012 17:59 ~ 19:43)

    @8439643

  18. (bkz: tango tango çok üzülüyor)

    (, 04.03.2012 18:54)

    @8440056

  19. (bkz: hunharca takip ettiğimiz girişimlerdir)

    (, 04.03.2012 19:25)

    @8440296

  20. prezervatifsizliğin de engel olabileceği girişimlerdir. öncelikle oyuna geldim sözlük çok fena. anlatalım acısı taze hala çünkü. boşuna dememişler anlattıkça rahatlar insan diye.

    bir pazar günüydü. güzel ve geyşa ruhlu hoş bir kadının evindeydim. beraber 2. günümüz olması sebebiyle bende bir gerginlik hakimdi. bu gerginliği ortadan kaldırmak amaçlı olduğunu tahmin ettiğim kafasında güzel bir plan olduğundan da haberim yoktu. eğlenceli bir gecenin beni beklediğini tahmin ediyordum artık. tam bir hafta önceki bu zikik pazar gecesi dışarıya, içki ve bilumum gerekli materyalleri almak için çıktım. bi gece önce prezervatifler tükenmişti. içkileri yüklenmiştim. prezervatif bulamamıştım ama. kadın bir bakkaliyeye sorduğum: "prezervatif satıyo musunuz?" sorusuna, bana "onla yatmak istiyormuşumcasına" cevap veren "bakkaliyeci teyzeyi" unutmayacağım sözlük. evin yolunu tuttum boynum bükük. ışıklar kapanmış, mumlar, tütsüler yakılmış, güzel bir aydınlatma ve hoş bir müzikle beni karşılayan kadın, yoldan çıkarıcı bir kıyafetle de tamamlamıştı geceyi. önce poz vermek istediğini söyledi. güzel bir kaç poz çekip bir yandan da içkilerimizi yudumluyorduk. sonra dans faslına geçtik. hayır "love story" çalmıyordu elbette. striptizle beni ısındırmaya devam eden bu kadın kucak dansı yapmayı teklif etti. şişenin yarısını çoktan geçmiştik artık. ehh eksikleri olmasına rağmen azmi, öğrenme arzusu ve erkeğini mutlu etme çabası takdir edilesiydi. güzelliğine de laf yok taş diye adlandırabiliriz bu kadını. şişe hızlıca tükenirken artık seks için ısınma turları da tamamlanmıştı. kadınımız çakır keyflikten öteye geçmiş ve "birleşme" için hazırlıklarını tamamlamış ateş topuna dönüşmüştü artık. ama prezervatif yoktu. erman hocanın da dediği gibi "normal yoldan" bir ilişki olamayacaktı. anal seks yolları görünmüştü kısacası. gecenin ateşiyle hızlıca tüketilen alkol erken bir saatte çakırkeyfliğin ötesine yollamıştı bizi. anal seks sıramı erken bir saatte kullanma taraftarı değildim açıkcası, tekrarı olmayacaktı çünkü tahmin edebiliyordum. finalin anal seksle olması taraftarıydım. oral seksle geçici bir rahatlamaya razıydım. ablamız zaten kendinden geçmişti prezervatifi de ziktir et diyerek "her yol paris" kıvamına gelmişti. ilk kez irade koyarak kendimi zor tutmama rağmen kendi planımı uygulamaya geçirdim. o da çeşitli "oyuncaklarla" güzel bir tatmin yaşamıştı, bana da güzel bir tatmin yaşatmıştı. benimki oyuncaksız. saat henüz gece 1 2, gecenin finali için bana göre en az 2 3 saatimiz var diyordum. ve acımasız gerçekle karşılaştım: "yatalım mı?". hayır daha çok erkendi, anal seks vardı daha gibi çeşitli düşünceler beynimi kemirmeye başlayıverdi birden. sarhoş ve kudurukluğu geçmiş bir kadından "yeni bir el dağıtmasını" bekleme hatasına düşmüştüm. çok zordu. uyudu uyuyacak durumdaydı. oral seksle yetinmek zorunda kalmıştım o gece. sabaha kadar içtim o gece aptallığımla beraber.

    ertesi gün ise ben, o, prezervatif, erman hoca ve şenol ile beraber "normal yoldan ilişki" kurduk. anal seks için o gecenin sabahında söylediği "kadına şiddete hayır" sloganı ise buruk bir tebessüm yerleştirmişti yüzüme. ertesi gece de son günümüz oldu. bir gece fazla konaklamak zorunda kalmıştım orada.

    not: önce ben yapayım: "cool story bro". neyse bu giri bir süre sonra kendi kendini yok edecek. o değil de bu kadını sözlük semalarında görmek ister miydiniz? biliyorum istemezdiniz. hadi benden duymuş olmayın ama bi hafta içinde aramıza katılacağı fısıldandı kulağıma. "sözlüğün en güzel kızı" iddiasında ben açık ara banko derim. tabii ben bu izleri silmek zorundayım. beni de bulamaması lazım. neyse. ayrıca sözlükten kimse kimliğimi bilmeyeceği için anonim bi yazı muamelesi yapabilirsiniz bu yazıya. sakın siz de söylemeyin canlarım. uslu bir çocuk olursanız belki şirinleri bile görebileceğinizi hatırlatıp gözlerinizden öperim.

    (bkz: liseli detected)

    (, 05.03.2012 00:51 | itü sözlük mobil ile)

    @8443695

  21. girişim sayısı ile doğru orantılı olarak artan başarısız girişimlerdir. görüldüğü üzere ne bileyim bir bahane, bir arkasına sığınma durumu söz konusu. sonuçta her başarısız girişim insanı bunalımlardan bunalımlara atmıyor değil. sırf bu yüzden siz insanlar gibi sevgili bulundurmayı bile düşündüm neyse uzatmadan anlatalım.

    biliyorum burada birinci tekil şahıslı anlatılan hikayeleri sevmezler dostum. hatta seviştiği iddiasındaki insanlarıda. o yüzden "ben" diyerek anlatacağım. geçen cuma akşamı 9 civarı telefonumun çalmasıyla başladı her şey. o sırada sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir yurdum insanı kadar masum bir şekilde takılmaktaydım. bilmiyordum başıma bunların geleceğini sözlük. arayan arkadaşla buluşacaktık ama daha geç bir saatte planımız vardı. işlerin bu kadar rayından çıkacağını tahmin etmemiştim. sarhoştu, atla taksiye hemen gel "aman geç kalma erken gel" diyerek gayet iradesiz bünyemi yoldan çıkarttı. hiç ayıkken gitmediğim bir evdi. taksiye atlayıp şuraya gideceğim diyerek koordinatları bildirdim. arkadaşlar ordan beni alacaktı alkolleri sırtlayıp evin yolunu tutacaktık.

    indim taksiden ve ayıktım. 3 sarhoş karşıladı beni. kızlardan biri yarı çıplaktan biraz hallice don - mont kombinasyonuyla çıkmıştı dışarı. zaten o hatunu giyinik pek görmedim. ayıktım ve taşkındılar. o sele kapılacağım o kadar belliydi ki o eve ya girecektim ya girmeyecektim. karar aşamasında girmemeyi düşünmedim değil. böyle ufak irade kırıntılarıyla mutlu olmaya çalışıyorum sözlük sen anlarsın halden.

    en ayıklar bunlarmış sözlük. eve girdiğimde yüzleştiğim acımasız gerçekti bu. evde 13 14 kişi varız ve tek ayık benim. hatta tek giyinik bile benim diyebilirim. hayat beni her zaman kararlar almaya zorlar. gene iki seçeneğim vardı. ya o kafayı bir an önce yakalayacaktım, ya da sarhoş zırvalarının anlamsızlığıyla yüzleşcektim. tabii ki o kafayı yakalamayı seçtim. gecenin planına içlerinde en ayık olan arkadaştan ulaştım. kafalar kıyak yapılıp "dım tıs dım tıs" dışarı çıkılıp kopulacakmış. zaten evdekiler ne bileyim bi the acid house olsun bi trainspotting olsun fırlamış gibiler fazlaları var eksikleri yok.

    artık ben de sarhoştum sözlük. hikaye uzun arada başarılı seks girişimlerini es geçiyorum. neyse hep beraber dışarıya adım attığımızda taksiyi bulan biniyor biz arkada 4 kişi kalıyoruz, 2 erkek 2 kadın ve taksi bulamıyoruz. asıl kopuklardan kurtulmuşuz "dönsek mi eve?" fikri kabul görüyor ve eve dönüyoruz. o sırada henüz tanışılmamış komşulardan davet geliyor ve içeri davet ediyorlar. bir çift ve bir çiftin yarısı evde 3 kişi var. her çiftin yarısı benim için tek başınadır sözlük. güzel bir shot ikramıyla başlıyoruz. ne içtiğimi hala bilmiyorum fenaydı sadece. bizde ortama votka bahşediyoruz ve ortam şenleniyor yavaş yavaş. ama benim yalnız olan hatunda gözüm var onunda ilgisi. bizim gruptaki kızlardan biriyle yatmışım 2 3 saat önce zaten, diğeri tipim değil, tek hedef var. sevgilisi yanında olan değil tabii; sevgilisi yanında olmayan.

    çakmak çakılsa havaya uçacak durumdayız sözlük. midem bulandı bahanesiyle kızı tuvalete çektim sözlük. "ee hani kusmuyorsun?" benzeri sorusuna "o bahenesiydi" diyerek yapıştım dudağına... gecenin başında yaptığım seksten daha keyifliydi sözlük o öpücük. bilmem ne grubunun elamanının sevgilisiymiş. müziğe saygımız sonsuz sonuçta neyse. yattığım kadının "bakmak" için gelmesiyle sekteye uğrasa da eğlenceliydi.

    ve artık evin yolunu tuttuk. saat 5 6 civarı asıl kopukların da gelmesiyle grup tamamlandı. pipimi kaldırmaya gücüm kalmış mıydı bilmeme rağmen bir final seksi arzuluyordum. büyük bir yatak ben ortadayım gecenin başında yattığım hatun solumda, sağımda başka bir çıplak hatun aklımda eğlenceli bir final var. daha önce yattığıma dönüp öpmeye kalktım, negatifti. kızgındı bana biraz. öbürüne dönüp "sen gelmek ister misin?" diyerek yanaştım. "yat zıbar aq!" diyerek arkasını döndü sözlük. o an o kocaman yatak dar gelmeye başladı sözlük.

    kalktım o yataktan. ne olursa olsun reddedilmek rahatsız edici sözlük. salonda kanepeye yattım. sabah kalktığımda başka bir kadın vardı koynumda ne aradığını ben de bilmiyorum sözlük. seviştiğimizi de hatırlamıyorum ama. ertesi gün ayrı bir tantana zaten neyse.

    sonuç: "alkolü bıraktım sözlük, sigortalı bir iş bulup yuva kurmaya karar verdim. bir kadına kendimi teslim etmenin vakti gelmiş sanırım." diye düşünüyordum ki "aptal mısın sen?" sorusuna cevap aramaya başlamamla vazgeçtim.

    "türk kızları çok rererö"

    (, 17.03.2012 04:17 | itü sözlük mobil ile)

    @8528534

  22. aslında diye başlayan traji komik girişimlerdir.

    bu hikayede güzel bir kadın 2 erkek ve bolca alkol var sözlük. bu girişim konusunda gerçekten kafamda soru işaretleri yok değil. neyse bi arkadaşımın telefonuyla başladı gene her şey. hali hazırda içmekte olduğum yerden evine çağırıyordu. bi votka alıp gittim yanına diğer ev arkadaşları yoktu evde, yanında tanımadığım bir hatun vardı ve şarap içiyorlardı. ilk gölü orda yedim zaten.

    yeni tanışmış gibiydiler ama kadınlar tanışıp ilk geceden yatağa girmekten çekinmezler ama yatağa girdikleri adamın arkadaşına o gece tanıştıklarını söylemekten imtina edebilirler o yüzden emin de değilim. zaten eve geldiğimde sarhoşluğumada pek bir şey kalmamıştı gereksiz muhabbetleri anında silen bir beyne sahip olduğum için tanışıp tanışmadıklarından da emin değilim. hayır bir kadınla şarap içen bi insan evladı beni neden evine çağırır ki?

    neyse tanışma faslı zart zurt muhabbet içkiler müzik falan... votka bana kaldı -burası önemli-. haspalarım votka da içmiyorlar kadehlerini yudumluyorlar aheste aheste. neyse benim bitmek bilmez ergenliğimden falan konuşup gülüyoruz falan ablada bana yazılmaya başladı hafiften. o yazılma düzeyi yavaş yavaş artmaya başladı benimde sarhoşluk katsayım aynı oranda.

    burdan sonrası kesik kesik hatırlanan görüntüler ve uyanıştan ibaret. sıkıntı burada başlıyor yani. ben hatunla yatağa girdiğimizi hatırlıyorum ama bir bornozla örtünmüş, çıplak bir halde, hatunun iç çamaşırını almak için odaya girmesiyle uyandım. hatun benle uyumamış gibiydi. ben hatunla sevişirken sızıp kalmış gibi miydim? sanırım öyleydim sözlük ya.

    eğer vampir değilse boynuma da fena bir hatıra bırakmış. beni ergenliğime döndürdüğü iz için teşekkürü borç bilirim kendisine. ona bi seks borçlandım sözlük.

    (, 14.04.2012 01:47 | itü sözlük mobil ile)

    @8707291