görseller
baş örtüsübaş örtüsü
baş örtüsübaş örtüsü
belki ilginizi çeker
  1. · başörtüsüyle türban arasındaki fark
  2. · recep tayyip erdoğan ın cumhuriyet te yazması
  3. · erdoğan teziç
  4. · türbana baş örtüsü demek
  5. · başı bağlı
  6. · türban yasağı
  7. · başörtüsü
  8. · eşarp
  9. · baş örtüsüyle türban arasındaki farklar
  10. · ön yargı
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  4. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  5. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  6. · ezel
  7. · annenin gençlik fotoğrafları
  8. · rise
  9. · all good things

baş örtüsü  

 sayfa  / 2
  1. bir çok şeyin siyasete alet edilmesinden ve önyargılardan nasibini alan; bazı bayanların inandığı, bazı bayanların alıştığı, bazılarının mecbur bırakıldığı için kullandıkları, bazılarının da mecbur brakıldıkları için kullanamadıkları bir kumaş parçası..
    (tenekeci, 06.05.2004 20:35)
  2. bazı din ve mezheplerde kadınların başlarına örttükleri bez
    (bınar, 06.05.2004 20:59)
  3. müslümanlar arasında son yıllara dek son derece normal olan ancak günümüzde siyasi amaçlara hizmet eden eşarpımtırak bişi
    (delilah, 06.05.2004 21:49)
  4. anneannemin başını örtmek için kullandığı eşarp, yazma gibi kumaşlar ve bunu bağlama şekli

    (bkz. başörtüsüyle türban arasındaki fark)
    (nienna, 21.05.2004 12:27)
  5. 2004 yılında olmamıza rağmen türkiye'nin hala aşamadığı problem kumaş parçası.
    (bkz: bir devletin kendi halkından tırsması)
    (solti, 21.05.2004 21:25 ~ 07.10.2006 16:55)
  6. türkiye'de, taban tabana zıt, başka hiçbir platformda, hiçbir şekilde benzer düşünemeyecek, iki grubu birleştiren nesne.
    bu gruplardan, biri aşırı sol, diğeri yobaz dinci.
    bunların herhangi bir konuda hemfikir olması namümkün gözüküyor değil mi? ama ilginçtir, farklı yollardanda olsa hemfikirler.

    1. grupta, başörtülü bayanların okumasına karşı çıkıyor.
    2. grupta, başörtülü kızlarının okumasına izin vermiyorlar.

    ne ilginç, ne mucizevi bir şeymiş bu türban, ya da başörtüsü.
    (solti, 20.05.2005 19:24 ~ 19:25)
  7. haydi kızlar okula sloganları boşuna mı yani dememe neden olan örtü. niye bu ayrımcılık demiyorum çünkü işlerine ne gelirse öyle davranıyor herkes.

    amaç kültürüyle, diniyle, farklı lehçeleri ile barışık bir ülke için el ele vermek olsaydı keşke...
    (gülümsün, 20.05.2005 19:32)
  8. (easy company, 19.06.2005 09:02)
  9. erbakan ve şürekasının memlekete ektiği ayrık otu misali sorun. temizle temizleyebilirsen. kapanana bir şey diyemezsin öyle inanıyor. kapanmayana bir şey diyemezsin öyle inanıyor. öte yandan o başörtüsü öyle ayıpları gizliyor ki. çoğu için elzem. e bir de şu var ki, o başörtüsü bir çok genç kızın ruhunu yaralıyor. toplum içine gireyim mi girmeyeyim mi, el tutayım mı tutmayayım mı, karşımdaki erkeğin yüzüne bakayım mı bakmayayım mı... dünyası cinsellik çekincesinden ibaret bir mahluk ortaya çıkıyor. ya bana bakıp da biri erekte olursa diyerekten heba ediyorlar kendilerini. çoğu erkeklere karşı önyargılı, başka kadınlardan nefret eden tipler olarak ortaya çıkıyor. bir çoğu önemli mevkilere yerleşiyor, iş kadını ediliyor zorla. ama içlerindeki o ezikliği atamıyorlar. kaç iş yerinde kilit noktaya gelmiş başörtülü kadın mercek altına alındığında ortaya çıkan zarar daha iyi anlaşılır. o ince kadın ruhu ipek bir eşarpla nasıl yaralanıyor, nasıl telafi edilmez sorunlar ortaya çıkartıyorlar.
    bunun bir orta yolu olmalıydı kardeşim ya... düşündükçe kahroluyorum. günden güne yayılan ve genişleyen bir allah rızası iktidarı anlayışıyla insanlar nasıl sakatlandı, nasıl ezildi, nasıl incitildi.
    ne diyeyim, hayırlısı...
    (blefescu, 04.11.2005 22:51)
  10. insanların neden takılıp kaldığını hiçbir zaman anlayamayacağım bir giysi. ne zaman sorun olarak bakılmazsa o zaman sorun olmaktan çıkacaktır ancak. tabii böyle bir gün gelecek mi bilinmez. o kadar alışmışız, ya da o kadar ihtiyaç duyuyoruz ki sorun yaratmaya; mevcut sorunlara çözüm bulmak o kadar gereksiz geliyor ki biz durmaksızın yeni sorunların peşine düşüyor ya da önümüze sorun olarak sunulan düzmeceleri gündemimize oturtuyoruz.
    dilerim kullanmadığımız beyin hücrelerimiz ölmemiş ve de mantığımız yok olmamıştır da, bir gün insanlık denen kavramı oluşturan tüm güzel duygularla birlikte geri dönerler.
    huzurlu bir toplum istemek çok ütopik belki de..
    her ne ise..
    (tenekeci, 04.11.2005 23:47)
  11. bahsedildiği gibi ayrımcılığın baş kahramanı.
    ayrımcılık derken kadınların kendilerini dar bir kutuya kapattıklarından dem vurmayacağım. dar bir kutunun varlığını da kabul etmiyorum zaten. başörtüsü takan kadınlar başlarına taktıkları bez parçasından dolayı kendilerini arka plana itmelerini hazmedemiyorum, onlara farklı bir varlıkmış gibi davranan zihniyetlerin, başörtüsünü kendine araç edinenlerin varlığı ise gülünç.
    başörtüsü takan bir kadın birçok hakkından feragat ettirilmek zorunda bırakılırken neden başörtüsünü destekleyen erkekler bu hakların hepsini fazlasıyla kullanabilmekte? niçin bu inanç özgürlüğündeki kadın-erkek eşitsizliği?* aklıma ilk gelen cevap şu oluyor; demek ki ortada başörtüsünü destekleyenlere karışmak gibi bir sorun yok. sorun varsa eğer, o da başörtüsü takan kadınlar. bu kadınların göz zevkine verdiği zarar, ziyan. gözün ferini alan başörtülü kadınlar! insanları fersiz bırakıp karanlığa iten başörtülüler.

    korkuyorum anne...
    (gülümsün, 28.11.2005 11:15 ~ 27.07.2007 11:52)
  12. asırlardır, nesillerdir inancı gereği hanımlar başlarını örte geldiler. bugün de halkın başörtüsü takıp takmamak diye bir meselesi yoktur. oldu bitti ile, zorlama yorumlarla kenetlenmiş millete soğukluk veriyorlar.
    başörtüsü takmak (dinî değer) ile, içki içip keyif almak (nefsî değer) arasındaki farkı anlamak, sunî gerilimi çözmek zorundayız. dininin kurallarına uyanlar harâbât ehline hor bakmıyorlar. meyhanelerine karışmıyorlar.
    içkinin faziletini söyleyenler kaza, cinayet, boşanma, geçimsizlik istatistiklerini bir karıştırsın. isterlerse pompei’nin küllerini deşsin.
    örtünmede tehlike görenler de; tarihte tesettürden çökmüş bir devlet, yıkılmış bir rejim göstersin!

    edit: bir de atilla yayla tarzı var
    (bkz: http://www.youtube.com/...)
    (karahisari, 29.12.2005 08:29 ~ 13.04.2007 19:51)
  13. ilk defa eski yunan da kullanılmıştır.amacı,kadınların erkekler tarafından dikkat çekmemesidir.
    (parpali, 14.03.2007 21:59)
  14. allah kuran-ı kerimde "başörtünüzü omuzlarınıza sarkıtın" der..işte başörtüsü şimdi ninelerimizin taktığı bu çeşittir; kafayı ampul gibi bağlayıp tüm boyun hatlarını göstererek yapılan değil..türkiye'nin sorunu bu ikinci türledir yoksa kimse dinini adam gibi yaşamaya çalışanlarla uğraşmaz..hödüğün biri çıkar "imam hatipler arka bahçemiz" der ve olay seccadeyle üniversiteyi bir arada tutup iki cenahı da yaşamayı çalışan "masum" kitleye olur..ama her halukarda baş örtüsü temizdir siyasete hiç bulaşmamış ve allaha secde makamında annelerimizin ninelerimizin saçlarını örtmüştür; türban ile karışmasın..
    (gölgeningücü, 14.03.2007 22:09)
  15. başörtüsü(veya benzerlerini) giyen bir bayan enaz boxertipi iççamaşırlı bir erkek kadar iğrenç ve anti-çekici gözükür.başörtüsü giymek,en güzel bayanı bile bir anda en çirkin bayan halina getirir.saçlarının gözükmesinden rahatsız olup,yada sırf adet diye başörtüsü giyen yada giydirilen bayanları anlamak mümkün değildir.bunun dışında,islamiyet'te de böyle bir zorunluluk olduğunu hiç sanmıyorum,tabii müslümanların inandığı allah,bayanların saç tellerinin erkeklere sapıklık yaptıracağını düşünecek kadar mantıksız değilse...hem öyle olsa bile,erkek kendini tutamayabilir diye bayanları başörtüsü giymeye mecbur tutması ne saçma olurdu...saç tellerini allah yaratmışsa,neden bunu kapatmazsan günah desin...

    başörtüsü giymek saçmalıktan başka birşey değildir bana göre,dindeki yeri de olsa olsa hurafe olabilir...
    (johnn, 20.03.2007 20:25)
  16. tamamiyle kişisel vicdanla alakalı olan, güzel ülkemde eğer her şey daha iyi olacaksa, zannımca kullanılmadığında kişiyi 1 numaralı cehennemlik yapmayacak,taraftar olanların da karşı olanların da abartmaması gereken tercihtir. kendisiyle ilgili bugünkü duruma, tamamiyle siyasi inatlaşmalar yüzünden gelindiğini düşündüğüm, aslında hiç üzerine gidilmese, belki de kullanan bir çok kişinin kendi kendine çıkarıp kenara koyacağı , nihayetinde bir aksesuardır.
    (miss teacher, 24.04.2007 13:37 ~ 13:52)
  17. kimilerinin sadece yüreğinden geldiği için başına taktığı bezdir bu.
    kimilerininse karısının kızının başına bağlatıp çürümüş fikrine bayrak yaptığıdır..
    velhasıl samimi olanla sahte olan arasında sıkışıp kalmıştır yıllardır, "inançsömürgeci" olmuştur, yazıktır..
    (dirtypain, 24.04.2007 13:41)
  18. “nur 31. mümin kadınlara da söyle: gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler...”

    filmlerde görmüşsünüzdür.rahibelerin de başörtüleri vardır.ama hiçbir devlet çıkıp da siz niye örtünüyorsunuz demezler.çünkü onların dini de tesettürü emrediyor.

    “ başı örtüsüz olarak dua eden başını küçük düşürür. eğer kadın örtünmüyorsa saçı da kesilsin; fakat kadına saç kesmek, yahut tıraş olmak ayıp ise örtünsün.” tekvin 24. bab.


    gördük ki tesettür allah'ın emridir ve farzdır.bunun için laik olduğunu iddia eden devlet de kişinin dininin emrettiği giyimine karışmaması gereklidir. bakın rasmussen bile ne diyor. http://www.haber3.com/...

    desteksiz sallayan arkadaşlara da burdan selam ederim.

    edit:desteksiz sallayan arkadaşlara selam etmiştim ama.
    (buyukdusunuryinebuyukdusundu, 07.06.2007 11:20 ~ 15:35)
  19. allah'ın emri falan değildir, tamamiyle çarpıtmadır. (bkz: türban/@1463935)

    hem, bu devirde hala türbanla baş örtüsünü karıştıran var mı? garip.
    (asosyal demokrat, 07.06.2007 11:23 ~ 11:24)
  20. ne şekilde takıldığı önemli değildir.önemli olan ne için takıldığı da değildir.kim ne istiyorsa takar, örter.ben kalkıp üstüme çadır giyerim sen gidip tulumla dolaşırsın.hala insanı giydiği şeylerle yargılayan bir dünyada yaşıyoruz.akıl ve kalp ikinci hatta üçüncü planda yer alıyor.yazık..
    (a perfect tool, 23.06.2007 15:34)
  21. hala bir takım yazarlar, bir takım kimseler, bir takım ideolojilerle, "türban" ile aynı olduğunu söylemekteler.

    öncelikle bu iğrenç yakıştırmanın, iğrenç bir takiye hali içinde, başörtüsünü suistimal ederek milli değerler altından türbanı korumaya almaktan başka amacı olmadığını belirteyim. ısrarla "başörtüsü ve türban aynı şeydir" diyerek, bunun bir halkı dini simge değil, gelenek olduğuna inandırma amacı gütmekteler. türk milleti böyle bir oyuna alet olmayacaktır.

    türban nedir;

    (bkz: http://img.blogcu.com/...)
    (bkz: http://www.medyavan.com/...)
    (bkz: http://www.unicef.org/...)

    türban, bağlama biçimi yönünden ve amacı yönünden başörtüsünden keskin çizgilerle ayrılmış, kuran'da nas suresi 31. ayet'te belirtilen "baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar." ibaresine dayandırılan, dolayısı ile dinî bir simge olan örtüdür.

    başörtüsü nedir;

    (bkz: http://www.derinsular.com/...)
    (bkz: http://www.kirintikoyu.com/...)
    (bkz: http://www.yenipazar.com/...)
    (bkz: http://img329.imageshack.us/...)
    (bkz: http://www.sayhadergi.com/...)

    başörtüsü ise, "türban" denen örtü henüz ithal edilmeden, -ki ilk türban vakası 1968 yılında, hatice babacan'ın ilahiyat fakültesi'nde derslere türbanla girmesi sonucu yaşanmıştır-, halkın gelenilin giydiği, dinle hiçbir ilgisi bulunmayan, keza; "saçın bir telinin dahi görünmemesi" gibi bir amacı bulunmayan örtüdür. yöresel giysilerin çoğunda, başörtüsü vardır. herhangi bir din ile ilgisi yoktur, amacı dini esaslara uymak değildir.

    70'li yıllarda bir ithal edilip, adı "din emrediyor" konulan bir örtüdür türban. 1970 yılından evvel, milli giysi haline gelmiş başörtüsünü takan kimseler, sanırım saçları göründüğü için çok günahkâr insanlardı.

    1970 yılından sonra da, bir kesimin sahiplenip, devlet kurumlarına sokmak istenmesine şahit olduk. çünkü bu sadece dini bir simge değil, dini bir ideoloji kabul edenler için ideolojik bir simgeydi. görünür boyutlarda haç takıp çalışan devlet memuru, öğrenci "tu kaka", fakat türban takan mağdur'du.

    günlük yaşamda, bu giysileri ayıran, bu giysilere göre insan sınıflayan bir kişi, tabii ki kabul edilebilir bir davranış sergilememektedir, fakat, "türban" diye adlandırdığımız giysinin, yukarıda yazdığım sebeplerle, belli yerlerde kullanımı yasaklanmıştır. türkiye'de siyasete alet edilen, ideolojilerin silah olarak kullandığı nokta ise budur.

    kimse, hiçbir iktidarı, "aman türban kullanımını serbest bırakmayın" diye tutmamıştır, tutamaz. bu düzenleme, "sadece islam'a yönelik yapılmayacak şekilde", bütün dinlere yönelik genel bir değişiklik ile yapılabilir. fakat, nedense bu yarayı kaşıyan bütün iktidarlar, bu düzenlemeyi yapmaya yanaşmamışlardır. "türban sorununu" bahane eden, mecliste % 60 çoğunluk sağlayan akp hükümeti, "cumhurbaşkanı atarken" kullandığı çoğunluğunu, bu düzenlemeyi yapmak için nedense kullanmamıştır. burada amaç, hep bir "türban sorunu" bahane ederek, bunu oy toplamak için kullanmak, hep bir "mağdur" kitle oluşturmaktır.

    bu "yarayı" kaşırken, bazıları, yöresel, milli bir giysinin altına da, ideolojik bir giysiyi, bir simgeyi gizlemekten çekinmemiştir. başörtüsü türban değildir, hiçbir zaman öyle olmayacaktır.
    (thedewil, 23.06.2007 16:27 ~ 16:33)
  22. "otuz seneden beri siyasetinin temel dinamiğini başörtüsüne bağlamış bir başka yer tasavvur edebilir misiniz dünyada? az buçuk tarih bilirim; tarihte türklüğe karşı bundan daha rezilce bir hakaret yöneltildiğini okumamışımdır."
    ahmet turan alkan
    (rhgy, 17.09.2007 22:45)
  23. güzel ülkemizde acayipliklere neden olan bez parçası.

    olay öncesi.....
    bayramın birinci günü asker ziyaretine giderler; amaç askerin moralinin düzgün olmasını sağlamak falan.
    ziyaretçiler; bir adam, adamın orta yaş üstü (kamusal alana uygun olmayacak şekilde) başı örtülü kardeşi, yeğeni ve üç adet ilkokul çağlarında kız çocuğu ve üç yaşında başka bir kız çocuk.

    olay; yer, türkiye.....
    grup araçlarından inerler karşıya geçerler ve asker ziyareti için kayıt vs işlemleri yapılan yerden geçerler. hayır geçemezler. oldukça kilolu kadın onları uyarır;
    - bayanın başını açması gerekiyor
    (herkes)
    -?!?!?!?!
    - bayan! başınızı açar mısınız
    (bayan -zenci değil-, -bomba falan taşıyacak militan tipi yok-,-minik kızının elinden sıkı sıkıya tutmaktadır-)
    -????
    - bayan başınızı kapatacaksanız arabistana gidin!!
    (grupta homurdanmalar, herkes şaşkın, çocuklar; çocukların düşünüleceği ve gözlemleneceği bir vakit değildi)
    - !?! bu ne ya? - zenci miyiz be! - siz niye amsterdama gitmiyorsunuz? - ayıptır bayram günü ya! vs..
    aradan olayın farkına varılacak kadar bir süre geçer, bu başa gelen bir şey, televizyonda izlenen ve umursanmayan sıradan bir şey değil, evet evet bizzat yaşanan bir şey. bu arada iri göğüslü kadın çok parlak bir fikir ortaya atar
    - başınızı öyle değil de, alttan bağlayın
    orta yaş üstü, üç çocuk annesi kendi halinde kadın ilk kez böylesi acayip duygular yaşamıştır. oraya kadar gitmişken askeri ziyaret etmeden dönmek olmazdı, dikte edilen bir şeyi yapmak zorunda kalmak iyi bir şey olmasa da köprü geçilmeliydi. ve başını ülkenin birlik ve bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde bağlar ve asker bekleme bölümüne doğru oradan topluca çıkarlar.

    olay sonrası.....
    kendi halinde bir gün önce yaptığı baklavanın şerbetindeki şekeri tutturup tutturmadığından başka fazlaca gündemi olmayan sıradan ev hanımı vatandaş ilgili yerden çıkar çıkmaz, baş örtüsünü tekrar her zaman ki şekilde bağlar; bu sırada yüzü gülmektedir. erkekler mi; onlar da kafayı sıyırmış bir haldedirler, uğruna canlarını vermekten asla çekinmeyecekleri ülkelerindeki bu olay canlarını sıkmıştır fakat soğukkanlıdırlar hatta birbirlerine bakıp alaycı şeklide gülümsemektedir
    - lan meğersem zenciymişiz be!
    - yok be zenci gelse buradan daha rahat geçerdi. vs..

    etrafta hiç bir düşmanlık kaygısı olmadan oturmuş örtülü örtüsüz kadınlarla dolu piknik mekanı gibi ortamda masaya oturmuş askerin gelmesi beklenirken.....
    bu sırada orta bire giden ortalaması daima 5.00 olan kız, yeğen olan kişiye
    - .. abi amsterdam nereden aklına geldi ya
    yeğen şaşkındır. bu manyak kız amsterdamı biliyor mu yoksa??
    - ne dedin? amsterdam mı?
    - evet
    - sen amsterdamı nereden biliyorsun bakalım. -yeğen kişi aklından "hay lanet internet, kesin oradan öğrenmişlerdir" (ne de olsa kendisi de oradan öğrenmiştir) diye geçirmektedir.-
    - ooho! amsterdamı niye bilmeyeyim ki. hah.
    - cik? cik??? cik ????
    [bu sırada bez parçası ayrımcılığı umurlarında olmayan güzel ülkemizin güzel insanları birbirleri ile börek, kek alışverişi yapmakta; birlikte aynı neşeyi ve hüznü (uzaktan kalınmış asker evlatlarının hüznü) yaşamaktadırlar...]

    ziyaret sonrası çıkarken....
    adam bir laf sokmadan geçmemesi gerektiğini ifade eder, yeğen "boş ver. takmaya değmez" der, "onlar da böyle yetişmişler, zamanla değişirler" falan gibisinden cazgır çıkartılmamasına yönelik laflar söyler. dayı yatışır, çıkarken de zaten yapmayı tasarladığı (aslında tam yerine oturacak bir şeydi fakat bölücülük yapmanın ve karmaşaya ve gereksiz düşmanlığa yer verdiği için olmaması gereken) şeyi unutmuş gibidir.
    çıkarken hanımefendi teyze radikal bir şey yapmıştır; onu baş açması yönünde uyaran kadının karşısında eskisinden daha sıkı örülmüş bez parçası ile bunu göstere göstere geçip çıkmış hatta bir müddet de gıcıklığına orada dikilmiştir.

    arabada giderken...
    yeğen dayıya
    - dayı ya sen de bir ezgi vardı. hani bir zamanlar sözleri yüzünden "selam olsun selam olsun selaaam selaam olsun .dıt. .dıt. .dıt. .dıt..." yasaktı o sende var mıydı.
    - şimdi yok ama bulurum. hem de kaseti değil cdsini.

    olay sonrasından sonra.....
    teyze için bu, düşüncelerine daha da sarılmak için katalizör olmuştur.
    minik çocuklar geleceklerine yön verecek bir olaya tanıklık yapmış olmanın gerilmişliğini yaşamıştır.
    dayı; inatçı yapısına bir katkı daha eklenmiştir.
    yeğen; kendince komik bir anı edinmiştir. bez parçasının fonksiyonlarına dair teorik bilgilerine pratik oluş eklenmiştir. onun için asıl sıradışı şey o gün sevdiği bir sürü sevimli çocuk olmuştur.
    üç yaşındaki ufak sevimli kız; hiç bir şeyden haberi olmamıştır, onun için ekstra olan tek şey bir kaç asker tarafından yanaklarının sıkılması olmuştur.

    (bkz: based on a true story)
    (bkz: reaksiyoner davranış sergilemek)

    bir çeşit zorunlu edit: kimsenin giyim kuşamı, giydiği çıkardığı, hayat seçimi vs. kimseyi ilgindirmez. burada ana tema, baskıcı davranışın aksi sonuçlar doğurduğu ve çağ dışı davranış biçimlerinin kişileri küçük düşürdüğüdür. fikirler, diğerlerini aşağı çekmeye çalışmakla değil, daha akılcı fikirler öne sürülerek mesafe alır. (bkz: dünyanın en güzel insanı/@1864123) gibi bir giriye eksi vermek sadece komiktir.

    editin editi: allahım ya rabbim ya, nelerle uğraşıyoz?

    (bkz: yaz sıcağında siyah çarşaf giyen kadın/@1895428)
    (anka, 15.10.2007 10:26 ~ 12:08)
  24. başı sıcaktan, soğuktan, tozdan vs korumak için takılan bir örtü iken en önemli din ve memleket meselesi haline getirilmesinde fayda görülen konu.koskoca kuran da kadınların saçını nasıl örtmesi gerektiğini yazan bir kitaba indirgendi ya, söylenecek fazla bir şey yok.
    (arapbebek, 15.10.2007 11:24)
  25. siyasi bir simge sayılan türbanla arasında hiçbir fark bulamadığım bezdir.zorluyorum kaç gündür ne farkı var diye ama bişey bulamadım.. türbanın kumaşı daha kaliteli galiba..
    (aggressive, 15.10.2007 11:52)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil