güzel ülkemizde
acayipliklere neden olan
bez parçası.
olay öncesi.....
bayramın birinci günü asker ziyaretine giderler; amaç askerin moralinin düzgün olmasını sağlamak falan.
ziyaretçiler; bir adam, adamın orta yaş üstü (
kamusal alana uygun olmayacak şekilde) başı örtülü kardeşi, yeğeni ve üç adet ilkokul çağlarında kız çocuğu ve üç yaşında başka bir kız çocuk.
olay; yer, türkiye.....
grup araçlarından inerler karşıya geçerler ve asker ziyareti için kayıt vs işlemleri yapılan yerden geçerler. hayır geçemezler. oldukça kilolu kadın onları uyarır;
- bayanın başını açması gerekiyor
(herkes)
-?!?!?!?!
- bayan! başınızı açar mısınız
(bayan -zenci değil-, -bomba falan taşıyacak
militan tipi yok-,-minik kızının elinden sıkı sıkıya tutmaktadır-)
-????
- bayan başınızı kapatacaksanız
arabistana gidin!!
(grupta homurdanmalar, herkes şaşkın, çocuklar; çocukların düşünüleceği ve gözlemleneceği bir vakit değildi)
- !?! bu ne ya? - zenci miyiz be! - siz niye
amsterdama gitmiyorsunuz? - ayıptır bayram günü ya! vs..
aradan olayın farkına varılacak kadar bir süre geçer, bu başa gelen bir şey, televizyonda izlenen ve umursanmayan sıradan bir şey değil, evet evet bizzat yaşanan bir şey. bu arada iri göğüslü kadın çok parlak bir fikir ortaya atar
- başınızı öyle değil de, alttan bağlayın
orta yaş üstü, üç çocuk annesi kendi halinde kadın ilk kez böylesi acayip duygular yaşamıştır. oraya kadar gitmişken askeri ziyaret etmeden dönmek olmazdı,
dikte edilen bir şeyi yapmak zorunda kalmak iyi bir şey olmasa da köprü geçilmeliydi. ve başını ülkenin birlik ve bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde bağlar ve asker bekleme bölümüne doğru oradan topluca çıkarlar.
olay sonrası.....
kendi halinde bir gün önce yaptığı baklavanın şerbetindeki şekeri tutturup tutturmadığından başka fazlaca gündemi olmayan sıradan ev hanımı vatandaş ilgili yerden çıkar çıkmaz, baş örtüsünü tekrar her zaman ki şekilde bağlar; bu sırada yüzü gülmektedir. erkekler mi; onlar da kafayı sıyırmış bir haldedirler, uğruna canlarını vermekten asla çekinmeyecekleri ülkelerindeki bu olay canlarını sıkmıştır fakat soğukkanlıdırlar hatta birbirlerine bakıp alaycı şeklide gülümsemektedir
- lan meğersem zenciymişiz be!
- yok be zenci gelse buradan daha rahat geçerdi. vs..
etrafta hiç bir düşmanlık kaygısı olmadan oturmuş örtülü örtüsüz kadınlarla dolu piknik mekanı gibi ortamda masaya oturmuş askerin gelmesi beklenirken.....
bu sırada orta bire giden ortalaması daima 5.00 olan kız, yeğen olan kişiye
- .. abi amsterdam nereden aklına geldi ya
yeğen şaşkındır. bu
manyak kız amsterdamı biliyor mu yoksa??
- ne dedin? amsterdam mı?
- evet
- sen amsterdamı nereden biliyorsun bakalım. -yeğen kişi aklından "hay lanet
internet, kesin oradan öğrenmişlerdir" (ne de olsa kendisi de oradan öğrenmiştir) diye geçirmektedir.-
- ooho! amsterdamı niye bilmeyeyim ki. hah.
- cik? cik??? cik ????
[bu sırada bez parçası ayrımcılığı umurlarında olmayan güzel ülkemizin güzel insanları birbirleri ile börek, kek alışverişi yapmakta; birlikte aynı neşeyi ve hüznü (uzaktan kalınmış asker evlatlarının hüznü) yaşamaktadırlar...]
ziyaret sonrası çıkarken....
adam bir laf sokmadan geçmemesi gerektiğini ifade eder, yeğen "boş ver. takmaya değmez" der, "onlar da böyle yetişmişler, zamanla değişirler" falan gibisinden cazgır çıkartılmamasına yönelik laflar söyler. dayı yatışır, çıkarken de zaten yapmayı tasarladığı (aslında tam yerine oturacak bir şeydi fakat bölücülük yapmanın ve karmaşaya ve gereksiz düşmanlığa yer verdiği için olmaması gereken) şeyi unutmuş gibidir.
çıkarken hanımefendi teyze radikal bir şey yapmıştır; onu baş açması yönünde uyaran kadının karşısında eskisinden daha sıkı örülmüş bez parçası ile bunu göstere göstere geçip çıkmış hatta bir müddet de gıcıklığına orada dikilmiştir.
arabada giderken...
yeğen dayıya
- dayı ya sen de bir ezgi vardı. hani bir zamanlar sözleri yüzünden "selam olsun selam olsun selaaam selaam olsun .dıt. .dıt. .dıt. .dıt..." yasaktı o sende var mıydı.
- şimdi yok ama bulurum. hem de kaseti değil cdsini.
olay sonrasından sonra.....
teyze için bu, düşüncelerine daha da sarılmak için
katalizör olmuştur.
minik çocuklar geleceklerine yön verecek bir olaya tanıklık yapmış olmanın gerilmişliğini yaşamıştır.
dayı; inatçı yapısına bir katkı daha eklenmiştir.
yeğen; kendince komik bir anı edinmiştir. bez parçasının fonksiyonlarına dair teorik bilgilerine pratik oluş eklenmiştir. onun için asıl sıradışı şey o gün sevdiği bir sürü sevimli çocuk olmuştur.
üç yaşındaki ufak sevimli kız; hiç bir şeyden haberi olmamıştır, onun için ekstra olan tek şey bir kaç asker tarafından yanaklarının sıkılması olmuştur.
(bkz:
based on a true story)
(bkz:
reaksiyoner davranış sergilemek)
bir çeşit zorunlu edit: kimsenin giyim kuşamı, giydiği çıkardığı, hayat seçimi vs. kimseyi ilgindirmez. burada ana tema, baskıcı davranışın aksi sonuçlar doğurduğu ve çağ dışı davranış biçimlerinin kişileri küçük düşürdüğüdür. fikirler, diğerlerini aşağı çekmeye çalışmakla değil, daha akılcı fikirler öne sürülerek mesafe alır. (bkz:
dünyanın en güzel insanı/@1864123) gibi bir giriye eksi vermek sadece komiktir.
editin editi: allahım ya rabbim ya, nelerle uğraşıyoz?
(bkz:
yaz sıcağında siyah çarşaf giyen kadın/@1895428)