onun yerine humeyni'yi seven, ve onun rejimini arzuladığını dile getiren, bu ülkenin kurucusu olmasına rağmen atatürk'e göğsünü gere gere hakaret eden, hemen ardından da bu ülkede hiç özgür olmadığını dile getiren, ve bunu söyleyebilecek kadar gerizekalı olan, atatürk'ü kurtuluş savaşı için suçlayan, "ingiliz / fransız mandasında yaşasaydık daha özgür olurduk" diyecek küstahlığı ortaya koyan, kurtuluş savaşının başlamasının sebebinin bir fransız askerin bir kadının türbanını çıkartması olduğunu öne süren, türbanlı bir kızın söylediği söz.
ekleme: lem benle ne alakası var bu olayın.. eksi yedik iyi mi? ben sadece böyle bir başlık da var ve orada da inceleniyor, görüşler bildiriliyor diye yazdım.. şu bakınızın niyeti o.. bi bakınız ile ben mi sevmiyor oluyorum? o zaman (bkz: @2473106) (bkz: @2369271)
işin ilginç yanı aynı sözün bir benzerini iran'da humeyni için söyleyen de, çin'de mao için de, amerika'da licoln için de, küba'da castro için de söyleyenler aynı tepkiyi alıyor. bunun yanında hitler ve saddam için bunları söyleyenler ise omuzlarda dolaştırılıyor. hmmm. demek ki net bir siyah beyaz yok bu işte. humeyni, castro ve lincoln bir kefede, saddam ve hitler bir diğer kefede.
kısaca: tarihte kazananları sike sike sevdirirler, kaybedenleri seveni de sikerler.
tabi ki sevmeme hakkın var denilebilecek cümlemsi... defolup gidersin onun kurduğu bu ülkeden o çok sevdiğin humeyni rejiminde mis gibi yaşarsın. yalnız şunu aklından çıkarma, bu ülkede televizyona çıkıp ağzını yaya yaya konuşuyorsun ya işte o çok istediğin rejimde bırak konuşmayı o koca ağzını gösteremezsin bile...gerçi o sığ beyninle ürettiğin cümleleri dile getirememen herkes için daha hayırlı olur...al sana özgürlük...
(bkz: siktir git şimdi)
fatih altaylı: peki humeyni'nin nesini seviyorsunuz?
kevser çakır: bir şeyini sevmem gerekmez, sonuçta benim için bir müslüman kendisi.
fatih altaylı: ama iran'da bir baskı rejimi var.
kevser çakır: iran'daki rejimi ben desteklemiyorum kesinlikle
fatih altaylı: ama kurucusu humeyni?
kevser çakır: humeyni’nin aynı görüşleri sahip olması anlamına gelmez bu. ben humeyni'yi seviyorum şahsen.
(...)
fatih altaylı: eğer atatürk olmasaydı burada belki de ingilizler vardı, fransızlar vardı.
nuray bezirgan: yani ingilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. zaten mesele bu yani. insanlar bana atatürkçülük adına zulmediyorlarsa benden atatürk'ü sevmemi bekleyemezsiniz.
(...)
nuray bezirgan: ben başörtümle birlikte sosyal hayatta da var olmak istiyorum.
bu memlekette yaşamayı haketmeyen insanların olduğunun göstergesidir. bunun özgürlükle ilgisi yoktur, bunun yaptığı yediği tabağa sıçmaktır.
sıçtığım bok tabiri bu oluyor demek ki. nasıl beyin yıkıyorlarsa, utanmadan konuşuyor. ah sen yakınımda olsan da başına bir şey gelir mi gelmez mi görsek.
ayrıca atatürk ü sevmek zorunda mı diye düşünen varsa aynı şeyler onun içinde geçerlidir. bu topraklarda yaşayan herkesin atatürk e saygı duyması gerekir.
ne kadar basit bir cümle gibi geliyor kulağa. bu memlekette yaşayıp geçmişini bilmeyenlerin ettiği zavallıca bir laf sadece. bunu diyene kızmamak gerekir ancak acımak gerekir cahilliğine. düşünen insan sorgular bu millet neden atatürk'e karşı büyük bir şükran borcuyla yaşıyor böylesine yoğun bir sevgi besliyor diye.
şimdi dini özgürlüğüm yok diyenler, atatürk'ü sevmiyorum, humeyniyi seviyorum, kahrolsun laiklik lilili çığlıkları atanlar bilmeliler ki o sevmedikleri atatürk olmasaydı elin yunanının ingilizinin despotizmi altında, ülkemizin cezayirden, tunustan, farkı kalmayacaktı. atatürk olmasaydı bırakın dini özgürlük yaşamayı hristiyan olmayan insanlar ikinci sınıf muamele görecek din değiştirmeye zorlanacaklardı. burda atatürk olmasaydı diye başlayan yüzlerce cümle kurulabilir.
anlamadığım bir insan bu kadar mı baskıcı yönetim sever, bu kadar mı "ben haklarımdan vazgeçtim beni güdün" psikolojisine sahip olabilir. insanların yanında erkekle dolaşmasının yasak olduğu, flört edenlerin yontma taş devrinde bile bulunmayan recm ayıbı ile cezalandırıldığı bir memlekete duyulan bu özlemin sebebi ne olabilir?
kimsenin kimseyi sevmeye niyeti yoktur. fakat senin canını malını namusunu kurtarmış, kurtarmakla kalmayıp cumhuriyetle güvence altına almış insana biraz hürmet gösterilmesi saygı duyulması gerekir.
osmanlı zamanında atatürk saltanatı kaldırmak istediğinde "paşam toplum buna hazır değil padişah sen ol" dediklerinde pek ala kabul edebilir en iyi şekilde zevk-i sefa içinde yaşayabilirdi. fakat milletinin geleceği ve özgürlüğü için hakları için herşeyinden vaz geçip tüm malını mülkünü de şimdiki siyasetçiler gibi eşine dostuna torun torbasına değil bu ülkenin kendisine milletine bırakıp giden bir insanın arkasından "başıma bir iş gelmezse sevmiyorum demek" nasıl bir mantıktır nasıl bir nankörlüktür?
sen başına ne geleceğini sanıyorsun ki? burası o çok özendiğin humeyninin devleti değil. burası öyle bir ülke ki birileri çıkıp kişisel özgürlük kisvesi altında milli değerler hakkında hoş olmayani içi boş dolu tartmadan saçma sapan konuşur, sonrasında da herhangi bir yaptırıma maruz kalmaz neden kalmaz? çünkü o sevmedikleri atatürk onlara bu hakkı demokrasi adı altında sunmuştur.
atatürk'ü sevmemek ülkesini sevmemektir. eğer ki sırf laiklik yüzünden, kendilerine tanıdığı "insanca yaşama" hakkı ve özgürlükler yüzünden atatürkü sevmeyen, başka rejimlere başka ülkerin yönetim biçimlerine özenen varsa çok afedersiniz siktirip gitsin orda yaşasın.
bu kadınlar zaten sevmesin atatürk'ü. böyle rezil bir bakış açısı olabilir mi? söylediklerine bakın:
nuray bezirgan: atatürk'ün yetkiyi padişahtan alırken yani saraydan alırken laik bir cumhuriyet kurmak için aldığını düşünmüyorum. halk o zaman islami değerler için savaştı. nitekim kurtuluş savaşı’nın başlaması da kahramanmaraş’ta fransız askerlerinin nene hatun'un başörtüsüne uzanmasıyla olmuştur."
he anasını satayım he. atatürk zaten kendi keyfi için kurdu meclisi falan. bayılıyordu mecliste konuşmaya, o yüzden senin 350 küsür adam sokabildiğin meclisi kurdu.
-----------------
kevser çakır: şii olması önemli değil. benim için müslüman biri. hümeyni’yi seviyorum.
fatih altaylı : ama iran'da baskı rejimi var.
kevser çakır: ama iran'daki rejimi ben desteklemiyorum
fatih altaylı: ama kurucusu humeyni.
kevser çakır: humeyni’nin aynı görüşleri sahip olması anlamına gelmez bu. ben humeyni'yi seviyorum şahsen.
ben sana hiçbir şey demiyorum.
----------------
fatih altaylı: peki bu ülkenin kurtuluş savaşı'nı örgütleyen bir adamı niye humeyni kadar sevmiyorsun. bunu merak ettim. eğer atatürk olmasaydı burada belki de ingilizler vardı, fransızlar vardı.
nuray bezirgan: yani ingilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. zaten mesele bu yani. insanlar bana atatürkçülük adına zulmediyorlarsa benden atatürk'ü sevmemi bekleyemezsiniz.
ingilizler gelseymiş daha özgür olacakmış. allah topunuzun belasını versin be! sana insanlar zulmediyorsa atatürk ün ne suçu var.
ülkede yaşayan herkesi kendimiz gibi sanmamızdan sebep şaşkınlıklar içinde bırakmış kişi sözü..tutarlı bir yanı yok,tutarlı olsun diye savunuyor,söylerken inanılmaz bir kendine güven,yanlış bilgiler bile kafasında asla sarsılmaz,değişmez..
bunu düşündürten nedir,önüne dizilmiş olan gerçekleri insan böyle nasıl yorumlayabilir,buna kendini inandırmak,yoluna ışık diye seçmek nasıl mümkün olabilir sorguluyor balyoz yemiş gibi sarsılan kafam..
ne ara bu hale gelindi,beyinler nası böyle çalışır oldu,üzülmek mi,kızmak mı,lanet edip kendi haline mi bırakmak gerek,karar vermek çok güç..
yazık ki bunun öylesine söylenmemiş bir söz ya da tek bir kişinin düşüncesi olmadığı gerçeği belirgin..dünyada insan sevmenin şartının,savaş kazanmanın,özgür olmanın şartının din olduğunu,ve dinin aslında bizim anladığımız gibi olmadığını düşünen birilerinin varlığını yüzümüze tekrar çarpan bir söz bu..
"sevmeme özgürlükleri vardır" sözüne katıldığım kişilerdir. ancak hakaret etme hakkına sahip olmalarına karşı olduğum kişilerdir.
atatürk tanrı değildir, hiçbir laik insan da onu tanrısallaştıracak kadar gerici değildir. atatürk, yüce bir liderdir. ve bu, tamamiyle kişisel fikrimdir. ben ülkemde özgürsem ve o kız nasıl o lafları söyleyebiliyorsa, ben de söylerim.
kendisine bir kişilik kazandırıcı olarak fil siniri hediye etmek istediğim insanımsı. yahu bu kadar iki yüzlülük olmaz. o sevdiğin humeyninin ülkesinde sana sanki böyle söz hakkı tanınıyor, şimdi gezdiğin gibi rahat rahat gezebiliyorsun. hayır küfretmek istemiyorum ama etmeden de rahatlamak olası değil. o sevmediğin adam sayesinde adı türkiye olan bir ülkede, müslüman olarak yaşayabiliyorsun a beyin niyetine bezelye bile taşımayan gafil.
ne diyeyim yazımın başında da belirttiğim gibi, bu tiplere anca karakter kazandırıcı olarak fil siniri hediye edilir, sonra bir güzel paketlenip iran'a çok sevdikleri adamın memleketine gönderilir.
(ah bi de hanefi mezhebinin iran'da sevilmediğini bilse ya)
son zamanlarda ortaya çıkmış en luzumsuz sorudur. "senin başına daha ne gelebilir ki?", "bu beyinle sen sosyal hayatta ne yapacaksın?" gibi cümlelerle cevabı verilebilir. aziz nesinin ülkemiz halkının zekası ile ilgili yaptığı yorumların bir başka canlı kanıtıdır. atatürk gibi üstün zekasıyla adeta geleceği gören birisi tabi ki bunları önceden görüp çeşitli önlemler almıştır. en önemli önlemleri söylev, atatürk ilkeleri ve içimizdeki vatan, özgürlük, demokrasi, cumhuriyet ve laiklik sevgileridir. kimse kusura bakmasın bunlar olmadan yaşayamayız.. ne mutlu atatürk çocuğuyum diye göğsünü gere gere konuşan insanlara..
bu açıklamaları yapan insanlarla aynı fikre sahip insanlardan duyulması olası bir iddia daha vardır "laik ve sosyal hukuk devleti türkiye cumhuriyeti kaç savaş kazandı" diye. tıpkı bu açıklamada olduğu gibi kurtuluş savaşı'nı bir cihat olarak görülmesi sonucu desteklenen bir argümandır.
ingiliz himayesinde olsa daha özgür olacağını savunan, kurtuluş savaşı'nın nene hatun yüzünden başladığını sanacak kadar tarih bilgisi kıt bir insanın ağzından çıktığı için beni çok da yaralamayan bir söz.
beni asıl yaralayan açıkça humeyni'yi sevdiğini söyleyebilmesi. aslında açık açık kimi sevip kimi sevmediğini söyleyebilmesi güzel. ah birde farkına varsa keşke bugün orada oturup şunu sevip bunu sevmiyorum diyebilmesinin atatürk'ün sayesinde olduğunu. peki bu bacım bilmiyor mu humeyni yüzünden iran'da yaşayan kadınların hallerini? allah aşkına iran'da yaşayan kaç kadın humeyni'yi yürekten sever? peki bu bacımı alıp 3 aylığına iran'a göndersek...belki aklı başına gelir. ya cidden kafam almıyor ya rahat mı batıyor size? samimiyetle söylüyorum ki üniversitelerde başıkapalı kardeşlerimin yaşadığı sıkıntılar beni üzüyor, onlarında istedikleri gibi derslere girebilmesini istiyorum. ama allah aşkına çıkıp böyle konuşarak olayları daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmiyorlar mı?
kafama takılan başka bir sorun ise; fatih altaylı neden humeyni'yi sevdiğini sorunca bacımız humeyni'nin müslüman olduğunu söylüyor. e peki bacım her müslümanı sever misin sen böyle? neden bir takım insanlar dini senin yorumladığın gibi yorumlamıyor diye müslüman olmuyor? müslümanlık sadece kafa örtmek midir? peki ya sen yirmi yıl önce ülkemizde kimsenin kafasını senin gibi örtmediğini bilmiyor musun? üstü kapalı olarak da atatürk'ün müslüman olmadığını iddia ediyorsun. açıkçası atatürk'ün dini falan beni ilgilendirmiyor da bu ülkede sırf bu yüzden atatürk'e cephe alan o kadar insan var ki içim acıyor açıkçası...
yıllardır atatürk üzerinden rant sağlayanların, atatürk'ü insanüstü varlık haline getirenler yüzünden atatürk'ün sevilmemesi beni üzüyor. keşke bacım atatürk'ü sevmeme nedenlerin daha akıl işi olsaydı. ve korkma bacım kimse atatürk'ü sevmiyorsun diye sana bir şey yapmaz. bu ülke çok gördü arabası parçalananları, karısının gözü önünde kurşun yiyenleri...
atatürk'ü sevmeyenler sevmesin kişilik özgürlüğüdür şudur budur. ama biri kalkıp da humeyni taraflarlığı yapıyor, ingiliz himayesinin daha iyi olacağını savunuyorsa orda bi dur arkadaşım!
pek bir dolmuş hanım kızımızın sözleri. e hala bir şey olmadığına göre kendi merakının cevabını da almıştır herhalde. sevmiyorum dedi ve başına bir şey gelmediğine göre, bir daha bunu merak etmez herhalde.
lakin kızımızın dediği diğer şeyler ilgiye şayan. demiş ki, "benim fikirlerimi destekleyen bir parti kurulamaz, kapatılır hemen". demek ki bu kızımızın düşüncesindeki bir parti türkiye kanunlarına aykırı olacak. yani cumhuriyeti, rejimi bitirmeye yönelik bir parti olacak. kızımızın humeyni hayranlığına bakarsak şeriatçı bir parti olacak. "iran'daki rejimi desteklemiyorum" demesinin palavra olduğunu da "humeyni'yi seviyorum" demesinden anlıyoruz hemen.
imdi, bu kızımız özgürce yaşayamıyorum demiş. haklarım yok diyor. özgürlüğe pek bir düşkün. ama istediği şekilde bir parti gelince kapatılacak. yani bu parti baya bir radikal olacak, din odaklı olacak. bu durumda şeriatı isteyeceği kuşkusuz bu partinin. şeriatla yönetilen ülkelere bakınca ancak radikal islamcıların kendi inançları çerçevesinde özgür olduklarını görüyoruz. yani bu kız diyor ki "benim özgürlük anlayışıma göre ben istediğim biçimde yaşamalıyım, herkes de öyle yaşamalı". bu kadar bencilce bir özgürlük anlayışı nasıl bir şeydir ki? kızımız iran'daki gibi bir rejim istiyor, humeyni gibi biri gelse burda aynı yönetimi kursa memnun olacak çünkü humeyni'ye saygı duyup onu seviyor. iran'daki insanlar onca daha özgür, doğrudur kendi fikrince kendini destekler. ama kadın hakları ve insan hakları ve evrensel özgürlük ve adalet anlayışına göre iran insanları özgür müdür? böyle bir yönetimdeki insanlar mı daha rahattır türkiye gibi bir ülkede mi?
burda "başıma bir şey gelmeyecekse atatürk'ü sevmiyorum" diye şov yapabiliyor ve başına bir şey gelmiyor. iran'da biri bir ulusal kanalda "ben humeyni'yi ve bu rejimi sevmiyorum, özgürlüğümü yaşayamıyorum, bu yönetim bize düşman" diyebilir mi ve başına bir şey gelmeyebilir mi? "özgürlük ve demokrasi bize yaradığı müddetçe olmalıdır, ama yeri geldiğinde bizim gibi olmayanların hayatları kısıtlanabilmelidir" gibi bir insan hakları-özgürlük düşüncesindeler, bu da onun gibi insanlara olan samimiyeti alıp götürüyor, ve kişiyi aptal yerine koyduklarından onlar gibilere olan mesafeyi daha da artırıyor.
başına ne geleceğinden korktuğunu merak ettiğim bir kişinin söylediği sözlerdir. eteğinin altındaki bacaklara kezzap atılması mı, erkek arkadaşının elinden tuttu diye dayak yemesi mi, şort giydi diye denize atılması mı? merak etme bacım, başına hiçbirşey gelmez. ha o çok sevdiğin humeyni nin ülkesinde bir televizyonda, humeyni hakkında söyleseydin bu sözleri; muhtemelen şu an yarı beline kadar bir çukura gömülmüş halde taşlanıyor olurdun. sanırım bu yüzden sevmiyorsun.