|
|
- başörtüsü cinse özel bir durumdur. müslüman sayılmanın ön şartı inanmaktır.
- kuranı kerimde örtünmek tabiri geçmekte fakat bu örtünmede baş bölgesi tabiri bulunmadığı için geçerli olan tümce.
- crn: 10571
ders kodu: slm101
ders adı: islamiyete giriş
öğretim üyesi: muhammed mustafa
bina: mkk
gün: cuma
saat: 0530/2029
derslik: hira
kon: 305000
yaz: 0
reservasyon bol./yaz./kon. : yok
dersi alabilen bölümler: mmn
önşart: yok
- doğru önermedir. her aklı başında müslümanının bildiği gibi islamın, yani müslüman olmanın beş ap açık ön şartı vardır:
allah'ın varlığına ve birliğine ve hz. muhammed'in (sav) allah'ın kulu ve elçisi olduğuna gönülden inanmak ve bunu dili ile beyan etmek. (kısaca kelime-i şahadet), namaz kılmak, haca gitmek, zekat vermek, oruç tutmak
peki müslümanlık bundan ibaret midir? eğer öyle olsaydı ne kuran-ı kerim'e, ne de peygamber efendimizin sünettine gerek kalırdı. ama her ikisi de var ve müslümanım diyen kişi her ikisine de uymak zorunluluğundadır.
ve gelin görün ki bu kur'an-i kerim'in nur suresinin 31. ayetinde şoyle der.
"mümin kadınlara da söyle "gözlerini harama çevirmekten kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. !!!! baş örtülerini, yakalarının üstünü kapatacak şekilde koysunlar !!!!."
gayet apaçık ve net değilmi. hem hedef kitle belirtiliyor mümin kadınlar diye, hem de ne yapılması gerektiğini anlatıyor baş örtülerini, yakalarının üstünü kapatacak şekilde koysunlar diye.
peki kendilerini din alimi zannedenler neden en azından akılsızca yorum yapmadan önce bilgi sahibi olmaya uğraşmazlar onu anlayabilmiş değilim. bir de bilmiş bilmiş ahkam keserler, neymiş baş tabiri kullanılmamışmış.
her neyse konu dağılmadan toparlayalım. başörtüsü müslüman sayılmanın ön şartı değildir fakat müslüman kadıların uymakla yükümlü olduğu apaçık bir emirdir. bunu evirip çevirmenin, öyle yemedi bir de böyle deneyelim diye cebelleşmenin tek izahı salt art niyettir.
- (bkz: üçden dokuza şart olsun)
(bkz: eğitim şart)
(bkz: şart şurt)
- çok doğru bir önerme, çünkü islamın şartları beş tanedir ve bu şartlar arasında baş örtmek bulunmamaktadır.
bilmeyenler için islamın şartları;
1- kelime-i şehadet getirmek (şehadet getirmeden müslüman olunmaz)
2- namaz kılmak (her müslümana farzdır)
3- oruç tutmak (her müslümana farzdır)
4- zekat vermek (hali vakti yerinde olanlara farzdır, fakire değil)
5- hacca gitmek (hali vakti yerinde olanlara farzdır, fakire değil)
- mesela müslüman sayılmak değil müslüman olabilmektir. ha müslüman olmanın ilk şartı da tabiki başörtüsü değildir aksini iddia eden açık saçık eşcinseldir o ayrı..
- (bkz: baş örtüsü müslüman olmanın şartı değildir)
- nur suresini -bilinçli veya bilinçsiz- rektum kaslarından algılayan "kimi insanlar" için, " baş örtüsü müslüman sayılmanın ön şartıdır" evet.. ama gerçek onların iddia ettiği gibi midir? bi bakalım...
nur suresi (alıntı)
30. "ey muhammed! erdemli erkeklere söyle, kadınlarla bir aradayken, gözleriyle kadınları rahatsız edecek şekilde davranmasınlar/bakmasınlar ve kişiliklerini edeplerini korusunlar. bu onlar için daha temiz bir davranıştır. elbette allah yaptıklarından haberdardır."
31."ey muhammed! erdemli kadınlara da söyle, erkeklerle bir aradayken, gözleriyle erkekleri rahatsız edecek şekilde davranmasınlar/bakmasınlar, kişiliklerini edeplerini korusunlar ve doğal olması gereken yerler dışında, göğüslerinin üzerini örtüleriyle kapatsınlar. ziynetlerini göstermesinler.
başkalarını cinsel tacize yol açacak ve tahrik edecek davranışlardan sakınsınlar. ancak kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar, cinsel iktidara sahip olmayan erkek hizmetçiler, kadın hizmetçiler ve kadınların cinsel yerlerini henüz anlamayan çocukların yanlarında, istedikleri gibi giyinip davranmalarında bir sakınca yoktur.
bunların dışındakilerin yanında, cinsel tacize yol açacak, tahrik edici yerlerini açıp, dikkat çekici davranışlarda bulunmasınlar/ ayaklarını yere vurmasınlar.
ey inananlar, erkek, kadın-hepiniz allah’a yöneliniz ki, mutlu olabilesiniz."
---
mustafa sağ’ın bu ayetlerle ilgili olarak kitabının 373 ncü sayfasında yer alan açıklayıcı 417 no.lu dip notu da aynen şöyle:
" 24:31 bu surenin 11nci ayetinde açıklanan, peygamberimizin eşine iğrenç iftirayı yapan çetenin uzantılarının uydurdukları, çelişkili rivayetlerden hareketle, kur’an öncesi cahiliye arap toplumunun kadına bakış açısını, kur’andaki örtünme ile ilgili ayetlere de yansıtmışlar ve o bakış açısı doğrultusunda ve erkekler lehine yorumlamışlardır.
kur’an’ın mantığı ve bu surenin bütünlüğü içinde baktığımızda, kadınlarla erkeklerin toplum yaşamında yan yana olmak zorunda olduklarını, böyle bir çalışma ortamında, birbirlerine karşı davranışlarında olsun, giyimlerinde olsun ölçülü olmaları, dostane olmaları, aşırıya kaçmamaları öğütleniyor.
zaten, aile ve akrabalar arasında bir kısıtlamanın olmayıp, özgürce hareket edebileceklerini aynı ayetin devamı açıklıyor.
kaldıki kur’an ayetinde "baş örtüsü" diye bir kelime geçmemektedir. buna rağmen, tüm kur’an tefsirlerinde ve çevirilerinde kur’an ayeti "baş örtüsü" olarak çevrilmiştir.
halbuki ayette geçen "himar" kelimesi "baş örtmek" anlamına değil, sadece"örtmek" anlamına gelmektedir.
eğer herhangi bir şey örtülecek ise, o şeyin vurgulanması gerekir. örneğin masa örtüsü derken, örtmek kelimesinin yanına masa kelimesinin gelmesi gibi, baş örtüsü dendiği zaman da "örtmek" "hımar" kelimesinin yanına "baş" "re’s" kelimesinin "hımarü-re’s" şeklinde gelmesi gerekir. ayetteki "hımar" "örtü" kelimesinin yanında geçen ve vurgulayan kelime "cuyub" kelimesidir ki "yaka" veya "göğüs" anlamına gelir. çünkü, aynı kelime "cuyub" bir başka ayette (28/32) hz. musa’nın "güğsüne/koynuna elini soktuğu" şeklinde geçer. yani "cuyub" kelimesi, "hımar" örtmek kelimesi ile kullanıldığı zaman,"bihumûrihinne ala cuyubihinne" başını örtmek değil,"göğsünün üzerini örtmek" anlamına gelmektedir.
geleneksel tüm yorumcular, kur’an ayetini bilimsel bir bakışla değil de,birbirlerini taklit edip, "baş örtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler" diyerek, "felyedribne" fiillini de "örtsünler" diye tercüme etmişlerdir. bu geleneksel yorumcular "darebe" kökünden gelen bu kelimeyi burada " baş örtülerini ....örtsünler" derken bir başka yerde aynı "darabe" kelimesini "kadınları dövün" (bak.4/34) diye çevirmişlerdir.
özetle,
kur’an’ın orijinal ayeti tüm açıklığı ile ortadayken, elverişli bir siyasal kullanım malzemesi olarak, sürekli gündemde tutulan baş örtüsü, kur’an’ın değil, geleneklerin, kişisel görüşlerin dinleştirilmesinden kaynaklanmaktadır."
işte size bağnazlıktan uzak, aydın ve çağdaş bir din bilimcisinin çevirisi ve yorumu.
kitabın adı : evrensel çağri
kur’an meâli
hazırlayan : mustafa sağ
marmara üniversitesi ilahiyat fakültesi
(yüksek islam enstitüsü mezunu)
bilimsel araştırma analisti
isbn: 975-98565-1-4
nisan 2006 istanbul
kitap sayfa 372:
nur suresi 30 ve 31nci ayetler
- (bkz: türban/@2500296)
- evet, değildir.
hayır yani bunda bişi yok ki, değildir, bitti, dağılabilir miyiz?
- (bkz: müslüman olabilmek için gerekli malzemeler)
- islam'ın şartları açık ve bellidir. bu şartları yerine getiren kişi kendini müslüman addedebilir lakin "mürted olmak" diye bir hadise vardır. yani din dahilindeyken dışına çıkmak, küfr içine girmek. mesela kişi farzları inkar ediyorsa mürted olur. burada önemli olan husus bilmek ve uygulamamak değil inkar etmektir. kişi namazı her müslüman gibi farz kabul ediyor ve kılmıyorsa, mürted olmaz. lakin namazı inkar ediyorsa mürted olur, tövbe etmesi gerekir.
baş örtüsü ve geniş anlamıyla tesettür de müslüman bayan için farz mahiyetindedir ve uygulamamak yerine inkar etmek kişiyi küfre sokar. tekrar altını çiziyorum; kişi tesettür içinde değilse de elbette ki müslümandır. yalnız allah'ın farz kıldığını - eğer müslüman ise - inkara kalkışmamalıdır.
- hayatları boyunca laftan başka birşey üretmeyen kolpa şeyhülislamlar tarafından çarpıtılan noktaları düzeltmek her müslümanın üzerine düşen bir görev. algılamada sorun yaşayan idiot seviyesindekilerle her zaman büyük sorunlar yaşıyorum. tesettür, kuran ı kerim'e, içtihadlara, peygamber'in yaşantısına bakıldığında görülecektir ki farzdır. nereden aldığınızı bilmediğim meallerle ucuz ahkam kesiyorsunuz yahut onları da dezenformasyona uğratıp aktarıyorsunuz.
şuna bir göz atın bakalım;
(bkz: @2497449)
- müslüman olmanın ön şartı kelime-i şehadet getirmek olduğundan kesinlikle doğru olan önerme.
ilave: eğer tez yanlış diyen varsa öncelikle "erkekler müslüman olamaz mı" sorusuna cevap vermelidir.(kötüböcek, 24.06.2008 01:43 ~ 28.06.2008 19:38)
- türban, saç örtme kara çarşaf müslümanlara hristiyanlatrdan geçmiştir. saçı yüzü süs ve avret yeri kabul eden zihniyet kuran da değil, incilde pavlusun mektuplarında yer alır, adeta kadını aşağılar. halbuki kuran kadının hem kendini korunmasını hemde korunmasını incitilmemesini emreder. bu günkü islamcılar hz.muhammedi değil pavlusu örnek alıyor. kuran hükmünü değil incil hükümlerini uyguluyor. o yüzden kuranı türkçe okutmak için oda olmazsa insanları ondan uzak tutmak için her türlü dalaveriyi çeviriyorlar.
(senrey, 24.06.2008 15:39 ~ 15:40)
|